EPDK BAŞKANI SAYIN HASAN KÖKTAŞ’IN 2.OSB ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI (01.02.2008)
Sayın Valim,
Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Bütçe
Komisyonu Başkanım,
Değerli milletvekilleri,
Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu’nun sayın
başkanı ve üyeleri
Kamu ve özel sektör kuruluşlarımızın değerli
yöneticileri,
Organize Sanayi Bölgeleri 2. Enerji Zirvesi’ne
katılmış olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederken şahsım ve Kurumun adına
sizleri saygıyla selamlıyorum.
Sizlerle iki gün boyunca organize sanayi
bölgelerinin elektrik piyasası faaliyetleri, bağlantı ve tarifelendirme konuları
gibi birçok hususta değerlendirmeler yapacağımız önemli toplantılar
gerçekleştireceğiz.
Şahsım açısından bu toplantıyı önemli kılan bir
diğer husus, organize sanayi bölgelerinin işleyişini daha yakından tanımamızın
yanısıra “ülkemiz sanayi Üsleri”nin mensupları ile de bir araya geliyor
olmamdır.
Mâdem ki, bu toplantı böylesi bir tanışmaya vesile
olmaktadır o halde konuşmamım başında sizlere kısaca bazı kişisel bilgiler
vermem isabetli olacaktır.
Bankacılık, finans gibi alanlardaki
yöneticiliklerimin ve son 5 yılı enerji sektörü ve özelleştirme konularıyla
ilgili olmak üzere, yaklaşık 20 yıllık mesleki tecrübemin ardından geçtiğimiz ay
Bakanlar Kurulumuz tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı olarak
görevlendirilmiş bulunmaktayım.
Çok değerli Kurul Üyesi arkadaşlarım ve Kurum
personelimiz ile birlikte Türkiye enerji sektörünün dört temel piyasasını
düzenlemek ve denetlemek gibi ülkemiz ve milletimiz için çok önemli bir görevi
yerine getirecek olmanın onuru ve heyecanını duymaktayım.
Bu heyecanla, zaten yabancısı olmadığımız elektrik
piyasasının konularına daha da vakıf olabilmek için son bir ayda yoğun bir
mesaimiz olmuştur.
Daha önce Özelleştirme İdaresi Başkan Yardımcısı
olarak enerji özelleştirmeleri ile ilgili yaptığımız çalışmalar sırasında da
OSB’leri yakından tanıma imkânı elde etmiştim. Ancak yine de 52 bine yakın
şirketin faaliyet gösterdiği, Türkiye geneline yayılmış bu dev birliklerin özgül
taraflarını yeniden ve çok daha iyi bir şekilde incelememiz gerektiği de
aşikardır.
Üstelik bu süreç sadece şahsım için değil, Kurumum
ve siz Organize Sanayi Bölgelerinin değerli mensupları açısından da birçok
yenilikleri barındıran bir süreçtir.
Bu yeni sürece nasıl geldiğimizi ve son bir buçuk
yılda yaşanan gelişmeleri kısaca hatırlatmak isterim:
Sizlerin de yakından bildiğiniz gibi, 2006 yılının
Mayıs ayında yapılan bir kanun değişikliği ile OSB’lerin 4628 Sayılı Elektrik
Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde, onaylı sınırları içerisinde lisans
alarak faaliyet göstermelerine izin verilmiştir.
Ardından Kurumumuz tarafından başta OSBÜK ve
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kesimlerin değerlendirmeleri
dikkate alınarak OSB tüzel kişiliklerince Kanun kapsamında yürütülecek
faaliyetlere ilişkin hak ve yükümlülüklerin belirlendiği bir yönetmelik
çıkarılmıştır.
Bu yönetmelikle OSB’lere OSB dağıtım ve OSB üretim
lisansı verilmesi, üretilen veya serbest tüketici sıfatıyla temin edilen
elektrik enerjisinin katılımcıların kullanımına sunulması, dağıtım bedelleri ve
diğer hizmet bedellerinin belirlenmesi ve son olarak yürütülecek diğer
faaliyetler ile ilgili hususlara ilişkin esas ve usuller de düzenlenmiştir.
Böylece farklı bir kanunla kurulmuş ve
yıllarca bu kanun çerçevesinde faaliyet göstermiş Organize Sanayi Bölgeleri,
birden bire kendilerini farklı bir mevzuat ve farklı bir piyasa yapısı ile karşı
karşıya bulmuşlardır.
Mesai arkadaşlarımın verdiği bilgilere
göre, 8-11 Şubat 2007 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen
bilgilendirme toplantısında bazı OSB mensupları yeni mevzuata ve elektrik piyasa
yapısına yabancı olmalarından kaynaklanan tedirginliklerini ifade etmişlerdir.
Ancak o günlerden bugünlere gelindiğinde piyasa yapısının daha yakından
kavranması, lisanslandırma sürecinde Kurumumuzun tarafından istenilen bilgi ve
belgelerin tamamlanması gibi etmenler sayesinde bilhassa alt yapılarını
tamamlamış OSB’ler için bu kaygıların önemli ölçüde azaldığını da öğrenmiş
bulunuyorum.
Zira bu konuda önemli bir mesafe kat edildiği
lisanslandırma sonuçlarından anlaşılmaktadır:
Bu kapsamda yönetmeliğimiz yayımlandığı tarihten
bugüne toplam 118 adet OSB’nin dağıtım lisansı başvurusu kabul edilmiş, bugüne
kadar 65 adet OSB’ye lisans verilmiş, 17 başvuru için uygun bulma kararı
alınmıştır. Ayrıca inceleme ve değerlendirme aşamasına gelmiş 8 adet ve başvuru
aşamasında olan 28 adet OSB bulunmaktadır.
Türkiye genelinde, faal veya kuruluş aşamasında
olan 248 adet OSB’nin olduğu, OSB Üst Kuruluşuna üye 130
adet OSB’nin bulunduğu dikkate alındığında OSBÜK üyelerinin çoğunluğunun lisans
başvurusunu yapmış olduğu görülmektedir.
Saygıdeğer katılımcılar,
Gerek Elektrik Dairemiz personeli gerek sektör
temsilcileri ile yaptığım görüşmelerden edindiğim bilgilere göre, bu süreçte
asıl zorluk OSB’ler tarafından Kurumumuza dağıtım bedeli teklifi hazırlanırken
yaşanmaktadır.
Kurumumuz tarafından Yönetmelik uygulamalarında,
OSB’lerin, onaylı sınırları içerisindeki katılımcılarının büyük çoğunluğunun
sanayici olduğu düşünülmüştür. Ancak yapılan başvurular sonucunda her OSB’nin
kendine özgü bir yapısı, büyüklüğü ve onaylı sınırları içerisinde değişik abone
grubu özelliği taşıyan katılımcılar barındırdığı görülmektedir.
Tüm bunlara ilaveten, OSB’lerden bir kısmı tüm alt
yapı çalışmalarını sonuçlandırmış, dağıtım tesisi yatırımlarını bitirmiş, teknik
kaliteyi artırma yatırımlarına başlamış veya tamamlamış durumdadır.
Öte yandan, yatırımları yeni tamamlanmış ancak
kredi ödemeleri devam eden, ya da yatırımları halen devam etmekte olan ve
elektrik enerjisi tüketim miktarları da oldukça düşük bir kısım OSB de
bulunmaktadır.
Tüm bu ifade ettiğim hususlar, OSB’lerin uygulama
yılı için teklif ettiği dağıtım bedellerini doğrudan etkilemektedir.
Kurumumuz bu
belirsizliklerden dolayı OSB’lerin herhangi bir mağduriyete uğramaması için
gereken adımları atmaktadır.
Bu kapsamda Kurumumuz tarafından ilk başvurular
kabul edilirken tek bir dağıtım bedeli önerisi uygulanması planlanmış iken,
OSB’lerin buraya kadar bahsettiğim nedenlerden kaynaklı farklı dağıtım bedeli
önerileri getirmeleri durumunda konu incelenerek uygun bulunması halinde
değerlendirmeye alınmaktadır.
Kurumumuz tarafından, 52 lisanslı OSB’nin 2008
yılında onaylı sınırları içerisindeki katılımcılarına uygulayacağı dağıtım
bedelleri onaylanmıştır.
İşleyiş açısından bir diğer önemli husus
ise, OSB’lerin büyük çoğunluğunun kendilerini bir dağıtım lisansı sahibi değil
de ticari faaliyet yapan ve elektrik enerjisi satışı ile iştigal eden bir
perakende satış lisansı sahibi tüzel kişiler gibi görme eğiliminde olmalarıdır.
Bu kapsamda OSB’ler de elektrik
dağıtımından elde edecekleri gelirleri başka alanlarda da kullanmak
istemektedir.
Hâlbuki bu konuda yasal ayrımlar çok
nettir ve herkes tarafından çok iyi anlaşılması gerekmektedir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu
çerçevesinde, elektrik üretimi, iletimi ve toptan satışını bir arada yürüten
Türkiye Elektrik Üretim ve İletim AŞ’nin faaliyet ayrıştırılmıştır. Böylece
elektriğin üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti faaliyetlerinin, hukuki veya
hesap ayrıştırması yoluyla birbirinden ayrılması sağlanmıştır. Bu kapsamda,
OSB’ler de, dağıtım şirketleri gibi, onaylı sınırları içerisinde elektrik
dağıtım faaliyetinden sorumlu oldukları için, dağıtım faaliyetine ilişkin olarak
yaptıkları tüm harcamaların ayrı bir hesap altında tutulması istenmiştir.
Bu kapsamda Kurulumuz tarafından
onaylanan dağıtım bedelinin içinde de sadece dağıtım faaliyetine ilişkin
giderlerin, maliyetlerin yer almasına izin verilmekte, dolayısıyla buradan elde
edilen gelirin sadece bu faaliyet bazında kullanılması talep edilmektedir.
OSB’lerin doğal gaz piyasası ile
ilgili konuları ise şunlardır:
Ülkemizde halen 46 adet
OSB doğalgaz kullanmaktadır. Projeksiyonlarımız çerçevesinde OSB’lerin
2008 yılında yaklaşık 4 milyar metreküp doğal gaz tüketmesi beklenmektedir.
OSB’lerin
doğal gaz piyasası ile ilgili olarak şu konunun çözüme bağlanması önem
taşımaktadır:
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu serbest
tüketicileri, “Satın aldığı yıllık doğal gaz miktarı bir milyon metreküpten daha
fazla olan tüketiciler ve kullanıcı birlikleri” olarak belirlemiştir. Her ne
kadar mevzuatta konuya ilişkin düzenlemeler bulunsa da Kanundaki ifadenin farklı
yorumlara açık olması sebebiyle, bugüne kadar Kullanıcı Birliklerinin serbest
tüketici statüsü kazanmalarının tüketime bağlı olup olmadığı konusundaki
tereddütler giderilememiştir.
Bu
konuda bir Kurul Kararı alınmasına yönelik olarak Doğal Gaz Dairemiz
çalışmalarına devam etmektedir.
Türkiye Organize Sanayi
Bölgelerinin saygıdeğer mensupları ,
Konuşmamım sonunda çok beğendiğim bir özlü sözü
sizlerle paylaşmak isterim:
“Süleymaniye Camisini yapmak için bir Süleyman,
bir Sinan gerekir. Yıkmak için ise bir kazma, bir ırgat yeterlidir.”
Bu güzel sözün anlamı, dev eserleri yapmak zor,
yıkmak ise çok kolaydır.
Organize sanayi bölgeleri de, gerek teknik
altyapı, gerek ekonomik kolaylıklar sunarak girişimcilerinin daha rasyonel
çalışmasını sağlayan, böylece hem ülkemizin sanayileşmesine hem bölgesel
dengesizliklerin azalmasına büyük hizmetler veren “dev eserler”dir.
Organize sanayi
bölgeleri, ülkemiz sanayisinin olduğu kadar üretimin, ihracatın, istihdamın ve
katma değerin de merkezi konumundadır.
Bu itibarla buradaki tesislerimizin enerji
ihtiyacının sürekli, en kaliteli ve en ekonomik şekilde temin edilmesi de
şarttır.
Çünkü bu tesislerimiz ancak girdi maliyetlerini
ucuzlatarak, rekabet gücünü arttırabilmekte ve dünya ile yarışabilmektedir.
Kurumumuz OSB’lerin elektrik piyasası faaliyetlerini düzenlerken ve denetlerken
bu hususları dikkate alarak ve yapıcı bir anlayışla çalışmaya devam edecektir.
“Peki nasıl yapıcı olacaksınız?” diye sorarsanız
sizlere şu cevabı vermek isterim:
Mesleki yaşamım boyunca, karar vericiler ile bu
karara bağlı olarak hareket edenler arasında, iyi organize edilmiş, gündemi,
sorun ve çözüm önerileri iyi bir şekilde belirlenmiş toplantıların sonuç almak
açısından son derece faydalı olduğuna tanık olmuşumdur.
2. OSB Enerji Zirvesi’nin de bu nitelikte
olduğunu, bugün ve yarın çok verimli görüşmeler yapacağımızı düşünüyorum.
Kurul üyesi arkadaşlarım ve Kurum personelimizle
birlikte sizleri dikkatle dinleyeceğiz, konuları birlikte ele alacağız.
Tıpkı düzenlediğimiz ve denetlediğimiz diğer
piyasalarda olduğu gibi, Organize Sanayi Bölgelerinin temsilcileri ile de bir
büyük ailenin fertleri gibi davranarak, ortak akıl geliştirerek, konuşarak ve
uzlaşarak yol alacağız.
Son
olarak, Türkiye’nin dev sanayi eserlerinin siz değerli yapıcılarına, biz piyasa
yapıcılarının her türlü desteği vereceğini bir kez daha ifade ediyor,
çalışmalarınızda başarılar diliyor, saygılar sunuyorum.