Ege,
İnönü ve Karadeniz Teknik Üniversitelerinin saygıdeğer rektörleri,
Değerli basın mensupları,
Türkiye petrol piyasasının önemli bir değişim ve gelişim süreci yaşadığı bir
dönemde bu gelişimi daha üst noktalara taşıyacak bir çalışmanın ilk imzalarını
atmak üzere bugün burada toplanmış bulunuyoruz.
Son
iki yılda petrol piyasasının gerek düzenlenmesi gerekse denetlenmesi konusunda
önemli mesafeler kat ettiğimiz malumunuzdur.
Bu
süreçte piyasada kanun hakimiyetini tesis etmek ve kural dışı davrananları bu
önemli sektörün dışına itmek için etkin bir denetim altyapısı kurmamız
gerekiyordu.
Böylesi etkin bir sistemin birkaç önemli ayağı vardır.
Bunlar kanuni düzenlemeler, yetkiler, yetişmiş, bilgili denetim elemanları, bu
elamanların ihtiyaç duyduğu her türlü teknik ekipman ile laboratuar altyapısı
olarak sıralanabilir.
Bugüne kadar bu sistemin her halkası tesis edilmiş durumdadır ve bugün zincirin
son halkası artan ihtiyaçlar çerçevesinde daha da güçlendirilmektedir.
Bu
denetim sisteminin nasıl tesis edildiğini madde madde hatırlayalım.
Evvela, Petrol Piyasası Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ve ardından bu kanuna kaçak
akaryakıtla mücadele kapsamında yapılan önemli ilaveler ile yasal altyapı tesis
edildi. Böylece lisanslandırma, ulusal marker gibi araçlara kaçak akaryakıtın
yakalanması ve tasfiyesi gibi bazı düzenlemeler ve daha da ağırlaştırılmış
yaptırımlar eklendi.
Sektörel denetim sisteminin insan kaynağı ihtiyacı, Kurumumuz, İçişleri ve
Sanayi Bakanlığa mensuplarından karşılanmaya başlandı. Piyasa denetimleri
konusunda ilgili personel TÜBİTAK’ta eğitim gördüler ve sertifikalarını aldılar.
Ardından, TÜBİTAK tarafından ulusal marker ve kontrol cihazları 1 yıl gibi kısa
bir zamanda ve başarı ile geliştirildi.
Sonraki aşamada, denetim personeline kontrol cihazları dağıtıldı, 232 adet kara
taşıtı ise bu ay içinde ilgili kurumlara teslim edilecek.
Böylece 2 yılın sonunda denetim sisteminin her aşaması tesis edilmiş ve
geliştirilmiştir.
Böylesi bir sistemle ve bu kadar geniş yetkiler, kadrolar ve teknik ekipmanla
yola çıkarken bazı hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu hususların
başında, denetimler sonucunda kural dışı davrananlara karşı hapis ve yüklü para
cezaları gibi ağır yaptırımlar uygularken herhangi bir yanlışa düşmemek ve bu
amaçlarla kesin delillere, kanaatlere ve sonuçlara sahip olmak gelmektedir.
İşte
bu bağlamda, bir kişinin teknik düzenlemelere uygun olmayan ve kaçak akaryakıt
satıp satmadığını anlayabilmek için denetimler sırasında alınan numunelerin çok
sağlıklı bir şekilde analiz edilmesi gerekmektedir. Kurumumuzun teknik
düzenlemelerine göre ise numunelerin analizi, ilgili kuruluşlar tarafından
akredite edilmiş sabit ve gezici laboratuarlar vasıtasıyla yapılabilmektedir.
Halbuki ülkemizde yeterli sayıda bölgesel akredite laboratuar bulunmaması
nedeniyle denetimler esnasında alınan akaryakıt numunelerinin bu laboratuarlara
ulaştırılması sırasında bazı sıkıntılar yaşanabilmekte, dolayısıyla analiz
sonuçları gecikebilmektedir.
Ülkemizin her tarafında 7 gün, 24 saat denetim yapılıyor ve yapılacak olması bu
denetimler sırasında alınan numunelerin en kısa sürede ilgili laboratuarlara
ulaştırılmasını ve ivedi ve sağlıklı bir şekilde analiz edilmesini
gerektirmektedir.
Ayrıca petrol piyasasının sürekli geliştiği, ticaretin ve ithalatın arttığı
dikkate alındığında sektörün de test ve analizler açısından da etkin çalışan bir
laboratuar altyapısına ihtiyaç vardır.
İşte
bugün tüm bu gereksinimler ve çalışmalarımız sonucunda Kurul olarak 3 bölgede
laboratuar kurulmasına karar verdik.
Bu
kapsamda tüm üniversitelerle yazışmalarımız, görüşmelerimiz oldu. Laboratuar
kurulacak bölgeler tespit edilirken şehirlerin akaryakıt bayi yoğunluğu,
bölgelerin mevcut laboratuarlara uzaklığı, gümrüklerin bulunması gibi bir çok
etken göz önünde bulundurulmuştur.
Tüm
bu çalışmalar sonucunda gelinen aşamada, Ege, Malatya İnönü ve Karadeniz Teknik
Üniversitesi ile akredite laboratuarlar kurulması ve akaryakıt ürünlerinin
analizlerinin yapılmasına ilişkin protokolleri huzurlarınızda imzalayacağız.
Bu
protokoller çerçevesinde Kurum olarak her bir üniversitemize yaklaşık 2 milyon
Yeni Türk Lirası olmak üzere toplam 6 milyon Yeni Türk Lirası kaynak
aktaracağız. Üniversitelerimiz bu kaynaklar aktarıldıktan en geç 18 ay içinde
laboratuarlar için gerekli tüm cihaz ve ekipmanları temin ederek Türk
Akreditasyon Kurumu’na gerekli akreditasyonu yaptıracaklar.
Üstelik bu akreditasyonlar tüm deneyler bazında ve uluslararası kriterlere göre
yapılacak. Laboratuar faaliyetlerinin yürütülmesi için gereken teknik ve idari
personel ile laboratuar ve ofis mekanları ise üniversiteler tarafından temin
edilecek.
Böylece bu laboratuarlarda en az 10 yıl boyunca petrol piyasası denetimleri için
gereken test ve analizler yapılacaktır.
Bu
analizler numunenin özellikleri değişime uğramadan teslim alma tarihinden
itibaren en geç 10 iş günü içerisinde sonuçlandırılacak ve bu sonuçlar da 3
aylık periyotlar halinde Kurumumuza rapor halinde sunulacaktır. Bu laboratuarlar
bilhassa önümüzdeki dönemde hız vereceğimiz ulusal marker denetimlerimizin de
çok önemli bir ayağını oluşturacaktır.
İnanıyorum ki, ülkemizin önemli 3 üniversitesi ile böylesi bir işbirliği
protokolü imzalanmış olması sektörümüze olduğu kadar bu bilimsel kurumlara da
değerli bilimsel ve ekonomik katkılar sağlayacaktır. Üniversitelerimizdeki
akademik personelin bilimsel araştırmaları için bir imkan sunulmaktadır.
Bugün
bu protokollere imza atarken petrol piyasasının daha sağlıklı ve rekabetçi
şekilde gelişimi için de önemli bir adım attığımızı düşünüyorum.
Sayın
rektörlerimizin nezdinde Ege, Karadeniz Teknik ve İnönü üniversitelerin
yöneticilerine, çalışanlarına ve tabii Kurum personelimize gösterdikleri yapıcı
işbirliği ve çabalarından dolayı teşekkür ediyor hepinize saygılarımı sunuyorum