Epdk Başkanı Sayın Hasan Köktaş’ın Yedigöze Hidrolik Santralı İmza Töreni Konuşması (05.06.2008)
Sayın Bakanım,
Sanko ve Alstom şirketlerinin saygıdeğer
yöneticileri,
Değerli basın mensupları,
Ülkemiz elektrik enerjisi üretim sistemine
güçlü bir katkı sunacak olan Yedigöze Hidroelektrik Santralı ve Barajı’nın
sözleşme törenine katılıyor olmaktan duyduğum mutluluğu ifade ederek sizleri
saygılarımla selamlıyorum.
Birazdan atılacak imzalarla hızla büyümekte
olan elektrik enerjisi sektörümüze yeni bir kaynak ilave edilmektedir.
Bu imzaların bir diğer anlamı suyun önemini ve
değerini çok daha iyi bir şekilde anladığımız bir dönemde atılıyor
olmasıdır.
Şehirlerimizin içme suyu ihtiyacını, tarım
alanlarının sulama gereksinimini ve hızla artan elektrik enerjisi talebimizi
karşılayabilmek için bir damla suyumuzu dahi değerlendirmeye muhtaç
olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. İşte böylesi bir dönemde su
kaynaklarımızın enerjiye dönüşmesi çok daha anlamlıdır.
Sizlerin de yakından bildiğiniz gibi ülkemizin
yıllık 130 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretebilecek bir hidrolik
potansiyeli vardır. Hatta bu potansiyelin küçük su kaynaklarımız üzerine
kurulacak santrallar sayesinde çok daha yukarılara çekilebilmesi mümkündür.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız 2013
yılına kadar ülkemizin hidrolik potansiyelinin tamamından yararlanmak gibi
önemli ve iddialı bir hedef belirlemiştir.
Üstelik, bu iddialı hedefe ulaşmaya yönelik
çok önemli adımlar da atılmıştır. Bunlardan en önemlisi su kullanım hakkı
anlaşmaları ile DSİ bünyesindeki baraj projelerinin özel sektöre açılmış
olmasıdır.
Bir diğer önemli gelişme rüzgâr yatırımları
konusunda yaşanmaktadır. Özel sektör hem rüzgâr santrallarını hızla devreye
almak hem de iletim altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek için adeta birbiri
ile yarışmaktadır.
2006 yılı başında Türkiye’nin toplam rüzgâr
santralı kurulu gücü sadece 20 megavattı. Son iki yılda devreye alınan 11
yeni rüzgâr santralı ile birlikte bu kurulu güç yaklaşık 17 kat artarak 333
megavata çıkmıştır. Önümüzdeki bir iki ay içerisinde Ege bölgesi ve
İstanbul’da devreye alınacak 4 yeni santralla birlikte yılsonunda bu rakam
470 megavatı aşacaktır.
Sayın Bakanım,
Saygıdeğer katılımcılar,
Yıllardır ülkemizde yapılacak barajların,
hidroelektrik santrallarının doğal, tarihi ve kültürel varlıklara zarar
vereceği yönünde kampanyalar yapılmıştır. Bu durum çevreye duyarlı
olabilecek ve ekonomiye katkı sunacak bazı yatırımların da kağıt üzerinde
kalmasına sebep olmuştur.
Halbuki yapılması gereken, evrensel ilkeleri
gözetirken milli ve doğal kaynaklarımızı gözden çıkarmadan ülkemizin
kazanmasını sağlamaktır.
Bu itibarla, kim ne derse desin, doğru
projelendirilip uygulanan her yatırım ülkemizin kazanç hanesine
yazılmaktadır.
Bir başka ifadeyle, ne çevreden ne de
enerjiden vazgeçmeden, boşu boşuna denizlere akan suları, esen rüzgarları
enerjiye dönüştürebilmek mümkündür.
Bu kapsamda gerek şahsım, gerek Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu olarak özel sektör projelerinin hızla yatırıma
dönüşmesini çok önemsiyoruz. Bu amaçla, bilhassa yatırımları finanse eden
kreditör kuruluşların taleplerini karşılamaya yönelik her türlü desteği
vereceğimizin de kamuoyu tarafından bilinmesini istiyorum.
İnanıyorum ki, bugün Türkiye ekonomisinin
lokomotifi olan ve her sektörde çok önemli yatırımlar gerçekleştiren Türk
özel sektörünün aynı başarıyı Türkiye enerji sektöründe göstermemesi için
hiçbir sebep yoktur.
Sanko Holding tarafından yapılacak olan Yedigöze hidrolik santralı da özel
sektörümüzün ne kadar büyük başarılara imza atabileceğinin yeni bir
kanıtıdır. Zira
sonuçta ne kadar bildiğimiz ya da ne söylediğimiz değil ne yaptığımız sonucu
değiştirmektedir.
Bu düşüncelerle, başta Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanımız olmak üzere, ülkemizin kalkınması için bu yatırımların
önünü açanları, sözü işe dönüştürüp işi kolay kılanları ve özel sektör
yatırımcılarını kutlar, Yedigöze santral ve barajının hayırlara vesile
olması dileklerimle hepinize saygılar sunarım.