Epdk Başkanı Sayın Hasan Köktaş’ın 61 Hidroelektrik Santralın Toplu Temel Atma Törenindeki Konuşması (09.07.2008)
Sayın Bakanlarım,
Saygıdeğer katılımcılar,
Bugün burada ülkemiz için çok hayırlı ve mutluluk
verici bir tören için toplanmış bulunmaktayız.
Birazdan, özel sektörümüz tarafından toplam 4
milyar dolarlık yatırımla tamamlanacak ve ülkemizin her yanındaki milli su
kaynaklarımızı yılda 10 milyar kilovatsaat elektrik enerjisine dönüştürecek
hidroelektrik santrallarımızın temelleri atılacaktır.
Çok değil, bundan 8-10 yıl önce, Türkiye’nin her
yerinde, eş zamanlı olarak, bu kadar çok sayıda ve büyük ölçekli özel sektör
elektrik üretim yatırımlarının yapılabileceğini söylemek “hayalcilik” olarak
görülürdü.
Sizlere, bu hayallerin nasıl gerçeğe dönüştüğünden
çok kısa bahsetmek isterim.
İlk olarak, ülkemiz elektrik enerjisi sektöründe
özel sektör işletmeciliğine dayalı bir kalkınma modelini benimsenmiş, bu amaçla,
çok oyunculu ve rekabetçi bir piyasa yapısı kurulmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda, 2001 yılında yasalaşan Elektrik
Piyasası Kanunu çerçevesinde elektrik üretim ve dağıtım faaliyetlerinin tamamen
özel sektör şirketleri tarafından yapılması benimsenmiştir. Bu sektörde devletin
görev ve sorumlulukları ise piyasayı düzenleyip denetlemek ve doğal tekel
niteliği taşıyan elektrik iletim sisteminin operatörü olmaktır.
O tarihten bugüne Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığımız tarafından ülkemiz elektrik enerjisi sektörünün artan yatırım
ihtiyacının özel sektörümüz tarafından karşılanmasına yönelik gerekli tüm yasal
düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kaynakları, enerji
verimliliği ve nükleer santralların kurulmasına yönelik kanunlar yasalaşmıştır.
2003 yılında yürürlüğe giren Su Kullanım Hakkı
Anlaşması Yönetmeliği kapsamında da bütçe kısıtları nedeniyle yıllardır bir
türlü işletmeye geçememiş devlete ait hidroelektrik santral projeleri özel
sektöre açılmıştır.
Böylece, son birkaç
yılda her türlü ekonomik göstergesi olumlu yönde gelişen ve elektrik enerjisi
talebi her yıl yüzde 8-9 gibi yüksek oranlarda artan ülkemiz, rekabetçi ve
serbest bir enerji piyasası oluşturulmasına yönelik siyasi iradenin bulunması ve
işleyen piyasa kanunlarının yasalaşması sayesinde dünya genelinde enerji
yatırımı yapmak için en uygun ülkelerden biri olma konumunu kazanmıştır.
Bugün finansör
kuruluşların enerji projelerini düşük maliyetle ve kolayca finanse etmelerini
mümkün kılan tüm düzenlemeler sistemimiz içinde mevcuttur.
Tüm bu müspet gelişmeler sayesinde, bugüne kadar
Kurumumuz tarafından lisanslandırılan, özel sektöre ait 720 adet projenin toplam
kurulu gücü 30 bin megavata, bu projelerin yıllık elektrik üretimi kapasitesi de
150 milyar kilovatsaata ulaşmıştır.
Halen yatırımları sürmekte olan ve önümüzdeki 5
yıl içerisinde tamamlanması planlanan özel sektöre ait üretim tesislerinin
toplam yatırım tutarı 18 milyar Yeni Türk Lirası’nı aşmaktadır. Bu yatırımların
yaklaşık 13 milyar Yeni Türk Liralık kısmının hidrolik santral projelerine
yapılacağı öngörülmektedir.
Bu gelişmeler ve bugün
ülkemiz her yerinde temelleri atılan yeni üretim tesisi yatırımları, önümüzdeki
12 yıl içinde ülkemiz elektrik enerjisi sektörüne yapılması gereken yaklaşık 100
milyar dolarlık yatırımın özel sektör tarafından yapılabileceğinin somut
göstergeleridir.
Şunu açıklıkla
belirtmek isterim ki, son yıllarda devlet, ülkemizin hızla artan ihtiyaçlarının
kamu işletmeciliği ve kısıtlı bütçe olanakları ile karşılanamayacağını çok açık
bir şekilde görmüştür. Bu itibarla özel sektöre kalkınmanın lokomotifi olması
için her türlü olanak sağlanmıştır ve sağlanmaktadır.
Kuşkusuz özel
sektörümüz de buraya kadar ifade ettiğimiz olumlu koşulları değerlendirip
kendilerine yüklenen misyona ve sorumluluklara uygun bir şekilde hareket ederek
kaynaklarını ülke kalkınmasına yönlendirmekle mükelleftir.
Sayın Bakanlarım,
Değerli katılımcılar,
Ülkemiz elektrik enerjisi sektöründe yaşanan
olumlu sürecin bir diğer etkisi elektrik üretim ve dağıtım işletmelerinin
özelleştirmelerine yönelik yapılan ihalelerde görülmüştür.
Geçtiğimiz mart ayında Ankara Doğal Elektrik
Üretim Anonim Şirketi’nin 9 elektrik üretim santralının, ardından geçtiğimiz
hafta Başkent ve Sakarya elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine
yönelik gerçekleştirilen ihalelerde elde edilen sonuçlar ülkemiz ve sektörümüz
açısından son derece memnuniyet vericidir.
Artık elektrik sektöründe ilk üretim ve dağıtım
özelleştirme ihaleleri başarıyla yapılmıştır.
Önemli bir katılımın ve rekabetin yaşandığı bu
ihalelerde, Ankara Doğal Elektrik Üretim santrallarına 510 milyon dolar, Başkent
elektrik dağıtım şirketine 1 milyar 225 milyon dolar, Sakarya dağıtım bölgesine
ise 600 milyon dolar teklif edilmiştir.
Şirketlerin üretim ve dağıtım tesislerinde
verimliliği arttırmaya ve kayıp kaçak oranlarını düşürmeye yönelik yatırım
taahhütlerinin yanısıra ihalelerde toplam 2 milyar 335 milyon dolarlık teklifte
bulunmaları bu sektörün yatırım ve işletmecilik açısından ne kadar cazip
olduğunun bir diğer göstergesidir.
Enerji sektörüne ve ülke ekonomisine olağanüstü
katkılar sağlayacak olan bu sonuçlar, ülkemizde elektrik dağıtım ve üretim
tesislerinin özelleştirilmesine yönelik işlemlerin hiç hız kesmeden devam
ettirilmesi gerektiğini çok açık bir şekilde göstermektedir.
Bu düşüncelerle, başta bu güzel yatırım ikliminin
oluşmasını sağlayan ve bugün aramızda bulunan sayın Bakanlarımıza ve tüm
bürokrat arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum.