Muhtelif
zamanlarda sadece kendi fikirlerimi,görüşlerimi, düşüncelerimi ve değer
yargılarımı içeren yazılar yazdım.
Bu yazılarımın çoğunda EPDK nın enerji sektörü üzerinde etkili olamıyacağını,böyle
bir müessesenin gereksizliğini,kapatılmasının sektör için fazla bi kayıp
olmayacağını, EPDK harflerinin açılımının kendi yaptıkları işlerden daha anlamlı
olduğunu söyledim durdum.
Bu yazılarımın üzerinden 1,5 yıldan fazla zaman geçti.Türkiye'mizde Ankara'mızda
ivedi olarak yapılması gereken konularda neler değişmiş hep beraber araştıralım.
1-Kaçak olarak işletilen LPG istasyonlarının sayıları eksileceğine daha
fazlalaşmıştır.
2-Halen lisanslı yada lisanssız istasyonlara bayisi olmaksızın LPG sevkiyatı
bütün hızı ile devam etmekte.
3-Kaçak akaryakıt Ankara'nın göbeğinde bile alenen alınıp satılmaktadır.
4-Kaçak korsan Tüpgaz dolumları dolum tesisleri dışında otogaz istasyonlarında
bile yapılmakta
5-Vergisini ödeyen,istihdam yaratan tüpgaz ve otogaz bayilerinin şirket
perakendecilikleri sonucunda bir bir işyerlerini kapatmalarına seyirci
kalınmaktadır.
6-Dağıtım şirketlerinin her ay EPDK ya bildirdikleri satışlarının tüplügaz ve
dökmegaz kısımları yerinde denetlenmediği için, kaçak LPG yi bu yolla
stoklaından çıkan şirketler yollarına aynen devam etmektedirler.
7- Ulusal stok diye bas bas bağıran EPDK hangi dağıtım şirketiinin stoklarını
kontrol etmiş. Hangisini cezalandırmıştır.
Aslında sektör yanlışlarının tamamını yazmaya kalksak ne zamanımız nede
nefesimiz bu işe yetmez.
EPDK açısından değişenler ise aylık 300.000 Tl kira ile yeni ve lüks işyerlerine
taşınmaları, maaş ve harcırahların arttırılması, bir sürü gereksiz eleman ve
araç alımları, adı yolsuzluklarla anılan bir kaç kurul üyesinin afişe
edilmesidir.
Bir önceki yazımda Demirören grubunu yapmış olduğu rekabetlerden şirket
perakendeciliğinden dolayı ağır bi şekilde eleştirmiştim.
Sn Erdoğan Denirören bey ve ekibi yıllardır Türkiye'de özellikle LPG sektöründe
bi takım şeyleri değiştirmek için çok uğraştı. Ciddi anlamda paralar
harcandı.Marjinal bir şirket olma istediği ile kendini diğer şirketlerden
soyutladı.
Baktıkı Türkiye'de EPDK ya, Sanayi Ticaret Bakanlığına, mali şubeye, kaçakcılık
şubeye,maliyeye rağmen bişeyler değişmiyor,yolsuzluk kanunsuzluk gün geçtikçe
artıyor, devletin jandarması,polisi,hakimi savcısı,avukatı bu işe müdahil
olamıyor kendi kurallarını yine kendisi uygulamak zorunda kaldı.
"Bu iş öyle olmaz böyle olur" bu sektörün en büyükleri arasında bende varım
mesajlını verirken, devletin kaymakamına,muhtarına,valisine isim yazdırmadan
patetes, soğan kömür,ramazan paketi,beyaz eşya kuyruğuna sokmadan, halkı dilenci
durumuna düşürmeden, LPG fiyatını Otogazda ve ve Tüplügazda hiç kar etmeden
halkın hizmetini sunması,
aile bütçesine katkı sağlaması Türkiye'de istenildiğinde çok şeyin
değişebileceğini apaçık gözlerimizin önüne sermiştir.
Ben buradan kendi köşemden Sn Erdoğan Demirören beyi ve kurmaylarını çok samimi
ve içten duygularımla tebrik ediyorum.
Rekabet işinden canı acıyan bayi arkadaşlarımız hiç kusura bakmasınlar bu dernek
sizler için çok mücadele verdi çok şey yazıldı çizildi. Söylermisiniz siz ne
yaptınız ne katkıda bulundunuz. Öyleyse bükemediğiniz bileği öpeceksiniz
Saygılarımla.
Fikret Bircan