Sitemize konuk olan, sorunlarını bizlerle paylaşan, bu işe gönül vermiş, bayi ve diğer arkadaşlarımızdan özür dileyerek, yanlış yada eksik bilinen sektör gerçeklerini bu yazımda açıklamak istiyorum. Ben 1956 Ankara doğumluyum. Yaşımın yarısı kadar yılımı bu sektöre hizmet ederek geçirdim.
Meslek hayatımın her kademesinde hep doğruları savundum. Onuncu köy olarak LIKPETDER sitemize, yine doğruları savunmak için Sn. Başkanımızın hoşgörüsü ile hizmet etmekteyim. Sektörümüzün 1980 li yıllarını eski bayilerimiz çok iyi hatırlarlar. O zamanlar tüpün depozitosu gaz fiyatının tam 4 katı değerdeydi..Tüp bulmak, gaz bulmak müşteriye nazlı tüp satışı yapmak, bayramda, arifede, cenazede bile çalışmak bayiliğin en keyifli yanıydı. Beyaz tüp satan mavi tüpü, mavi tüp satan bayi beyaz tüpü satamazdı. Herkes hayatından, işinden, tüp bayi olmaktan çok memnundu, bayilik yapmak şerefli bir meslekti.
1992 yılı Kasım ayı gelip Demirören grubu ve Habaş beyaz siboplu beyaz tüp çıkartıp, piyasaya sürmesi, buna bakarak her şirketin istediği tüpü imal ettirip satmaya başlaması bence rekabetin fitilini o yıl ateşlemişti. Bugün bir tüpün gaz fiyatı, depozitolu tüp maliyeti yüksek olmasına rağmen tüpün piyasadaki fiyatının 7-8 katıdır. Türkiye'miz maalesef denetimsiz, kontrolsüz bir tüp mezarlığına dönmüştür. Bugün ''Tüketici memnuniyeti ödülü aldık'' ''Devletimiz bizi ödüllendirdi'' '' Can ve mal güvenliğiniz bizim için önemli'' Kabartmasız tüp almayın eskidir korsandır'' diye nutuk atan gövde gösterisi yapan şirketler başta olmak üzere hemen her şirket o yıllarda ellerine geçirdikleri her tüpün kalkanlarını değiştirerek kendilerine mal etmişler, kazançlarına kazanç katmışlardır.
Ben buradan bu yazdıklarımdan Aygaz şirketini tenzih ederim. Bugün doğalgaz giren her il ve ilçedeki siz değerli bayilerimizin her yıl % 11 oranında azalan tüplügaz piyasasında, her ne destek verilirse verilsin satışlarınızı arttırma gibi şansınız bulunmamaktadır. Bir önceki yıldaki satışları dahi muhafaza edebilmek büyük başarıdır. Şirketler verimsiz, kör bağırsak haline gelmiş, ödeme güçlüğü çeken, sürekli kan kaybeden bayilerini, en yakınında bulunan daha güçlü bayisine devir etmek yada diğer bir şirket bayisini transfer edip ayakta durabilmek var olabilmek adına transfer bayie yamamak istemektedirler.
EPDK sitesinde kayıtlı 62 adet dağıtım şirketi vardır. Şayet Demirören grubu 3 şirketi 1 şirket sayarsanız bu rakam 60 a düşer. Bu şirketler Tüplügaz satışlarını EPDK ya bildirirken, bayi sayılarını da kerhen bildirmek zorundadırlar. 2007 yılında dökmegaz da %54 oranındaki düşüşün sebeplerini EPDK ‘nın aktif çalışmasına bağlamak tamamen yanlış bilgilendirmedir. BU düşüşün sebepleri:
1-LPG ‘nin LNG ye oranla pahalı bir yakıt olması dökme LPG kullanan işyerlerinin LNG ye dönüş yapması,
2-Otogaz istasyonlarına yazar kasa takılması,
3-Otogaz ile dökmegaz arasındaki ÖTV ‘nin 80 YTL ye kadar inmesi
4-Dökmegaz kullanan işyerlerine doğalgaz bağlanmasıdır. Bu sebeplerin gün ışığına çıkmasında EPDK ‘nın en ufak bir katkısı,yaptırımı yoktur olamazda. Hepsi apayrı merciler tarafından uygulamaya konulmuştur. 5307 sayılı yasa çıkmadan 5306 sayılı yasa uygulanmaktaydı. Her iki yasanın mimari Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır. 23.12.2000 tarihinde resmi gazetede yayımlandıktan sonra yürürlüğe giren 5306 sayılı yasanın piyasada uygulayıcısı aynı bakanlığın görevlendirdiği müfettiş yada memurlardı. 02.03.2005 tarihinde yayımlandıktan sonra yürürlüğe giren 5307 sayılı yasanın mimari da olan San.Tic. Bakanlığı, bu sefer bu yasanın uygulanması görevini krallara layık bir yetkiyle ve EPDK yı ön plana çıkartarak ,EPDK sözcüğünü fazlaca kullanarak bu kuruma vermiştir. Yine iddia ediyorum EPDK ‘nın tüplügaz bayilerini, tüketiciyi denetliyor, koruyor, muhatap alıyor diye birşey söz konusu değildir.
5307 sayılı yasada tüketici için aynen şu sözcükler kullanılmaktadır. ''Tüplü LPG kullanıcıları TSE tarafından yayınlanan kurallara ilişkin standartlar ile dağıtım şirketi ve bayisi tarafından bildirilen esaslara uymakla yükümlüdürler.'' Bu yazımı tüketicimizi muhatap alma esaslarını belirlemekte. Ankara'daki tüp patlamasında ölen bayiin oğlunu, babasını neden muhatap alıpta mağduriyetlerini uğradıkları haksızlıkları gidermiyorlar. Perakendeciliğe soyunan bayie verilen fiyatlardan ucuza sıcak satış yapan şirketlere neden dur demiyorlar. Neden bayi transferlerine, LPG nin doğalgazın yanında eriyip gitmesine göz yumuyorlar. Arkadaşlar lütfen EPDK aktif çalışıyor gibi kandırmacalara inanmayın.
Durumunuz ve yaşadıklarınız, mağduriyetleriniz ortada. EPDK’ nın yegane yaptığı iş bir önceki yazımda da ifade ettiğim gibi cezalarla, lisans bedelleriyle, şirketlerden aldıkları katkı payları ile devletin kasasına para aktarmaktır. Bu işi yaparken de devletin kendilerine vermiş olduğu görev ve yetkiye sığınarak kendilerini bu sektörün vazgeçilmezi ve en büyüğü olarak göstermektedirler.
Bu kurumun piyasa gerçeklerini görerek radikal kararlar alıp, mağduriyetleri 1. sırada olan tüpgaz bayilerine sahip çıkması, bayii gibi hareket eden, perakendeciliğe soyunan şirketlere dur demesi, LPG piyasası ile ilgili kararlar alınırken ufak büyük şirket ayrımı yapmadan şirketleri dinlemesi, medya ve derneklerin yazılarına kulak vermesi bu sektörün selameti açısından çok büyük önem taşımaktadır.
Ankara'daki patlamayla ilgili Sayın Fikret bey inanın Türkiye' de en iyi çalışan kurumlardan bir tanesi EPDK' dır. Sözünü bahsettiğiniz aileye ve avukatlarına Dernek olarak ulaştık. LİKPETDER olarak aileye ekonomi konusunda yardımcı olmak istediğimizi dile getirdiğimizde Avukat Hüseyin Deveci kesinlikle ailenin ekonomi desteğini, Derneğimiz ve bayi arkadaşlarından ekonomi desteğini kabul etmeyeceklerini
bildirdiler.
Bunun üzerine Derneğimizde LPG konusunda kanunlarda ve hukuk müşavirliğinde kendilerine yardımcı olduk yardımcı olmayada devam etmekteyiz. Avukat Hüseyin Deveci sürekli derneğimizle irtibat halindedir, gerekli çalışmaları yapılmaktadır. İlgili şirketler içinde soruşturma başlamıştır.
Tüketicilerimiz ve bayi arkadaşlarımız istenmeyen vakalarda derneğimiz ücretsiz danışmanlık hizmeti vermektedir.
Bu acı olayda EPDK örnekte göreceğiniz gibi şikayet dilekçesini alıp gerekli çalışmaları yapmakta, bir tüketici dahi olsa şikayeti incelenmektedir.
Bu çalışmalardan da anlaşılıyor ki EPDK saygın bir vaziyette çalışmaktadır.