Epdk Başkanı Sayın Hasan Köktaş’ın İzmir Yuntdağ Rüzgâr Santralı Açılış Töreni Konuşması (12.07.2008)
Epdk Başkanı Sayın Hasan Köktaş’ın İzmir Yuntdağ Rüzgâr Santralı Açılış Töreni Konuşması (12.07.2008)
Sayın Bakanım,
Değerli katılımcılar,
Bugün yılda yaklaşık 161 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi üretecek ülkemizin en büyük rüzgâr santralının açılışını yapıyoruz.
Çok değil, bundan 8-10 yıl öncesinde, yurdumuzun dört bir tarafında dönecek türbinler sayesinde, dağ başlarında esen rüzgârların Türkiye elektrik enerjisi kurulu gücüne katkı yapacağını söyleyenlere tebessümle bakılıyordu.
Bu işe emek ve para harcayanlar, adeta “akılları bir uçurtma gibi yel değirmenlerine takılmış, modern don kişotlar” olarak görülüyordu.
İşte o “modern don kişot”lar, yani atılımcı Türk özel sektörümüz bugün bu hayalleri gerçek kılıp bu büyük eserlere imza atmaktadırlar.
Memnuniyetle ifade etmeliyim ki, bugün ülkemizde her ay yeni bir rüzgâr santralının açılışı yapılmaktadır. Sadece bu yıl 12 adet santral devreye alınacak ve böylece rüzgar kurulu gücümüz 500 megavata yaklaşacaktır. Böylece her yıl yaklaşık 1 milyar 633 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi üretilecek ve bu kaynaklarla yaklaşık 6 buçuk milyon konutun elektrik ihtiyacı karşılanacaktır.
Sayın Bakanım,
Çok değerli katılımcılar,
Küresel ısınma olgusu, artan petrol fiyatları, ülkemiz ekonomisindeki yüksek büyüme hızı, Kyoto gibi uluslararası yükümlülükler bir arada düşünüldüğünde, enerji dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en önemli konu başlıklarından biri haline gelmiştir.
Tüm bunların bilincinde olarak, son 5 yılda, sürdürülebilir bir enerji politikasının temel gerekleri nelerse, ülkemizde de onlar yapılmıştır.
Bu itibarla, ülkemiz elektrik enerjisi sektöründe özel sektör işletmeciliğine dayalı bir kalkınma modeli benimsenerek çok oyunculu ve rekabetçi bir piyasa yapısı kurulmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda elektrik üretim ve dağıtım faaliyetlerinin tamamen özel sektör şirketleri tarafından yapılması esastır. Bu sektörde devletin görev ve sorumlulukları ise piyasayı düzenleyip denetlemek ve doğal tekel niteliği taşıyan elektrik iletim sisteminin operatörü olmaktır.
Bu anlayış çerçevesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız tarafından ülkemiz elektrik enerjisi sektörünün artan yatırım ihtiyacının özel sektörümüz vasıtası ile karşılanmasına yönelik gerekli tüm yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda yenilenebilir enerji kaynakları, enerji verimliliği ve nükleer santralların kurulmasına yönelik kanunlar yasalaşmıştır.
Böylece Türkiye dünya genelinde enerji yatırımı yapmak için en uygun ülkelerden biri olma konumunu kazanmıştır.
Tüm bunlara ilaveten, bu yıldan itibaren gerçekleştirilmekte olan özelleştirme ihaleleri ile de üretim ve dağıtım faaliyetleri gerçek sahipleri olan özel sektörümüze emanet edilmeye başlanmıştır.
Bu emanetin kamu yararı göz önünde bulundurularak iyi bir şekilde idare edilmesi gerekmektedir. Bu da mali açıdan yeterlilik ve istikrar ile sağlanabilir.
Bu bağlamda yatırımların özel sektör tarafından gerçekleştirilmesi “olmazsa olmaz”ımızdır. Tüm kurgumuz bu prensibe göre hazırlanmıştır. Nitekim özellikle yabancı yatırımcıların ülkemize ilgi göstermesinin nedeni de bu gerçekçi kurgudur.
İşte bu güzel yatırım iklimini tesis edip bu yatırımların gerçekleşmesine ön ayak olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımıza huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum.
Artık sırada yatırımcılarımıza yeni ufuklar açmak vardır. Bu kapsamda, Trakya bölgesindeki rüzgâr potansiyelinden, ülkemizdeki bağlantı kapasitesinin üzerinde kalan miktarı, yeni iletim hatları tesis etmek suretiyle, Yunanistan’a satabiliriz. Aynı şekilde, Hatay bölgesindeki potansiyeli Suriye ile birlikte değerlendirebiliriz.
Konuşmamım sonunda, Türkiye iletişim sektöründe büyük yenilikler ve atılımlar yapmış Sayın Murat Vargı ve Sayın Muzaffer Akpınar’ı bu yatırımlarından dolayı kutluyorum.
Dost Enerji şirketinin ülkemiz enerji sektöründe de aynı parlak başarıları göstereceğine inanıyorum.
Hepimizin yapacak daha çok işimiz bulunmaktadır. Sözü uzatıp sizleri daha fazla bekletmek istemiyorum.
İnanıyorum ki, ülkemizin ve enerji sektörümüzün geleceği çok parlaktır.