Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1-(1) 1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye
İşletme Kanunu Muvakkatının;
a) 32 nci
maddesinin dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Mecra dahilinde
her ne suretle olursa olsun balık sayhgahı tesis edenler ef'ali mezkûreden
tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden maada mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
b) 33 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen zarar
ve ziyandan az olamaz.”
(2)14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı
Limanlar Kanununun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif
hareket edenlere liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
(3)
2/1/1924
tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanunun;
a) 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve mağaza ve müessese
sahip veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
b) 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil
edilen miktarın tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(4)
10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe
Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Bu
Kanunhükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak
üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
(5) 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı
Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları
Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları
arasında kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz
taşıtlarının sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait
sair deniz taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli
bir limanda masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3
üncü maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan hakları
kullanan yabancılara beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir ve gemi ve sair deniz taşıtları seferden alıkonulur.
Birinci fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer
idarî tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.”
(6) 26/5/1926 tarihli ve 859 sayılı
İpek Böceği ve Tohumu Yetiştirilmesi ve Muayene ve Satılması Hakkında
Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak tohum üreten, satışa arz eden
veya satan kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, üretilen, satışa arz edilen veya satılan tohumlara
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu madde
hükmüne göre, idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar
vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.”
(7) 10/6/1926 tarihli ve 927 sayılı
Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkında
Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- Bu
şişelere diğer ticaret ve sanat müesseseleri tarafından imal edilen maddeler
konup satılamaz. Bu yasağa aykırı hareket eden kişiye bin Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, şişelere
içindekilerle birlikte elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir. Bu fıkra hükmüne göre, idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya
geçirilmesine belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye
sınırları dışında mahallî mülkî amir karar vermeye yetkilidir.
Bu Kanun
hükümlerine göre belediye encümenince verilen idarî para cezalarından tahsil
edilen miktarın tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(8) 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza
Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir
Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci maddesi
aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere muhalif
hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve
ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı
yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı
bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar
geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.”
(9) 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri
Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus
Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununun;
a) 9 uncu
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Uzman olup da
izinsiz lâboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul uyarınca
izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman olmayıp
da bu çeşit lâboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
lâboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.”
b)
10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Fenne
uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen hükümlere
uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen yönetmeliğe
aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir tarafından bin Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca,
şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.”
(10)
18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun;
a) 36 ncı
maddesinin dört, beş ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Hâkimin reddi
isteğinin merci tarafından usul veya esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde
istekte bulunanlardan her birine yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına
kadar disiplin para cezası hükmolunur. Birden çok hâkim bir arada
reddedilmişse para cezasının üst sınırı uygulanır.
Hâkim hakkında
aynı davada aynı tarafça ileri sürülen ret isteğinin reddi hâlinde verilecek
disiplin para cezası bir önceki para cezasının iki katından az olamaz.
Bu disiplin para
cezasının tahsili için davaya bakacak mahkeme dosyanın gelişi tarihinden
başlayarak onbeş gün içinde gereğini yapar. Merci kararının uygun
bulunmayarak kaldırılması veya bozulması hâlinde tahsil olunmuş disiplin
para cezası ilgilinin isteği üzerine geri verilir.”
b) 90 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 90- Islah
hakkının, mücerret hasmı izaç ve davayı sürüncemede bırakmak gibi fena bir
maksatla kullanıldığı karinei haliye ile anlaşılırsa, hâkim ıslah talebinde
bulunan kimseyi diğer tarafın bilümum zarar ve ziyanını tazmin ile mahküm
ettikten başka ikiyüzelli Türk lirası disiplin para cezası da verir.”
c) 113/A maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 113/A-
İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan veya
o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse eylemi Türk Ceza
Kanununa göre daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir aydan altı
aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
ç) 149 uncu
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kapalı yapılan
duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
d) 150 nci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kişi, dışarı
çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa
yakalanır; hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir
kararla derhal, dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Ancak,
çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.”
e) 253 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 253-
Yukarıdaki maddelerde gösterilen hükümler mahfuz kalmak şartıyla şahadet
için çağrılan herkes gelmeğe mecburdur.
Usulüne uygun
olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen şahitler zorla
getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu
alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen şahit
evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine
hükmedilen giderler kaldırılır.
Fiilî hizmette
bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar
aracılığıyla infaz olunur.”
f) 271 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 271-
Şahitliğin zorunlu olduğu hâllerde, geçerli bir sebep olmaksızın,
şahitlikten veya yeminden çekinen şahit hakkında bundan doğan giderlere
hükmedilmekle beraber ayrıca, on güne kadar disiplin hapsi verilir. Yeniden
dinlenmek üzere dava ertelenir ve bu oturum masrafına da mahkûm edilir.
Yine, şahitlikten ve yeminden sebepsiz olarak çekinilirse, bu hâlde
mahkemece onbeş güne kadar disiplin hapsine hükmolunur. Kişi, şahitliğe
ilişkin yükümlülüklere uygun davranması hâlinde derhal serbest bırakılır.”
g) 313 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 313- Hâkim
senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep vukuunda
davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı tazmine mahkûm
eder.”
ğ) 319 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 319-
Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir ve hükmolunur.”
h) 320 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 320-
Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul edip
etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319 uncu
madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi zararları
mahkemece takdir ve hükmolunur.”
ı) 576 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Dava sabit
olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar olduğu
maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir tazminatın
tahsiline hükmolunur.”
(11) 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı
Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun;
a) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25-
Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile,
hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
b)
26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti
olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip sanatını icra ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
c) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27- 5, 6,
10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet
etmeyen tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.”
ç) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir
marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler Sıhhiye ve
Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Ali Divanı Haysiyet
kararıyla icrayı sanattan
menolunur ve diplomaları geri alınır.”
d) 41 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 41-
Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.”
e) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata salahiyeti
olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra
ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
f) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- 29
uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden veya
33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına riayet
etmeyen diş tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk
Lirasına kadar idarî para cezasıverilir.”
g) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile
malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden
diş tabibi ve dişçiler Sıhhiye ve Muaveneti
İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Âli Divanı Haysiyet
kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diploma veya ruhsatnameleri geri alınır.”
ğ) 54 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54-
Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere, fiilleri
suç oluşturmadığı takdirde, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
h) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Bu
Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan veya
muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı
sanat eden ebelere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ı) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 51
inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve 52
nci maddeler ahkamına riayet
etmeyen ebelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
i) 57 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 57- İcrayı
sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli
ile maluliyetibilmuayene
anlaşılan ebeler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Âli
Divanı Haysiyetin kararıyla icrayı sanattan
menolunur ve şahadetname veya vesikası geri
alınır.”
j) 61 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 61-
Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenlere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
k) 62 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 62- 60
ıncı madde hükmüne riayet
etmeyen sünnetçilere, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
l) 67 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67-
Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara yüz
Türk Lirası idarî para cezasıverilir.”
m) 68 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- 64
üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65 inci
madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz
Türk Lirası idarî para cezasıverilir.”
n) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70-
Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük
ameliyeicerrahiyeler için bu muvafakatin
tahriri olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya
üzerinde ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde
muvafakat şart değildir.) Hilafında
hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezasıverilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
o) 73 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 73-
Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri,
dişçiler ve ebeler Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümlerine göre cezalandırılır.”
ö) Ek 7 nci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki fıkra
hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri, 41 inci madde
hükümlerine göre cezalandırılır.”
p) Ek 8 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 8-
Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği mesleğini
icra edenler hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.”
(12)
14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar
Kanununun;
a) 18 inci
maddesi aşağıdaki şeklide değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 10
uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan
maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle
uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek
surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde,
ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan,
satışa arzeden veya sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
b) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19-
Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar
imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin
Türk Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları
takdirde, binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını
haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf
olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede
yazılı ceza tatbik olunur.
Memleket dışında
yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret kastıyla ithal etmek veya
bunları bilerek satmak veya satışa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır.
Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında, 4926 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
c) 20 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- 18 ve
19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına muhalif
hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir
tarafından karar verilir.”
ç) Ek 4 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 4-
Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya
kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek surette
imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden
veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu ve sair kanun hükümlerine göre
cezalandırılır.”
d) Ek 6 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 6- Bu
Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin konusunu
oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.”
(13)
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun;
a) 110 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşü
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur mücazat tatbik
olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir
süt anneye emzirtmek memnudur.”
b) 282 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 282- Bu
Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara
uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
c) 283 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 283- Bu
Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede gösterilen
sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket edenlerle
mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanunla
değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince cezalandırılır.”
ç) 284 üncü
maddesinde yer alan “Ceza Kanununun 263 üncü” ibaresi, “Türk Ceza Kanununun
195 inci maddesi” şeklinde değiştirilmiştir.
d) 285 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 285- 78
inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve veba ve
ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır.”
e) 287 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 287- 101
inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye icabet
etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
f) 288 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 288- 103
üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
g) 289 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 289- 109
uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
ğ) 290 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 290- 110
uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre cezalandırılır.”
h) 291 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 291- 112
nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
ı) 292 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 292- 137
nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
i) 294 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141
inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit edilen nizamnamede
mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların selamet ve
emniyetini temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip veya
süvarilerine dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım
ikmal edilinceye kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
j) 295 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 295- 179
uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve İktisat
Vekaletlerince müştereken tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş
sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu yüzden şahsî
veya umumi zarar hasıl olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı
kanuniye ifa edilir.”
k) 296 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 296- 185
inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
l) 297 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 297- 186
ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
m) 298 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 298- 205
inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli yükümlülükler
yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından faaliyetten men
edilir.”
n) 299 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 299- 215
inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden mezar
bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
o) 301 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
301- Müsaadesiz bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
ö) 302 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler veya icara verenlere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(14)
15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye
Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini
Muaddil Kanunun;
a) 1 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 1-
Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve
talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri
kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve
talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara
belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî
para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili
kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye encümeni
kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.
Bu madde
hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”
b) 2 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2-
Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
c) 3 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 3- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen
miktarın tamamı ilgili belediye hesabına aktarılır.”
(15)
10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın
Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun;
a) 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- Bu
Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere aykırı
hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca, sınai
veya ticari tesiste, bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan karar ve
düzenlemelere uygunluk sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu
eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin durdurulmasına
karar verilebilir.
Ürünlerin, ikinci
fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere uygun
hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
b) 9 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Bu
Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.”
(16)
24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun;
a) 35 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 35- 34
üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin olunan zamanda yapmayan hususi
hastanelerin işletenlerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar, hastaların tedavi ve
istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde hükmü de tatbik
olunur.”
b) 40 ıncı
maddesinde yer alan “müdürler seksenyedimilyon lira idarî para cezasıyla
cezalandırılır.” ibaresi “müdürlere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 41 inci
maddesinde yer alan “müdürlerinden yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para
cezası alınır” ibaresi, “müdürlerine ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Yatan
hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan hususi
hastanelerin işletenlerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade edilir.”
d) 43 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 43- 29
uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.”
e) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44-
Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak
kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan,
11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak
hasta kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes'ul mütehassıs
tabip hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.”
f) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Bu
Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan mecburiyetleri
yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde bulunanlara ikiyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(17)
12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında
Kanunun;
a) 23 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İzin belgesi
almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen
alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir
ekimi yapan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
“Münhasıran esrar
elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden,
tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.”
b) 24 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24-
Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan ecza
ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan satan
eczane sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri
uyarınca cezalandırılır.”
c) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- 17 nci
maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda
zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul
müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
ç) Ek 1 inci
maddesinin üç ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci fıkrada
belirtilen maddelerden herhangi birini izinsiz imal, ithal ve ihraç edenler,
nakledenler veya bulunduranlar, satın alanlar veya satanlara, mahallî mülkî
amir tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, bu maddelerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.
Birinci fıkrada
belirtilen maddelerden herhangi birini, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
imalatında kullanılmak amacıyla imal, ithal veya ihraç edenler, nakledenler
veya bulunduranlar, satın alan veya satanlar, Türk Ceza Kanununun 188 inci
maddesindeki suça teşebbüsten dolayı cezalandırılır.”
(18)
14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskan Kanununun 46 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 46-
43, 44 ve 45 inci maddelerdeki mecburiyetleri yapmayan, bu maddelere muhalif
hareket eden ve iskan işlerinde gevşeklikgösteren kamu görevlilerine mahallî mülkî amir
tarafından yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(19)
21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun
10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10-
Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimleri müddeti içinde vermeyenlere
mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, basma yazı ve resimlere elkonularak Milli Eğitim Bakanlığına
devredilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
(20)
5/6/1935 tarihli ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 35 inci maddesinin ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Mütevelli,
göreviyle bağlantılı olarak işlediği suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.”
(21)
7/6/1935 tarihli ve 2767 sayılı Sıtma ve Frengi İlaçları İçin Kanunun 2 nci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci maddeye
göre monopol altına alınan ilaç ve filmlerden
Türkiye Kızılay Cemiyetinden başka şahıslar namına gelenler gümrükten
geçirilmez. Sahibi olmayan ilaç ve
filmlerle kaçak olarak yurda sokulmak istenilen
veya bu şekilde girmiş bulunanlar derhal müsadere edilerek Türkiye Kızılay
Cemiyetine devredilir. Muhbir ve müsadirlere
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre ikramiye verilir.”
“Birinci maddede
yazılı ilaç ve filmleri kaçak olarak yurda ithal
eden veya ithale teşebbüs edenler, malların
miktarı ve değerine göre yüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
(22)
27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Pamuk Islahı Kanununun 7 nci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından üçyüzelli
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(23)
11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun;
a) 11 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İzinsiz ve fakat
kanunun hükümlerine uygun olarak çeltik ekenlere ektikleri her dekar için
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz yapılan çeltik ekimi
aynı zamanda bu Kanunun ve bu Kanuna göre yapılacak idarî ve fenni
talimatların hükümlerine uygun olmazsa, ekilen her dekar için yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 21 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sıhhi zararı
olduğu hâlde istenildiği zaman sularının tamamen ve az zamanda
boşaltılmasını temin edecek savakları olan bendlerin uzaklığı kesik sulama
usulünde olduğu gibidir. Bu bendlerin çeltik arkları gibi muayyen zamanlarda
açılıp sulara serbest akıntı verilmesi gerektir. Bu hükümlere aykırı hareket
edenlere, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çeltik biçildikten
sonra ertesi yıl ekim hazırlıklarına başlanıncaya kadar çeltikliklerin yine
su altında bırakılması yasaktır. Ancak milleme, zararlı hayvanların
öldürülmesi gibi maksadlarla sıtma sürfelerinin yaşamayacağı kış ayları
içinde bu yerlerin su altında bırakılmasına komisyonca izin verilebilir.
Başka zamanlarda ise bir haftaya kadar izin verilebilir. Bunun aksini
yapanlara her dekar için on Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 22 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22- Kesik
sulama tatbik olunan yerlerde çeltik komisyonunun tespit ettiği zamanlarda
çeltik tarlalarını tamamen susuz bırakmayanlara ve bu maksadlarla suyu kesik
ana arkların suyunu açmak teşebbüsünde bulunanlara yüzelli Türk lirası idarî
para cezası verilir ve tekrarında bunları yapanların suları büsbütün
kesilir.”
ç) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27-
Çeltikliklerde çalıştırılan işçilerin sıhhatlerinin korunması için konulan
hükümlere aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yapmayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
d) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Bu
Kanun hükümleri içinde çeltikliklerin yeniden yapılması, idare ve ıslahı,
suların sevk ve idaresi ve bunun gibi hususlar hakkında bu Kanunda yazılı
yasaklara aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri yerine
getirmeyenlere ve çeltik komisyonu kararlarını yapmayanlara yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
e) 30 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 30- Bu
Kanunda yazılı idarî para cezalarına çeltik komisyonlarınca karar verilir.”
f) 31 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu hükümlerine göre tahsil olunarak ilgili il özel idaresinin hesabına
aktarılır.
Hususi idareler,
buna karşı her yıl bütçelerine çeltik ekimi için, çeltik komisyonunca
yapılacak masrafa karşılık olmak üzere gelir kısmına koyduğu gelir kadar
masraf kısmına da aynı tahsisatı koymak mecburiyetindedir. Şu kadar ki,
hususi idareler, herhangi bir zamanda gelirden karşılığı olmadıkça sarfiyat
yapamazlar. Her yıl içinde kalan para hususi idarelerce çeltik komisyonu
emrine o yerin Ziraat Bankasına yatırılır. Bu para çeltik komisyonunun
teklifi ve Ziraat Vekilliğinin imzasıyla mahallî çeltik işlerinin ileri
götürülmesi hususlarında kullanılır ve yıl sonunda bu sarfiyatın hesabı
Ziraat Vekilliğine verilir.
Çeltik komisyonlarının masrafları için komisyon nam ve hesabına hususi
idarelerce tahsil edilmiş para bulunmadığı takdirde bu işler için
icab eden tahsisat Ziraat Vekilliğince hususi idarelere verilir. Şu kadar
ki; masraf geliri aşarsa karşılığı Ziraat Vekilliği bütçesinde Çeltik Ekimi
Kanununun tatbiki masrafı adı ile açılacak fasıldan hususi muhasebeler
emrine tediye olunur.
g) 33 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33- Çeltik
komisyonunun memur olmayan üyeleri ve mutemet heyetleri üyeleriyle su
korucularına karşı, vazifelerini yaptıkları sırada, suç işleyenler hakkında,
Türk Ceza Kanununun kamu görevlileri aleyhine suç işleyenlere dair olan
hükümleri tatbik olunur.”
(24)
10/2/1937 tarihli ve 3122 sayılı Öğretici ve Teknik Filimler Hakkında
Kanununun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Üçüncü
maddede yazılı mecburiyete riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir tarafından
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(25)
19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve
Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun;
a) 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11-
Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan
kişiye beşyüz Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise,
bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- 3 üncü
maddede adı geçen nizamnamedeki vasıf ve şartlara uygun olmayan cihazları
kullananlara ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(26)
17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı
Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 7 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7-
Yasaklanmış olmasına rağmen, 1 inci maddede yazılı hurdaları;
a) Yurt dışına
çıkarmaya teşebbüs edenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,
b)Yurt dışına
çıkaranlara hurdanın piyasa değerinin iki katı,
idarî para cezası
verilir.
Ayrıca, birinci
fıkranın (a) bendinde sayılı kabahat konusu eşyaya elkonulur ve mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilir.
Bu maddede yazılı
olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından verilir.
Mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilen hurda, askerî fabrikalara teslim edilir.”
(27)
17/6/1938 tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 8
inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki madde
hükümlerine aykırı harekette bulunanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezası ile cezalandırılır.”
(28)
20/6/1938 tarihli ve 3467 sayılı Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları
Mezunlarının Mecburi Hizmetlerine Dair Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6-
Yukarıdaki madde hükmüne göre diploma veya ruhsatnameyi hamil olmadıkları
hâlde sanatlarını yapanlar üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bunları istihdam eden hakiki veya hükmi şahıslar dahi 4 üncü
maddede yazılı tazminatı bir misil fazlasıyla kendi üzerlerine almış
olurlar.”
(29)
20/6/1938 tarihli ve 3468 sayılı Pul ve Kıymetli Kağıtların Bayiler ve
Memurlar Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı Verilmesine Dair
Kanunun;
a) 5 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Pul ve
kıymetli kâğıt bayiliği yapabilmek için mahallin en büyük maliye memurundan
ruhsat tezkeresi almak şarttır. Noterler ve kendilerine izin verilen
memurlar bu kayidden müstesnadır.
Ruhsat tezkeresi
almaksızın pul ve kıymetli kağıt satanlara, almakla yükümlü oldukları ruhsat
tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
İzin almaksızın
pul ve kıymetli kâğıt satan memurlara, bulundukları mahalle mahsus bayi
ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
Pul ve kıymetli
kağıtları kıymetinden fazla bedelle satanlara fazla bedelle sattığı pul ve
kıymetli kâğıt bedellerinin beş misli idarî para cezası verilir. Ancak,
verilecek idarî para cezasının miktarı yüz Türk Lirasından az olamaz.
Tekrarı hâlinde bayilerin ruhsat tezkeresi iptal edilir ve bir daha
kendilerine ruhsat tezkeresi verilmez.”
b)6 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- 5 inci
maddede yazılı idarî yaptırımlara karar vermeye mal müdürü yetkilidir.”
(30)
26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin
Aşılattırılması Hakkında Kanunun;
a) 14 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu hükme aykırı
hareket ederek zeytinliğe hayvan sokanlara şikâyet üzerine beher kıl keçi
için yirmi Türk Lirası, diğer hayvanların beheri için on Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Ancak, bu suretle verilecek idarî para cezası ikiyüz
Türk Lirasından fazla olamaz.”
b) 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki fıkra
gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile
zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre
zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
c) 20 nci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Zeytincilik
sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik
sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal
tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10'unu geçemez. Bu
sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa
ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen
zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç
başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir.”
(31)
7/6/1939 tarihli ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun;
a) 64 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 64- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan, mallarını mevcut olmasına rağmen
vermeyenlerden bu mallar zorla alınır ve haklarında üç aya kadar hapis
cezasına hükmolunur.”
b) 65 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 65- Bu
kanun mucibince salahiyettar makamlara bildirmeğe mecbur oldukları hususatı
suiniyetle yanlış olarak bildirenler haklarında üç aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.”
c) 67 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67- 27 nci
maddede yazılı mecburiyetlere riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 68 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kanunun 1 inci
maddesinde yazılı hâllerde milli müdafaa mükellefiyetine tabi tutulduğu
sahiplerine tebliğ edilen her türlü nakil ve cer vasıtalarını, kabul
edilebilir bir sebebe dayanmaksızın milli müdafaa mükellefiyeti komisyonunun
tayin ettiği müddet zarfında bildirdiği yerde bulundurmayanlar, yirmi günden
az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
d) 69 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 69- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan madenleri işletenler mükellefiyet
emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra çıkarmış oldukları madenleri ciheti
askeriyenin müsaadesi olmaksızın başkalarına vermiş olanlar, birinci fıkra
hükmüne göre verilen hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı
suçun konusunu oluşturan madenlerin piyasa değerinden az olamaz.”
e) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan sınai müesseselerin sahipleri veya
işletenleri mükellefiyet emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra ciheti askeriyenin müsaadesi olmaksızın
başkalarına mamul veya mahsul verenler, birinci fıkra hükmüne göre verilen
hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı suçun konusunu
oluşturan mamul ve mahsullerin piyasa değerinden az olamaz.”
f) 71 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 71-
Manevralarda atış yapılan ve hususi işaret ve alametlerle girilmesi yasak
edilen yerlere girenler ve bu mahallere hayvan sokanlara mahallî mülkî amir
tarafından elli Türk Lirası kadar idarî para cezası verilir.”
(32)
5/7/1939 tarihli ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13-
Biletlerin, üzerinde yazılı kıymetlerden daha yüksek fiyatla satılması
memnudur. Hilafına hareket eden bayiler yüksek fiyatla sattıkları beher
bilet için ikiyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılacakları gibi
bayilik ruhsatnameleri de o yerin en büyük mülkî amiri tarafından geri
alınır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(33)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında
Kanunun;
a) 10 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu
Kanunda yazılı istisnalar ile idarî para cezaları dışında koruma ve ihtiyar
meclislerinin bu Kanun hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine
alakalılar tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren on gün
zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Müddeti zarfında
aleyhine itiraz edilmeyen kararlar katileşir. Bu suretle katileşen kararlar
derhal icra olunur.”
b) 14 üncü
maddesine “çıkarmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “disiplin” ibaresi
eklenmiştir.
c) 31 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31-
Murakabe heyetlerinin 8 inci maddenin beşinci bendine göre ittihaz
edecekleri tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyar
meclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelli Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
Sahip bulunduğu
hayvanları mahallî adetlere aykırı olarak başıboş bırakan kişiye, koruma
veya ihtiyar meclisi tarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanla ilgili
olarak on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ancak her defasında
verilecek ceza ikiyüz Türk Lirasından fazla olamaz.
Bu Kanun
hükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı köy sandığına irat kaydolunur.”
(34)
14/1/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı
Korunma Kanununun 15 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Davet anında köy
ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde ve başkaca
makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip
çalışmayanlar, kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanununun 32 nci
maddesi uyarınca cezalandırılır.
6 ncı maddede
yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu Kanunun
hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesininikinci fıkrasına göre cezalandırılır.”
(35)
16/7/1943 tarihli ve 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap veya Heyelan
Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında
Yapılacak Muamelelere Dair Kanunun;
a) 35 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 35- Bir
işe ait vesika kimin elinde ise o kimse yenilemeyi yapan merciin emriyle bu
vesikayı vermeğe mecburdur. Bu makamlarca vesika asıllarının alıkonulmasına
lüzum görülmezse suretleri alınarak aslı iade edilir. Asılları alıkonulan
vesikaların suretleri bedava tasdik olunur. Mahkeme veya büro veya tetkik
mercii tetkik ettiği maddeye müteallik olarak hakiki ve hükmi her şahıstan
lüzum gördüğü her suali sorabilir. Bu suallere doğru olarak ve tayin edilen
müddette cevap vermek mecburidir. Bu müddet beş günden aşağı ve yirmi beş
günden yukarı olamaz.
Bu Kanun
kapsamına giren belgeleri, açıkça istenmesine rağmen, kendisinde bulunduğu
hâlde yetkili kamu görevlisine vermeyen kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanun
kapsamına giren belgelerle ilgili bilgileri açıkça istenmesine rağmen,
yetkili kamu görevlisine vermeyen veya yanlış bilgi veren kişi üç aydan iki
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu madde
hükümleri bir doğal veya sosyal felaket dışında herhangi bir sebeple
belgelerin yok olması veya kaybedilmesi hâlinde de uygulanır.
Bu maddede yazılı
suçlar bir avukat tarafından yapılmışsa doğrudan doğruya veya yukarıda
belirtilen makamlardan verilecek müzekkere üzerine hakkında baro tarafından
ayrıca disiplin cezası dahi tayin olunur.
b) 36 ncı
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Soruşturma
evresi genel hükümler uyarınca yenilenir.”
c)38 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 38-
Kovuşturma evresinde dosyaların noksanı mahkemece ikmal edilir.
Dosya yoksa veya
mevcudu duruşma yapılmasına imkan vermeyecek derecedeyse soruşturma yeniden
yapılır.”
ç) 43 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 43- Bir
doğal veya sosyal felaket nedeniyle ya da başka herhangi bir sebeple
belgelerin yok olması veya kaybolması hâlinde dava zamanaşımı süresi dosya
kovuşturma işlemlerine devam edecek ölçüde tamamlanıncaya kadar işlemez.
Ancak, dosyanın yok edilmesine veya kaybolmasına kasten sebebiyet verilmemiş
olması hâlinde bu durma süresi beş yıldan fazla olamaz.”
(36)
7/8/1944 tarihli ve 4654 sayılı Memleket İçi Düşmana Karşı Silahlı Müdafaa
Mükellefiyeti Kanununun;
a) 6 ncı
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine göre tesis edilen mükellefiyetlerde davete icabet etmeyenlerle
icabetten sonra kaçanlar veya verilen vazifeleri ihmal edenler veya bu
Kanunun tatbikini her hangi bir şekilde zorlaştıranlar Kabahatler Kanununun
32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır. İdarî para cezasına, mahallî
mülkî amir tarafından karar verilir.”
b) 8 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 8- Bu
Kanun hükümlerine göre müdafaa işlerinde kullanılmak üzere hazırlanmış veya
bu işte tahsis kılınmış olan tesisatı ve eşyayı kasten tahrip edenler veya
hasara uğratanlar ve bu işe tahsis edilmiş olan esliha, cephane ve teçhizatı
zorla alanlar ve çalanlar iki seneden sekiz seneye kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
Zararın taksirle
meydana gelmesi halinde, faile altı aydan üç seneye kadar hapis cezası
verilir.”
(37)
10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun;
a) 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- Bu
Kanunda yazılı sebeplerle:
a) Yolculuğuna
izin verilmemiş,
b) Denize
elverişlilik belgesi almamış,
c) Belgesi battal
edilmiş,
d) Belgesinin
süresi geçmiş,
olmasına rağmen
sefere çıkan ticaret gemisi derhal seferden alıkonularak muhafaza edilmek
üzere en yakın elverişli limana çekilir. Gemideki yükün gideceği yere
götürülmesi için gerekli bütün masraflar donatan tarafından karşılanır.
Ayrıca; gemiyi sevk ve idare eden kaptan ile gemi donatanına beşbin Türk
Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Geminin muhafaza
edilmek üzere limana çekilmesi ve limanda tutulması, yük ve yolcuların
gidecekleri yere götürülmesi dolayısıyla oluşan bütün masraflar ile idarî
para cezaları eksiksiz olarak ödendiği takdirde 4 üncü madde hükümleri
çerçevesinde gemi serbest bırakılır.
Geminin
alıkonulduğu tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen kaptan veya
donatanın bu madde hükümlerine göre yükümlülüklerini yerine getirmemesi
hâlinde gemi, limanın bulunduğu yerin mülkî amirliği tarafından ihale
mevzuatı hükümlerine bağlı olmaksızın en kısa zamanda satılır. Satıştan elde
edilen gelirden geminin limana çekilmesi ve muhafaza edilmesi için gerekli
olan bütün masraflar karşılandıktan ve para cezası tahsil edildikten sonra
bakiye miktarın kalması hâlinde bu miktar donatanın veya yasal temsilcisinin
başvurusu üzerine kendisine ödenir.
Geminin satışının
gerçekleştirilememesi veya gerçekleştirilmekle beraber satış bedelinin
masrafları ve para cezasını karşılamaması hâlinde bu miktar 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre donatandan ve
gemi kaptanlarından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsil
edilir.
Donatanın yabancı
gerçek veya tüzel kişi olması veya kaptanın Türk vatandaşı olmaması hâlinde
bu masraflar aylık yüzde on gecikme zammıyla birlikte genel hükümlere göre
tahsil olunur.”
b) 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Yolcu taşımasına izin
verilmemiş bir ticaret gemisiyle ilgili olarak da 20 nci madde hükümleri
uygulanır.
Bu Kanunun 11 inci maddesine göre
belirlenen yükleme markası üzerindeki yükleme çizgilerinin gösterdiği
hadden fazla yükle yolculuk yapan gemi derhal seferden alıkonularak en yakın
elverişli limana çekilir. Gemideki yükün gideceği yere götürülmesi için
gerekli bütün masraflar donatan tarafından karşılanır. Ayrıca gemiyi sevk ve
idare eden kaptan ile gemi donatanına beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Geminin limana
çekilmesi ve limanda tutulması, yükünün gideceği yere götürülmesi
dolayısıyla oluşan bütün masraflar ile idarî para cezaları eksiksiz olarak
ödendiği takdirde gemi serbest bırakılır.
Yetkili olmadığı
hâlde yükleme markasının yerini değiştirenler üç aydan altı aya kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.
Donatanın kanuna
aykırı emrine uymuş olması, kaptanı sorumluluktan kurtaramaz.’
c) 22 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22- 12 nci
maddede yazılı tehlikeli eşyayı tüzükte belirtilen hükümlere aykırı olarak
yükleyen veya taşıyan gemi kaptanına beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Gemi donatanı ile ilgili olarak bu
cezanın üst sınırı yüzbin Türk Lirasıdır.
12 nci maddede
yazılı tehlikeli eşyayı kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından
tehlikeli olabilecek şekilde taşıyan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.”
ç)
23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 23-
Tüzükle belirtilen yardım isteme işaretlerini yerinde ve gereği gibi
kullanmayanlarla bu Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına
aykırı hareket eden kaptana beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.
Deniz kazasının
gerçekleşmesi hâlinde Türk Ticaret Kanununun 982 ve 984 üncü maddeleri
hükümlerine göre deniz raporu almayan veya bu raporun tasdikli bir örneğini
kazadan sonra uğradığı liman reisliği bulunan ilk limanda liman reisliğine
vermeyen gemi kaptanı iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu
Kanunda yer alan idarî para cezaları yetkili liman başkanları ile Sahil
Güvenlik Komutanlığı bot komutanları tarafından verilir.”
d)
24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24- Bu
Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 14, 15 ve 16 ncı
maddelerindeki yardım yükümlülüklerinin her birine aykırı hareket eden
kaptanlar, Türk Ceza Kanununun 98 inci maddesi hükmüne göre cezalandırılır.”
(38)
10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 66 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 66- İl
genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri tarafından
kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya ilan
olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya müşkülat
gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır.”
(39)
11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Karayolları
Genel Müdürlüğü işletiminde olan erişme kontrollü karayolları için
belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç
sahiplerine Karayolları Genel Müdürlüğünce geçiş ücretinin on katı kadar
idarî para cezası verilir.”
(40)
2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Posta Kanununun;
a) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 8 inci maddede
yazılı yasağa aykırı olarak posta pullarıyla ücret alınmakta kullanılan
değerli kağıtları satanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası ve 7 nci
maddede yazılı ücret alma makinelerini izinsiz satan ve kullananlara beşyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 59 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 59- I- A)
Posta tekeli altında bulunan maddeleri kaçak olarak götürenlerle bilerek
bunlarla gönderenler,
B) Başkalarının
adlarına olan tekele bağlı maddeleri bir araya toplayıp posta ile
yollayanlar,
C) 22 nci madde
hükmünü ihlal edenler,
ikiyüzelli Türk
Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılırlar.
II- Bu sebeplerle
verilmemiş olan posta ücretleri de dört kat alınıp dörtte üçü kaçağı tutana
verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları o yerin mülkî amiri tarafından verilir.”
c) 60 ıncı
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İzinsiz posta
faaliyetinde bulunulması
MADDE 60- Bu
Kanun kapsamına giren faaliyetleri ilgili makamlardan gerekli izinler
alınmaksızın yürüten kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ilgili tüzel kişi hakkında tüzel
kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.”
(41)
15/7/1950 tarihli ve 5681 sayılı Matbaalar Kanununun;
a) 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- Bu
Kanunun 1 inci maddesine göre beyanname vermeden matbaa açanlarla 2, 4 ve 5
inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler, Cumhuriyet savcısı
tarafından yüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezasıyla cezalandırılır.”
b) 7 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7-
Hakikate aykırı beyanname veren kimse Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik
suçuna ilişkin hükümlerine görecezalandırılır.”
(42)
15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve
Seyahatleri Hakkında Kanunun;
a) 22 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Türkiye’den
sınır dışı edilenler İçişleri Bakanlığının hususi müsaadesi alınmadıkça
Türkiye'ye dönemezler, bunlardan ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir
suçtan dolayı Türkiye'de mahkûm olmuş ve cezası çektirilerek sınır dışı
edilmiş olanlar bir daha Türkiye'ye giremezler; ancak İçişleri Bakanlığının
müsaadesiyle durmadan transit geçmeleri caizdir.”
b) 24 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24- 12 ve
15 inci maddelerle 18 veya 19 uncu maddeler hükümlerine makbul bir sebebe
müstenit olmaksızın riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir tarafından yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 26 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26- Sınır
dışı edildikleri veya Türkiye'yi terke davet olundukları halde müsaadesiz
gelmeye mütecasir olan yabancılar bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır. Bu suretle mahkûm edilen yabancılar cezaları
çektirildikten sonra sınır dışı edilirler.”
(43)
5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun;
a) 68 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- Eser,
eser sahibinin izni olmadan çevrilmiş, sözleşme dışı veya sözleşmede
belirtilen sayıdan fazla basılmış, diğer biçimde işlenmiş veya
radyo-televizyon gibi araçlarla yayınlanmış veya temsil edilmiş ise; izni
alınmamış eser sahibi, sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği
bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibarıyla uğradığı zararın en çok üç
kat fazlasını isteyebilir.
Bedel talebinde
bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması hâlinde
haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir.”
b) 71 inci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Manevî ve
malî haklara tecavüz
MADDE 71- Bu
Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi ve
malî hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri hak
sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın bir ticarî faaliyet çerçevesinde
işleyen, çoğaltan, dağıtan, yayan, elektronik ortam da dahil olmak üzere
yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri
satışa arz eden, satan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden,
elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
2. Bir eserin, bu
Kanun hükümlerine aykırı olarak, eğlence yeri niteliğindeki bir ticari
işletme bünyesinde gösterime sunulması veya dinletilmesi hâlinde fail (1)
numaralı bent hükmüne göre cezalandırılır.
3. Yazılı izin
olmamasına rağmen, (1) ve (2) numaralı bentlerdeki fiillerin hak sahibinin
izniyle gerçekleştirildiğinin anlaşılması hâlinde kişi, ceza hukuku
bakımından sorumlu tutulmaz.
4. Başkasına ait
esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak
suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî
para cezasına hükmolunamaz.
5. Bir eserden
kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
6. Bir fikri
ürünü, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan
veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla
cezalandırılır.
7.
Aralarında mevcut sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu bildiği hâlde bir
eseri çoğaltan, dağıtan, yayan, yayımlayan, satışa arz eden veya satan kişi
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
c) 72 nci maddesi
başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“2.
Koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik hazırlık hareketleri
MADDE 72- Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının
önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik
program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya ticarî
amaçla elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.”
ç) 5846 sayılı
Kanunun 75 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“II- Soruşturma
ve kovuşturma
MADDE 75- 71, 72 ve 80 inci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma
ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul
edilebilmesi için hak sahiplerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair
delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair
delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi
hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Bu Kanunda yer
alan soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suçlar dolayısıyla başta
Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere
ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak
sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla
durumdan haberdar edilirler.
Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin
alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek
görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin
çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir.
Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim
tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.”
d) 76 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 76- Bu
Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun
miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet
Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri
kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye
ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği
ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Bu Kanun
kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu
hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde,
korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları
kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair
belgeleri ve/veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların
listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge ve/veya listelerin
sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız
kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.”
e) 77 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 77- Bu
Kanunun koruma altına aldığı hakların ihlal edildiği iddiasıyla yürütülen
soruşturma veya kovuşturma işlemlerinin dışında, manevi ve malî hakların
korunması ve tazmini amacına yönelik olarak hakkı ihlal edilen kişiler
tarafından başvurulması hâlinde genel hükümlere göre ihtiyati tedbir kararı
alınır.
Haklara tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren
nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57
nci maddesi hükümleri uygulanır.”
f) 80 inci
maddesinin onuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye bu
fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu
maddede belirlenen hakların 71 inci maddede yer alan fiillerin işlenmesi
suretiyle ihlâli hâlinde, fail hakkında anılan maddeye göre cezaya
hükmolunur.”
“Bu maddede
belirlenen hakların kullanılması ile ilgili olarak icracı, fonogram
yapımcısı, radyo televizyon yayıncısı veya film yapımcısının izninin varlığı
hâlinde, cezaya hükmolunmaz.”
g) 81 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 81- Musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli
olmayan yayınlara bandrol yapıştırılması zorunludur. Ayrıca, kolay
kopyalanmaya müsait diğer eserlerin çoğaltılmış nüshalarına da eser veya hak
sahibinin talebi üzerine bandrol yapıştırılması zorunludur. Bandroller,
Bakanlıkça bastırılır ve satılır. Bakanlıkça belirlenen satış fiyatı
üzerinden meslek birlikleri aracılığı ile de bandrol satışı yapılabilir.
Bandrol alınabilmesi için, bandrol talebinde bulunanın yasal hak sahibi
olduğunu beyan eden bir taahhütnameyi doldurması zorunludur. Bakanlıkça
tespit edilen diğer evrak ve belgelerle birlikte başvuru yapılır. Bakanlık,
bu başvuru üzerine başka bir işleme gerek kalmaksızın on iş günü içinde
bandrol vermek mecburiyetindedir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden
Bakanlık sorumlu tutulamaz.
Bandrol yapıştırılması zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına
ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını
yapan yerler, bu maddede belirtilen taahhütnamenin bir kopyasını almak,
saklamak ve istendiğinde yetkili makamlara ibraz etmekle yükümlüdür.
Bandrol yükümlülüğüne aykırı olarak bir eseri çoğaltıp satışa arz eden,
satan, dağıtan veya ticarî amaçla satın alan ya da kabul eden kişi bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla
cezalandırılır.
Bakanlık ile mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve
süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman
denetleyebilir. Gerekli görüldüğünde, mülkî idare amirleri re'sen veya
Bakanlığın talebi ile bu denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim
komisyonu oluşturabilir. İhtiyaç hâlinde; bu komisyonlarda Bakanlık ve
ilgili alan meslek birlikleri temsilcileri de görev alabilirler.
Bu
denetimler sırasında bu Kanunda koruma altına alınan hakların ihlal
edildiğinin tespiti hâlinde 75 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca işlem
yapılır.
Bu
Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da
yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı
yasaktır. Bu yasağa aykırı hareket edenler, Kabahatler Kanununun 38 inci
maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılır.
Bu
maddede belirtilen hususların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık
tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Sahte bandrol üreten, satışa arz eden, satan, dağıtan, satın alan, kabul
eden veya kullanan kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bir
eserle ilgili olarak usulüne uygun biçimde temin edilmiş bandrolleri başka
bir eser üzerinde kullanan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve
binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Yetkisi olmadığı hâlde, hileli davranışlarla bandrol temin eden kişi bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Yetkisi olmayan kişilere bandrol temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bandrol
yükümlülüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddede
tanımlanan suçlardan biriyle birlikte işlenmesi hâlinde, fail hakkında
sadece bu maddede tanımlanan suçtan dolayı cezaya hükmolunur.
Bu Kanunda
tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
hâlinde, ilgili tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun tüzel kişilere özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.”
ğ) 85 inci
maddesinin üç ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
hükümlere aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi
ve Türk Ceza Kanununun 132, 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri
uygulanır.
Birinci ve ikinci
fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de 4721 sayılı Türk
Medenî Kanunun 24 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.”
h) 86 ncı
maddesinin üç ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci fıkra
hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi
ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri
hükümleri uygulanır.
Birinci ve ikinci
fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun
24 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.”
ı) Ek 10 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK
MADDE 10- Aşağıda belirtilen hâllerde idarî para cezası uygulanır:
1.
44 üncü madde gereğince alınması zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet
gösteren kişi mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından otuzbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır. İlgili tüzel kişi
hakkında verilecek idarî para cezasının üst sınırı ellibin Türk Lirasıdır.
2.
Ek 5 inci madde hükümlerine aykırı olarak derlenmesi gereken eserleri süresi
içinde vermeyen kişi Kültür ve Turizm Bakanlığının telif haklarının
korunmasıyla ilgili biriminin amiri tarafından bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.
Bu madde
hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
yüzde ellisi Kültür ve Turizm Bakanlığının hesabına aktarılır.”
(44)
13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar
Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun;
a) 26 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26 - a)
Çalıştırdığı gazeteci ile 4 üncü maddede gösterilen şekilde yazılı iş akdi
yapmayan işverene beher mukavele için yediyüz Türk Lirası,
b) 6 ncı
maddenin ikinci fıkrasında bahsi geçen tazminatı gazeteciye ödemeyen
işverene üçbin Türk Lirası,
c) 18 inci
maddede yazılı ölüm tazminatını hak sahiplerine ödemeyen işverene üçbin Türk
Lirası,
idarî para
cezası verilir, ayrıca yukarıdaki (b) veya (c) bentlerinde yazılı
tazminatlar da hak sahiplerine ödenir.”
b) 27 nci
maddesinde yer alan “birmilyarikiyüzmilyon lira” ibaresi “ikibin Türk
Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 29 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 29 –
Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya
izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık
izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri ödemediği kimsenin izin
müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı kadar idarî para cezası
verilir.”
ç) 30 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 30 – Bu
Kanunun 25 inci maddesi hükmüne aykırı hareket eden işverene ikibinbeşyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları o yerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge
müdürü tarafından verilir.”
d) Ek 3 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 3 –
A) Bu Kanunun ek 1 inci maddesinde yazılı fazla saatlerle çalışma
ücretlerini gazeteciye ödemeyen veya mezkur maddede yazılı zam hadlerinden
daha aşağı hesap etmek suretiyle ödeyen işverene, ödemediği fazla saat
ücretleri tutarının veya eksik ödediği ücretler tutarının iki katı kadar
idarî para cezası verilir.
B) Bu Kanunun ek
2 nci maddesi gereğince gazetecilere verilmesi lazım gelen ücretleri bahsi
geçen maddenin tayin ettiği tarz ve usullerden başka türlü hesap ederek
veren veya daha aşağı hadlerde ödeyen işverene beşbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
(45)
10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunun;
a) 7 nci
maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar
hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, ateşli
silâh taşıma ve bulundurma izni verilemez.”
b)
12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahlarla bunlara ait
mermileri ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye
sokulmasına aracılık eder veya bunları Türkiye'de Harp Silah ve Mühimmatı
Yapan Hususi Sanayi Müesseselerinin Kontrolü Hakkındaki 3763 ve Makine ve
Kimya Endüstrisi Kurumu Hakkındaki 5591 sayılı Kanunların hükümleri dışında
ülkede yapar veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli
silahları veya mermileri bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya
taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu
amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Birinci fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha
çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında sekiz yıldan onbeş
yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
Birinci fıkradaki fiillerin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir kat
artırılır.
Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili
biçimde mermi atabilen tam otomatik veya dürbünlü tüfek veya dürbünlü
tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliği
taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin miktar bakımından vahim
olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında
artırılarak hükmolunur.
Dördüncü fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ile benzerlerinin
miktar bakımından vahim olması halinde birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda
yazılı cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.”
c)
13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait
mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
Ateşli silahın, bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında
sayılanlardan olması ya da silâh veya mermilerin sayı veya nitelik
bakımından vahim olması halinde beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşyüz
günden beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bu
Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli
silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde
bulundurulması halinde verilecek ceza bir yıldan iki yıla kadar hapis ve
yirmibeş günden yüz güne kadar adlî para cezasıdır.
Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya
taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak
ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır.”
ç)
14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 14- Her kim, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı
olan bıçak veya başkaca aletler yahut benzerlerini ülkeye sokar, sokmaya
kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları ülkede
yapar veya bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya
aracılık ederse iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç konusu bıçak ve aletlerin
niteliği veya sayı olarak azlığı halinde verilecek ceza yarısına kadar
indirilir.
Birinci fıkradaki eylemleri işlemek amacı ile teşekkül kuranlar ile
yönetenler veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada
yazılı suçlar işlenirse failler hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis ve
bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Birinci fıkrada yazılı suçları ikinci fıkradaki hal dışında iki veya daha
çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, birinci fıkraya göre verilecek
cezalar bir kat artırılır.
Bu
madde kapsamına giren bıçak ve başkaca aletlerin veya benzerlerinin miktar
bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralara göre hükmolunacak
cezalar yarı oranında artırılır.”
d)
15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine aykırı olarak 4 üncü maddede yazılı olan bıçak veya diğer
aletleri veya benzerlerini satanlar, satmaya aracılık edenler, satın
alanlar, taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında altı aydan bir yıla kadar
hapis ve yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.”
e) Ek 1 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “264” ibaresi, “174” şeklinde ve
dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(A), (B) ve (C) bentlerinde sayılan yerlere silahla giren veya buralarda
silâh taşıyan kişiler eylemleri başka bir cezayı gerektirmiyorsa yirmi
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır, ayrıca silâh
ruhsatları bulundurmaya çevrilir ve kendilerine bir daha taşıma ruhsatı
verilmez.”
(46)
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun;
a) 107 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun
tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri dolayısıyla amme
borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine,
muamele ve hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazım
gelen diğer hususları ifşa ettikleri takdirde, Türk Ceza Kanununun 258 inci
maddesine göre cezalandırılır.”
b) 108 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu madde hükmüne
aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.”
c) 110 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“2. Gizleyerek,
kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan
borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette,
varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya
yetmezse üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
ç) 111 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 111- Bu
Kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla,
yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar bir seneye kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.”
d) 112 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 112- Usulü
dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen mallarla, her türlü
mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları 61 inci madde hükümleri
gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme alacağının tahsilini
engellemiş veya zorlaştırmış olanlar bir seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
e) 113 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 113- Amme
borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55 inci maddenin son
fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
f) 114 üncü
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu vazifeyi
makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmeyenler elli gün adlî para
cezası ile cezalandırılır.”
(47)
18/12/1953 tarihli ve 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanunun;
a) 4 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Aşağıda
yazılı haller eczacılık yapmaya manidir:
A) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,
B) Başka
memleketlerde sanatını icradan menedilmiş olup bu muamelenin haklı olduğu
İcra Vekilleri Heyetince kabul edilmiş olmak;
C) Sanatını
yapmasına mani iyileşmez bir hastalığı bulunmak;
Ç) Sanatını
yapmasına mani olacak derecede iki gözü rüyetten mahrum olmak.”
b) 40 ıncı
maddesinin bir ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunda
yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almaksızın birinci maddede sayılı
yerleri açanlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para cezasiyle
cezalandırılır.
Eğer fiil
eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse, verilecek
cezalar yarı oranında artırılır.”
c) 41 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 41- Bu
Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ambalajsız veya ambalajı açılmış
olarak bozuk veya zamanı geçmiş veya mağşuş veya gayrisaf ilaç ile ambalajlı
olsa bile zamanı geçmiş ilaç bulunduran kişiye, fiili Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre ceza sorumluluğunu gerektirmediği takdirde, beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu ilaç ve sair ecza maddesine
elkonularak imha edilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
ç) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Bu
Kanunun 1 inci maddesinde sayılan yerlerde ilaç halinde ihzar, imal veya
tertip edilmemiş olan bozuk veya mağşuş ecza ve kimyevi maddeler bulunduğu
takdirde, bunlara el konulup usulüne uygun şekilde yok edilmekle beraber bu
yerleri bizzat idare eden eczacı ile bu kanunda yazılı sebeplerle eczacının
bulunmaması halinde bu yerlerde mesul müdürlük yapanlara bin Türk Lirasından
üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
d) 43 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Zehirli veya
kimyevi maddelerle tıbbî ecza ve müstahzarların müsaadesiz satılması
yasaktır. Bunları müsaadesiz satan veya satmak üzere dükkanında
bulunduranlar Türk Ceza Kanununun 193 üncü maddesine göre cezalandırılır.”
e) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- Bu
kanunda yazılı olan yasaklara ve mecburiyetlere muhalif hareket edenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde ve bu Kanunda özel hüküm bulunmayan
hallerde ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
f) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45-
Eczaneyi işletmeye başladıktan sonra mazeretsiz olarak ve mücbir sebepler
dışında eczanesi olan yerlerde otuz gün, olmayan yerlerde on gün müddetle
eczanesini kapalı bırakan veya teftiş sırasında görülen noksanların
tamamlanması için yapılmış iki yazılı ihtara riayet etmeyen eczacılara,
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(48)
15/2/1954 tarihli ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında
Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Bu
Kanunun 2 nci maddesine aykırı hareket edenler altı aya kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. 1 inci maddede mezkur diplomaları almış
olmayanları bu unvanlarla çalıştıranlar da aynı cezalarla
cezalandırılırlar.”
(49)
25/2/1954 tarihli ve 6283 sayılı Hemşirelik Kanununun 11 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- 3 üncü
madde hükümlerine riayet etmeyen, dördüncü maddede yazılı vazife ve
salahiyet hudutlarını tecavüz eden ve 5 inci maddenin ikinci fıkra hükmünü
yerine getirmeksizin serbest çalışan hemşirelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(50)
2/3/1954 tarihli ve 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Kanununun 7 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Bu
Kanun hükümlerine muhalif olarak müstahdem ve işçilerine öğle dinlenmesi
yaptırmayan veya 2 nci maddede yazılı hükme aykırı olarak dinlenme
devresinde dükkan, mağaza ve müesseselerini kapatmayan işveren veya işveren
vekillerine doksan Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunun 5 inci
maddesine muhalif hareket eden işveren veya işveren vekiline, müstahdem veya
işçi kazançlarının veya bu kimselere ait sair hakların daha aşağı hadlere
indirilmesinden dolayı müstahdem veya işçilerin uğradıkları zararın iki katı
kadar idarî para cezası verilir.
Bu maddedeki
idarî para cezalarını vermeye belediye zabıta görevlileri yetkilidir.
Bu Kanun
hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(51)7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol
Kanununun;
a) 124 üncü
maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“1. Müsaade
istihsal etmeden jeolojik istikşaf yapanlar altı aya kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.
2. Arama
ruhsatnamesi, işletme ruhsatnamesi veya belge almaksızın jeolojik
istikşaftan gayri petrol ameliyelerini yapanlar üç aydan bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
b) 125 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 125- 1. Bu
Kanuna göre israf veya tehlikeli fiilleri yapanlara, bu fiilleri tespit
olunacak bir süre içinde durdurmaları için, Genel Müdürlük tarafından emir
verilir. Bu sürenin sonunda israf veya tehlikeli fiil devam ederse, devam
ettiği her gün için faillere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
2. Yukarıda
yazılı fiillerden dolayı önemli ve tamiri kabil olmayan bir hasar meydana
gelmişse, faillerine, oluşan zararın miktarı kadar idarî para cezası
verilir. Ancak, bu miktar onbin Türk Lirasından az olamaz.”
c) 126 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 126- Bu
Kanunun verdiği bir hakkın kullanılmasına yahut bir vazifenin ifasına
bilerek ve haksız olarak müdahale eden veya mani olanlar, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
ç) 127 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 127- Bu
Kanuna göre yapılan müracaatlarda ve muamelelerde bilerek hilafı hakikat
beyanda bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.”
(52)
9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına,
Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği
İşlere Dair Kanunun;
a) 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- Aşağıda
yazılı haller, veteriner hekimlik mesleğinin icrasına mani teşkil eder:
a) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak.
b) Bu Kanun ile
teşekkül eden Haysiyet veya Yüksek Haysiyet Divanı kararları ile meslekini
icradan menolunmak.
c) Yüksek
Haysiyet Divanınca haklarında diplomalarının istirdadı kararı ittihaz
edilmek.”
b) 65 inci
maddesinde yer alan “üçyüzkırkyedimilyon lira” ibaresi “üçyüzelli Türk
Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 66 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 66 - 6 ncı
maddedeki yasaklılık haline rağmen mesleklerini icra edenlere yediyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 67 nci
maddesinde yer alan “üçyüzkırkyedimilyon lira” ibaresi, “üçyüzelli Türk
Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
d) 68 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- Bu
Kanunun 11 inci maddesinde yazılı vasıfları haiz olmayıp da (Veteriner
hekim) lik yapan, hayvan hastalıklarını tedavi yolunda bulunanlar, elli
günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
e) 70 inci
maddesinde yer alan “seksenyedimilyon lira” ibaresi, “yüz Türk Lirası”
şeklinde değiştirilmiştir.
f) 71 inci
maddesinde yer alan “bir aydan” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
g) 72 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 72- Bu
Kanunda yazılı olup da idarî para cezasını gerektiren fiillerin tekrarı
halinde tayin olunacak ceza, iki misli olarak uygulanır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
ğ) Ek 2 nci
maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi “kamu
görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.
(53)
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun;
a) 70 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bunların ücreti
de orman idaresi tarafından ödenir. Bunlara söndürme işinde çalıştıkları
müddetçe devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda alakalılar
tarafından parasız ekmek ve katık verilir. Başkaca ücret verilmez.”
b) 77 nci
maddesine birinci fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar
buna göre teselsül ettirilmiştir.
“Orman memurları,
bu Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinin önlenmesi veya işlenen suçlarla
ilgili olarak başlatılan soruşturmadaki görevleri kapsamında kolluk
görevlisi sıfatını taşırlar.”
c) 78 inci
maddesinin (A) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“A) Türk Ceza
Kanununda düzenlenen hakkın kullanılması, meşru savunma veya zorunluluk
hallerinde;”
ç) 79 uncu
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“IV. Kanuna
aykırılık oluşturan fiillerin takibi:
MADDE 79- Orman
memurları, bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillere ilişkin delilleri bir
tutanakla tespit eder. Bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin işlenmesi
suretiyle elde edilen orman malları ile bu Kanunda yer alan suçların
işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası ve sair eşyaya Ceza Muhakemesi
Kanununun hükümlerine göre elkonulur. Ancak, Cumhuriyet savcısına
ulaşılamadığı hallerde elkoyma, orman işletme şefinin yazılı emri ile
yapılır. Ayrıca, orman muhafaza memurları Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine
göre şüphelileri yakalama yetkisine sahiptir.
Sahipleri
tarafından tohum ve fidandan yetiştirilen hususi ormanlarda da bu madde
hükümleri uygulanır.
Talep vukuunda
polis, jandarma, köy muhtar ve bekçileri orman memurlarına yardıma
mecburdurlar.
Bu Kanunda hüküm
bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
d) 83 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 83- Bu
Kanunda yazılı orman suçlarına ilişkin davalardan; 110 uncu maddenin üçüncü
fıkrasında gösterilen suçlara ilişkin davalar asliye ceza mahkemesinde;
dördüncü ve beşinci fıkralarında gösterilen suçlara ilişkin davalar, ağır
ceza mahkemesinde; bu suçlar dışında kalan davalar sulh ceza mahkemesinde
görülür.”
e) 84 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 84- Orman
Kanununa aykırılık oluşturan fiillerden dolayı elkonulan ağaç, tomruk,
kereste, yakacak ve sair mahsuller, vazifeli orman memurları tarafından
muhafaza edilmek üzere orman depolarına, orman deposu yoksa ve fiilin
işlendiği yer belediye hudutlarında ise o yer belediyesine, köy hudutları
içinde ise o köy muhtarına, yokluğunda vekiline, onun da yokluğunda ihtiyar
heyeti üyelerinden birine yediemin senedi mukabilinde teslim olunur.
Belediye veya köy yetkililerine teslim edilen bu mallar en kısa zamanda
orman depolarına idarece nakledilir. Bunlardan çürüyecek veya bozulacak
olanlarla muhafazası zor ve masraflı bulunanlar, Ceza Muhakemesi Kanununun
132 nci maddesinin bir ve ikinci fıkrası hükümlerine uygun olarak orman
işletme müdürlüklerinin müsadereli mallar satış komisyonlarınca, mahallinde
veya pazar yerlerinde ilan edilmek suretiyle derhal satılır.
Nakil vasıtası ve
suç aletleri ile orman emvalinin satış bedelinin tamamı Orman Genel
Müdürlüğü hesabına irat kaydedilir.”
f) 85 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Orman içinde
kimin tarafından kesildiği veya hazırlandığı belli olmayan veya kaçması
sebebiyle faili tespit olunamayan orman mahsulleri ve suç aletleri, orman
idaresinin satış usullerine göre satılır ve bedelleri irat kaydolunur.”
g) 88 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 88- Bu
Kanunda tanımlanan suçlardan dolayı arama, Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre yapılır. Ancak, Ceza Muhakemesi Kanununun 119 uncu
maddesinin birinci fıkrasına göre, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı
hâllerde arama, orman şefinin yazılı emri ile yapılır.”
ğ) 91 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 91- 14
üncü maddenin (A) ve (B) bentleri ile yasak edilen fiillerden dikiliden ağaç
kesenler, kökünden sökenler veya hayatiyetini sona erdirecek şekilde
boğanlar, ağaçlardan yalamuk, pedavra, hartama çıkaranlar üç aydan beş yıla
kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak
suçun konusunun münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaç olması
halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Suçun konusunun
fidan olması halinde birinci fıkraya göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Fidan ekim
sahasını bozan kişi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
Birinci fıkradaki
suçun işlenmesinde motorlu araç ve gereçler kullanılması halinde verilecek
ceza bir kat artırılır. Ancak, fidanlar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
14 üncü maddenin
(A) ve (B) bentleriyle yasak edilen ve yukarıdaki fıkralarda yazılı
bulunmayan fiilleri işleyenler üç aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî
para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanunun 14
üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerine muhalif hareket edenler orman
sahipleri ise, bir aydan iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak kendi arazisi üzerinde tohum ekmek veya fidan dikmek
suretiyle yetiştirilecek ormanların sahipleri yukarıdaki fıkra hükmüne tabi
değildir.”
h) 92 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 92- Bu
Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izin almadan ormanlardan açılan maden
ocakları idarece kapatılır. Çıkarılan madenler ve her türlü tesisler ile
alet, edevat ve nakil vasıtalarına elkonulur. Elkonulan mallar, Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir.
Bu Kanunun 16 ncı
maddesi gereğince izinsiz maden ocağı açanlara veya işletenlere, 91 inci
madde hükümlerine göre verilecek cezanın yanısıra üç yıldan yedi yıla kadar
hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası verilir.
Kanun hükümlerine
göre verilen ruhsat veya izin belgesindeki sürenin dolmasına rağmen maden
ocağı işletmeye devam edenler ya da izin verilen alandaki sınırı aşanlar, 91
inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu Kanunun 93 üncü maddesi
hükümlerine göre cezalandırılır.
Başkaca zarar
husule gelmiş ise, bu zarar ayrıca genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde
dava açmak suretiyle tazmin ettirilir. İzin alarak bu nevi ocakları açanlar
idarece kendilerine veya temsilcilerine tebliğ edilecek tedbirlere riayet
etmezler ise, beşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, bu tedbirlere riayet edilinceye kadar ocaklar
işletilmekten men edilir.”
ı) 93 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 93- Bu
Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı
işleri izinsiz yapanlar altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.
İşgal suçunun
yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında işlenmesi
halinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu maddede
tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve
işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye
ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller
satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan
tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık
veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman
idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki
talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir.
17 nci maddenin
üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı
kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
i) 94 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 94- Bu
Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen ve yapılması izne bağlı fabrika, hızar
ve şeritlerle, kireç, terebentin, katran, sakız, 92 nci madde kapsamı
dışında kalan taş, kömür, toprak ve buna benzer ocaklar ile balık üretim
tesislerini orman sınırları içinde izinsiz kuranlar, bir yıldan yedi yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ayrıca, bunların işletilmesi men edilerek tesislerin Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre müsaderesine hükmolunur.
Bu Kanunun 18
inci maddesinde belirtilen ve birinci fıkrada yazılı fiili orman sınırları
dışında işleyenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir ve bunların işletilmesi yasaklanır.
Bu Kanunun 14
üncü maddesinin (C) ve (E) bentlerinde yazılı fiilleri işleyenlere yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
j) 95 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 95- Bu
Kanunun 19 uncu maddesi hükümlerine aykırı olarak ormanlara izinsiz hayvan
sokanlarla, ormana başı boş hayvan girmesine sebep olanlara beher kıl keçi
için altı Türk Lirası, büyükbaş hayvanların beheri için üç Türk Lirası,
küçükbaş hayvanların beheri için bir Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu suretle
verilecek idarî para cezası yirmi Türk Lirasından az olamaz.
Ormanlara izinsiz
hayvan sokma fiilini, fiilin işlendiği orman içi köy nüfusuna kayıtlı ve
fiilen bu köyde oturanlar dışındakilerin işlemesi hâlinde, yukarıdaki
cezalar iki kat artırılır.
Yanmış orman
sahaları ile alelümum gençleştirme sahalarına, gençleştirmeye tefriki
tarihinden itibaren onbeş sene içinde hayvan sokulması veya başıboş
bırakılmak yüzünden girmesi hâlinde yukarda yazılı cezalar iki kat tatbik
olunur.”
k) 96 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 96- Bu
Kanunun 20 nci ve 21 inci maddelerinde yazılı hükümlere aykırı hareket
edenlere yüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
l) 97 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 97- Devlet
çekici ile damgalanan ağaçları keserken bu damgayı orman idaresince tespit
edilen şekilde dip kütükte bırakmayanlarla damgalı ağaçları tespit edilen
hadde nazaran daha yüksekten kesenlere kesilen her ağaç için altmış Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunun 27 nci
maddesinde yazılı damga çekiçlerini taklit edenler veya taklit fiiline
iştirak etmeksizin kullananlar Türk Ceza Kanununun 202 nci maddesinin ikinci
fıkrasına göre cezalandırılırlar.”
m) 98 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 98- 31
inci, 32 nci ve 33 üncü madde hükümlerine göre, köylülere zati ihtiyaçları
ile köy müşterek ihtiyaçları için verilen yapacak orman emvalini; yerinde
kullanmayıp her ne surette olursa olsun elden çıkaranlar, bunları veriliş
gayesine uygun kullanmayanlar, yapacak emvalin vasfının bozulması nedeniyle
izin almadan yakanlar orman idaresinden izin almadan imal edilmek gayesiyle
de olsa başka yere götürenler, kullandıktan sonra sökerek veya yıkarak enkaz
hâlinde bulunduğu köy hudutları dışına çıkaranlar veya yapacak emvali
aldığından itibaren bir yıl içerisinde 35 inci maddede belirtilen yapı
sistemine uygun inşaat yapmayarak bu emvali elden çıkaranlar ile bu maddede
belirtilen her türlü emval her ne surette olursa olsun alan veya kabul
edenler, iki aydan bir seneye kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılırlar.”
n) 99 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 99- 37 nci
madde gereğince verilen izinlerde gösterilecek tedbir ve şartlara riayet
etmeyenlere ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
o) 100 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Nakliye
tezkeresini değiştirmeden nakliyat yapanlara bin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ormandan kesilen ağaçlardan damgaya tabi orman emvalini
damgasız olarak orman idaresinin istif
yerlerine götürenlere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ö) 101 inci
maddesinin bir ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yazılı olarak
yapılan tebligat tarihinden itibaren iki yıl içinde 50 nci maddede yazılı
işaretlerle ormanların hudutlarını belli etmeyen hususi orman sahiplerine
beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Orman sahipleri
bu cezanın kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde yine bu mükellefiyeti ifa
etmezler ise bunlara onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
p) 102 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“51 inci madde
gereğince tanzim, kabul ve tasdik olunan orman amenajman planlarında ormanın
imarı, geliştirilmesi, ağaçlandırma yapılması, hastalık ve haşerelerle
mücadele edilmesi gibi yapılmasına lüzum gösterilen işleri plan dairesinde
ve verilen müddet içinde yapmayan ve gerekli tedbirleri almayan orman
sahiplerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
r) 103 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 103- 67
nci madde hükümlerine aykırı hareket edenlere bin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Devlet veya her kime ait olursa olsun yeniden orman
yetiştirme veya orman boşluğu ile göçük, devrik ve heyelan gibi hâllerle
meydana gelen açıklıkları doldurmak veya satış maksadıyla işlenen sahalarda
geçici olmak kaydıyla yapılan tohumlama alanlarıyla fideliklere herhangi bir
şekilde veya hayvan sokulması veya girmesi suretiyle orman yetiştirme
alanlarında zarara sebebiyet verenlere üçbin, diğer alanlarda zarara
sebebiyet verenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
s) 104 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 104- 68
inci maddedeki mecburiyete riayet etmeyenler altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Orman idaresine
ait telefon şebekesi ve tesislerine her türlü alet ve malzemesine zarar
verenler Türk Ceza Kanununun 152 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
gereğince cezalandırılırlar.
Bu suç Haziran
ayı başından Ekim ayı sonuna kadar devam eder, yangın mevsiminde işlenirse
ceza iki katına çıkarılır.”
ş) 105 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 105- 69
uncu maddeye göre ormanlarda vukua gelecek yangınları söndürmek için yetkili
memurlar ve orman teşkilatı tarafından yangın mahalline gitmeleri
emrolunmasına veya mahallî mutat vasıtalarla ilan edilmesine rağmen orman
yangınını söndürmeye gitmekten imtina edenler veya gidip de çalışmayanlar ve
verilen işi yapmayanlar hakkında mahallin en büyük mülkî amiri tarafından
ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası uygulanır.
Bu maddede yazılı
memurlarla orman teşkilatında vazifeli olanlardan yangın yerine yardım
göndermeyenlerle alaka göstermeyenler, Türk Ceza Kanununun 170 inci
maddesinde tanımlanan suçu ihmali davranışla işlemiş olmak dolayısıyla
cezalandırılır.”
t) 106 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 106- Bu
Kanunun 72 ve 73 üncü maddelerine muhalif hareket eden veya ettirenler Türk
Ceza Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince
cezalandırılırlar.”
u) 107 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 107- 74
üncü maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyenlere mahallin en büyük
mülkî amiri tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre idarî para
cezası verilir.”
ü) 108 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 108- Orman
mallarının bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya
toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler, işleyenler, kabul edenler,
kullananlar, satanlar, satın alanlar veya bulunduranlar bir seneye kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
Birinci fıkrada
yazılı fiillerin, ticarethane sahibi olsun olmasın, her türlü orman ürünü
ticareti ile uğraşanlarla, kar maksadıyla aldıkları orman mallarını
işleyerek her ne şekilde olursa olsun alet ve eşya haline dönüştürdükten
sonra satanlar tarafından işlenmesi halinde, bir seneden yedi seneye kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusunu
oluşturan orman ürünlerinin değerinin azlığı göz önünde bulundurularak
verilecek cezalar yarısına kadar indirilebilir.
Bu Kanunda yazılı
suça konu olan her türlü orman emvali, nakil vasıtaları ve suç aletleri Türk
Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir.”
v) 109 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 109-
Ağaçlarda bulunan resmi damga ve numaraları bozanlar ve orman hudutlarındaki
taksimata mahsus işaretleri ve levhaları ve orman kadastrosunda sınır
noktalarını gösteren sabit taş veya beton kazıkları, ormanlardaki otlak,
yaylak ve kışlakların sınır işaretlerini kıranlar, kaldıranlar, belirsiz
hâle getirenler, yerlerini değiştirenler ikiyüz Türk Lirasından ikibin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır.”
y) 110 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 110- 76
ncı maddenin (a) bendinde belirtilen fiili işleyenlere elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
76 ncı maddenin
(b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler hakkında bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.
Dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verenler iki yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak failin yangının
söndürülmesine ve etkilerinin azaltılmasına yönelik çabaları veya meydana
gelen zararın azlığı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza yarısına
kadar indirilir. Zararın belirlenmesinde yangın sonucu tamamen yanan ağaç ve
ağaççıkların değeri, kısmen yanan ağaç ve ağaççıkların değerinde meydana
gelen azalma, alt tabaka orman örtüsünün yanması nedeniyle oluşan zarar ve
toprağın humuslu tabakasının yanması nedeniyle meydana gelen verim kaybı
dikkate alınır.
Kasten orman
yakan kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Devletin
güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde devlet ormanlarını yakan kişi müebbet hapis ve yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede yazılı
suçların işlenmesi sebebiyle, ölüm veya yaralanmanın meydana gelmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı cezaya hükmolunur.”
z) 111/a maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 111/a- Bu
Kanunda mercii belirtilmemiş idarî yaptırım kararları, orman işletme şefleri
tarafından verilir.”
aa) 112 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 112- Bu
Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaç kesilmesi dışındaki fiillerin işlenmesi
nedeniyle meydana gelen zarar için ayrıca genel hükümlere göre hukuk
mahkemesinde gerçek zarar üzerinden tazminat talebinde bulunulabilir.
Gerçek zarar;
A) Bu Kanuna
aykırılık oluşturan fiilin konusu orman emvali ağaçtan elde edilmiş ise;
fiilin işlendiği yere en yakın orman idaresi satış yerinde söz konusu orman
emvalinin bir evvelki yıla ait bilanço döneminde yapılan açık artırmalı
satışlarda, aynı cins ve türdeki emval için beliren satışlar ortalamasından,
bu tür emvale ait o dönemde yapılmış kesim, taşıma ve istif giderlerinin
çıkarılmasıyla elde olunacak birim fiyat üzerinden hesap edilir.
B) Fiilin konusu
fidan ise; fiilin işlendiği yıl, aynı fidanların her birisinin dikimi ve
arazi hazırlanması için hesaplanacak gerçek masraflar ile o yıla kadar
kesilen fidanlar için yapılmış bakım giderleri toplamı bir misli fazlasıyla
tazmin ettirilir.
C) Ormanlardan
temin olunan ve değeri para ile ölçülebilecek diğer her türlü orman
emvalinin gerçek zarar birim fiyatı ise (A) bendi hükmüne kıyasen
hesaplanır.
Orman işletme
müdürlükleri, görev alanları içerisinde bulunan her ilçe merkezi için ayrı
olmak üzere, bu madde hükümlerine göre ormanlardan elde edilebilecek her
türlü emval için tazminata esas olacak birim değerlerini, her yılın ikinci
ayının yirminci gününe kadar bir cetvel hâlinde tespit ve tanzim edip bağlı
bulunduğu orman bölge başmüdürlüğüne tasdik ettirerek bu cetvelleri ilgili
bulundukları ilçelerde belediyeler vasıtasıyla ilan ettirip, derhal birer
nüshalarını mıntıkasındaki hukuk mahkemelerine ve bu davaların takip
olunacağı kendi birimlerine gönderir. Bu cetveller ertesi yılın ikinci
ayının son günü akşamına kadar geçerli sayılır. Tazminatın hesaplanmasında
bu cetveller dikkate alınır.
bb) 113 üncü
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Mahallî rayiç;
bu Kanuna aykırılık oluşturan fiilin işlendiği yere en yakın orman satış
istif yerinde, söz konusu orman mahsulü emvalin bir evvelki yıla ait bilanço
döneminde yapılan açık artırmalı satışlarda aynı cins ve türdeki emval için
beliren satışlar ortalamasıdır.”
cc) 114 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanuna
aykırılık oluşturan her türlü fiil ile tahrip olunan veya yakılan sahalar
için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl
içindeki mahallî birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma
masrafına da hükmolunur.”
çç) 116 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu hükme aykırı
hareket edenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(54)
17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununun;
a) 9 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Bu
Kanun hükümlerine tevfikan sanayi işletmelerini müddetinde sanayi siciline
tescil ettirmeyenler veya 2 nci maddeye göre verilen beyannamelerde meydana
gelen değişiklikleri kapanma ve faaliyete geçme hâllerini müddetinde ilgili
mercilere bildirmeyenler veya senelik işletme cetvellerini zamanında Sanayi
ve Ticaret Bakanlığına göndermeyenlere beşyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
b) 10 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Sanayi
ve Ticaret Bakanlığınca verilen sanayi sicil vesikasını salahiyetli
memurlara ibraz etmeyenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
c) 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- Bu
Kanuna göre istenen malumatı hakikate aykırı olarak bildirenlere bin Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları o yerin mülkî amiri tarafından verilir.”
ç) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Bu
Kanuna göre sanayi işletmeleri tarafından verilen malumatı müsaadesiz
başkalarına bildiren kişi, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre
cezalandırılır.”
(55)
15/5/1957 tarihli ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina
Kanununun;
a) 48 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 48- Bu
Kanunun 4, 5, 6, 7, 8 veya 9 uncu maddeleri hükümlerine yahut bu hükümlere
göre konulacak tedbirlere riayet etmeksizin memlekete nebat sokanlara veya
transit olarak geçirenlere, beşbin Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, kabahatin konusunu oluşturan
bitkilere elkonularak, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
Yasak olduğunu
bildiği hâlde bir bitkiyi ülkeye sokan veya transit olarak geçiren kişi,
fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
b) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- 10
uncu madde hükmüne göre ithaline müsaade edilmeyen maddeleri memlekete sokan
kişi, fiili daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
c) 50 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 50- 11
inci madde hükmüne göre vazifelilerce lüzum gösterilen tedbirleri almayan
veya bu tedbirlere riayet etmeyen kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, kabahatin konusunu oluşturan bitkilere elkonularak derhal
imha edilir.”
ç) 51 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 51-
Kanunun 13 üncü maddesi hükmüne riayet etmeyen kişi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
d) 52 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52-
Kanunun 16 ncı maddesine istinaden konulmuş yasak, tahdit ve tedbirlere
riayet etmeyenlere ikiyüzelli Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.
Ayrıca kabahatin
konusunu oluşturan bitki ve sair eşya ile ilgili olarak gerekli karantina
tedbirleri alınır.”
e) 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 53- 18
inci madde hükmüne aykırı hareket edenlere, nebat yetiştirdikleri yer
temizse ve nebatlarında da hastalık veya zararlı yoksa, elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
Nebat
yetiştirilen yer, haddizatında izin verilmeyecek bir durumda ise veya
nebatlarda hastalık veya zararlı varsa, birinci fıkradaki idarî para cezası
beş kat artırılır. Ayrıca kabahatin konusunu oluşturan bitkilerle ilgili
olarak gerekli karantina tedbirleri alınır.”
f) 54 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54- 22 nci
maddenin birinci fıkrasında yazılı ihbar mükellefiyetlerini yerine
getirmeyen kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
g) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Sürek
avı mükellefleri ile ücretli mücadele mükellefiyetine tabi tutulanlardan
vaktinde icabet etmeyen veya müddeti dolmadan ayrılan kişiye ikiyüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
ğ) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 32 nci
madde gereğince izin almadan mücadele işlerini ücret mukabilinde ve sanatı
mütade hâlinde yapan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
h) 57 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 57- Ziraat
Vekaletinden müsaade almadan faaliyete geçen çırçır fabrikası veya evi
sahiplerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Hastalık ve
zararlılarla mücadele tesislerinin bulunmaması veya diğer tesis veya
şartların tamam olmaması hâlinde; ayrıca, bu eksiklikler tamamlanıncaya
kadar çırçır fabrika veya evleri faaliyetten menedilir.
Ruhsatı olmasına
rağmen, bilahare bu Kanunda belirlenen faaliyet şartlarına veya süre hükmüne
aykırı çalıştıkları tespit edilen çırçır fabrikası veya evlerinin
sahiplerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca,
belirlenen eksiklikler tamamlanıncaya kadar çırçır fabrika veya evleri
faaliyetten menedilir.”
ı) 58 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 58- 34
üncü madde hükmüne aykırı olarak muayene edilmemiş tohumluğu nakleden, satan
veya satışa arzeden kişiye, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, yapılan muayene sonucunda tohumluğun bu Kanun hükümlerine
göre zararlı olduğunun anlaşılması hâlinde, mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.”
i) 59 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 59- 35
inci madde hükmüne aykırı olarak nebat ve maddeleri taşıyanlar veya
taşıtanlara ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bitkilere
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
j) 60 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 60- 38
inci maddede yazılı işleri ruhsatsız yapanlara veya mücadele ilaç ve
aletlerini Tarım Bakanlığınca müsaade edilen fiyatlardan pahalıya satanlara
yahut satışa arzedenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
k) 61 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 61- 40
ıncı madde hükümlerinden her hangi birine aykırı hareket edenlere ikiyüzelli
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
l) 62 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 62- Bu
Kanunda belirtilen idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir.
Bu Kanun
hükümlerine göre müsadereye veya mülkiyetin kamuya geçirilmesine konu teşkil
eden bitki ve sair eşyaya, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı görevlileri
elkoymaya yetkilidir.”
(56)
9/6/1958 tarihli ve 7126 sayılı Sivil Savunma Kanununun;
a) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Bu
Kanun hükümlerini tatbik ile mükellef olan memur ve hizmetlilerden ihmalleri
görülenler hakkında Türk Ceza Kanununun ihmal suretiyle görevi kötüye
kullanmaya ilişkin 257 nci maddesi hükmü uygulanır.”
b) 47 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47- Bu
Kanun hükümlerine göre tatbiki ilan olunan sivil savunma tedbirlerine riayet
etmeyen bütün vatandaşlarla resmi veya hususi daire, müessese ve
teşekküllerin mesul amirlerine, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde,
Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre idarî para cezası verilir.”
c) 48 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 48- Bu
Kanunun 13 üncü maddesinde yazılı mükelleflerden yoklama, muayene,
vazifelendirme veya eğitim, kurs ve tatbikat maksadı ile kendilerine ilanen
veya sair suretlerle tebligat yapıldığı hâlde gelmeyenlere beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 50 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 50- Sivil
Savunma Teşkilatına veya bu teşkilatın memur ve hizmetlilerine veya yardımcı
mükelleflere mahsus kıyafet ve tanınma işaretlerini, salahiyeti olmadığı
hâlde kullanan, giyen ve taşıyanlara ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
d) 51 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 51- Sivil
savunma mahallî yardımcı hizmet teşkilatında vazifeli olup da yer
değiştirenlerden bu durumu ilgili muhtarlığa haber vermeyenlere beşyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
e) 52 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52-
Kendisine tevdi edilmiş olan sivil savunmaya ait eşya ve teçhizatı temellük
edenler veya bunları tahsis olundukları maksat dışında kullananlar, altı aya
kadar hapis ve elli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bunları zayi
edenler ve harabiyetine sebebiyet verenler birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılırlar.”
f) 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 53- Hassas
bölgelerde, bu Kanunun 13 üncü maddesinde yazılı mükelleflerin tam
listesini, talep vukuunda, ilgili makamlara bildirmeyenlerle değişiklikleri
otuz gün içinde merciine haber vermeyen mahalle ve köy muhtarları hakkında
dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
g) 54 üncü
maddesinde geçen “198 inci” ibaresi, “258 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
ğ) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Sivil
Savunmaya mahsus veya bu işe yarayan tesisleri kasten tahrip edenler veya
hasara uğratanlar Türk Ceza Kanununun mala zarar verme suçuna ilişkin
hükümlerine göre cezalandırılır.”
(57)
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun;
a) 52 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun
tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy muhtar ve
ihtiyar heyeti ve meclisi azaları işledikleri suçlar ile kendilerine karşı
işlenen suçlardan dolayı, Türk Ceza Kanununun kamu görevlisine ilişkin
hükümlerine göre cezalandırılır.”
b) 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 53 - Bu
Kanun mucibince tebligat yapılması gereken hallerde bir kimse kendisine veya
başkasına ait isim veya adresi yanlış olarak bildirir ise fail hakkında bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
c) 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Muhatap namına
kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa
zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde
yirmi beş günden yüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
ç) 55 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kanunen daha
ağır cezayı gerektirmeyen hallerde:
a) Muhatap
kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunursa elli günden yüzelli
güne kadar,
b) Muhatap
namına tebligat yapılabilecek bir kimse, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla
tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunursa yirmibeş günden yüz
güne kadar,
c) Muhatap
olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde
tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ
evrakını alan kimse elli günden yüz elli güne kadar,
adlî para cezası
ile cezalandırılır.”
d) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- Bu
Kanun hükümlerine göre tebliğ evrakının veya ihbarnamenin talikine karşı
koyanlar ile talik edilen bu kabil evrakı bulunduğu yerden koparan imha eden
veya okunmaz hale getirenler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve
yirmibeş günden yüzelli güne kadar adlî para cezası hükmolunur.”
(58)
29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol Müsabakalarında Müşterek Bahisler
Tertibi Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu
Kanunun hükümlerine aykırı olarak futbol müsabakalarında müşterek bahis
tertip veya idare edenler, bunlara ait biletleri bilerek satanlar veya
dağıtanlar altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezasıyla cezalandırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde ayrıca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.”
(59)
15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 47 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47- a)
Yardıma davet anında şehir, kasaba ve köylerde bulunup da makbul bir
mazeretleri olmaksızın salahiyetli memurlar tarafından yapılan davete icabet
etmeyenler veya icabet edip de çalışmayanlar veya verilen işi yapmayanlar
hakkında vali ve kaymakamlar tarafından yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
b) Afet
bölgelerinde felaketzedelere yardım maksadıyla devlet daire ve
müesseseleriyle hususi idareler, belediyeler ve köyler ve amme
menafiine hadim hayır cemiyetleri tarafından bedelli veya bedelsiz
olarak verilen inşaat malzemesi veya alat ve edevatı veya diğer malları
satan veya devreden veya başka maksatlarla kullananlar hakkında, fiilleri
daha ağır cezayı istilzam etmediği takdirde, yüz günden az olmamak üzere
adlî para cezasına hükmolunur.
c) Devlet veya
devlete bağlı idarelerle sermayesinin en az yarısı devlete ait müessese
memurlarına afet dolayısıyla verilen vazifeyi ifada ihmal ve
suiistimallerinden veya bu maksatla kendilerine verilen para ve malları
zimmete geçirmelerinden veya suç teşkil eden sair fiillerinden dolayı
haklarında kamu görevlileri hakkındaki ceza hükümleri tatbik olunur.”
(60)
21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununun;
a) 2 nci
maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b)
Kurucularının, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile, sigortacılık mevzuatına aykırı hareketlerinden dolayı
hapis veya birden fazla adlî para cezasına ya da kasten işlenen bir suçtan
dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına veya Devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından
mahkûmiyetlerinin bulunmaması; iflas ve konkordato ilan etmemiş olmaları,”
b) 37 nci
maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“2 nci maddenin
(b) bendinde aranan koşulları taşımayanlar, brokerlik ve prodüktörlük
yapamazlar ve brokerlik ve prodüktörlük yapan tüzel kişilere ortak
olamazlar.”
c) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- 3 üncü
maddedeki mecburiyetlere aykırı olarak ruhsatname almaksızın sigorta
muameleleri yapanlar altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Ruhsat alıp da,
usulü dairesinde tescil ve ilan ettirmeksizin sigorta muameleleri yapanlar
hakkında altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
ç) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- 10
uncu maddedeki değişikliklerin bildirilmesi mecburiyetini yerine
getirmeyenlerle, bildirim mecburiyetinin yerine getirilmesine rağmen
Bakanlıkça tasdik edilmemiş değişiklikleri uygulayanlar hakkında altı aya
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Bakanlıkça tasdik
edilmesi gereken işlemleri bildirim mecburiyetini yerine getirmeden
uygulayanlar hakkında altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.”
d) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45 - 12
nci maddeye aykırı olarak sabit ve mütehavvil teminat akçelerini kasten
tesis etmeyenler veya kasten noksan hesap veya tesis edenler hakkında, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
e) 46 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 46- 3 üncü
maddenin 2 nci fıkrası ile 13 üncü maddedeki mecburiyetlere riayet
etmeyenler hakkında, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.”
f) 47 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47 - 19
uncu madde hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezasına hükmolunur.”
g) 48 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 48 - 25,
26 ve 27 nci maddeler ile 26 ncı maddede belirtilen yönetmelik hükümlerine
aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından
ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
ğ) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49 - 28
inci maddedeki memnuiyetlere aykırı hareket edenler hakkında, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
h) 50 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 50 - 29
uncu madde hükmüne aykırı hareket edenler hakkında altı aya kadar hapis ve
adlî para cezasına hükmolunur. Hükmolunacak adlî para cezasının miktarı,
ödenen primin on mislinden az olamaz.”
ı) 51 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 51-
Sigorta ve reasürans şirketlerinin itibarını kırabilecek veya şöhretine
zarar verebilecek bir hususu isnat edenler veya bu yolda asılsız haberler
yayanlar hakkında altı aya kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.
Bu fiilin basın
ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir katına kadar
artırılır.”
i) 52 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52 - Bu
Kanunun tatbikini murakabe vazifesi ile mükellef olanlar ile bu teşkilatta
çalışan diğer memurlardan, vazifeleri dolayısıyla ifşasında zarar melhuz
olan bir sırra vakıf olup da meşru bir sebebe müstenit olmaksızın o sırrı
salahiyetli mercilerden gayrisine ifşa edenler hakkında Türk Ceza Kanununun
258 inci maddesi tatbik edilir.”
j) 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 53 - 32
nci maddede yazılı mecburiyet ile 41 inci maddedeki memnuiyete riayet
etmeyenler hakkında, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
Murakabe ve
teftişte vazifelilere mümanaat edenlere veya yapacakları tetkikatı kasten
yanlış yola sevk edenlere, yukarıdaki fıkra hükmüne göre verilecek ceza bir
kat artırılır.”
k) 54 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54- 4, 9,
36, 37 ve 38 inci madde hükümlerine ve bu maddelerde belirtilen yönetmelik
hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından ikibin
Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
l) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55 - 39
uncu maddedeki mecburiyetleri yerine getirmeyenler ile hakikate aykırı
bilanço, kâr ve zarar hesabı tanzim ve tasdik edenler hakkında, altı aydan
iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
m) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 45 ve
46 ncı maddelerde yazılı suçların tekerrüren işlenmesi halinde, Hazine
Müsteşarlığının talebi üzerine, ayrıca ilgili sigorta şirketinin
ruhsatnamesinin iptaline hükmolunur. Ruhsatnamenin iptali halinde bu kanun
hükümlerine göre şirketin tasfiyesine gidilir.”
n) 58 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Soruşturma usulü
MADDE 58- Bu
Kanunda yazılı suçlara ilişkin ön inceleme Müsteşarlıkça yapılarak durum
ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bir müzekkere ile bildirilir. Müsteşarlık
bu başvuruyla müdahil sıfatını kazanır.
Müsteşarlık,
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığı
kararına itiraza yetkilidir.
Bu Kanuna aykırı
fiillerden haberdar olan Cumhuriyet başsavcısı, gerekli ön incelemenin
yapılmasını teminen durumu Müsteşarlığa bildirir. Soruşturmaya devam
edilebilmesi, Müsteşarlığın ilk fıkrada belirtilen usul uyarınca yazılı
başvuruda bulunmasına bağlıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
savcılık gerekli önlemleri almaya yetkilidir.
Şu kadar ki;
acenteler ve diğer sigorta ve reasürans aracılarının bu Kanunda suç sayılan
fiilleri hakkında yapılan soruşturmalarda bu maddede yazılı usulün
uygulanmış olması şartı aranmaz.”
(61)
4/1/1960 tarihli ve 7402 sayılı Sıtmanın İmhası Hakkında Kanunun;
a) 14 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 14 - Bu
Kanun hükümleri gereğince salahiyetli merciler tarafından alınması lüzumlu
görülen tedbirleri yerine getirmeyen 3659 sayılı Kanuna tabi teşekküller ve
bunlara bağlı idare, müessese ve kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası
Devlete ait sair teşekküllere mensup bilumum memur ve müstahdemler hakkında
Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin hükümleri tatbik olunur.”
b) 15 inci
maddesinde yer alan “şahıslar üçyüzkırkyedimilyon lira idarî para cezasıyla
cezalandırılırlar.” ibaresi “şahıslara dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 16 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16 - 7 nci
madde hükmüne riayet etmeyenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki katı verilir.”
ç) 17 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 17 - 8
inci maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenlere dörtyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki katı
verilir.”
d) 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18 - 9
uncu maddede yazılı tedbirleri almayan veya bunları idame ettirmeyen hususi
hükmi şahıslarla adi ortaklıkların işlerini fiilen idare eden vazifelileri
ve taalluku halinde idare meclisi reisi ve azaları ve hakiki şahıslara
yediyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
e) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19 - 11
inci maddede yazılı mecburiyete riayet etmeyenlere dörtyüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde para cezasının iki katı verilir.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
f) 20 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20 -
Teşkilat tarafından bu kanunda yazılı hususlar hakkında tanzim olunacak
zabıt varakaları, sorumluların hüviyet ve ikametgahı tesbit edildikten sonra
derhal yetkili mercie tevdi olunur.”
(62)
6/5/1960 tarihli ve 7472 sayılı Ziraat Yüksek Mühendisliği Hakkında
Kanunun;
a) 4 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Kanunun
1 inci maddesinde yazılı evsaf ve şeraiti haiz olmadıkları halde ziraat
yüksek mühendisi unvanını kullananlara mahallî mülkî amir tarafından dörtyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 5 inci
maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) Mahkûmiyete
bağlı hak yoksunluğu bulunmamak,”
(63)
9/5/1960 tarihli ve 7478 sayılı Köy İçme Suları Hakkında Kanunun 16 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Bir
kimse, daha önceden veya bu Kanun hükümlerine göre kurulmuş olan içme suyu
tesislerini tahrip veya imha eder veya bozar yahut bunlara zarar verirse
Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılır.
Tesis edilen su
kullanım düzenini bozanlara mahalli mülki amirce yüz Türk Lirasından bin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Bu Kanun
hükümlerine aykırı hareket eden fail bulunmadığı takdirde bozulan kısım
yaptırılır ve masraf bozulan yer hangi köyün hududu içinde ise o köye tazmin
ettirilir.”
(64)
12/9/1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 sayılı Belediye Kanununun 15 inci
Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı
Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Bu
Kanun ile, bu Kanuna istinaden yürürlüğe konulacak yönetmelik esaslarına
aykırı hareket edenler hakkında belediye encümenlerince:
a) Bin Türk
Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasına;
b) Üç seneye
kadar hal dahilinde faaliyetten men'e,
karar verilir.
Hal dahilinde bir
aydan fazla faaliyetten men edilenlerin hal'deki yerleri geri alınarak
başkalarına tahsis edilebilir. Satış mevzuu malların ne suretle tasfiye
edileceği yönetmeliklerde gösterilir.
Verilen idarî
para cezalarının tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(65)
12/12/1960 tarihli ve 155 sayılı Harita ve Planlara Ait İşaretlerin
Korunması Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 1- Harita
ve planlara ait amme hizmetine mahsus (Nirengi, nivelman, poligon, röper
tesisleri gibi) işaretleri yerinden çıkaranlar, yerinden oynatanlar,
tanınmaz hâle getirenler veya ilgili makamlardan müsaade almaksızın yerini
değiştiren kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
(66)
16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- Bu
Kanundaki vecibeleri yerine getirmeyenler bu hareketlerinden dolayı, diğer
kanunlara göre, suç oluşturmadığı takdirde, bu madde hükmüne göre
cezalandırılırlar.
a) Belge almadan
8 inci maddedeki işleri yapanlar ile kasten yanlış bilgi verenler bin Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezasıile
cezalandırılır. Ceza alınmakla beraber, kuyunun açılıp işletilmesinde Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğünce bir mahzur görülmezse, sahibine gerekli belge
verilir. Aksi hâlde, kuyu kapatılır ve masrafı kuyuyu açtırandan alınır.
b) 10 ve 11 inci
madde hükümlerine aykırı hareket edenlerle arama, kullanma, ıslah ve tadil
faaliyetleri sırasında konulan şartlara riayet etmeyenler, müracaat
formlarında istenen bilgileri vermeyenler, 8 inci maddenin son fıkrasındaki
mecburiyete riayet etmeyenler beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, kuyu kapatılarak masrafı
açtırandan alınır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. Verilen
idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın yüzde ellisi Devlet Su İşleri
Genel Müdürlüğünün hesabına aktarılır.”
(67)
4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
a) 2 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2- Gümrük
ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve resimler bu Kanuna tabi
değildir. Ancak, bu Kanunun kanun yoluna ilişkin hükümleri, gümrük ve tekel
idareleri tarafından alınan vergi, resim ve para cezası ile ilgili kararlar
bakımından da uygulanır.”
b) 5 inci
maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Açıklanan bu
bilgiler ele alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz
edilemez.”
c) 87 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 87-
Takdir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara,
memurların dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:
1. İyi ahlak
sahibi olmak ve ikamet ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını
kazanmış bulunmak;
2. Medeni
haklardan ıskat edilmiş bulunmamak;
3. Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı suçlarından
mahkûm olmamak,
4. Takdir ve özel
komisyonlara seçileceklerde, ayrıca otuz yaşını bitirmiş olmak;
5. Tadilat ve
zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir
veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak
ve yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak;”
ç) 246 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Görevini ihmal
veya suiistimal eden muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri Türk Ceza Kanununun
görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
d) 344 üncü
maddesinin başlığı “Vergi ziyaı ve cezası” şeklinde değiştirilmiş, maddenin
birinci fıkrasında geçen “suçu” ibaresi madde metninden çıkartılmış ve
ikinci fıkrasında yer alan “ziyaı suçu işleyenlere” ibaresi “ziyaına
sebebiyet verenlere” şeklinde değiştirilmiştir.
e) Dördüncü
Kitap, İkinci Kısmının Üçüncü Bölüm başlığı “Suçlar ve Cezaları” şeklinde ve
359 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 359- a)
Vergi Kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz
mecburiyeti bulunan;
1) Defter ve
kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda
konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya
defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması
sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya
diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
2) Defter, kayıt
ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,
Hakkında bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları
veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi
incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu
fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir
muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya
miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belgedir.
b) Vergi
kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti
bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok
ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya
belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak
düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlara, Türk Ceza Kanununun belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ancak, bu hâlde
cezanın alt sınırı, onsekiz aydan az olamaz.
c) Bu Kanun
hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin
basabileceği defter ve sair belge örneklerini, Bakanlık ile anlaşması
olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar onsekiz aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
371 inci
maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara
bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Kaçakçılık
suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344
üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil
etmez.”
f) 360 ıncı
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İştirak halinde
cezadan indirim
MADDE 360- 359
uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu
suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun
suça iştirak hükümlerine göre hakkında verilecek cezanın yarısı indirilir.”
g) 362 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 362 - Bu
Kanunda yazılı vergi mahremiyetine uymağa mecbur olan kimselerden bu
mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine
göre cezalandırılır.”
ğ) 363 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 363 - Bu
Kanunun altıncı maddesinin son fıkrası gereğince mükelleflerin vergi
kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini
yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı harekette bulunanlar
Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre
cezalandırılır. Bu hareketlerle vergi ziyaına neden olunması halinde, kişiye
ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesine göre vergi ziyaı cezası verilir.”
h) 367 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 367-
Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini
tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve
gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından
doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar
tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya
gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet
savcılığına bildirilmesi mecburidir.
359 uncu maddede
yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet
savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını
talep eder.
Amme davasının
açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet savcılığına bildirilmesine talik
olunur.
359 uncu maddede
yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya
usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.”
ı) 371 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “(360 ıncı maddede yazılı iştirak
şeklinde yapılanlar dahil)” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
(68)
5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanununun;
a) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir,
“MADDE 56 -
Muhtarlıkça veya mülkî amirce yapılan tebliğe rağmen çocuğunu okula
göndermeyen veli veya vasiye okul idaresince tespit edilen çocuğun okula
devam etmediği beher gün için on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
para cezasına rağmen çocuğunu okula göndermeyen veya göndermeme sebeplerini
okul idaresine bildirmeyen çocuğun veli veya vasisine üçyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
b) 57
nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 57 - Okul idareleri ve mülkî amirliklerce bu Kanuna göre usulen
sorulacak sorulara cevap vermekten kaçınanlar ile gerçeğe uymayan beyanda
bulunanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 59 uncu
maddesinin dört ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
hükümlere aykırı davrananlara ikiyüz Türk Lirasından dörtyüz Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.”
“Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(69)
5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanununun 16 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Bu
kanunun şümulüne giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu
işin gayrisinde veya şahsî hususlarda kullananlar veya kullanılmasına
müsaade edenler veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış gibi
gösterenler veya kanunen bir makama veya işe tahsis olunmadığı hâlde
hakikatı tağyir ile bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler, bunların
gidiş gelişine müsaade edenler veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka
verenlerle kullananlar veya kullanılmaya elverişli olduğu hâlde ekonomik
ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen veya yeniletenler veya bu hususlar
için masraf tahakkuk evrakını hazırlayan veya tasdik veya bunlara ait ita
emirlerini vize edenler hakkında bir seneye kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar genel hükümlere göre tazmin
ettirilir.”
(70)
26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen
Kütükleri Hakkında Kanunun;
a) 79 uncu
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun
uygulanmasında silahtan maksat Türk Ceza Kanununun 6 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (f) bendinin bir, iki, üç ve beş numaralı alt bentlerinde
gösterilenlerdir.”
b) 133 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 133-
Hileli faaliyetlerle veya herhangi bir şekil ve surette cebir veya şiddet
kullanarak veya tehdit ederek, bu Kanunda yazılı kurulların toplanmalarına
veya görevlerinin ifasına mani olanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada yazılı fiiller, silahla işlenirse, verilecek hapis cezası üç yıldan
aşağı olamaz. Bu fiiller, içlerinden en az biri silahlı olan üç kişi
tarafından birlikte işlendiği takdirde, failler hakkında beş yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
c) 134 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 134 –
Seçim işlerinin cereyanı sırasında, seçimin düzenli yürütülmesini sağlamak
maksadı ile, bu Kanunda yazılı kurullar veyahut kurul başkanları tarafından
alınan karar ve tedbirlere, ihtara rağmen riayet etmeyen kişilere ikiyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Herhangi bir
şekilde alınan karar ve tedbirlerin uygulanmasını zorlaştıran veyahut karar
ve tedbirlerin neticesiz kalmasına sebebiyet veren kimselere beşyüz Türk
Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Yukarıda yazılı
fiiller, görevli kimseler tarafından işlendiği ve fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, birinci veya ikinci fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.”
ç) 136 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 136-
Kurullara seçildiği halde haklı sebep olmaksızın vazifesi başına gelmeyenler
elli günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Seçim
başladıktan sonra kuruldaki görevlerini haklı bir sebep olmaksızın
terk edenler, iki aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
d) 137 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 137- Seçim
kurulları başkan ve üyelerinden herhangi biri veya bu Kanunda yazılı
işlerden biriyle görevlendirilen kimseler sandık seçmen listelerini, aday
listelerini, seçime ait kağıt ve paketleri ve oy pusulalarını, oy
sandıklarını, oy zarflarını veya maddi ve malî vasıtaları ve bilcümle seçim
araç ve gereçlerini vaktinde yerlerine göndermezler veya gönderilmesine mani
olurlar veya teslim etmezler veya teslim almazlarsa, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu fiilleri
görevlilerden başkaları yaparsa, cezanın alt sınırı bir yıldır.”
e) 138 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Görevi kötüye
kullanma:
MADDE 138- Bu
Kanunun tatbiki ile görevli veya bu Kanuna göre
görevlendirilen kimseler görevlerini her hangi bir şekilde kötüye
kullandıkları takdirde, fiilleri bu kanunda ayrı bir suç olarak
tanımlanmamış ise, Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre verilecek ceza
altıda birden üçte bire kadar artırılarakhükmolunur.”
f) 140 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 140-
Seçmen kütüğünün düzenlenmesine esas teşkil edecek olan krokilerle, binalar
cetvelini ilçe seçim kurulu başkanınca bildirilen süre içinde düzenleyerek
vermeyenler veya kroki ve binalar cetvellerini seçmen kütüğünün
düzenlenmesine elverişli bir şekilde yapmayanlar hakkında, Türk Ceza
Kanununun 257 nci maddesinde yazılı cezalar altıda birden üçte bire kadar
artırılarak hükmolunur.
Sayım ve yazım ve
denetim işlemleri sırasında, belli edilen esaslara aykırı harekette
bulunanlarla, sorulara cevap vermeyenler veya bilerek gerçeğe aykırı cevap
verenler yahut ilk sayım ve yazım gününde, ilan edilecek süreden önce
bulundukları yeri terk edenlere, fiilleri suç
oluşturmadığı takdirde yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
g) 143 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve ikibinbeşyüz liradan onbin liraya
kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
ğ) 144 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 144-
Seçmen kütüğüne kendisini veya bir başka seçmeni bilerek birden fazla kayıt
ettirenler veya bu sonucu veren fiilleri bilerek yapanlar altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada yazılı suçlar bu işlerle görevlendirilenler tarafından işlendiği
takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
h) 147 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve bin liradan beşbin liraya kadar
ağır para” ve ikinci fıkrasında yer alan “ve beşyüz liradan ikibinbeşyüz
liraya kadar ağır para” ibareleri madde metninden çıkartılmıştır.
ı) 148 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Tamamen veya
kısmen sahte seçmen kütüğü veya seçmen listesi tanzim eden veya bozan veya
çalan veya yok eden kimse hakkında Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik
suçuna ilişkin hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
i) 149 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 149 – Her
kim 51 inci maddede gösterilen heyetin kurulmamış olduğu toplantıda söz alır
ve söylerse, üç aydan altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Herhangi bir
vasıta ile bir seçim propagandası toplantısına engel olan veya devamına
imkan vermeyecek hareket ve tertiplerle onu ihlal eden kimse altı aydan bir
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu fiiller ikiden fazla kimse
tarafından birlikte ve cebir veya şiddet kullanılarak ya da tehdide
başvurularak işlenirse, failler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Eğer fiil, içlerinden en az biri silahlı olan ikiden
fazla kişi tarafından birlikte işlenirse, failler hakkında beş yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
j) 149/A
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci fıkra
hükmüne göre hakkında yayın durdurulması kararı verilen özel radyo ve
televizyon kuruluşlarının sorumluları, bin günden beşbin güne kadar, yerel
yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarının sorumluları, otuz
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
k) 150 nci
maddesinde yer alan “on beş günden” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
l) 151 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 151- Oy
verme gününden önceki günün saat 18.00'inden sonra ve oy verme gününde umumi
veya umuma açık yerlerde seçim propagandası için toplantı veya propaganda
yapanlar veya bu maksatla yayınlarda bulunanlar veya ne suretle olursa olsun
seçimin düzenini bozabilecek veya oy vermenin tam bir serbestlikle
yapılmasına tesir edebilecek mahiyette söz, yazı veya sair suretlerle
propaganda yapanlar veya asılsız şayialar çıkaranlar üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanunun, 58,
60 ve 61 inci maddelerinde yazılan yasaklara aykırı hareket edenler, altı
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
m) 154 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 154- Özel
kanunların adaylık koyma hususunda kabul ettiği esas ve şekillere uymaksızın
adaylıklarını koyan memurlar ve yargıçlarla, adaylığını koymak için ordudan
ayrılma isteğinde bulunmuş ve bu istekleri kabul edilmiş olmasına rağmen
herhangi bir sebeple görevinden fiilen ayrılmadan veya resmi elbisesiyle
propaganda yapan veya bu mahiyette herhangi bir harekette bulunan subaylar,
askerî memurlar ve astsubaylar yüz günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yargıç ve yargıç
sınıfından sayılanlarla, askerî şahıslar ve bu Kanunun 62
nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı memur ve
hizmetlilerin özel kanunlarına göre ilan olunan seçimin başlangıç tarihinden
oy vermenin sona ermesine kadar bir siyasi parti veya bağımsız adayların
leh veya aleyhinde propaganda yapmaları veya
herhangi bir suretle telkin ve tesirde bulunmaları halinde, fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.
63 üncü maddede
yazılı yasaklara uymayanlar altı aydan bir seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
n) 155 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 155- 64,
65 ve 66 ncı maddelerde yazılı yasaklara
uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
o) 156 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 156 – Bu
Kanunda ayrıca ceza hükmüne bağlanmayan ve kanun
hükümlerine aykırı olan sair propagandaların failleri hakkında Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanır.”
ö) 158 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 158-
Sandık başında bu Kanuna göre oy verme yönünden kendisine yükletilmiş olan
ödevleri ihtara rağmen yapmayan seçmenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
p) 159 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 159- Oyunu
kullandıktan sonra ihtara rağmen sandık başından ayrılmayan veya herhangi
bir müdahale telkin veya tavsiyede bulunan veya bunlara teşebbüs eden kimse
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
r) 160 ıncı
maddesinin bir ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Her kim oy verme
sırasında seçme yeterliği olmadığını bildiği halde oy vermeye teşebbüs eder
veya verirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Başkasının adını
taşıyarak oy vermeye teşebbüs eden veya veren üç yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
s) 161 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Usulüne aykırı
olarak veya yetkisi olmadığı halde her ne sebep ve maksatla olursa olsun oy
sandığının yerini değiştirenler, yerinden kaldıranlar, oy sandığını açan,
çalan veya tahrip eden veya içindeki veya içinden çıkan oy zarflarını alan,
çalan veya değiştiren kimse üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
ş) 163 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Seçim kurulları
başkan ve üyelerinden herhangi biri kanuna aykırı hareketleriyle seçim
muamelelerinin yapılmasını ve oy verilmesini kısmen veya tamamen imkansız
kılar yahut seçimlerin butlanına bilerek sebebiyet verirse, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
t) 164 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 164- 1.
Her kim, sandık başında seçmenlerin imzalarını koydukları sandık seçmen
listesine gelmeyenler adına sahte imza atmak, mühür koymak veya parmak
basmak gibi hileli bir hareket ile sandığa oy atar veya attırır ise, Türk
Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre
cezalandırılır.
2. Her kim,
herhangi bir şekilde seçimin neticesini tağyir eder veya ettirir veya seçim
tutanaklarını tamamen veya kısmen sahte olarak tanzim veya tahrif eder veya
ettirirse, Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılarak hükmolunur.
3. Her kim oyunu
kullandıktan sonra, sandık başında kendisine sürülen özel boyayı silerek
veya yok ederek veya herhangi bir şekil ve surette gözle
fark edilemez duruma getirerek aynı seçimde
ikinci defa oy kullanır veya kullanmaya teşebbüs ederse, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu fıkrada sözü edilen özel boyayı
ilçe seçim kurulu başkanlığından teslim aldıktan sonra bu boyayı kasten yok
veya imha eden veya oyunu kullanan seçmenin belirlenen uzvuna bu boyayı hiç
sürmeyen veya bu özel boyadan başkasını süren sandık kurulu başkan ve
üyelerine veya seçmenleri ya da sandık kurulu
başkan ve üyelerini bu fıkrada yazılı fiilleri işlemeye herhangi bir surette
icbar eden kimselere, bu fıkrada yazılı ceza üçte birden yarıya kadar
artırılarak hükmolunur.
Her kim,
kurulları, üçüncü fıkrada yazılı fiilleri işlemeye, herhangi bir suretle
icbar ederse üçüncü fıkrada yazılı ceza üçte birden yarıya kadar artırılarak
hükmolunur.
Eğer bu fiil
kurul mensuplarına herhangi bir suretle menfaat temini veya vaadi suretiyle
meydana gelmiş ise, failler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun rüşvet
suçuna ilişkin hükümlerine göre cezaya hükmolunur.”
u) 165 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 165- Bu
Kanunla kendilerine şikâyet ve itiraz yetkisi tanınanların bu yoldaki
müracaatlarını tutanağa geçirmeye mecbur oldukları ahvalde tutanağa
geçirmeyi reddeden kurul başkan ve üyeleri bir yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.”
ü) 166 ncı
maddesinde yer alan “ve beşbin liradan yirmibin liraya kadar ağır para”
ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
v) 171 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 171- 79
uncu maddenin koyduğu silâh taşıma yasağına aykırı hareketler edenler
hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, yirmibeş günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.
Fiilin diğer kanunlara göre daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturması
halinde, bu kanunlara göre verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.”
y) Sekizinci
Bölüm başlığı “Soruşturma ve Kovuşturma Usul ve Şekilleri” şeklinde ve 173
üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Soruşturma ve
kovuşturma zamanı
MADDE 173- Seçim
işleriyle görevlendirilenlerin oy verme günü ile bundan önceki yirmi dört
saat içinde işledikleri bu kanunda yazılı seçim suçlarından ötürü bağlı
bulundukları kurullarca düzenlenmesi gereken seçim tutanaklarının tanzim
edildiğinin ertesi günü soruşturma başlatılır.
Bu süre içinde
ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarla infazı gerektiren hükümler ve
merciinden verilmiş tutuklama kararı veya yakalama emri dışında başka hiçbir
sebepten dolayı bir seçmen hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamaz ve oy
verme günü ile ondan önceki üç gün içerisinde seçmenin hürriyetini ve oy
verme imkanını kaldıracak veya tahdid edecek
idarî ve malî hiçbir tedbir alınamaz.”
z) 174 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 174- Bu
Kanunda yazılı suçlardan birini işleyenler veya
bu kanunun uygulanmasına taalluk edip de genel
hükümlere göre cezalandırılmaları gerekenlerin sıfat ve memuriyetleri ne
olursa olsun haklarında umumi hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma
yapılır.
Valiler
hakkındaki soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet
Başsavcıvekili; kovuşturma ise Yargıtayın ilgili
ceza dairesi tarafından umumi hükümlere göre yapılır.
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı soruşturmayı Yargıtay Cumhuriyet savcılarına da
yaptırabilir. Ancak, kamu davasını açmak veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar vermek yetkisi Cumhuriyet Başsavcısına aittir.
Soruşturma
sırasında Başsavcı tarafından istenilen yakalama emri, tutuklama, tahliye,
elkoyma ve aramaya Yargıtay ilgili ceza dairesi başkanı tarafından karar
verilir. Bu kararlara karşı yapılan itirazları ise, numara itibariyle
izleyen ceza dairesi inceler. Son numaralı daire başkanının kararı söz
konusu ise, itirazları inceleme yetkisi birinci ceza dairesine aittir.
Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair
karara yapılan itirazı, soruşturma konusu suçun en ağırına bakmakla görevli
ceza dairesini numara itibariyle izleyen ceza dairesi başkanı inceler.
Soruşturma konusu suç, son numaralı ceza dairesinin görevine giriyorsa,
itirazı inceleme yetkisi (1) numaralı Ceza Dairesi Başkanına aittir.
Kaymakamlar
hakkında soruşturma yapmaya ve kamu davası açmaya il Cumhuriyet başsavcısı
veya başsavcıvekili ve kovuşturma yapmaya il ağır ceza mahkemesi yetkilidir.
Hakimler ve
Savcılar Kanunu hükümleri mahfuzdur.
İlgili kimseler
ve siyasi partiler, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince kamu davasına
katılabilirler.”
aa) 175 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezasına karar verme yetkisi
MADDE 175- Bu
Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı
yetkilidir.”
bb) 176 ncı
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “5680 sayılı kanunun 143 sayılı
kanunla değiştirilen 19 uncu” ibaresi, “9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı
Basın Kanununun 14 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.
(71)
21/8/1963 tarihli ve 308 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve
Sertifikasyonu Hakkında Kanunun;
a) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Tarım
Bakanlığınca muayene edilmemiş ve müsaadesi verilmemiş tohumlukları ithal ve
ihraç edenlere bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca fiillere
konu tohumluklara elkonularak, mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
b) 14 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 14- 4 üncü
madde gereğince bu kanuna tabi tutulup Resmi Gazete'de ilan olunan
tohumlukları:
a) Muayene ve
kontrol yaptırıp müspet netice ve belge almadan,
b) Yönetmeliğine
uygun şekilde ambalajlanmadan veyahut taklit ve tahrif edilmiş etiketlerle,
c) Asgari
standardın altına düşürülmüş veya tağşiş edilmiş olarak,
d) Muayene ve
kontrolü yapılmadığı halde yapılmış göstererek,
e)
Sertifikalarında belirtilmiş niteliklere uymayan şekilde reklam yaparak,
Satanlar,
dağıtanlar, satışa veya dağıtıma arz edenlere beşyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ayrıca fiillere konu tohumluklara elkonularak mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilir.
Yukarıda yazılı
fiiller ıslah edilmiş tohumluk adı altında satılan, dağıtılan, satışa veya
dağıtıma arz edilen tohumluklar dolayısıyla işlenmişse, ilgililere bin Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
13 üncü maddede
yazılı fiillerin tekrarı hâlinde para cezası iki katı olarak alınır.
Bu Kanunda yazılı
idarî yaptırımlara karar vermeye, mahallî mülkî amir yetkilidir.”
(72)
8/6/1965 tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun;
a) 7 nci
maddesinin birinci fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“2. 14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre
devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin bulunmaması”
“3. Ahlâken kötü
bir şöhrete sahip bulunmamak.”
b) 17 nci
maddesinde yer alan “Türk Ceza Kanununun 526 ncı” ibaresi, “Kabahatler
Kanununun 32 nci” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- Özel
öğretim kurumlarının yönetici ve öğretmenleri görevleriyle bağlantılı olarak
suç işlemeleri halinde veya görevlerinden ötürü kendilerine karşı işlenen
suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır.”
(73)
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci
maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“5. Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı iki yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”
(74)
20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanununun 37 nci maddesinin bir ve
beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu kanun
hükümlerinden faydalanmak amacıyla yalan beyanda bulunan veya hakikate
aykırı beyanname verenler ile bu kanunun yayımından sonra belediye sınırları
içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma
bütçeli dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve
tasarrufu altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu
gibi yapıları satanlar, bağışlayanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde
devredenler ve bilerek devir ve satın alanlar, Türk Ceza Kanununun 154 veya
184 üncü maddeleri hükümlerine göre cezalandırılır.”
“17 nci maddede
sözü geçen beyannameyi, haklı bir sebebe dayanmaksızın, zamanında
vermeyenlere mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
(75)
20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununun;
a) 50 nci
maddesinin (c) ve (ç) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“c) 12 nci madde
gereğince işinden ayrılan gemi adamına çalışma belgesi vermeyen, beş işçiye
kadar (beş işçi dahil) işçi çalıştıran işveren veya vekili bin Türk Lirası,
daha fazla işçi çalıştıranlara ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
ç) 13 üncü madde
gereğince sakat ve eski hükümlü gemi adamı çalıştırma ile ilgili kanun ve
tüzük hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her
sakat veya eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binbeşyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
b) 51 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 51- 1. a)
20 nci madde gereğince gemiadamının kıdem tazminatını ödemeyen,
b) 28 inci madde
gereğince gemiadamının fazla çalışma ücretini ödemeyen,
c) 29 uncu madde
gereğince gemiadamının ücretini zamanında ve tam olarak ödemeyen,
ç) 33 üncü
maddede sözü geçen iaşe veya nakden ödeme zorunluluğuna uymayan,
d) 37 nci maddede
sözü geçen asgari ücretten aşağı ücret ödeyen,
İşveren veya
işveren vekili hakkında, bu durumda olan her gemiadamına karşılık, ödemediği
meblağ veya temin ile mükellef olduğu iaşenin tekabül ettiği bedelin,
yediyüzelli Türk Lirasından aşağı olmamak üzere iki katı tutarında idarî
para cezası verilir.
2. a) 21 ve 23
üncü maddeler gereğince gemiadamının iade zorunluluğuna uymayan,
b) 26 ncı maddede
gösterilen iş sürelerine uymayan,
İşveren veya
işveren vekili hakkında bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Birinci fıkradaki
fiiller yurt dışında işlendiği takdirde verilecek cezalar iki kat olarak
uygulanır. 20 nci madde hükümlerine aykırı harekette bulunarak kıdem
tazminatının öngörülen esaslar dışında veya saptanan miktar veya tavan
aşılarak ödenmesi için emir veya talimat veren veya bu yolda hareket eden
özel veya kamu kurumu veya kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri, genel
müdür, müessese müdürü, muhasebe müdürü gibi yetkili sorumluları hakkında,
fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan
iki seneye kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur. Kanuna aykırı
olarak fazla ödenen miktarın da ayrıca Hazine lehine re'sen tahsiline karar
verilir.”
c) 52 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yediyüzmilyon lira” ibaresi “bin
Türk Lirası” ve ikinci fıkrasında yer alan “üçyüzellimilyon lira” ibaresi
“beşyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) 53 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dörtyüzmilyon lira” ibaresi, “beşyüz
Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
d) Ek 1 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 1- Bu
Kanunda yazılı idarî para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle geminin
bağlama limanının bulunduğu yer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge
müdürünce verilir.”
(76)13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet,
Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun;
a) 1 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “567 nci” ibaresi “228 inci” şeklinde
değiştirilmiştir.
b) 2 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2-
Bu Kanuna aykırı hareket edenler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz
günden bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(77)
19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun;
a) 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,”
b) 14 üncü
maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Emeklilik ve
istifa gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adlî, idarî ve askerî yargı
hâkim ve savcıları ile Anayasa Mahkemesi raportörlerinin; münhasıran son
hizmet gördükleri mahkeme veya dairede, bu görevlerinden ayrılma tarihinden
itibaren bir yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.”
c) 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “528 inci” ibaresi, “206 ncı” şeklinde
değiştirilmiştir.
ç) 35 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Dava açmaya
yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı
düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.
Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272
nci maddesinde ön görülen esas sermaye
miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler
ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir
avukat bulundurmak zorundadır.Bu fıkra hükmüne aykırı davranan
kuruluşlara mahallî mülkî amir tarafından sözleşmeli avukat tayin
etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan
onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan,
asgarî ücretin bir aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.”
d) 56 ncı
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Aslı olmayan
vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini
onaylayan yahut aslına aykırı örnek veren avukat, üç yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
e) 58 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 58-
Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya
da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında
işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının
vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve
kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve
baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev
alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri
aranamaz.
Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmanın inzibatına
ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, bu hükümlere göre avukatlar
tutuklanamayacağı gibi, haklarında disiplin
hapsi veya para cezası da verilemez.”
f) 61 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Suçüstü hali
MADDE 61- Ağır
ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde
soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre
yapılır.”
g) 62 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Görevi kötüye
kullanma:
MADDE 62- Bu
kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar
Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş
bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanunun 257 nci
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.”
ğ) 63 üncü
maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci fıkra
hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından yüz Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Avukatlık yapmak
yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan
alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak
avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılırlar.”
h) 96 ncı
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Baro başkanı iki
yıllık bir görev süresi için seçilir. Yeniden seçilmek caizdir.”
ı) 150 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 150-
Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre çağrılır.
Usulüne göre
çağırılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep
olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen
kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri
uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Baronun bulunduğu
il merkezindeki sulh ceza hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları
disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden verir.”
i) 180 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“a) Bir önceki
yıl kesin hesabına göre tespit edilen toplam miktarlar esas alınarak 492
sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan
harçların yüzde üçü ile idarî nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere
para cezalarının yüzde üçü,”
“Birinci fıkranın
(a) bendine göre hesaplanacak ödenek, Maliye Bakanlığınca her yıl Mart
ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır. Bu paralar,
münhasıran adlî yardım için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar,
ertesi yıla aynen aktarılır. Türkiye Barolar Birliği tarafından barolar
arasında yapılacak dağıtıma ve bu madde hükümlerine göre yapılacak
ödemelerin denetlenmesine ilişkin esas ve usuller, Türkiye Barolar
Birliğinin görüşü alınmak suretiyle, Adalet ve Maliye Bakanlıklarınca
müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”
j) Ek 3 üncü
maddesinin ondördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Seçimler
sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı görevleriyle bağlantılı
olarak işlenen suçlar kamu görevlilerine karşı işlenmiş gibi
cezalandırılır.”
(78)
24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun;
a) 25 inci
maddesinde yer alan “500 liradan 10000 liraya kadar ağır para cezasıyla veya
her ikisiyle birlikte cezalandırılır.” ibaresi “adlî para cezası ile
cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 56 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“3.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre devlet
memurluğuna atanmaya engel mahkumiyeti bulunmamak veya bu Kanun hükümlerine
göre mahkum olmamak.”
c) 62 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurları gibi ceza görürler.”
ibaresi “kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) Ek 2 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- 1. 8
inci maddenin üçüncü fıkrasına, 16 ncı maddenin beşinci fıkrasına, 56 ncı
maddenin altıncı fıkrasına, 59 uncu maddenin dördüncü, altıncı, yedinci ve
sekizinci fıkralarına ve 90 ıncı maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket
eden kooperatif ve üst kuruluşlarının yönetim kurulu üyeleri ve memurları üç
aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşyüz güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılırlar.
2. Genel kurulu
olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri ile 2 nci maddenin
dördüncü fıkrasına, 8 inci maddenin ikinci fıkrasına, 16 ncı maddenin
birinci fıkrasına, 66 ncı maddenin ikinci fıkrasına ve 90 ıncı maddenin
üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kooperatif ve üst kuruluşlarının
yönetim kurulu üyeleri altı aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
3. 56 ncı
maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına, 66 ve 67 nci maddeye aykırı hareket
eden kooperatif ve üst kuruluşlarının denetim kurulu üyeleri bir aydan altı
aya kadar hapis ve otuz günden üçyüz güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılırlar.
İlgili bakanlık,
kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile
memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı
açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabilir.”
(79)
14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun
68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- I– Bu
Kanunun;
a) 4 üncü
maddesinin dördüncü fıkrasında ve açık piyasa işlemleri ile ilgili 52
nci maddesinde verilen yetkiler çerçevesinde
Banka tarafından yapılan düzenlemelere uymayan; 40 ıncı
maddesinin (II) numaralı fıkrası uyarınca zorunlu karşılık ve umumi
disponibilite için tespit edilen oranları süresi
içinde tesis etmeyen veya eksik tesis eden bankaların, özel finans
kurumlarının ve diğer malî kurumların görevli ve ilgilileri hakkında ikiyüz
günden dörtyüz güne kadar adlî para cezasına,
b) 43 üncü
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 44 üncü maddesinde belirtilen
bilgi ve belgeleri vermeyen veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge veren
ya da 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında
öngörülen denetimin yapılmasını engelleyen bankalar, özel finans kurumları
ve diğer malî kurumların görevli ve ilgilileri hakkında bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve dörtyüz günden sekizyüz güne kadar adlî para cezasına,
hükmolunur.
Bu fıkrada tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Bankanın görüşü alınarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından
Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu
durumda Bankacılık Kanununun 162 nci maddesi hükümleri uygulanır.
II – a) Bu
Kanunun 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket eden
Banka mensupları için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.
Sırları kendileri
veya başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklayan Banka mensupları
hakkında, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.
b) Görevi
nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle
yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer
malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka yönetim kurulu
başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan oniki yıla kadar hapis
ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacakları gibi bankanın
uğradığı zararı tazmine mahkûm edilirler.
Suçun, zimmetin
açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde
faile on iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para
cezası verilir; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın uğradığı zararın
üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın ödenmemesi hâlinde
mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur.
Soruşturma
başlamadan önce, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya
senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
Kovuşturma
başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine
geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek cezanın
üçte biri indirilir.
Zimmet suçunun
konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya
diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya
kadar indirilir.
Bu fıkrada
tanımlanan suçlar ve Kanunda belirtilen görevlerin yerine getirilmesi
sırasındaki fiilleri dolayısıyla Banka personeli hakkında soruşturma ve
kovuşturma yapılması Banka Meclisinin; atama ve seçim suretiyle görev yapan
diğer mensuplar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması ise Başbakanın
Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.
III – a) Bankanın
itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da
servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olan
ya da bu yolda asılsız haber yayanlar ve
yayınlayanlar için bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak
üzere adlî para cezasına hükmolunur.
b) Bu Kanunun 43
üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki bilgi ve belgeleri belirlenen usul ve
esaslar içerisinde doğru olarak vermeyen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin
sorumluları hakkında otuz günden altmış güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
Bu fıkrada
tanımlanan suçlar dolayısıyla soruşturma ve kovuşturma yapılması,
Başkanlığın (Guvernörlüğün) Cumhuriyet
başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır.”
(80)
28/5/1970 tarihli ve 1264 sayılı Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması
Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Hâlen tedavülde
bulunan ve bu Kanun hükümleri gereğince tedavüle çıkarılacak paraları,
itibari kıymetleri dışında bir fiyatla kullananlar hakkında elli güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. Ancak verilecek adlî para cezasının miktarı
suçun konusunu oluşturan paraların değerinden az olamaz.”
(81)
21/7/1971 tarihli ve 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanununun 12 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ticari işletme
sahibi işletmesini veya rehne dahil münferit unsurları alacaklının
muvafakatı olmaksızın başkalarıyla değiştirir veya temlik, ayni bir hakla
takyit veya alacaklıyı ızrar kastıyla tahrip veya imha ederse bu yüzden
alacağını tamamen veya kısmen tahsil edemeyen alacaklının şikayeti üzerine
uğranılan zararın miktarı nazara alınmak suretiyle bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
(82)2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılıEsnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun;
a) 7 nci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kurum personeli
hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan
hükümleri ile 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve 8/6/1949
tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri
uygulanır. Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Kurumun diğer çalışanları
sorumlulukları bakımından 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi olup, haklarında 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.”
b) 17 nci
maddesinin birinci cümlesi “Kurum hakkında iflâs hükümleri uygulanmaz.” ve
maddede yer alan “765” ibaresi “5237” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 80 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 80- Bu
Kanunun 26 ncı maddesinde belirtilen tescil ve
sigortalılığın sona ermesi ile ilgili yükümlülüğe uymayan sigortalılara
Kurumca ellibeş Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
Bir başkasına ait
sağlık karnesi veya kartını kullanan, kendisine ait sağlık karnesi veya
kartını bir başkasına kullandıran ya da bu fiillere iştirak eden kişiler,
Kurumca yapılan sağlık giderleri ile kanunî faizinden müştereken ve
müteselsilen sorumlu olup; haklarında Türk Ceza
Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmak üzere işlem yapılır.”
(83)
18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun;
a) 7 nci
maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi ile ikinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“5. 14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre
devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin bulunmaması,”
“Noterlik stajına
engel mahkûmiyeti olanlar, noterliğe kabul edilemezler.
Staj isteminde
bulunan kişi hakkında noterliğe engel bir suçtan dolayı soruşturma veya
kovuşturma yapılması halinde, stajyerliğe alınma
isteği hakkındaki kararın bu soruşturma ve kovuşturmanın sonuna kadar
bekletilmesine karar verilebilir.”
b) Mülga 28 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Atamadan önce
vazgeçme
MADDE 28- Atanma
veya nakil talebinde bulunan başvuru sahiplerinin, ilan süresinin bitimini
müteakip onbeş gün içinde Adalet Bakanlığına veya Adalet Bakanlığına
gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıklarına vazgeçme dilekçesi vermeleri
halinde, atama işleminde değerlendirilir; aksi halde vazgeçme dilekçesi
atama işleminde dikkate alınmaz.”
c) 109 uncu
maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Bir asliye
mahkemesinin yargı çevresi içinde birden çok noterlik bulunması veya bir
ilin belediye sınırları içinde birden çok asliye mahkemesi yargı çevresinin
yer alması halinde” ibaresi, “Bir il, ilçe veya büyükşehir belediyesi
sınırları içinde birden çok noterlik bulunması halinde,” şeklinde
değiştirilmiştir.
ç) 111 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunun 109
uncu maddesi uyarınca yatırılıp ortak hesapta toplanan paralar, her üç ayda
bir o yerdeki ilgili noterlere veya bu Kanuna göre görevlendirilmiş noter
vekili varsa vekile, eşit miktarda ödenir. Ancak, büyükşehir belediyesi
sınırları içerisinde, farklı sınıftan ve birden fazla noterlik bulunması
halinde, birinci sınıf noterlikler için oluşturulan ortak hesap bu sınıfa
mensup noterlikler arasında; diğer sınıf noterlikler için, kuruldukları
ilçenin mülkî sınırları esas alınarak oluşturulan ortak hesap ise bu sınıfa
mensup noterlikler arasında, eşit miktarda dağıtılır.Ödemenin şekli
oda genel kurulunun yıllık olağan toplantısında tespit edilir.”
d) 138 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
138- Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu
hükümlerine göre çağırılır.
Usulüne göre
çağırılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep
olmaksızın tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen
kimseler hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklıkla ilgili hükümleri
uygulanır. Bu fıkra hükmüne göre gerekli kararları vermeye Ankara Sulh Ceza
hâkimi yetkilidir. Sulh ceza hâkimi bu kararları disiplin kurulunun tutanak
örneği üzerinden verir.
Türkiye Noterler
Birliği Disiplin Kurulunca, 132 nci maddeye göre
görevlendirilen üye de, çağrıya rağmen gelmeyen
tanığın zorla getirilmesi hususunda sulh ceza hâkiminden karar istemeye
yetkilidir.”
e) 151 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Noterler, geçici
yetkili noter yardımcıları, noter vekilleri ile noter kâtipleri ve kâtip
adayları noterlikteki görevleri, Türkiye Noterler Birliği organlarında görev
alan noterler ise ayrıca bu görevleri ile bağlantılı olarak işledikleri
suçlardan dolayı Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi
sayılırlar.”
f) 152 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 152- Yukarıdaki
maddede gösterilen kişilere karşı, aynı maddede yazılı görevleri yerine
getirmeleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen suçlarla ilgili
olarak Türk Ceza Kanununun uygulanması bakımından kamu görevlisi
sayılırlar.”
g) 156 ncı
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Suçüstü hali:
MADDE 156- Ağır
ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde
soruşturma genel hükümlere göre yapılır.”
ğ) 157 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 157- 50
nci maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı
hareket eden noterlere ilk defasında bin Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde
verilecek ceza üçbin Türk Lirasından aşağı
olamaz.
Noterin yukarıda
yazılı eyleminde aracılık yapan kimseye de beşyüz Türk Lirasından ikibin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Aracı Türk Ceza
Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılan bir kimse veya noter katibi
yahut kâtip adayı ise, birinci fıkra uyarınca cezalandırılır.
Noterler arasında
rekabete sebep olacak eylem ve harekette bulunan, noterlik işlemlerini
şahsına veya mensup olduğu kuruluşa menfaat sağlayan
bir noterde yaptıran kişiler ve özellikle bu kanunun 166
ncı maddesinin (12) numaralı bendi uyarınca
düzenlenen protokole taraf teşkil eden resmi ve özel kuruluşlar memur
vesair görevlilerinden protokoldeki esaslara
aykırı eylem ve harekette bulunanlarla bu fiile iştirak eden noterler, eylem
ve hareketleri suç oluşturmadığı takdirde, bu maddenin birinci fıkrası
gereğince cezalandırılırlar.”
h) 158 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 158- Eski
tarihle evrak düzenleyen, yevmiye defterinde
numara ayıran, harç, damga,
kontrato veya sair vergiler ödemelerine esas olarak düzenlediği
beyannamelerde yahut bunlara eklenen makbuzlarda tahrifat yapan noter
görevlileri ile kâtipleri ve kâtip adayları üç yıldan beş yıla kadar hapis
ve beşyüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
ı) 159 uncu
maddesinin (II) numaralı fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“II- a) 109 uncu
maddenin birinci fıkrasında belirlenen görevleri yerine getirmeyen Noter
Odası yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesi hükümleri uygulanır.”
i) 160 ıncı
maddesinde yer alan “230 uncu maddesi hükmüne göre sorumludur.” ibaresi “257
nci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır.” şeklinde
değiştirilmiştir.
j) 166 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“15. 109 uncu
madde hükümleri saklı kalmak üzere, her nevi ortak hesap paylaşım esaslarını
belirlemek,”
(84)
24/2/1972 tarihli ve 1543 sayılı Genel Nüfus Yazımı Kanununun 23 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yazım işlerinde
verilen görevi mazeretsiz kabul etmeyenler ve yapmayanlar, yazım
kurullarının istedikleri bilgileri vermeyenler veya gerçeğe aykırı beyanda
bulunanlar, yahut doğru olmayan belge gösterenler ile bu Kanunda tespit
olunan görev ve mecburiyetleri yerine getirmeyenlere, yazımın yapıldığı
yerin idare kurulu kararıyla yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lira sına kadar
idarî para cezası verilir. Tescil işlemlerini belirli süre içinde kanun ve
yönetmelik hükümlerine uygun olarak bitirmeyen yazım kurulları başkanı ve
üyelerinin yarı ücretleri kesilir.”
(85)
5/5/1972 tarihli ve 1587 sayılı Nüfus Kanununun;
a) 36 ncı
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “(İdamlar dahil)” ibaresi madde
metninden çıkartılmıştır.
b) 46 ncı
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Muhakemeleri Usulü” ibaresi
“Muhakemesi” olarak değiştirilmiştir.
c) 52 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52- Bu
Kanuna göre;
a) Nüfus ve
kişisel hal olaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini Kanunda
belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamu görevlisine, fiili suç
oluşturmadığı takdirde, o yer nüfus müdürlüğünün teklifi üzerine mahallî
mülkî idare amirinin kararıyla elli Türk Lirasından ikiyüz Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.
b) Nüfus ve
kişisel hal olaylarını bildirme yükümlülüğünü Kanunda belirtilen süre içinde
yerine getirmeyen, 28 inci maddeye aykırı davranan, nüfus ve aile
cüzdanlarını kaybedenler ile nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son
bulmasından itibaren 2 ay içinde bu cüzdanlarını değiştirmeyen kişilere veya
bu durumdaki küçüklerin veli veya vasilerine, yurt içinde nüfus müdürlerinin
teklifiyle mülkî idare amirlerince, yurt dışında Türkiye başkonsoloslarınca
veya büyükelçilik ile elçilik bünyesinde konsolosluk şubesini tedvire
memurlarca yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(86)
6/6/1972 tarihli ve 1593 sayılı Erişme Kontrollu Karayolları Kanununun 12
nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Bu
Kanunla kısıtlanan, yasaklanan işler ve hareketleri yapan, yaptıranlar ile
hayvanlarının yola girmesini önlemeyenlere, mahallî mülkî amir tarafından
yüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(87)
14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları
Birliği Kanununun;
a) 8 inci
maddesinin (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, istimal ve istihlâk kaçakçılığı
dışında kalan kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı suçlarından mahkûm olmamak,”
b) 30 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 30-
Belgesiz olarak seyahat acentalığı faaliyetinde bulunanlar hakkında, 29 uncu
maddede belirtilen idarî soruşturmadan ayrı olarak, üç aydan altı aya kadar
hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
(88)
29/5/1973 tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanununun;
a) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Beyan
veya tescildeki niteliğe uymayan veya ambalajdaki vasıf veya markası
değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş olan veya bozulmuş yahut değiştirilmiş
veya karıştırılmış yemleri üretenler, satışa arzedenler veya satanlara bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hayvan sağlığı
için tehlikeli olan yemleri bu özelliğini bilerek üretenler, satışa
arzedenler veya satanlar, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.”
b) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Bu
Kanunun 6, 7, 8 ve 10 uncu maddelerinde yazılı mecburiyetlere uymayanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 15 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
(89)
26/6/1973 tarihli ve 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanununun;
a) 15 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- 2, 3
ve 4 üncü maddelerdeki yükümlülüklerden her birine aykırı hareket edenlere
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 16
ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- 5 inci
madde hükmüne aykırı hareket edenlere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
c) 17 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 17- 6, 7,
8, 9, 10 ve 11 inci maddelerdeki hükümlere aykırı hareket edenlere yirmi
Türk Lirası; kimlik bildirme belgesinde gerçeğe uymayan bilgi verenlere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- Bu
Kanunda belirtilen idarî para cezaları, mahallî mülkî amir tarafından
verilir.”
d) Ek 1 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarenin
bilgisayar sistemi kurması ve gerekli teknik altyapıyı hazırlamasıyla
birlikte, bu Kanunun 2 nci maddesinde sayılan özel veya resmi her türlü
konaklama tesislerinden Bakanlar Kurulunca belirlenecek olanlar, tespit ve
ilan tarihinden itibaren üç yıl içerisinde tüm kayıtlarını bilgisayarda
tutmak ve bilgisayar terminallerini genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar
terminallerine bağlamak zorundadırlar. Bu şartı yerine getirmeyen
kuruluşlara onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı
halinde işletme ruhsatları iptal edilir.”
(90)
20/6/1977 tarihli ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere
Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Afet
bölgelerinde felakete uğrayanlara bu Kanuna göre bedelli veya bedelsiz
olarak verilen iş veya irat hayvanlarını, tohumluk, gübre, mücadele ilacı,
alet, makine ve malzeme gibi canlı veya cansız üretim araçlarını veya
tesislerini izinsiz olarak iki yıl içinde satan veya devreden yahut başka
maksatlarla kullananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, mahallî mülkî
amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.”
(91)
28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun;
a) 25 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) Kurulun para,
evrak ve her çeşit malları Devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve
üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri
suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk
Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar.”
b) 33 üncü
maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Kurucularının
müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla
süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı
ile haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”
c) 36 ncı
maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Kurucularının
müflis olmaması ve Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla
süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı
ile haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”
ç) 46/A
maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“b) Kurul, menkul
kıymetlerin işlem gördüğü borsalar ve Türkiye Sermaye Piyasası Aracı
Kuruluşları Birliği tarafından verilen idarî para cezalarının tahsil edilen
kısmının yüzde onu,”
d) 47 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47- Diğer
kanunlara göre daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde:
A) 1. Sermaye
piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış
bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacıyla
kullanarak sermaye piyasasında işlem yapanlar arasındaki fırsat eşitliğini
bozacak şekilde mameleki yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmek,
içerden öğrenenlerin ticaretidir. Bu fiili işleyen 11 inci madde
kapsamındaki ihraçcılarla, sermaye piyasası kurumlarının veya bunlara bağlı
veya bunlara hâkim işletmelerin yönetim kurulu başkan ve üyeleri,
yöneticileri, denetçileri, diğer personeli ve bunların dışında meslekleri
veya görevlerini ifa etmeleri sırasında bilgi sahibi olabilecek durumda
olanlarla, bunlarla temasları nedeniyle doğrudan veya dolaylı olarak bilgi
sahibi olabilecek durumdaki kişiler.
2. Yapay olarak,
sermaye piyasası araçlarının, arz ve talebini etkilemek, aktif bir piyasanın
varlığı izlenimini uyandırmak, fiyatlarını aynı seviyede tutmak, arttırmak
veya azaltmak amacıyla alım ve satımını yapan gerçek kişilerle, tüzel
kişilerin yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler,
3. Sermaye
piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, yalan, yanlış, yanıltıcı,
mesnetsiz bilgi veren; haber yayan ya da yorum yapan açıklamakla yükümlü
oldukları bilgileri açıklamayan gerçek kişilerle, tüzel kişilerin
yetkilileri ve bunlarla birlikte hareket edenler,
4. 4 üncü
maddenin birinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenlerle, sermaye
piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunan veya yetki belgeleri iptal
olunduğu veya faaliyetleri geçici olarak durdurulduğu halde ticaret
unvanlarında, ilan veya reklamlarında sermaye piyasasında faaliyette
bulundukları intibaını yaratacak kelime veya ibare kullanan veya
faaliyetlerine devam eden gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri,
5. Yatırımcı
tarafından sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla
veya idare etmek için veya teminat olarak veyahut her ne nam altında olursa
olsun, sermaye piyasası kurumlarına kayden veya fiziken tevdi veya teslim
edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti
kendisinin veya başkasının menfaatine satan veya rehneden veya her ne
şekilde olursa olsun kullanan, gizleyen yahut inkar eyleyen veyahut bu amaca
ulaşmak ya da bu fiillerini gizlemek için bilgisayar ortamında tutulanlar
dahil kayıtları tahvil ve tağyir eden ilgili gerçek kişilerle tüzel
kişilerin yetkilileri,
6. Bu Kanunun 15
inci maddesinin son fıkrasında belirtilen işlemlerde bulunarak kârı ve/veya
mal varlığı azaltılan tüzel kişilerin yetkilileri ve bunların fiillerine
iştirak edenler,
7. Karşılıksız
olarak sermaye piyasası araçlarının geri alım taahhüdü ile satımını yapan
ilgili gerçek kişilerle, tüzel kişilerin yetkilileri,
her bir alt bent
kapsamına giren fiillerden dolayı iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşyüz
günden binbeşyüz güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
B) 1. Bu Kanuna
göre Kurul veya Kurul tarafından görevlendirilenlere istenecek bilgileri
vermeyen veya eksik veya gerçeğe aykırı olarak verenlerle; defter ve
belgeleri bu görevlilere ibraz etmeyen, saklayan, yok eden veya bunların
görevlerini yapmalarını engelleyenler,
2. Defter ve
kayıt tutmayanlar,
her bir alt bent
kapsamına giren fiillerden dolayı bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikiyüz
günden bin güne kadar adlîpara cezası ile cezalandırılırlar. Gerçeğe
aykırı defter ve kayıt tutan, hesap açan veya bunlarda her türlü muhasebe
hilesi yapan ya da gerçeğe aykırı bağımsız denetleme raporu düzenleyenler,
Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre
cezalandırılır.
C) Bu Kanunun 6
ncı maddesinin ikinci fıkrasına, 7, 9, 10, 10/A, 11, 12 nci maddelerine, 13
üncü maddesinin beşinci fıkrasına, 13/A maddesinin üçüncü fıkrasına, 14 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasına, 15 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü,
dördüncü ve beşinci fıkralarına, 16, 16/A maddelerine, 25 inci maddesinin
(a) bendine, 28 inci maddesinin (b) bendine, 34 üncü maddesine, 38 inci
maddesine, 40/B maddesine, 45 inci maddesine, 46 ncı maddesinin ikinci ve
beşinci fıkralarına, 46/A maddesine ve 46/B maddesine aykırı hareket
edenlere,
Kurul tarafından,
yükümlülüğe aykırılık oluşturan her bir fiilden dolayı beşbin Türk
Lirasından onbeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
e) 47/A maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47/A- Bu
Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve
Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği
tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilere, gerekçesi belirtilmek
suretiyle Kurul tarafından ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.
Kanunun 40/C
maddesinin beşinci fıkrasındaki yükümlülüğe uymayan üyelere Türkiye Sermaye
Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Yönetim Kurulunca bin Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
f) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- 47 nci
maddede yazılı suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Kurul tarafından
Cumhuriyet savcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru
ile Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.
Bu Kanuna aykırı
fiillerin işlendiğine dair bilgi edinen Cumhuriyet savcıları, Kurulu
haberdar ederek durumun incelenmesini isteyebilirler.
Cumhuriyet
savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, Kurul kendisine
tebliğ edilecek bu kararlara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraza
yetkilidir.”
(92)
11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan
Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına
Dair Kanunun;
a) 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- 4 üncü
maddede belirtilen kuruluş iznini veya 5 inci maddede belirtilen faaliyet
iznini almadan bu Kanun kapsamına giren yivsiz tüfek, nişan tüfek ve
tabancaları imal eden fabrika veya imalathane kuranlar veya işletenler veya
işyerleri ya da ikametgahlarında söz konusu
silâhları imal edenler veya 6 ncı maddede
belirtilen esaslara aykırı olarak yapan veya satanlar bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
b) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- 7
nci ve 8 inci maddelerde belirtilen imalat ve
satış listeleri ile belgelerini süresi içinde vermeyen veya imalat
ya da satışını bildirmeyen imalatçı ve
satıcılara, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
Yivsiz tüfek
satın alma belgesi olmayan kişiye satış yapan satıcılara, ikiyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
c) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13-
Mülkiyeti kendisine ait olup olmadığına bakılmaksızın; ruhsatnamesi olmadan
yivsiz av tüfeği bulunduran kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca ruhsatname işlemleri tamamlanıncaya kadar tüfek muhafaza
altına alınır. Muhafaza altına alındıktan itibaren bir ay içinde ruhsatname
işlemlerinin tamamlanmaması hâlinde, tüfeğin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
Ruhsatlı yivsiz
av tüfeğini, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bir başkasına veren kişiye
de elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanun
hükümlerine göre idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine
karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.”
(93)
2/11/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların
Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 4 – Bu
Kanuna aykırı harekette bulunanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılırlar.”
(94)
6/11/1981 tarihli ve 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanununun 6 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu yasaklara
aykırı harekette bulunan gemi kaptanlarına o yerin mülkî amiri tarafından,
geminin ödemesi gereken sağlık resminin yüzde yirmibeşi oranında idarî para
cezası verilir. Ancak, ceza miktarının tespitinde, 3 üncü maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen indirimler dikkate alınmaz ve bu ceza, bin net tonluk
bir gemiden tahsili gereken sağlık resminden az olamaz.”
(95)
12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun;
a) 31 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31- a) Bu
Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliklerde gösterilen
koşullara uymayan belgeli yatırım ve işletmelere, diğer mevzuattaki ceza
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki maddelerde belirtilen cezalar
uygulanır.
b) 33 üncü
maddedeki para cezaları, denetleme elemanları tarafından tayin edilir.”
b) 32 nci
maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bu Kanuna göre
verilecek uyarma cezaları kesindir.”
c) 33 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33- Para
cezaları aşağıda belirtilen durumlarda ve miktarlarda belge sahibine
uygulanır :
a) Uyarma
cezasına rağmen, gerekli düzeltmenin yapılmaması veya yeni uyarma cezasını
gerektiren fiil veya fiillerin tespiti ile bu Kanunda belirtilen veya
Bakanlıkça istenilen bilgi veya belgelerin süresi içerisinde verilmemesi
veya yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi hallerinde beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası.
b) Bakanlığa
bilgi verilmeksizin, işletmenin bir yıl içinde otuz günden fazla süreyle
aralıksız olarak bir kısmının veya tamamının kapalı tutulması halinde beşyüz
Türk Lirası idarî para cezası.
c) Yazı, reklam,
afiş, broşür ve benzeri araçlarla Bakanlığın veya müşterilerin yanıltılması
veya yanıltıcı unvan kullanılması veya müşteriye taahhüt edilen hizmetin
verilmemesi veya eksik verilmesi veya bu hizmetin en az eşdeğer nitelikleri
haiz bir işletmede verilmesinin sağlanmaması halinde, özel hükümler saklı
kalmak kaydıyla bin Türk Lirası idarî para cezası.
d) Müşterinin can
veya mal güvenliğinin sağlanmasında işletme sahibi veya sorumlusu veya
personelin katkısı, kusuru veya ihmaliyle işletmede suç işlendiğinin tespiti
halinde özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bin Türk Lirası idarî para
cezası.
e) Bakanlıktan
tahsisli yatırım ve işletmelerin tahsis koşulları saklı kalmak kaydıyla,
izinsiz olarak yatırım veya işletmenin tümünün veya bir kısmının
devredilmesi, kiraya verilmesi, ortaklık statüsünün, unvanının veya türünün
değiştirilmesi hallerinde bin Türk Lirası idarî para cezası.
f) Onaylı fiyat
tarifelerinin üzerinde fiyat uygulanması halinde, fazladan alınan ücretin
yirmi katı idarî para cezası.”
ç) 36 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 36- a) Bu
Kanunun 6 ncı maddesi hükümlerine aykırı davranışların tespiti halinde; üç
aydan onsekiz aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
b) Bu Kanunun 29
ncu maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı hareket edenler elli günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(96)
11/8/1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanununun 13 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Bu
Kanunun 8 inci maddesine göre düzenlenen tarifelerin dışında ücret alan veya
9 uncu maddesine aykırı harekette bulunan şirket yöneticilerine veya
temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere üç aydan bir yıla kadar hapis ve
adlî para cezası verilir.
Bu Kanunun 12 nci
maddesinin ikinci fıkrasına aykırı harekette bulunan şirket yöneticilerine
veya temsilcilerine veyahut yetkili görevlilere bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Ticaret
Bakanlığının izni alınmadan umumi mağaza veya şube açarak makbuz senedi veya
rehin senedi tanzim eden veya izinleri iptal edilmesine rağmen faaliyete
devam eden şirket yöneticilerine veya temsilcilerine veyahut yetkili
görevlilere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası verilir.”
(97)
5/5/1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun;
a) 5 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sendika kurucusu
olabilmek için; Türk vatandaşı, medeni hakları kullanmaya ehil ve
sendikaların kurulacağı işkolunda fiilen çalışır olmak; Türkçe okur-yazar
olmak ve ayrıca; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
48 inci maddesine göre devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin
bulunmaması şarttır.”
b) 14 üncü
maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Seçimler
sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine karşı işlenen suçlar, kamu
görevlilerine karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.”
c) 59 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 59- 1. 8
inci madde, 9 uncu maddenin dördüncü fıkrası, 22 nci maddenin dördüncü
fıkrası, 26 ncı maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen ilan ve bildirimleri
yapmayanlara sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için
belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarının beşte birinden az olmamak
üzere; 62 nci maddede belirtilen bildirim yükümlülüğüne uymayan işverenlere
ise, bildirilmeyen her işçi için sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük
işçiler için belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarının beşte biri kadar
idarî para cezası verilir.
2. 2 nci maddenin
birinci ve ikinci fıkrası kapsamında olmayanlar ile 20 nci maddede
belirtilen izni almadan veya 29 uncu maddenin birinci fıkrası ile dördüncü
fıkrasına aykırı hareket eden işverenlere, sanayi kesiminde çalışan 16
yaşından büyük işçiler için belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarı
kadar idarî para cezası verilir.
3. 31 inci
maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket eden işverene, 44 üncü maddenin
bir ve dördüncü fıkraları hükümlerine, 51 inci maddenin birinci fıkrası
hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun sorumlu
görevlilerine sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için
belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.
4. 39, 49 ve 50
nci madde hükümlerine aykırı hareket eden sendika veya konfederasyonun,
tüzüğüne göre sorumlu kişileri hakkında sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından
büyük işçiler için belirlenen asgari ücretin aylık brüt tutarı kadar idarî
para cezası verilir.
5. 38 inci
maddenin birinci ve ikinci fıkrasına aykırı davranışta bulunan işçiler ile
işverenler veya işveren vekilleri veya bu konuda karar veren işçi veya
işveren kuruluşunun yetkili organlarının başkan ve üyelerine, bir aydan altı
aya kadar hapis cezası hükmedilir.
6. 37 nci
maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya
konfederasyonların sorumlu yetkililerine altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası hükmedilir.
7. 40 ıncı
maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden kurum ve kuruluşların yetkili
sorumlularına fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suçu oluşturmadığı
takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu yardım veya
bağışı kabul eden sendika veya konfederasyonların yetkili sorumlularına da
altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yapılan yardım
kovuşturma başlamadan önce tamamen ve kanuni faiziyle birlikte iade edildiği
takdirde, bu fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
40 ıncı maddenin
üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden sendika veya konfederasyon sorumlu
yetkilileri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî yardım
veya bağışın bir mislinden az olamaz.
40 ıncı maddenin
dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket eden işçi ve işverenlerle
kuruluş, dernek ve vakıfların yetkili sorumluları hakkında beşyüz güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, adlî para cezasının miktarı, malî
yardım veya bağışın beş mislinden az olamaz. Bu yardım veya bağış, bir işçi
sendikası veya konfederasyonunca, bir işveren, işveren sendikası veya
konfederasyonunu; bir işveren sendikası veya konfederasyonunca da işçi
sendikası veya konfederasyonunu malî yollarla desteklemek amacıyla yapıldığı
takdirde ayrıca üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
8. Bu Kanun
hükümlerine göre yapılan seçimlerin düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde
yürütülmesi amacıyla hâkimin ve sandık kurulunun aldığı tedbirlere
uymayanlara, fiil suç oluşturmadığı takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
14 üncü maddeye
göre yapılacak seçimlerle ilgili oylamalara ve bu oylamaların sayım ve
dökümüne hile karıştıranlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
9. Bu madde
hükmüne göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir.”
(98)
5/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt
Kanununun;
a) 56 ncı
maddesinin dördüncü bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“4. 14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine göre
devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin bulunmaması ve siyasi
partilerin organlarında görevli olmamak,”
b) 69 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 69- Bu
Kanunun 22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş bulunan
arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan
kaçınan veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı
ile süresinde görevli makama tevdi etmeyen arabulucular yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Resmi arabulucu
olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından dolayı
işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu görevlisi
sayılırlar.”
c) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70- Bu
Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı
verenlerle, bunu teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar
altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine
veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam
edenler üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Grev veya lokavt
kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya tebligata
ilişkin ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya
kadar indirilir.
Bu maddede
belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler elli günden az
olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
ç) 71 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Grev veya
lokavt kararının bu Kanun hükümlerine uygun olarak alınmasına
rağmen, kanunda yazılı şart ve usuller dışında uygulanması halinde,
bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
d) 72 nci
maddesinin bir ilâ üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Grev veya
lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci maddeye göre
de geçici olarak yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev
veya lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik edenler,
zorlayanlar veya propagandasını yapanlar bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine
veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya
teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta
katılanlar veya devam edenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Bu maddede
belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
e) 73 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 73 –
Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahallî idarelerce bir
karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini veya
kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla
kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar
veya propagandasını yapanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Yukarıdaki
fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev
veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya
uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede
belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
f) 74 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 74 –
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe,
Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev veya lokavt
kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde, fiil başka bir suç
oluşturmadığı takdirde, 73 üncü madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.”
g) 75 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 75-
Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca aldığı erteleme
kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar veya grev veya
lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama zorlayan veya teşvik
edenler ve bu yolda propaganda yapanlar altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
ğ) 76 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 76 – Bir
grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla hile veya tehdit veya cebir
kullananlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren suç oluşturmadığı
takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
h) 77 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 77- Greve
katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın uygulandığı
işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri
civarında topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik
eden veya bu yolda propaganda yapanlar yirmi günden az olmamak üzere adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Grev veya lokavt
süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli bir özrü
olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
ı) 78 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 78- Grev
ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince çalıştırmak
zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
40 ıncı maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni işçi alan işveren
izinsiz aldığı her işçi başına yirmi gün adlî para cezası ile
cezalandırılır.
43 üncü madde
hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu hükme aykırı
hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada
bulunanlar, söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep
oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her işçi başına
elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır.
44 üncü madde
hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya bu konutların su,
gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren veya işvereni bu
yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bunun için propaganda
yapanlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
i) 79 uncu
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Grev uygulanan
işyerinde, "Bu işyerinde grev vardır" lokavt uygulanan işyerinde de, "Bu
işyerinde lokavt vardır" ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri
çevrelerinde afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla,
işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi
barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
j) 80 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 80- 28
inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddenin ikinci
fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddede sözü edilen
ilan, bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler elli
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
Uygulanmakta olan
bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin kesinleşen kararına
uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine, elli günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(99)
24/5/1983 tarihli ve 2827 sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanunun;
a) 7 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Sağlık
ve Sosyal Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği
önleyici nitelikte oldukları kabul edilmeyen ilaç ve araçları yurt içinde
imal edenler veya her ne suretle olursa olsun dağıtanlar veya ticaret
maksadıyla yurda sokanlar veya bu maksatla bulunduranlar yedi aydan iki yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanlığınca bu Kanunun 3 üncü maddesine göre gebeliği önleyici
nitelikte oldukları kabul edilen ilaç ve araçların reklam ve propagandası
14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre yapılır.
Buna aykırı hareket edenler bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
b) 8 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 8- Bu
Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden kişiler ve
kurum yetkilileri, Türk Ceza Kanununun 90 ıncı maddesi hükümlerine göre
cezalandırılır.
Bu Kanunun 3 üncü
maddesinin beşinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî
amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(100)
16/6/1983 tarihli ve 2841 sayılı Zorunlu İlköğrenim Çağı Dışında Kalmış
Okuma-Yazma Bilmeyen Vatandaşların, Okur-Yazar Duruma Getirilmesi veya
Bunlara İlkokul Düzeyinde Eğitim-Öğretim Yaptırılması Hakkında Kanunun;
a) 10 uncu
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Denetleme
sonucu, bu Kanunun 6 ncı maddesinde gösterilen görevleri yerine
getirmedikleri anlaşılan özel kurum ve kuruluş yöneticilerine ikiyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- Kamu
kurum ve kuruluşları ile özel kurum ve kuruluşlarda çalışan vatandaşlardan,
bu Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara
yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Bu
Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen imkanlardan yararlanmak amacıyla,
gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(101)
16/6/1983 tarihli ve 2844 sayılı Fındık Üretiminin Planlanması ve Dikim
Alanlarının Belirlenmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Tarım
ve Orman Bakanlığından izin almadan yeniden fındık bahçesi kuranlar ile
belirlenen alanlar dışında mevcut fındık bahçesini yenileyenlere yediyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Üçüncü madde
gereğince beyanda bulunmayanlar veya yanlış beyanda bulunanlara dörtyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(102)
23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanununun;
a) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Yardım
toplama faaliyetinden elde edilen mal ve paraları zimmetine geçiren kişi,
kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununun zimmet
suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
b 29 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 29- Bu
Kanunun hükümlerine aykırı olarak izinsiz yardım toplayanlara altıyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir. İzin verilen yer dışında yardım
toplayanlara dörtyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunun diğer
hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu maddede yazılı
olan idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.
Yukarıdaki
fıkralara aykırı davranış sonucu izinsiz toplanan mal ve paralara
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
(103)
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanununun;
a) 65 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 65- a)
Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına,
bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara
uğramalarına kasten sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bu fiiller
korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak maksadıyla
işlenmiş ise, verilecek cezalar bir kat artırılır.
b)
Doğal veya tarihi dokusunu bozacak şekilde, sit alanlarında izinsiz veya
izin şartlarına aykırı olarak inşaî faaliyette ya da bu alanlara fiziki
müdahalede bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
c)
Bu Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni veren kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
d) Bünyesinde
koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş idarelerden bu Kanunun 57 nci
maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca izin almaksızın veya izne
aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşaî ve fizikî
müdahale yapanlar veya yaptıranlar bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılırlar.”
b) 66 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 66- Bu
Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan yasaklara aykırı olarak belge verenler,
fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile; bu Kanunun 7 nci maddesinde yer
alan ilan veya tebligatı bilerek, süresinde usulüne uygun yapmayanlar ise,
üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”
c) 67 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Haber verme
sorumluluğuna ve kültür varlığı ticaretine aykırı hareket edenler
MADDE 67- Kültür
ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti
olmaksızın ve bilerek aykırı hareket eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Bildirimi
yapılmamış olan
kültür ve tabiat varlığını satışa arzeden, satan,
veren, satın alan, kabul eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu durumda birinci
fıkrada tanımlanan suçtan dolayı ayrıca cezaya hükmolunmaz.
Ticareti yasak
olmayan taşınır kültür varlıklarının izinsiz olarak ticaretini yapan kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
ç) 68 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- Kültür
ve tabiat varlıklarını bu Kanuna aykırı olarak yurt dışına çıkaran kişi, beş
yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
d) 69 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 69- Bu
Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan tetkik ve kontrole muhalefet edenler ile
41 inci maddede yer alan nakil işlerine aykırı hareket edenler altı aydan
bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”
e) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70- Bu
Kanunun 24 üncü maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”
f) 71 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 71- Bu
Kanunun 38, 42 ve 43 üncü maddelerine aykırı hareket edenler yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.”
g) 73 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 73- Bu
Kanunun 26 ve 30 uncu maddelerine aykırı davrananlara, suç daha ağır bir
cezayı gerektirmiyorsa üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası
verilir.”
ğ) 74 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 74- Kültür
varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Ancak, kazı veya
sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli
başka bir yer olmaması halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
İzinsiz olarak
define araştıranlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bu fiillerin yurt dışına kültür varlıklarını kaçırma
amacıyla veya kültür varlıklarının korunmasında görevli kişiler tarafından
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza iki katına kadar artırılır.
Kişinin bu
maddede tanımlanan suçları işlemek suretiyle bulduğu kültür varlığını
soruşturma başlamadan önce mahallî mülkî amire teslim etmesi hâlinde,
mahkeme verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, ceza verilmesine yer
olmadığına da karar verebilir.
İzinsiz olarak
define araştıran kişinin, hakkında kovuşturma başlayıncaya kadar, kendisini
bu fiili işlemeye gerekli cihazları temin etmek suretiyle sevk eden
kişilerin kimliklerini açıklaması ve yakalanmasını sağlaması hâlinde,
mahkeme verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, ceza verilmesine yer
olmadığına da karar verebilir.”
h) 75 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Elkoyma ve
müzeye teslim
MADDE 75- Bu
Kanun kapsamında kalan suçlar nedeniyle elkonulan taşınır kültür ve tabiat
varlıkları müzeye teslim edilir.”
(104)
25/7/1983 tarihli ve 2866 sayılı Öğrencilerle İlgili Bazı Basılı Evrakın
Milli Eğitim Bakanlığınca Hazırlanması, Bastırılması ve Satılması Hakkında
Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu
Kanunun yayımı tarihinden itibaren, Milli Eğitim Bakanlığı veya Milli Eğitim
Bakanlığı Vakfı dışında, bu Kanun kapsamına giren basılı evrakı, basmak veya
satmak veya satın almak yasaktır.
Bu yasaklara
aykırı davrananlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(105)
9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun;
a) 20 nci
maddesinde yer alan “3167” ibaresi, “4915” şeklinde değiştirilmiştir.
b)21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanunda yazılı yasaklamalara ve mecburiyetlere aykırı hareket edenler
hakkında, bu Kanunda ayrıca bir ceza gösterilmediği ve bu kimsenin fiilleri
daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.”
(106)
22/9/1983 tarihli ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanununun 8 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 8- Bu
Kanuna veya çıkarılacak tüzüğe aykırı olarak bayrak üreten, üretilmiş olan
bayrakları satan veya ticari amaçla satın alan kişiye, mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar; kullanan kişiye
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, kabahatin konusunu
oluşturan bayraklara elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
(107)
6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun;
a) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Kanuna
aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle
bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı
bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
10 uncu madde
gereğince verilecek bildirimde düzenleme kurulu üyesi olarak
gösterilenlerden 9 uncu maddede belli edilen nitelikleri taşımayanlar,
toplantı veya yürüyüşün yapılması hâlinde, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
11 ve 12 nci
maddelerde yazılı görevleri yerine getirmeyen düzenleme kurulu üyeleri, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Güvenlik
kuvvetlerine veya hükümet komiserine veya yardımcılarına veya hükümet
komiseri tarafından toplantı veya yürüyüş safahatının teknik araç ve
gereçlerle tespit için görevlendirilenlere bu görevlerini yaptıkları sırada
cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfetmek suretiyle
mani olanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği
takdirde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur.”
b) 29 uncu
maddesinde yer alan “ve beşbin liradan onbin liraya kadar ağır para” ibaresi
madde metninden çıkartılmıştır.
c) 30 uncu
maddesinde yer alan “ve beşbin liradan yirmibin liraya kadar ağır para”
ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
ç) 31 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve beşbin liradan otuzbin liraya
kadar ağır para” ibaresi, ikinci fıkrasında yer alan “ve onbin liradan
ellibin liraya kadar ağır para” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ve
yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.
d) 32 nci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve beşbin liradan otuzbin liraya
kadar ağır para” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
(108)
14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun;
a) 12 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kaza nedenleri
hakkında araştırma ve inceleme yapılması
MADDE 12- Kazanın
nedenlerini ve oluş şeklini açıklığa kavuşturmak ve sivil havacılıkta can ve
mal güvenliğinin sağlanması bakımından tekrara engel olmak amacına yönelik
olarak her sivil hava aracı kazası ile ilgili olarak teknik bakımdan
araştırma ve inceleme yapılır.”
b) 13 üncü
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Araştırma ve
İnceleme Kurulu
MADDE 13-
Ulaştırma Bakanlığı, havacılık alanında uzmanlığı kabul edilmiş kişilerden
seçilecek bir kurulu, kazanın sebeplerini araştırması için görevlendirir. Bu
Kurul, yukarıdaki maddede belirtilen amaç dairesinde
her türlü araştırma ve incelemeyi yapar, soruşturma işlemlerini
yürütmekle görevli Cumhuriyet savcısı ile işbirliği yaparak, delillerin
toplanmasına yardımcı olur.
Kurul, yaptığı
araştırma ve inceleme faaliyeti sırasında ilgili kişileri dinleyebilir;
açıklama yapmaktan kaçınan kişilerin Cumhuriyet savcısına başvurarak
ifadesinin alınmasını sağlayabilir; bu ifade alma sırasında hazır bulunarak,
açıklığa kavuşturulması istenen hususlarla ilgili olarak ifadesi alınan
kişiye sorular sorulmasını isteyebilir.
Kurul, araştırma
ve inceleme faaliyeti sırasında teknik ve uzmanlığı gerektiren sair
hususlarla ilgili olarak başka uzman kişiler görevlendirebilir.
Araştırma ve
İnceleme Kurulunun oluşturulması, araştırma ve incelemenin yürütülmesi,
yetki ve sorumluluklar, hava aracı kazalarında yapılacak kurtarma ve yardım
işleri Ulaştırma Bakanlığınca bir yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelikte
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar
gözönünde tutulur.”
c) 14 üncü
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Araştırma ve
inceleme raporu
MADDE 14-
Araştırma ve İnceleme Kurulu; tespit ettiği hususları, vardığı sonucu,
tekrarlara engel olunması bakımından alınmasını uygun bulduğu önlemleri,
önerileri ile birlikte ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor hâlinde Ulaştırma
Bakanlığına verir.
Raporda yer alan
hususlara kısmen veya tamamen katılmayan üyeler, kişisel görüşlerini ek bir
raporda belirtebilirler.
Ulaştırma
Bakanlığı raporun bir suretini ilgililere verir ve raporun tekemmül etmiş
olduğunu Resmi Gazete ile üçüncü şahıslara duyurur. Resmi Gazete ile yapılan
duyuruda raporun ilgililerce nerede ve ne suretle incelenebileceği
belirtilir. Rapor, gerektiğinde kısmen veya tamamen uygun bulunacak
vasıtalar ile yayınlanır. Ancak, meydana gelen kaza ile ilgili olarak
soruşturma başlatılması hâlinde, Ulaştırma Bakanlığı hazırlanan raporun bir
örneğini yapılan soruşturma veya kovuşturma kapsamında değerlendirilmek
üzere, sadece ilgili Cumhuriyet başsavcılığına verir.”
ç) 18 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İzin belirli
şartlara ve süreye bağlanabilir. İzin belgesi,
a) Milli
güvenliğin veya kamu düzeninin tehlikeye girebileceği durumlarda,
b) Gerçek
kişilerin veya tüzel kişilerin kurucu ortakları ile temsile yetkili
yöneticilerinin; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler
geçmiş olsa bile, bankacılık, sermaye piyasası ve kaçakçılık mevzuatında
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar ile hırsızlık, yağma, güveni
kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, parada, paraya eşit sayılan
değerlerde, kıymetli damgada, mühürde, resmi belgede, özel belgede
sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma,
tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı
değerlerini aklama, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet
sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından ya da ulaşım araçlarının
kaçırılması veya alıkonulması suçlarından dolayı mahkûm edilmiş olması
hâlinde,
verilmez.”
d) 47 nci
maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ulaştırma
Bakanlığının yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verdiği emir ve koyduğu
yasaklara aykırı hareket eden kişilere, ilgili valilik tarafından Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası verilir. Valilik
ayrıca ilgili kişiye emir veya yasağın gereğinin yerine getirilmesini
sağlamaya yönelik azami bir süre verir. Bu süre yazısında, emir ve yasağın
gereğinin ilgilisince yerine getirilmemesinin hukukî sonuçları açıkça
belirtilir. Bu süre zarfında emir veya yasağın gereğinin yerine
getirilmemesi hâlinde, masrafları yüzde yirmi zammıyla birlikte ilgilisinden
tahsil edilmek üzere, kamu gücü kullanılarak yerine getirilir.”
e) 98 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 98- Gerek
bu Kanunda ve gerekse ilgili tüzük ve yönetmeliklerde yer alan ve can ve mal
güvenliğinin korunmasına yönelik kurallara aykırı davrandıkları iddiasıyla
haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış bulunan sivil havacılık
personelinin yeterlik belgelerini, soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya
kadar geri almaya, Ulaştırma Bakanlığı yetkilidir.
Ceza Muhakemesi
Kanununda yer alan koruma tedbirlerine ilişkin hükümler saklıdır.”
f) 102 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sorumlu kaptan
pilot, hava aracında işlenen suç veya kabahatlerle ilgili delilleri toplamak
ve saklamakla yükümlü olduğu gibi; can ve mal güvenliğini tehdit eden veya
gecikilmesinde zarar doğabilecek durumlarda gerekli tedbirleri almaya;
kolluk görevlileri olaya elkoyuncaya kadar kişileri gözaltında tutmaya,
kişilerin üzerini veya eşyasını aramaya, suçun işlenmesinde kullanılan veya
kullanılmasına teşebbüs edilen ya da bulundurulması suç veya kabahat
oluşturan eşyayı alıkoymaya, bizzat veya emrindeki diğer mürettebat ile
birlikte yetkilidir.”
g) 141 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Suç oluşturan
davranışlar
MADDE 141– Bu
Kanunun 7, 36, 91, 92 ve 94 üncü maddeleri ile 93 üncü maddenin (b), (c),
(e) ve (g) bentlerine aykırı davranışta bulunanlar, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanunun 31 ve
32 nci maddeleri ile 9 uncu maddesinin birinci
fıkrası ve 93 üncü maddesinin (a), (d), (f) ve (h) bentlerine aykırı
davranışta bulunanlar, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
ğ) 143 üncü
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kabahat
oluşturan davranışlar
MADDE 143- Bu
Kanunun:
a) 11, 18, 19,
26, 28, 29, 54, 58 ve 89 uncu maddeleri ile 9 uncu maddesinin üç, 95 inci
maddesinin bir ve 102 nci maddesinin ikinci
fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara bin Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar,
b) 23, 24 ve 25
inci maddeleri ile 57 nci maddesinin son
fıkrasına aykırı davranışta bulunanlara beşyüz Türk Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar,
idarî para cezası
verilir.
Yukarıdaki
fıkralarda belirtilenler dışında kalıp da Ulaştırma Bakanlığının sivil
havacılığı düzenlemek maksadıyla alacağı önlemlere uymayanlara, beşyüz Türk
Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Bu madde
hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye Ulaştırma Bakanlığı Sivil
Havacılık Genel Müdürü yetkilidir.”
(109)
20/11/1984 tarihli ve 3082 sayılı Kamu Yararının Zorunlu Kıldığı Hallerde,
Kamu Hizmeti Niteliği Taşıyan Özel Teşebbüslerin Devletleştirilebilmesi Usul
ve Esasları Hakkında Kanunun 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 12– Bu
Kanuna göre görevlendirilenlerden suç işleyenler kamu görevlisi gibi
cezalandırılır. Şu kadar ki verilecek cezalar o suç için muayyen olan
cezanın yarısından az olmamak üzere iki katına kadar artırılır.
Fiilleri daha
ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bu Kanunun 10
uncu maddesine aykırı hareket edenler bir yıldan iki yıla kadar hapis ve
adlî para cezası ile cezalandırılır.”
(110)
4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan
Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında
yer alan “Muhakemeleri Usulü” ibaresi “Muhakemesi” olarak değiştirilmiştir.
(111)
4/12/1984 tarihli ve 3092 sayılı Çay Kanununun 2 nci maddesinin üç ve
dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ruhsatsız olarak
çay bahçesi kuranlara, çaylıkları söktürüldüğü gibi, her dekar için dörtyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Daha küçük alanlar için bu para
cezası oranlanarak uygulanır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(112)
4/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı Türkiye Radyo – Televizyon Kurumu Gelirleri
Kanununun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6 –
Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen cihazların bandrolsüz veya etiketsiz
satışını yapan imalatçı veya ithalatçıya Kurum tarafından bandrolsüz veya
etiketsiz satılan veya satışa arzedilen her cihaz için cihazın satış bedeli
kadar idarî para cezası verilir. Bu cihazları bandrolsüz veya etiketsiz
satın alan, devralan veya kullananlara bandrolsüz veya etiketsiz her bir
cihaz için cihazın rayiç değerinin yarısı kadaridarîpara cezası verilir.”
(113)
7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanununun;
a) 33 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“e) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı ve haksız mal
edinme suçlarından mahkûm olanlar,”
b) 39 uncu
maddesinde yer alan “kullanmayanlar” ibaresi “kullanmayanlara” ve “para
cezası ile cezalandırılırlar.” ibaresi, “idarî para cezası verilir.”
şeklinde değiştirilmiştir.
c) 45 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Hastalar ile diş
hekimleri arasında herhangi bir menfaat karşılığında aracılık yapanlar veya
bu kişileri aracı olarak kullanan diş hekimleri üç aydan bir yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”
ç) 46 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 46- Bu
Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 42 nci maddesinin birinci ve
dördüncü fıkralarındaki hükümlere uymayanlara mahallî mülkî amir tarafından
bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(114)
10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 10 uncu
maddesinin beş ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine göre izin almadan kiralama faaliyetinde bulunanlar altı aydan
iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
yararına olarak işlendiği tüzel kişi hakkında tüzel kişilere özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Bu Kanunda yazılı
sair yükümlülük ve zorunluluklara uymayan kiralama şirketleri ve
ilgililerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından ikibin Türk
Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
(115)
8/5/1986 tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun;
a) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- Bu
Kanunun 5 inci maddesine göre tespit edilmiş olan gümrük kapılarından başka
yerlerden hayvan veya hayvan maddelerini ithal veya ihraç edenler veya
transit geçirenler salgın hayvan hastalığı sebebi ile gümrük kapılarından
veya hududun tamamından yurda sokulması yasaklanan hayvan veya hayvan
maddelerini ithal veya transit geçirenler ile ithal, ihraç ve transit
işlemleri nedeniyle karantina veya muayene yerlerine alınmış hayvanlar veya
elkonulmuş hayvan maddelerini kaçıranlar,
veteriner sağlık raporu olsun veya olmasın, fiilleri daha ağır bir cezayı
gerektirmediği takdirde, üç aydan bir yıla kadar hapis ve
onbeş günden yüzeli güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.”
b) 46 ncı
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Hastalıklı,
hastalıktan veya bulaşmadan şüpheli hayvan veya hayvan maddelerini yahut
bulaşmaya vasıta olabilecek eşya ve maddeleri her ne suretle olursa olsun
kordon altına alınan yerler ile önceden tespit ve ilan edilmiş bulunan yasak
bölgeler dışına çıkaranlar, bu suretle
çıkarılmış hayvan veya hayvan maddelerini satanlar, başkalarına
devredenler veya bu işlere vasıta olanlar, bu yerlere hayvan veya
hayvan maddelerini sokanlar, hayvan veya hayvan maddelerini
tecrit veya muhafaza altına alındıkları yerler dışına çıkaranlar ile
öldürülmüş veya imha edilmiş hayvan veya hayvan maddelerini gömüldükleri
yerlerden çıkaranlar iki aydan altı aya kadar hapis ve
on günden yüzelli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
c) 47 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 47- Bu
Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrası ile 24
üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla:
a) Hayvan park,
pazar ve panayırlarından başka yerlerde canlı hayvan satanlara
ikiyüzelli Türk Lirası,,
b) 22
nci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen
menşe şahadetnamesiz ve veteriner sağlık raporsuz olup menşei ile menşeinde
salgın hastalık olmadığı tespit edilen hayvanları naklederken veya
naklettirirken 23 üncü maddede belirtilen görevliler tarafından yakalanan
veya ele geçirilen hayvan sahiplerine yediyüzelli Türk Lirası,
c) Menşei tespit
edilemeyen veya menşeinde salgın hastalık tespit edilen hayvanlardan 22
nci maddenin dördüncü fıkrasına göre
alıkonularak masrafları hayvan sahipleri tarafından karşılanmak üzere
karantinaya alınan ve karantina sonunda hastalıksız olduğu anlaşıldığı için
veteriner sağlık raporu verilerek serbest bırakılan hayvan sahiplerine bin
Türk Lirası,
d) Veteriner
sağlık raporsuz sevk edildikleri ve menşeinde hastalık bulunmadığı anlaşılan
ve 22 nci maddenin dördüncü fıkrasına göre
veteriner sağlık raporu verilerek serbest bırakılan hayvan maddelerinin
sahiplerine beşyüz Türk Lirası,
e) Menşei
şahadetnamesi ve veteriner sağlık raporu olmayan hayvanların kesiminin
yapıldığı mezbaha, kombina ve kesim yerlerinin sahiplerine ikibin Türk
Lirası,
f) Menşei
şahadetnamesi veya veteriner sağlık raporu olmayan hayvan ve hayvan
maddelerini taşıyan nakil vasıtalarının sahiplerine beşyüz Türk Lirası,
idarî para cezası
verilir.”
ç) 48 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 48- Kordon
altına alınan bölgeyi belli etmek için konuları işaret, levha ve
benzerlerini tahrip edenler veya yerlerini değiştirenlere
üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
d) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- Bu
Kanuna göre bulaşıcı hayvan hastalığını veya sebebi belli olmayan hayvan
ölümlerini ihbarla yükümlü olup da geçerli bir özürü
olmaksızın 48 saat içinde 9 uncu maddede yazılı görevlilere bildirmeyenlere,
fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, üçyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
Bu Kanunun 13
üncü maddesi hükmüne geçerli bir özürü
olmaksızın uymayan hükümet veteriner hekimi ile aynı maddede yazılı makam ve
kuruluşların görevli memurlarına yediyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
e) 50 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir
“MADDE 50- Kuduz
hastalığı çıktığı ilan olunan yerlerde köpek ve kedilerini muhafaza altına
almayanlara, yediyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
f) 51 inci
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “uğraşanlar üçyüzkırkyedimilyon lira
idarî para cezası ile cezalandırılır.” ibaresi “uğraşanlara üçyüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.” ve ikinci fıkrasında yer alan “iki kat”
ibaresi “bir kat” şeklinde değiştirilmiştir.
g) 52 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 52- Hayvan
sağlığını korumada kullanılan aşı, serum, biyolojik madde, veteriner
müstahzarların tahlilleri sonucunda bileşimlerinde bulunan maddelerin saf
olmadığı veya kodekse uygun bulunmadığı veya ruhsat almak için verilmiş
formüle uymadığı veya teşhis, tedavi, koruma niteliklerini azaltacak şekilde
etkili maddelerin noksan olduğu tespit edildiği takdirde bunları imal ve
ihzar edenler sağladıkları menfaatin beş mislinden az olmamak üzere idarî
para cezası ile cezalandırılır. Ancak bu ceza ikiyüz
Türk Lirasından aşağı olamaz. Bunları bilerek satışa arz edenler veya
satanlara elli Türk Lirasından ikiyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.
Yukarıdaki
fiillerin tekrarı hâlinde aşı, serum, biyolojik madde ve müstahzarın ruhsatı
iptal edilir ve verilecek ceza bir misli artırılır.
Bu maddedeki
kabahatin konusunu oluşturan maddelere elkonularak mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.”
ğ) 53 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 53-
Bakanlıktan izin almadan hayvan sağlığını korumada kullanılan her nevi aşı,
serum ve biyolojik maddelerle veteriner müstahzarları imal ve ihzar edenler
üç aydan bir yıla kadar hapis ve yetmiş günden yediyüz güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bunları satan veya satışa arz edenler
sekiz günden seksen güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Teşhis, tedavi
veya aşı üretimi amacı ile canlı veya zayıflatılmış mikroorganizmalar ve
benzeri maddelerden ithali Bakanlığın iznine tabi olanları izinsiz yurda
sokanlar hakkında 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri
uygulanır.
Bakanlıkça hayvanlarda kullanımına izin verilmemiş veya kullanımı
farmakolojik veya toksikolojik etkileri
sebebiyle yasaklanmış her türlü maddenin besleme, tedavi, koruma, araştırma
ve benzeri amaçlarla hayvanlara yedirilmesi, içirilmesi veya vücuduna zerk
edilmesi yasaktır. Bu maddeleri hayvanlara uygulayanlara ve bilerek bu
maddeleri hayvanlarına uygulatan hayvan sahiplerine
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
h)
54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54- Aşı, serum, biyolojik madde ve veteriner müstahzarları taklit
ederek teşhis, tedavi ve koruma vasıflarını azaltacak veya kaybedecek
surette imal veya ihzar edenler üç aydan bir yıla kadar hapis ve onbeş
günden yüzelli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bunları
bilerek satışa arz eden veya satanlar sekiz günden seksen güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.”
ı)
55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Bu Kanunda gösterilen istisnalar dışında kombina, mezbaha ve
hayvan kesimi yerlerinden başka yerlerde ticari amaçla hayvan kesen veya
kestirenlere, bu şekilde kesilmiş hayvanlara ait etleri satan veya satışa
arz edenlere yediyüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
i)
56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- Bu
Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir tarafından karar
verilir.”
(116)
3/6/1986 tarihli ve 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanunun 4 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Ham
afyon, hazırlanmış afyon, tıbbî afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza
Kanununun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır.
İzinsiz olarak
haşhaş ekimi yapan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden, tohumun toprağa
ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.
İzin almış
olmakla birlikte, bilerek belgesinde belirtilen alandan fazla yerde veya
izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde haşhaş ekimi yapan kişi üç aydan
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır
İzinsiz ham afyon
üretenler, Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerine göre cezalandırılır.
İzin belgesinde
tespit edilen miktardan az ham afyon veya kapsül teslim eden üreticilere,
fiil suç oluşturmadığı takdirde, mahallî mülkî amir tarafından eksik teslim
edilen miktarların teslim anındaki baş alım fiyatının iki misli kadar idarî
para cezası verilir.
Kontrol görevini
yerine getirmeyen muhtarlar ve kolluk görevlileri, Türk Ceza Kanununun
görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.
Ancak, verilecek cezanın yarısından üçte ikisine kadarı indirilir.
Bu maddenin
ikinci fıkrasında belirtilen suçlarla ilgili yakalamalarda 4926 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.”
(117)5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki
Eğitim Kanununun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 41- Bu
Kanun hükümlerine göre Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının dışında kamu ve
özel kurum ve kuruluşlarında yapılan aday çırak, çırak ve kalfaların eğitimi
ile işletmelerde yapılan mesleki eğitim, öğrencilerin bu eğitiminden sorumlu
işletmelerin bağlı olduğu oda veya birliklerin temsilcilerinin katılımı ile
Bakanlıkça; iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlık şartları
bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir. Denetimle
ilgili raporlar valiliğe verilir. Raporlarda belirtilen hususlar valilikçe
değerlendirilir ve gereği yapılır.
Denetlemenin esas
ve usulleri bu bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Bu Kanunun; 9,
10, 12, 13, 14, 15, 17, 20, 22, 25, 26, 28 ve 30 uncu maddelerindeki
yükümlülükleri yerine getirmeyenlere ihtar cezası verilir. İhtarın
tebliğinden itibaren on gün içinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerden;
Kanunun;
a) 9, 10, 25, 26
ve 28 inci maddelerine aykırı davrananlara asgari ücretin bir aylık tutarı
kadar,
b) 12, 13, 14,
15, 17, 20, 22 ve 30 uncu maddelerine aykırı davrananlar ile sözleşmeyi tek
taraflı ve haksız olarak fesheden işletmelere asgari ücretin bir aylık
tutarının üçte ikisi kadar,
idarî para cezası
verilir.
Bu maddenin (a)
ve (b) fıkralarında belirtilen asgari ücret 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu
maddesine göre tespit edilen fiil tarihindeki asgari ücrettir.
Fiilin tekrarı
hâlinde bu cezalar iki katına çıkarılır.
Fiilin sürmesi
hâlinde ise meslekten geçici men cezası verilir.
Bu maddedeki
idarî yaptırımlara karar vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.
Bu Kanunun
30 uncu maddesine aykırı olarak açılan işyerleri durumun öğrenilmesinden
itibaren İl Mesleki Eğitim Kurulu ile ilgili mercilerin müracaatı üzerine
mahallî mülkî amirce yedi gün içinde kapatılır.”
(118)
21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun;
a) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42-
Fiilleri suç oluşturmadığı takdirde,
a) Bu Kanunda
belirli yükümlülükleri yerine getirmeyenlere, onbeş Türk Lirasından otuz
Türk Lirasına kadar,
b) Kadastro
çalışması veya itirazın incelenmesi sırasında çağrılan yerlere özürsüz
olarak gelmeyen bilirkişi veya tanıklara, on Türk Lirasından onbeş Türk
Lirasına kadar,
idarî para cezası
verilir.
Bu maddede
belirtilen eylemler için kadastro sırasında, kadastro müdürünün yazısı
üzerine, yargılama sırasında ise resen araştırma inceleme yapılarak kadastro
hâkimi tarafından karar verilir.
Tanık ve
bilirkişilerin gelmemelerini haklı gösteren sebeplerin varlığı hâlinde
verilen ceza kaldırılır.”
b) 43 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 43-
Kadastro tutanaklarının düzenlenmesi sırasında sahibi olmadığı taşınmaz malı
kendi veya başkası adına kaydettirmek veyahut bir kimseye ait taşınmaz malı
başkası adına yazdırmak için bilerek gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, Türk
Ceza Kanununun 206 ncı maddesine göre cezalandırılır.
Kadastro
tutanaklarının düzenlenmesi sırasında bir kimse sahibi olmadığı bir taşınmaz
malı hile ile veya kendisine ait olmayan kayıt ve belgeler kullanarak,
kendisi veya başkası adına kaydettirirse, Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık
veya belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
(119)
11/1/1989 tarihli ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun;
a) 15 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- Bu
Kanunun;
a) 6
ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 7
nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine
aykırı hareket edenlere beş Türk Lirası,
b) 14 üncü
maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (g) bentlerine aykırı hareket
edenlere on Türk Lirası,
c) 14 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (f) bentlerine aykırı hareket
edenlere onbeş Türk lirası,
idarî para cezası
verilir. Ölçü ve ölçü aletlerine elkonularak mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
Bu fiillerin
tekrarı hâlinde yukarıdaki cezalar iki kat artırılarak uygulanır.
Bu idarî
yaptırımlara Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü tarafından karar
verilir.”
b) 16 maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Bu
Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki
fiillerin seri imalat yapanlar veya toptan satıcılar tarafından işlenmesi
hâlinde, failler hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”
(120)
1/6/1989 tarihli ve 3568 Sayılı Serbest Muhasebecilik Serbest Muhasebeci,
Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Kanununun;
a) 40 ıncı
maddesinin ondördüncü fıkrasında yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi,
“kamu görevlilerine” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 47 nci
maddesinde yer alan “Devlet memurlarına” ibaresi, “kamu görevlilerine”
şeklinde değiştirilmiştir.
c) 49 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- 3 üncü
maddenin birinci fıkrasına aykırı davrananlar hakkında altı aydan bir yıla
kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.
13, 15/4, 43/1,
43/2, 44 ve 45 inci maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı davranışta
bulunanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
12 nci maddenin
dördüncü fıkrasındaki hükme aykırı davranışta bulunan kişi hakkında, fiil
daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan
bir yıla kadar hapis ve adlî para cezasına hükmolunur.”
(121)
4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 15 inci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Kıyıda ve
uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde;
1. Duvar, çit,
parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri
engelleri oluşturanlara kum, çakıl alan veya çekenlere ikiyüzelli Türk
Lirası,
2. Moloz, toprak,
curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu
etkisi olan atık ve artıkları dökenlere beşyüz Türk Lirası,
3. Kıyıyı
değiştirecek boyutta kazı yapan, kum, çakıl alan veya çekenlere ikibinbeşyüz
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,
idarî para cezası
verilir.”
(122)
13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayınları Hakkında Kanunun;
a) 24 üncü
maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “391 inci” ibaresi “124 üncü”
şeklinde değiştirilmiştir.
b) 28 inci
maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yayını yapmayan
veya karara uygun şekilde yapmayan veya geciktiren kuruluşun yayınlarından
sorumlu en üst yöneticisi ile kuruluşun sahibi olan anonim şirketin yönetim
kurulu başkanı hakkında üçbin günden dokuzbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. Ayrıca, kuruluşa Üst Kurulca üç aya kadar gelir getirici yayın
yapma yasağı verilebilir; fiilin tekrarı hâlinde yayın izni iptal edilir.
Hangi yayınların gelir getirici yayınlar olduğu Üst Kurul tarafından
belirlenir.”
c) 33 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33- Üst
Kurul, öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen, izin şartlarını ihlâl
eden, yayın ilkelerine ve bu Kanunda belirtilen diğer esaslara aykırı yayın
yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyarır veya aynı yayın
kuşağında açık şekilde özür dilemesini ister. Bu talebe uyulmaması veya
aykırılığın tekrarı hâlinde ihlâle konu olan programın yayını, bir ilâ
oniki kez arasında durdurulur. Bu süre içinde
programın yapımcısı ve varsa sunucusu hiçbir ad altında başka bir program
yapamaz. Yayını durdurulan programların yerine, aynı yayın kuşağında ve
reklamsız olarak, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına Üst Kurulca
hazırlattırılacak eğitim, kültür, trafik, kadın ve çocuk hakları, gençlerin
fiziksel ve ahlakî gelişimi, uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklarla mücadele,
Türk dilinin güzel kullanımı ve çevre eğitimi konularında programlar
yayınlanır.
Aykırılığın
tekrarı hâlinde;
a) Ulusal düzeyde
yayın yapan kuruluşlara, ihlâlin ağırlığına göre, ikiyüzellibin Türk
Lirasından az olmamak kaydıyla beşyüzbin Türk Lirasına kadar,
b) Yerel,
bölgesel ve kablo ortamından yayın yapan kuruluşlara;
1. Kapsadığı
yayın alanı itibariyle, bir milyondan fazla nüfusa ulaşan il ve ilçelere
yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, yüzyirmibin Türk Lirasından az
olmamak kaydıyla ikiyüzbin Türk Lirasına kadar,
2. Kapsadığı
yayın alanı itibariyle, beşyüz bin ilâ bir
milyon arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara ihlâlin
ağırlığına göre, altmışbin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla yüzyirmibin
Türk Lirasına kadar,
3. Kapsadığı
yayın alanı itibariyle, ikiyüzelli bin ilâ
beşyüz bin arasında nüfusa ulaşan il ve ilçelere
yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, kırkbin Türk Lirasından az olmamak
kaydıyla seksenbin Türk Lirasına kadar,
4. Kapsadığı
yayın alanı itibariyle, ikiyüzellibinden az
nüfusa ulaşan il ve ilçelere yayın yapanlara, ihlâlin ağırlığına göre, onbin
Türk Lirasından az olmamak kaydıyla yirmibin Türk Lirasına kadar,
c) Radyo
yayınları için yukarıdaki miktarların yarısı kadar,
idarî para cezası
verilir.
İhlâlin, ihlâl
tarihinden itibaren, takip eden bir yıl içinde tekrarı hâlinde bu idarî para
cezaları yarı oranında artırılır. İhlâlin, ihlâl tarihinden itibaren takip
eden bir yıl içinde ikinci kez tekrarında ihlâlin ağırlığına göre izin
uygulaması bir yıla kadar geçici olarak durdurulur.
4 üncü maddenin
ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerindeki ilkelere aykırı yayın
yapılması hâlinde uyarı yapılmaz ve yayın kuruluşunun yayını bir ay
durdurulur. İhlâlin tekrarı hâlinde yayın süresiz olarak durdurulur ve yayın
lisans izni iptal edilir.
Yayın izninin
verilmesi için gerekli şartlardan birini kaybeden veya şartların uygunluğunu
hile ile elde eden kuruluşların yayın lisans izni iptal edilir.
Uyarı cezasını
gerektiren hâller dışındaki ihlâllerde ilgili tarafın savunması alınır.
Cezaların
uygulanış usulleri ile gerekçeli olarak kamuoyuna duyuruluş şekli
yönetmelikle belirlenir.”
ç) 34 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 34- Bu
Kanunda belirtilen istisnalar dışında, Üst Kuruldan izin almadan radyo ve
televizyon yayını yapan ya da izni Üst Kurul
tarafından geçici ya da sürekli iptal edilmesine
rağmen yayında bulunan kişi veya kuruluşların sahip ve yöneticileri, altı
aydan iki yıla kadar hapis ve elli günden beşbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Yayın bantlarını
bir yıl süre ile muhafaza etmeyen ve bu süre içerisinde Üst Kurul tarafından
veya Cumhuriyet başsavcılığınca istenmesine rağmen sesli ve görüntülü
olarak teslim etmeyen yayın kuruluşlarının sahip veya yöneticileri, bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Gönderilen bandın
içerik bakımından istenen yayın olmaması veya bantta tahrifat, çıkarma,
silme gibi işlemler yapılması hâlinde, yayın kuruluşlarının sahip ve
yöneticileri iki yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar
adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Türkiye
Cumhuriyetinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne karşı yıkıcı ve bölücü faaliyetlere sevk edecek şekilde
yayın yapan radyo ve televizyon yayın organlarının işletenleri hakkında,
Türk Ceza Kanununda yer alan suçlardan dolayı verilecek ceza yarı oranında
artırılır.”
(123)
24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında
Kanununun 7 nci maddesinin iki ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Bu yasaklara
aykırı hareket edenler, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı ile özelleştirme programına alınan kuruluşlarda çalışan
personel ve sözleşmeli olarak çalıştırılan personel, görevleriyle bağlantılı
olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi sayılırlar ve bu
personelin özelleştirilmenin paralarına ve para hükmündeki evrak ve
senetlerine ve mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilânço, tutanak,
rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar
ile ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı haklarında Türk Ceza
Kanununun İkinci Kitap Üçüncü Kısım Dördüncü Bölüm ile Dördüncü Kısım
Birinci Bölüm altında yer alan suçlara ilişkin hükümler uygulanır.”
(124)
7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun;
a) 16 ncı maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezaları
MADDE 16- Kurul,
teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzelkişiler ile teşebbüs birlikleri
ve/veya bu birliklerin üyelerine;
a) Muafiyet,
menfi tespit ve birleşme veya devralma için izin başvurusu ile bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan anlaşmalara ilişkin bildirim ve
başvurularda yanıltıcı veya yanlış bilgi verilmesi halinde, üçbinikiyüzelli
Türk Lirası,
b) Kurul kararı
ile bilgi isteme veya yerinde inceleme hallerinde hiç bilgi verilmemesi,
eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi halinde, üçbinikiyüzelli Türk
Lirası,
c) İzne tabi
birleşme veya devralma işlemlerinin Rekabet Kurulunun izni olmaksızın
gerçekleştirilmesi halinde, binyediyüz Türk Lirası,
d) Bu Kanunun 5
inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Kurulun verdiği muafiyet
kararlarındaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, ikibin Türk
Lirası,
idarî para cezası
verir.
Bu Kanunun 4 üncü
ve 6 ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul
kararı ile sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci maddesinin (b) bendinde yazılı
davranışlarda bulunanlara altıbinbeşyüz Türk Lirasından aşağı olmamak üzere,
ceza verilecek teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzelkişiler ile teşebbüs
birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki malî yıl sonunda
oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir.
Tüzelkişiliği
olan teşebbüs ve teşebbüs birliklerine birinci fıkrada belirtilen idarî para
cezalarının verilmesi halinde, bu tüzelkişiliğin yönetim organlarında görev
alan gerçek kişilere de şahsen verilen cezanın yüzde onuna kadar ayrıca
idarî para cezası verilir.
Süresi içinde
bildirilmiş anlaşma ve kararlara, bu Kanun hükümlerini açık bir biçimde
ihlal etmemeleri durumunda Kurulun vereceği nihai karara kadar geçecek süre
için para cezası uygulanmaz.”
b) 17 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Nispî idarî para
cezaları
Madde 17- Kurul,
teşebbüs ve teşebbüs birliklerine kararda belirtilecek tarihten başlamak
üzere her gün için;
a) 9 uncu maddeye
göre verilen ihlale son verilmesine ve diğer tedbirlere ilişkin karara
uyulmaması halinde, binyediyüz Türk Lirası,
b) 11 inci
maddenin (b) bendinde öngörülen Kurul kararlarının ve tedbirlerinin yerine
getirilmemesi halinde, sekizyüzelli Türk Lirası,
c) 13 üncü
maddenin birinci fıkrasına göre yasaklanan davranışların yapılması halinde,
sekizyüzelli Türk Lirası
d) 15 inci madde
uyarınca Kurul uzmanlarının yerinde inceleme yapmalarının engellenmesi
halinde yediyüz Türk Lirası,
nispî idarî para
cezası verir.”
c) 18 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Nispi nitelikte
idarî para cezası ile ilgili olarak yürütmeyi durdurma kararının verilmesi
MADDE 18- Nispi
nitelikte idarî para cezası verilmesine ilişkin karara karşı yargı yoluna
başvurulması halinde, bu kararla ilgili olarak yürütmeyi durdurma kararı
verildiği takdirde, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren nispi
nitelikte idarî para cezası uygulanmaz.”
ç) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55 –
Kurulun nihai kararlarına, tedbir kararlarına ve idarî para cezalarına
ilişkin kararlarına karşı iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak
Danıştayda görülür.”
d) 60 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 60-
Kurumun para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Görevleri
ile ilgili olarak suç işleyen Kurul başkan ve üyeleri ile personeli ceza
sorumluluğu bakımından kamu görevlisi sayılır. Kurul başkan ve üyeleri ile
personeline karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar kamu görevlisine karşı
işlenmiş sayılır.
Bu konudaki
kovuşturmalar genel hükümlere göre yürütülür.”
(125)
23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun;
a) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- 6 ncı
maddenin yedinci fıkrası uyarınca, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara
aykırı hareket edenlere, aykırılığı tespit edilen her bir sözleşme için
seksen Türk Lirası idarî para cezası verilir.
4 üncü maddenin
yedinci fıkrasında, 5 inci maddede, 6 ncı maddenin altıncı fıkrasında, 6/A
maddesinde, 6/B, 6/C maddeleri uyarınca Bakanlıkça belirlenen usul ve
esaslarda, 7 nci maddenin beşinci fıkrasında, 9 uncu maddede, 9/A
maddesinde, 10 uncu maddede, 10/A maddesinde, 11/A maddesinin ikinci ve
dördüncü fıkralarına, 12, 13, 14, 15 ve 27 nci maddelerde belirtilen
yükümlülüklerden her birine aykırı hareket edenlere yüzaltmış Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
7 nci maddenin
dördüncü ve altıncı fıkraları ile 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere
aykırı hareket edenlere dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
20 nci maddenin
ikinci fıkrası uyarınca Bakanlıkça tespit ve ilân olunan usul ve esaslara
aykırı hareket edenlere sekizyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Aykırılık ülke düzeyinde yayın yapan radyo ve televizyonlar aracılığıyla
gerçekleştirilmişse, ceza on katı olarak uygulanır.
18 inci maddeye
aykırı hareket eden üretici-imalatçıya veya ithalatçıya binaltıyüz Türk
Lirası, satıcı-sağlayıcıya ise üçyüzyirmi Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
19 uncu maddenin
birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere üçbinikiyüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
11 inci maddeye
aykırı hareket edenlere sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Aykırılık ülke düzeyinde yayım yapan süreli yayın aracılığı ile
gerçekleşmişse, ceza yirmi katı olarak uygulanır. Bakanlık, ayrıca süreli
yayın kuruluşundan kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve
ilânın durdurulmasını ister. Bu isteğe rağmen aykırılığın devamı halinde,
reklam ve ilânın durdurma zorunluluğunun doğduğu tarihten itibaren her
sayı-gün için yüzaltmışbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bakanlık,
kampanyanın ve kampanyaya ilişkin her türlü reklam ve ilânın durdurulması
talebi ile Tüketici Mahkemesine başvurur.
16 ncı maddeye
aykırı hareket edenler hakkında üç aya kadar tedbiren durdurma ve/veya
durdurma ve/veya düzeltme ve/veya beşbinaltıyüz Türk Lirası idarî para
cezası uygulanır. Reklam Kurulu tarafından, ihlalin niteliğine göre bu
yaptırımlar birlikte veya ayrı ayrı uygulanabilir. 16 ncı maddeye aykırılık,
ülke düzeyinde yayın yapan yazılı, sözlü, görsel ve sair araçlar ile
gerçekleşmiş ise, idarî para cezası on katı olarak uygulanır.
7 nci maddenin
yedinci ve sekizinci fıkralarına aykırı hareket edenlere, kampanya konusu
mal veya hizmetin fatura bedeli oranında idarî para cezası verilir.
Kampanyayı düzenleyen, tüketici kampanyadan ayrıldığında, para iadesinde
bulunursa bu ceza uygulanmaz.
7 nci maddenin
ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, 7 nci madde hükümlerine uygun
kampanya düzenlemeleri için bir hafta süre tanınır. Bu sürenin bitiminde
aykırılığın devam ettiğinin tespiti halinde, bu hükme aykırı hareket
edenlerle 24 ve 24/A maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket
edenlere seksenbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Yukarıdaki
fıkralarda belirtilen para cezaları, fiilin bir yıl içerisinde tekrarı
halinde iki misli olarak uygulanır.”
b) 26 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26– 25
inci maddenin bir, dört, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu fıkralarındaki idarî
yaptırımlara Bakanlık tarafından, diğer fıkralarındaki idarî para cezalarına
mahallî mülkî amir tarafından karar verilir.
Bu yaptırımlara
ilişkin kararlar, kararı veren makam tarafından yedi gün içerisinde
ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.”
(126)
25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 54 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kurumca dayanağı
belirtilmek suretiyle;
a) İşsizlik
sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle sigortalıların ücretlerinden
indirim veya kesinti yapan işverenlere her bir sigortalı için 22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre sanayi kesiminde
çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücret
tutarında,
b) 48 inci
maddede öngörülen işten ayrılma bildirgesini Kuruma vermeyen işverenlere her
bir fiil için ayrı ayrı 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 39
uncu maddesine göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük işçiler
için uygulanan aylık asgari ücretin iki katı tutarında,
idarî para cezası
verilir.”
(127)
20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 11 inci
maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine göre verilmiş olup da tahsil edilen idarî para cezaları Kurum
hesabına aktarılır.”
(128)
28/2/2001 tarihli ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanununun;
a) 16 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Sunî
ve tabiî tohumlamada kullanılan ve damızlık belgesi bulunan erkek
damızlıklarını, hastalık ve damızlık özellikleri bakımından Bakanlıkça
belirlenen yönetmelik gereğince muayene ettirmeyenler ile belgesiz damızlık
kullananlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 17 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Evrakta tahrifat
MADDE 17 – Safkan
Arap ve safkan İngiliz atlarının soy kütüğüne kayıt edilmesi için
yönetmeliğe göre verilmesi gereken evrakı tahrif edenler, sahte evrak tanzim
edenler, sahte ve tahrif edilmiş evrakı bilerek kullananlar; Türk Ceza
Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.
Soy kütüğüne
giren damızlık hayvanlar ile safkan Arap ve safkan İngiliz atları hakkında
gerçeğe uymayan evrak tanzim edenler veya başka bir hayvana ait belgeleri
kullananlar veya bu belgelerde ve hayvanın eşkali üzerinde değişiklik
yapanlara, beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, söz konusu hayvanların soy kütüğünden kayıtları
silinir, pedigrileri iptal edilerek geri alınır.”
c) 18 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 6 ncı
maddeye aykırı hareket edenler ile soy kütüğüne kayıtlı damızlıkların,
safkan Arap ve safkan İngiliz atlarının ölmeleri halinde pedigrilerini 7 nci
maddedeki süreler içinde geri vermeyen veya sahip ve don değişikliğini
bildirmeyen ve pedigrisine işletmeyen hayvan sahiplerine, ikiyüz Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca, söz
konusu hayvanların soy kütüğünden kaydı silinir ve pedigrileri iptal
edilerek geri alınır.”
ç) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19-
Bakanlıktan izin almadan suni tohumlama ve embriyo transferi faaliyetinde
bulunanlar veya aynı maksatla sperma üretimi merkezi ve embriyo transfer
laboratuvarı kuranlar veya sperma ve embriyo satanlara bin Türk Lirasından
üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve bu laboratuvarlar
faaliyetten men edilir.”
(129)
28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım
Sistemi Kanununun;
a) 8 inci
maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“3. Müflis veya
konkordato ilan etmiş olmaması, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş
yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı
suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli
savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye
kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve
vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından mahkûm olmaması,”
b) 22 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî
yaptırımlar
MADDE 22-
Konularına göre Müsteşarlık veya Kurul kararıyla ve gerekçesi belirtilmek
suretiyle bu Kanuna tâbi gerçek ve tüzel kişilere, bu Kanunun;
a) 4 üncü maddesi
hükümlerine aykırı emeklilik sözleşmesi düzenlenmesi halinde ikibin Türk
Lirası,
b) 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen aktarma yükümlülüğüne aykırılık
halinde bin Türk Lirası,
c) 5 inci
maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen yatırıma yönlendirme yükümlülüğüne
aykırılık halinde bin Türk Lirası,
d) 6 ncı
maddesinde öngörülen ödeme veya aktarma yükümlülüğüne aykırılık halinde bin
Türk Lirası,
e) 6 ncı
maddesinin son fıkrasında öngörülen tasdik yükümlülüğünün yerine
getirilmeden sözleşmelerin uygulamaya konulması halinde ikibin Türk Lirası,
f) 7 nci
maddesinde öngörülen katılımcı tarafından ödenecek giderler veya ücretler
konusunda bilgilendirme yükümlülüğüne aykırılık halinde bin Türk Lirası,
g) 10 uncu
maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kavramların
kullanılması halinde beşbin Türk Lirası,
h) 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak ilan ve reklam
faaliyetinde bulunulması halinde onbin Türk Lirası,
ı) 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen katılımcılara bilgi verilmesi
yükümlülüğüne aykırılık halinde bin Türk Lirası,
j) 11 inci
maddesinin birinci fıkrasında öngörülen sorumlulukların yerine getirilmemesi
halinde ikibin Türk Lirası,
k) 11 inci
maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak aracılık faaliyetinde
bulunulması veya aracılık hizmeti sağlanması hallerinde dörtbin Türk Lirası,
l) 12 nci
maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen nitelikleri
haiz olmayan kişilerin çalıştırılması halinde onbin Türk Lirası,
m) 12 nci
maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde ikibin Türk Lirası,
n) 12 nci
maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak belirtilen kişilerin
yasaklanan görevlerde çalıştırılması halinde onbin Türk Lirası,
o) 13 üncü
maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı olarak anasözleşme
değişikliklerinin tescil edilmesi halinde onbin Türk Lirası,
p) 13 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine aykırı olarak malvarlıklarının devri
veya bir başka şirketle birleşilmesi halinde onbin Türk Lirası,
r) 21 inci
maddesinde öngörülen bağımsız dış denetim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde onbin Türk Lirası,
s) Bakanlık,
Müsteşarlık ve Kurul tarafından alınan kararlara, çıkarılan yönetmelik ve
tebliğler ile yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması halinde, yukarıdaki
fıkralarda, sigortacılık mevzuatı ve sermaye piyasası mevzuatında öngörülmüş
bir cezanın olmadığı hallerde bin Türk Lirası,
idarî para cezası
verilir.
Yukarıda
belirtilen idarî para cezalarının uygulanmasından önce ilgili kuruluş veya
kişilerin savunmaları alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi halinde savunma
hakkından feragat edildiği kabul edilir.
İdarî para
cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin tekrarı halinde, verilen para
cezası iki katı, izleyen tekrarlarda üç katı artırılarak uygulanır. Bu
cezaların verildiği tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezasının
verilmesini gerektiren aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar
tekrarda esas alınmaz.
Bu Kanunun 23
üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen suçu işleyenler hakkında kanunî
kovuşturmaya geçilmekle birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
Müsteşarlığın talebi üzerine valiliklerce bunların işyerleri geçici olarak
kapatılır; ilan ve reklamları durdurulur ya da toplatılır.
c) 23 üncü
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ceza sorumluluğu
MADDE 23- Bu
Kanuna göre gereken izinleri almaksızın emeklilik faaliyetinde bulunan veya
ticaret unvanları ve her türlü belgeleri ve ilan ve reklamları ve kamuoyuna
yaptıkları açıklamalarda bu Kanunda belirtilen kuruluşların adını kullanan
ya da 10 uncu madde hükümlerine aykırı olarak bu Kanunda düzenlenen
faaliyetlerde bulundukları izlenimini yaratacak söz ve deyimleri kullanan
gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri üç yıldan beş yıla kadar
hapis ve üçyüz günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ayrıca idarî tedbir olarak bu faaliyetlerin yürütülmesine mani olunur.
Şirketin yönetim
kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz mensupları, portföy
yönetim şirketinin yönetim kurulu başkanı ve üyeleri ile imza yetkisini haiz
mensupları, görevleri dolayısıyla kendilerine tevdi olunan veya
muhafazaları, denetimleri ve sorumlulukları altında bulunan şirkete ait para
veya diğer varlıkları zimmetine geçirirlerse, Türk Ceza Kanununun, zimmet
suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılırlar.
Bu Kanunda
gösterilen yetkili mercilerin ve denetim görevlilerinin istedikleri bilgi ve
belgeleri vermeyen ya da denetim görevlilerinin görevlerini yapmalarına
engel olan gerçek kişilerle tüzel kişilerin görevli ve ilgilileri bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Bu Kanuna tâbî
gerçek ve tüzel kişilerin bu Kanunda gösterilen merciler ile denetim
görevlilerine, mahkemelere ve diğer resmi dairelere hitaben düzenledikleri
veya yayımladıkları belgelerde yapılan gerçeğe aykırı beyanlarından dolayı
bunları veya bunların düzenlenmesine esas olan her türlü belgeleri
imzalayanlar hakkında, Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümlerine göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu Kanuna tâbî
kuruluşların itibarını kırabilecek veya servetine zarar verebilecek bir
hususa kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haber yayanlar, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilin basın ve yayın
yoluyla işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. İsimleri
belirtilmese dahi bu Kanuna tâbi kuruluşların güvenilirliği konusunda
kamuoyunda tereddüte yol açarak bu kuruluşların malî bünyelerinin olumsuz
etkilenmesine neden olabilecek nitelikte asılsız haberleri yukarıda
belirtilen araçlarla yayınlayanlar dörtyüz günden üçbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanunun
uygulanmasında ve uygulanmasının denetiminde görev alanlar, görevleri
sırasında bu Kanun kapsamında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişiler,
bunların iştirakleri ve kuruluşları ile katılımcıya ait öğrendikleri
sırları, bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına
açıklayamazlar ve kendi yararlarına kullanamazlar. Bu yükümlülük bu
kişilerin görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. Bu yükümlülüğe
uymayan kimseler Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.
Bu Kanuna tâbi
kuruluşların mensupları ve diğer görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla
ilgili kişilere ait öğrendikleri sırları bu konuda kanunen bu Kanuna tâbi
kuruluşlara veya emeklilik sözleşmesi ile açıkça yetkili kılınan mercilerden
başkasına açıklayamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da
devam eder. Bu madde hükmüne aykırı davrandığı tespit edilen kişiler Türk
Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre cezalandırılır.
Bu maddenin
sekizinci ve dokuzuncu fıkralarında yazılı kişiler, öğrendikleri sırları
kendileri ya da başkaları için yarar sağlamak amacıyla açıklarlarsa,
haklarında Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
ç) 24 üncü
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Soruşturma ve
kovuşturma usulü
MADDE 24– Bu
Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması,
konularına göre Müsteşarlık veya Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına
yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı
niteliğindedir. Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar
verirlerse, Müsteşarlık veya Kurul, Ceza Muhakemesi Kanununa göre kendisine
tebliğ edilecek bu kararlara karşı itiraza yetkilidir. Bu fıkra uyarınca
yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında, Müsteşarlık veya
Kurulun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru tarihinde katılan
sıfatını kazanırlar.”
(130)
4/4/2001 tarihli ve 4634 sayılı Şeker Kanununun;
a) 9 uncu
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kurulun para,
evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve
üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri
suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk
Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar.”
b) 11 inci
maddesinin sekiz ve onuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Tahsil edilen
idarî para cezalarının % 10’u Kurum özel hesabına aktarılır.”
“İdarî para
cezaları dahil, kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal
davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul
kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”
(131)
18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun;
a) 9 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Kurul,
doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı
yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere aşağıdaki
yaptırım ve cezaları uygular:
a) Kurul
tarafından bilgi isteme veya yerinde inceleme hallerinde; istenen bilgilerin
yanlış, eksik veya yanıltıcı olarak verildiğinin saptanması veya hiç bilgi
verilmemesi ya da yerinde inceleme imkanının verilmemesi hallerinde,
üçyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve yedi gün içinde bilgilerin
doğru olarak verilmesi veya inceleme imkanının sağlanması ihtar edilir.
Ancak, kolay giderilebilecek kusurlu haller için ilgili gerçek ve tüzel
kişilerden belgelerin doğru olarak verilmesi veya inceleme imkanının
sağlanması istenir.
b) Bu Kanun
hükümlerine ve çıkarılan yönetmelik, talimat ve tebliğlere aykırı hareket
edildiğinin saptanması halinde, ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası
verilir ve otuz gün içinde gönderilmesi ihtar edilir.
c) Lisans veya
sertifika genel esasları ve yükümlülüklerinden herhangi birisinin yerine
getirilmediğinin saptanması halinde, üçyüzbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir ve otuz gün içinde düzeltilmesi ihtar edilir.
d) Lisans veya
sertifika müracaatında ve bunların verilmesinde aranan şartlar konusunda,
gerçek dışı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya lisans veya
sertifikada öngörülen hususları etkileyecek şartlardaki değişikliklerin
Kurula bildirilmemesi halinde, dörtyüzbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir ve otuz gün içinde düzeltilmesi ihtar edilir.
e) Lisans
müracaatı sırasında iştirak ilişkisi konusunda yanıltıcı bilgi verilmesi
veya faaliyet süresi boyunca iştirak ilişkisi yasağına aykırı davranışta
bulunulması halinde, dörtyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve
otuz gün içerisinde iştirak ilişkisinin düzeltilmesi ihtar edilir.
f) Piyasada
lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması halinde,
beşyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve on beş gün içinde kapsam
dışı faaliyetin veya aleyhe faaliyetin durdurulması ihtar edilir.
g) Lisans veya
sertifikanın verilmesine esas olan şartların, faaliyetlerin yürütülmesi
sırasında ortadan kalktığının saptanması halinde lisans veya sertifika iptal
edilir.Ancak, bu şartların baştan mevcut olmadığının saptanması halinde ise
lisans veya sertifikanın iptali yanında ayrıca beşyüzbin Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
Yukarıdaki idarî
para cezalarını gerektiren fiillerin ihtara rağmen düzeltilmemesi veya
tekrarlanması hallerinde idarî para cezaları her defasında bir önceki
cezanın iki katı oranında artırılarak uygulanır. Bu cezaların verildiği
tarihten itibaren iki yıl içinde idarî para cezası verilmesini gerektiren
aynı fiil işlenmediği takdirde önceki cezalar tekrarda esas alınmaz. Ancak,
aynı fiil iki yıl içinde işlendiği takdirde, artırılarak uygulanacak idarî
para cezasının tutarı cezaya muhatap tüzel kişinin bir önceki malî yılına
ilişkin bilançosundaki safi satış hasılatının yüzde yirmisini aşamaz.
Cezaların bu düzeye ulaşması halinde, Kurul lisans veya sertifikayı iptal
edebilir.
Bir lisans veya
sertifikanın iptali halinde, yeni bir lisans veya sertifika verilene kadar,
verilen hizmetin aksamaması için Kurul gereken önlemleri alır.
Doğal gaz şehir
içi dağıtım lisansının iptal edilmesinin zorunlu hale gelmesi durumunda
Kurul hizmetin aksamaması için gerekli tedbirleri önceden almak suretiyle,
lisansı iptal eder. Dağıtım şebekesinin mülkiyetini elinde bulunduran lisans
sahibinin nam ve hesabına yüz yirmi gün içerisinde ilgili şebekenin satışı
ve yeni lisans sahibinin belirlenmesi için ihaleye çıkılır. Uygulamaya
ilişkin usul ve esaslar yönetmeliklerde belirlenir.
Bu maddede
düzenlenen tüm idarî para cezaları hiçbir şekilde ilgili cezayı ödeyen tüzel
kişi tarafından hazırlanacak tarifelerde maliyet unsuru olarak yer almaz.”
b) 10 uncu
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezaları dahil, kurul tarafından alınan bütün kararlara karşı açılan iptal
davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul
kararlarına karşı yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”
c) 12 nci
maddesinin (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Kurulun para,
evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmündedir. Kurulun başkan ve
üyeleri ile diğer personeli görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri
suçlar ile bunlara karşı işlenen suçlardan dolayı sorumluluk bağlamında Türk
Ceza Kanununun uygulamasında kamu görevlisi sayılırlar. Görevleri ile ilgili
olarak suç işleyen Kurul Başkanı ve üyeleri ile Kurum personeli hakkında
soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır.”
(132)
25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 38
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 38 – Bu
Kanunun;
a) 20, 24 ve 26
ncı maddelerinde yer alan hükümlere aykırı
hareket edenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası,
b) Bu Kanunun 8,
14, 16 ve 17 nci maddelerinde yer alan hükümlere
aykırı hareket eden kişiler, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası,
ile
cezalandırılır.
Bu suçlardan
dolayı ilgili sendika veya konfederasyon hakkında tüzel kişilere özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.”
(133)
29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılıÜrünlere İlişkin Teknik Mevzuatın
Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunun;
a) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Bu
Kanunun;
a) 5 inci
maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında ikibin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,
b) 5 inci
maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında on bin
Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar,
c) 5 inci
maddesinin yedinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında iki bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,
d) 5 inci
maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı hareket eden üreticiler hakkında iki
bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar,
e) 5 inci
maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı hareket eden dağıtıcılar hakkında bin
Türk Lirasından ikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,
f) 5 inci
maddesinin onuncu fıkrasına aykırı hareket edenler hakkında beşbin Türk
Lirasından onikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,
g) 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket eden uygunluk değerlendirme
kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar hakkında yirmibeşbin Türk Lirasından
altmışikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,
h) 9 uncu
maddesinin beşinci fıkrasına aykırı hareket eden uygunluk değerlendirme
kuruluşları ile onaylanmış kuruluşlar hakkında beşbin Türk Lirasından
onikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar,
idarî para cezası
uygulanır.
Bu Kanundaki
idarî para cezaları, aynı fiilin bir suç veya daha ağır idarî para cezası
ile cezalandırılmayı gerektiren kabahat oluşturmaması hâlinde uygulanır.
b) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Bu
Kanunda yer alan idarî para cezaları, yetkili kuruluşlar tarafından
verilir.”
(134)
29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 9 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Bu
Kanun hükümlerinin uygulanması sırasında icraî veya ihmalî davranışla
görevini kötüye kullanan yapı denetim kuruluşunun ortakları, yöneticileri,
mimar ve mühendisleri, proje müellifi gerçek kişiler ile laboratuvar
görevlileri Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre cezalandırılır.
Yapı denetim
kuruluşunun ortak ve yöneticileri, mimar ve mühendisleri ile laboratuar
görevlileri bu kanun hükümleri çerçevesinde yapmaları gereken denetimi
yapmadıkları hâlde yapmış gibi veya yapmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak
belge düzenlemeleri hâlinde Türk Ceza Kanununun resmi belgede sahtecilik
suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.
Yapı denetim
kuruluşunun izin belgesi alma aşamasında gerçeğe aykırı belge
düzenlendiğinin izin belgesi verildikten sonra anlaşılması hâlinde, izin
belgesi derhal iptal edilir.
Bu Kanuna aykırı
fiillerden dolayı hükmolunan kesinleşmiş mahkeme kararları, Cumhuriyet
başsavcılıklarınca Bakanlığa ve mimar ve mühendislerin bağlı olduğu meslek
odalarına bildirilir.
Yapı denetim
kuruluşu ile denetçi mimar ve mühendisleri; eylem ve işlemlerinden 3194
sayılı İmar Kanununun fenni mesul için öngörülen hükümlerine tabidirler.”
(135)
3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün,
Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden
Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım
ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 8-
Kuruluş ve faaliyet iznini almadan
tütün ve tütün mamulleri ile alkollü içkiler üretmek üzere fabrika, tesis
veya imalathane kuran ve işletenlere; işyerleri veya ikametgâhlarında söz
konusu maddeleri üretenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezası verilir. Ancak, hükmolunan adlî para
cezasının miktarı üretilmiş tütün ve tütün mamulleri ile alkollü içkiler
piyasa değerinin on katı tutarından az olamaz. Bu hüküm 6
ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasına aykırı
hareket edenler hakkında da uygulanır.”
(136)
27/2/2003 tarihli ve 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında
Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21-
18 inci maddeye göre bildirim
yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancı ile
yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için ikiyüzelli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan
yabancıya beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Çalışma izni bulunmayan yabancıyı
çalıştıran işveren veya işveren vekillerine her bir yabancı için
ikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu durumda, işveren veya
işveren vekili yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini,
ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık
harcamalarını karşılamak zorundadır.
Bu Kanuna göre verilmiş çalışma izni
olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya bin Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve varsa işyeri veya işyerlerinin
Bakanlık bölge müdürlerince kapatılması kararı alınarak, bu kararın
uygulanması için durum ilgili valiliğe bildirilir.
Bu Kanuna göre idarî para cezası ile
cezalandırılan bağımlı veya bağımsız çalışan yabancılar ile yabancı
çalıştıran işverenler İçişleri Bakanlığına bildirilir.”
(137)
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 107 nci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 107- Bu Kanunun;
a) 92
nci maddesinin ikinci fıkrasındaki
yükümlülüklerini yerine getirmeyen,
b) 96
ncı maddesindeki yasaklara uymayan,
işveren veya işveren vekiline beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
İş
müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş,
denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi
sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, beşbin
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(138)
25/6/2003 tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununun;
a) 14
üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, kamu görevlisi
olmakla birlikte, haklarında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.”
b) 17
nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“b)
14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesine
göre devlet memurluğuna atanmaya engel mahkûmiyetin bulunmaması,”
c) 20
nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
a)
Yurt dışı iş ve işçi bulma faaliyetlerine ilişkin hizmet akitlerini Kuruma
onaylatmayan özel istihdam bürolarına her bir hizmet akdi için üçyüz Türk
Lirası,
b)
Kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerle işgücü piyasasının izlenmesi
için gerekli olan istatistiksel bilgileri talebin tebliği tarihinden
itibaren onbeş
gün içerisinde Kuruma vermeyen özel istihdam bürolarına altıyüz
Türk Lirası,
c)
Kurum müfettişlerince istenilen bilgi, belge, kayıt ve defterleri onbeş
gün içerisinde ibraz etmeyen özel istihdam bürolarına binikiyüz Türk Lirası,
d) Bu
Kanunun 3 üncü maddesinin (d) bendine aykırı davranan kişilere ikibin Türk
Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar, ayrıca Kuruma onaylatılmayan her
bir yurt dışı hizmet akdi için de üçyüz
Türk Lirası,
e) Bu
Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket
eden özel kesim işyerlerine ikibin Türk Lirası,
idarî
para cezası verilir.
Kanun
hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı Kurum hesabına aktarılır.”
ç) 21
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Kurum tarafından, kamu ve özel kesim işyerlerinden iş ve işgücü
konularında bilgi istenildiğinde, belirtilen süre içinde bilgi verilmesi
zorunludur.
İşverenlerden toplanan bilgiler, Kurum hizmetlerinden başka amaçla
kullanılamaz.
Bu
maddeye aykırı davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri
uygulanır.”
(139) 1/7/2003
tarihli ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun;
a) 1
inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun av ve
yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve
geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması,
işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban
hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun
bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin av
yasakları ile bunların takibi ve cezaları kapsar.”
b)
“ALTINCI KISIM” başlığı “Av Yasaklarının Takibi ve Cezalar” ve “ALTINCI
KISIM”ın “BİRİNCİ BÖLÜM”ünün başlığı “Av Yasaklarının Takibi” şeklinde, 20
nci maddesi ise başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Av yasaklarının
takibi
MADDE 20-
Avcılığın kontrolü, av hayvanlarının korunması, av yasaklarının takibi ve bu
Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında üretim yapan yerlerin denetimi Bakanlık
ve Orman Genel Müdürlüğünce yapılır. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis
Vazife ve Selâhiyet Kanunu ile 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma
Teşkilât, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Av yasaklarının
takibi ile görevli olan av koruma memurları ve saha bekçileri bu Kanunda
belirtilen yasaklara aykırı hareket edenleri avlanmadan men etmeye,
haklarında tutanak düzenlemeye ve avlanılan hayvanlar ile avlanmada
kullanılan ve bulundurulması yasak olan eşya ve vasıtalara elkoymaya ve bu
amaçla yakalamaya görevli ve yetkilidir. Av yasağına aykırı hareket edenler,
olay yerinde gerekli tutanaklar düzenlendikten sonra derhal serbest
bırakılır. Hüviyeti tespit edilemeyenler vakit geçirilmeksizin hüviyeti
tespit edilebilecek en yakın köyün muhtar veya ihtiyar heyetine ve bunlarla
da tespiti mümkün olmazsa en yakın zabıta merkezine götürülür ve Kabahatler
Kanununun 40 ıncı maddesine göre işlem yapılır. Görevli memurların
bulunmadığı yerlerde, kır ve köy bekçileri ile köy muhtarları da aynı
yetkiyi haizdir.
Elkonulan ve
bulundurulması suç oluşturan silâhlar soruşturma evrakı ile birlikte
Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirilir.
Canlı av
hayvanları hemen, yaralı olanlar ise tedavi edildikten sonra doğaya salınır
veya Türkiye’nin uluslar arası sözleşmelerdeki taahhütleri de dikkate
alınarak Bakanlıkça gerekli işlem yapılır.
Av koruma ve
kontrollerinde Bakanlık görevlilerine veya güvenlik güçlerine gönüllü destek
sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenecek kişilere fahri av müfettişliği görev
ve unvanı verilebilir. Fahri av müfettişleri; bu Kanuna göre yasak avlanma
sayılan fiilleri işleyenler hakkında işlem yapılması amacıyla Genel
Müdürlükçe kendilerine verilen tutanağı düzenleyerek en geç bir hafta içinde
en yakın orman idaresi birimine teslim etmek mecburiyetindedir. Fahri av
müfettişlerinin seçimi, eğitimi, görev ve yetkileri ile çalışma esas ve
usulleri Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Avcılar talep
hâlinde av koruma memurlarına, saha bekçilerine, polis ve jandarma ile köy
ve kır bekçilerine, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyelerine avlanma belge ve
izinleri ile avladıkları hayvanları ibraz etmek zorundadırlar. Bu Kanuna
aykırılık oluşturan fiillerin ihbarında ve talep hâlinde takibinde köy ve
kır bekçileri, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri av koruma memurlarına
ve saha bekçilerine yardıma mecburdurlar.
Av koruma
memurları ve saha bekçilerinden; Bakanlıkça lüzum görülecek olanlara,
Bakanlar Kurulunca belirlenen silâhlar demirbaş olarak verilir. Av koruma
memurları ve saha bekçileri bu Kanunla kendilerine verilen görevlerini ifa
sırasında silâhlarını 6831 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde belirtilen
hâllerde kullanabilirler.
Av koruma
memurları görevlerini yaparken ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, rengi
ve biçimi Bakanlıkça tespit edilen resmî kıyafet giymek
mecburiyetindedirler. Resmî kıyafetler, silâh, telsiz ve diğer teçhizat ile
araç ve gereçler Bakanlıkça verilir.”
c) 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- 4 üncü
maddenin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket edenlere, 5
inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tespit edilen av miktarı
ve avlanma süreleri dışında avlananlara, 12 nci maddenin üçüncü fıkrası
gereğince Bakanlıkça getirilecek yasaklara uymayanlara, her bir aykırılık
için ayrı ayrı olmak üzere ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
4 üncü maddenin
dördüncü fıkrası gereğince av ve yaban hayvanlarının beslendikleri ve
barındıkları ortamı zehirleyenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
4 üncü maddenin
beşinci fıkrası gereğince yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile
üretme istasyonları ve benzeri sahalarda, bina ve tesislerin atıklarının
arıtılmadan doğal ortama bırakılması nedeni ile yaban hayatının veya
ekosistemin olumsuz yönde etkilenmesine sebebiyet verenlere ve tahrip
edenlere Türk Ceza Kanununun 181 ve 182 nci maddeleri yürürlüğe girinceye
kadar 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uygulanır.
Devletin hüküm ve
tasarrufu altında olan yerlerdeki yaban hayatı koruma ve geliştirme
sahalarına izinsiz olarak kurulan yapı ve tesisler, masrafı yapı ve tesisi
kurana ait olmak üzere, ilgili idare tarafından yıktırılır.
Bu Kanunda
belirtilen yasak fiillerin fahri av müfettişleri tarafından işlenmesi
halinde verilecek cezalar iki misli uygulanır. Yasak avlanma fiilini işleyen
veya gerçeğe aykırı tutanak düzenleyen fahri av müfettişlerinin belgeleri
iptal edilir ve kendilerine bir daha fahri av müfettişliği görevi verilmez.
5 inci maddenin
üçüncü fıkrasında belirtilen hükümlere uymayan radyo ve televizyon
kuruluşları hakkında 13/4/1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Avlanmak
suretiyle, bir canlı türünün yok olması ya da ekolojik dengenin bozulması
tehlikesine neden olunması halinde, failler hakkında üç aydan iki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.”
ç) 22 nci
maddesinde yer alan “bir milyar lira” ibaresi, “binikiyüz Türk Lirası”
şeklinde değiştirilmiştir.
d) 23 üncü
maddesinde yer alan “yüzelli milyon lira” ibaresi, “yüzelli Türk Lirası” ve
“üçyüz milyon lira” ibaresi “üçyüz Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
e) 24 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24- 6 ncı
maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında sayılan zehirle avlanma hariç diğer
yasaklara ve esaslara aykırı hareket edenlere her bir aykırılık için ayrı
ayrı olmak üzere yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Zehirle
avlananlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu Kanuna göre
alınması gereken avcılık belgesini almadan avlananlara üçyüz Türk Lirası;
avlanma izni olmadan avlananlara ise yüzeli Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
Yabancı avcılık
belgesi veya geçici avcılık belgesi almadan avlananlara bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
Avcılık belgesini
ve avlanma izin belgesini yanında taşımadan avlananlara elli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
f) 25 inci
maddesinde yer alan “onmilyar lira” ibaresi, “onbin Türk Lirası” ve
“beşmilyar lira” ibaresi “beşbin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
g) 26 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26- 18
inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ve 19 uncu madde gereğince
Bakanlığın koyacağı esaslara uymayanlara, beşyüz Türk Lirasından
ikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
18 inci maddenin
üçüncü fıkrasında belirtilen yasağa uymayanlara üçbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
ğ) 28 inci
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Avdan men etme
ve elkoyma
MADDE 28 - Bu
Kanunla yasak edilen fiilleri işleyenler derhal avdan men edilir.
Avlanılan canlı
veya cansız hayvanlar ile bunların avlanılmasında kullanılan ve
bulundurulması yasak olan eşya ve vasıtalara elkonulur. Bunlardan
bulundurulması yasak olan eşya veya vasıtalar hakkında ilgili kanun
hükümleri uygulanır.
Elkonulan cansız
av hayvanları orman idaresince satılarak bedeli Döner Sermaye İşletmesine
gelir kaydedilir.”
h) 29 uncu
maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezasını gerektiren fiillerin tekrarı
MADDE 29- 21 inci
maddenin birinci fıkrasında yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde
ayrıca faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha
avcılık belgesi verilmez.
22 nci maddede
yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde ayrıca avlak kuruluş izni iptal
edilir.
23 üncü maddede
yazılı cezalara konu fiillerin tekrarı hâlinde, ayrıca faillerin avcılık
belgeleri iptal edilir ve kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.
24 üncü maddenin
birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki
fiillerin tekrarı hâlinde faillerin avcılık belgeleri iptal edilir ve
kendilerine bir daha avcılık belgesi verilmez.
24 üncü maddenin
birinci fıkrasında yazılı cezaya konu; 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasındaki
fiillerin tekrarı hâlinde faillerin avcılık belgesi yoksa, idarî para cezası
yanında kendilerine iki yıl süreyle avcılık belgesi verilmez, avcılık
belgesi olanlar ise ayrıca iki yıl süreyle avcılıktan men edilir.
26 ncı maddenin
birinci fıkrasında yazılı cezaya konu fiillerin tekrarı hâlinde ilgililerin
ayrıca, 18 nci maddenin birinci ve ikinci fıkrasındaki faaliyetlerden iki
yıl süreyle men’ine ve 19 uncu maddedeki iznin iptaline karar verilir.”
ı) 30 uncu
maddesinin başlığı “İdarî para cezalarına karar verme yetkisi” şeklinde
değiştirilmiştir.
(140)
10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun;
a) 24 üncü
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “765” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.
b) 26 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26 - Bu
Kanunun;
a) 5 inci
maddesine göre yetki belgesi almadan taşıma işinde faaliyette bulunanlara
beşbin Türk Lirası,
5 inci maddesinin
beşinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk Lirası,
5 inci maddesinin
altıncı fıkrasına göre taşıma hizmetini yapmaktan kaçınan taşımacılara
dörtyüz Türk Lirası,
5 inci maddesinin
yedinci fıkrasına aykırı davranarak bir taşımacının diğer bir taşımacının
taşıma faaliyetini engellemesi halinde dörtbin Türk Lirası,
b) Bilette tayin
edilen yeri başka bir kimseye verenler veya 6 ncı maddesine aykırı
davranarak yolcu taşıyanlardan, her yolcu için taşıma ücretinin beş katı
tutarı, taşıma senedi olmaksızın eşya taşıyanlardan bin Türk Lirası,
c) 6 ncı
maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüz Türk Lirası,
üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk
Lirası,
d) 7 nci
maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan yolcu taşımacılarına bin Türk
Lirası, ikinci fıkrasına aykırı davranan taşımacılara beşyüz Türk Lirası,
altıncı fıkrasına aykırı davranan taşımacılara üçyüz Türk Lirası,
e) 10 uncu
maddesine aykırı davranan acente ve taşıma işleri komisyoncularına üçbin
Türk Lirası,
f) 11 inci
maddesine aykırı davranarak ücret tarifesi düzenlemeyenlere beşyüz Türk
Lirası, ücret tarifelerine uymayan veya değişik ücret tarifeleri
uygulayanlara beşyüz Türk Lirası, bunun dışında ikinci fıkraya aykırı
davrananlara ikiyüz Türk Lirası,
Zaman tarifesine
uymayanlara ikiyüz Türk Lirası, zaman tarifelerini görülebilecek şekilde
işyeri, terminal ve bilet satış yerlerinde bulundurmayanlara yüz Türk
Lirası,
g) 13 üncü
maddesine aykırı olarak yabancı plâkalı taşıtların Türkiye sınırları
dahilindeki iki nokta arasında taşıma yapması halinde, taşıt sahibine veya
şoförüne bin Türk Lirası,
h) 14 üncü
maddesine aykırı davrananlara beşyüz Türk Lirası,
ı) 18 inci
maddesi hükümlerine göre sorumluluk sigortası yaptırmayan taşımacılara bin
Türk Lirası,
18 inci madde
hükümlerine göre sorumluluk sigortası yapmaktan kaçınan sigorta
şirketlerine, ödenmesi gereken sigorta priminin on katı tutarında,
i) 22 nci
maddesinin ikinci fıkrasına uymayan ve yükümlülükleri yerine getirmeyen
taşımacılara beşyüz Türk Lirası,
j) 32 nci
maddesine aykırı olarak terminal ve ara durak dışında yolcu indirip bindiren
taşımacılara üçyüz Türk Lirası,
İdarî para
cezası verilir.”
c) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27- Bu
Kanunda yazılı idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir karar vermeye
yetkilidir.
26 ncı madde ile
verilen idarî para cezaları, bu Kanunda ve yönetmelikte düzenlenen uyarma,
geçici durdurma ve iptal gibi idarî yaptırımların uygulanmasına engel
teşkil etmez.”
ç) 30 uncu
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Tekrar
MADDE 30 - Bu
Kanunda belirtilen idarî para cezasını gerektiren fiillerin işlendiği
tarihten itibaren bir yıl içinde aynı nitelikteki fiili üç defa işlediği
tespit edilen gerçek ve tüzel kişilere, işlediği fiillerin cezalarının
toplamının on katı idarî para cezası verilir ve taşıt şoförünün yurt içi
taşımalarda ticarî araç kullanım belgesi, yurt dışı taşımalarda da
uluslararası sürücü sertifikası bir yıl süreyle askıya alınır.”
d) 31 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yetki belgeleri,
taşıt belgeleri veya taşıt kartı üzerinde tahrifat yapan yetki belgesi
sahipleri hakkında Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
(141)
29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun;
a) 6 ncı
maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Devletin
güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve
casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik,
güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin
ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçları nedeniyle
haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmış olan Yönetim Kurulu Başkan
ve üyeleri, Bakan tarafından geçici olarak görevlerinden
uzaklaştırılabilirler.”
b) 17 nci
maddesinin yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kurum memurları
hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”
(142)
4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun;
a) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- Bu
Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu
Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre
verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri
engellemez.
Bu Kanuna göre;
a) Aşağıdaki
hallerde, sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir:
1) Lisans
almaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması.
2) Kurumca, 10
uncu madde gereği yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak
engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.
3) 9 uncu maddede
yer alan kısıtlamalara uyulmaması.
b) Aşağıdaki
hallerde, sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:
1) Lisans
almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına ve/veya işletimine
başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin
yapılması.
2) Sahip olunan
lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.
3) 4 üncü madde
hükümlerinin ihlali.
4) 12 nci maddede
yer alan hükümler dahilinde iletim ve depolama tesislerine erişimin dolaylı
veya dolaysız olarak engellenmesi.
Yukarıda
belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere
uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.
Bayiler için
yukarıda yer alan cezaların beşte biri uygulanır.
Cezalar tahsil
edilinceye kadar, mahkeme kararı ile ilgililerin varlıklarına tedbir
konulabilir. Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans
gerektirmeyen faaliyet gösterecek hale getirilinceye kadar mühürlenir.
Ceza uygulanan
bir fiilin iki takvim yılı geçmeden aynı kişi tarafından tekrarı halinde,
cezalar iki kat olarak uygulanır.
Kurul tarafından
verilen idarî para cezalarına karşı açılan iptal davaları ilk derece
mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı
yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”
b) 20 nci
maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “765 sayılı Türk Ceza Kanununun 274
üncü” ibaresi, “Türk Ceza Kanununun 203 üncü” şeklinde değiştirilmiştir.
(143)
8/1/2004 tarihli ve 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı
Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunun 66 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 66- İhlal
sayılan haller ve bu hallerde verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir.
a) 56 ncı
maddenin (a), (b), (e) ve (f) bentlerindeki fiilleri kasten işleyenler bir
yıldan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
b) 56 ncı
maddenin (c), (d) ve (g) bentlerini kasten ihlal edenler üçyüz günden az
olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
c) Gerçeğe aykırı
biçimde, kendisini başvuru sahibi veya hak sahibi olarak tanıtanlar üçyüz
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
d) Bu maddenin
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan fiiller, bir işletmenin çalışanları
tarafından, hizmetlerini yerine getirmeleri esnasında, doğrudan kendilerince
veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan
işletme sahibi, temsilcisi veya idareci veya hangi sıfatla olursa olsun
işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı şekilde cezalandırılır.
Bu maddede yazılı
suçların takibi şikayete bağlıdır.”
(144)
15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun;
a) 16 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Elektronik imza oluşturma amacı ile ilgili kişinin rızası
dışında; imza oluşturma verisi veya imza oluşturma aracını elde eden, veren,
kopyalayan ve bu araçları yeniden oluşturanlar ile izinsiz elde edilen imza
oluşturma araçlarını kullanarak izinsiz elektronik imza oluşturanlar bir
yıldan beşyıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
Yukarıdaki fıkrada işlenen suçlar elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı
çalışanları tarafından işlenirse bu cezalar yarısına kadar artırılır.”
b) 17 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 17- Tamamen veya kısmen sahte elektronik sertifika oluşturanlar veya
geçerli olarak oluşturulan elektronik sertifikaları taklit veya tahrif
edenler ile yetkisi olmadan elektronik sertifika oluşturanlar veya bu
elektronik sertifikaları bilerek kullananlar, iki yıldan yedi yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkrada işlenen suçlar elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı
çalışanları tarafından işlenirse bu cezalar yarısına kadar artırılır.”
c)
18 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- Bu Kanunun;
a)
10 uncu maddesindeki yükümlülüklerinden herhangi birini yerine getirmeyen
elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onbeşbin Türk Lirasından otuzbin
Türk Lirasına kadar,
b)
11 inci maddesindeki yükümlülüklerden herhangi birini yerine getirmeyen
elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onikibin Türk Lirasından yirmibin
Türk Lirasına kadar,
c)
12 nci maddesi hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında onbeşbin Türk
Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar,
d)
13 üncü maddesinin beş ve yedinci fıkralarındaki yükümlülükleri yerine
getirmeyen elektronik sertifika hizmet sağlayıcısına onikibin Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar,
e)
15 inci maddesi hükmüne aykırı hareket eden elektronik sertifika hizmet
sağlayıcısına otuzbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar,
idarî para cezası Telekomünikasyon Kurulu tarafından verilir. Bu madde
hükümlerine göre ilgili tüzel kişi hakkında verilecek olan idarî para
cezasının üst sınırı yetmişbeşbin Türk Lirasıdır.”
ç)
19 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri
MADDE 19- Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla ilgili tüzel kişiler
hakkında Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesi hükmüne göre tüzel kişilere
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İdarî para cezasını gerektiren eylemlerin işlendikleri tarihten itibaren
geriye doğru üç yıl içinde üçüncü kez işlenmesi hâlinde Kurum tarafından
elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tüzel kişinin faaliyet izninin
iptaline karar verilir.”
(145) 28/1/2004
tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İlân olunacak şartlara uymayan kişiye, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
Yönetim Kurulu tarafından, ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.”
(146)
22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması
Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 39-
Aşağıdaki her bir bentte yazılı fiilleri işleyenler bir yıldan iki yıla
kadar hapis ve beşyüz günden bin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır:
a) Entegre devre
topoğrafyası hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini
gerçeğe aykırı olarak yapanlar.
b) Korunan bir
entegre devre topoğrafyasının, korunan bir entegre devre topoğrafyasını
içeren entegre devrenin ya da koruma altında olan bir entegre devre
topoğrafyasını içeren ürünün veya ambalajının üzerine konulmuş entegre devre
topoğrafyası koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar.
c) Kendilerini
haksız olarak entegre devre topoğrafyası başvurusu veya entegre devre
topoğrafyası hakkı sahibi olarak gösterenler.
Aşağıdaki her
bir bentte yazılı fiilleri işleyenler hakkında, iki yıldan üç yıla kadar
hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur:
a) Hakkı
olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği hâlde, bu
Kanunun devir, intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı
haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren,
rehneden ya da bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar.
b) Korunan bir
entegre devre topoğrafyası hakkının sahibi olmayan veya koruma süresi biten
veya entegre devre topoğrafyası hakkı hükümsüz kalan veya entegre devre
topoğrafyası korumasından doğan hakkı sona erdiği halde; kendisinin veya
başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya
ticarî evrakına veya ilânlarına, hukuken korunan bir entegre devre
topoğrafyası koruma hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde
işaretler koyanlar veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilân ve
reklamlarda bu tarz yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar.
11 inci maddenin
(a) ve (b) bentlerinin her birinde sayılan fiilleri işleyenler hakkında, iki
yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para
cezasına hükmolunur.
Yukarıda yazılı
suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından
doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse, çalışanlar ile birlikte suçun
işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi
unvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de aynı şekilde
cezalandırılır.
Bu maddede yer
alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bu
tüzel kişi hakkında Türk Ceza Kanununun 60 ncı maddesi hükümleri uygulanır.
Bu maddede
sayılan suçlardan dolayı kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır.”
(147)
28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve
Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanununun;
a) 18 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Spor
müsabakalarının yapıldığı kapalı veya açık alanlara 11 inci maddede sayılan
maddeleri sokan kişilere; dört ay süreyle spor müsabakalarını seyirden men
ve bin Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde sekiz ay süreyle spor
müsabakalarını seyirden men ve ikibinbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu maddeleri kullanan kişilere; altı ay süre ile müsabakaları
seyirden men ve binbeşyüz Türk Lirası, fiilin tekrarı halinde bir yıl süre
ile müsabakaları seyirden men ve üçbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
b) 20 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Fiilleri daha
ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde; 14 üncü maddede
öngörülen yasaklara uymayanlar ile sahte, kullanılmış, tahrif edilmiş veya
benzer şekilde hazırlanmış olan müsabaka biletlerini satan, satılmasına
aracılık eden, bu biletleri basan veya satışa hazırlayan kimseler, altı
aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
c) 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Diğer
kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ve ilgililerin bağlı olduğu
federasyonun tâbi olduğu mevzuata göre verilecek disiplin cezaları dışında;
15 inci maddeye aykırı biçimde beyanat veren teknik personel ve sporculara
beşbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası,
diğerleri için ise ilk seferde üç aydan altı aya kadar spor müsabakalarını
seyirden men ve beşbin Türk Lirasından otuzbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası, tekrarı halinde altı aydan bir yıla kadar spor müsabakalarını
seyirden men cezası ile birlikte onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.
Bu Kanun
hükümlerine aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen dernekler hakkında
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu hükümlerine göre yasal
işlem yapılır.”
ç) 22 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22- 16 ncı
maddeye aykırı davranan görsel yayın kuruluşları hakkında 13/4/1994 tarihli
ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun;
basın mensupları hakkında da 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu
hükümleri saklıdır.
16 ncı maddede
yazılı eylemlerde bulunan gerçek kişilere her yayın için onbin Türk Lirası,
tüzel kişilere ise; ellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
d) 23 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 23- 17 nci
maddenin birinci fıkrasına aykırı davranan kişilere beşyüz Türk Lirasından
bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
17 nci maddenin
ikinci fıkrasına aykırı davranan kişilere bin Türk Lirası, tekrarı halinde
ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fail, kulübün veya bir
taraftar derneğinin mensubu ise fiilin tekrarı halinde mensubu bulunduğu
kulüp veya dernek hakkında da üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
e) 24 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İşledikleri
fiillerle müsabakanın yapıldığı spor alanının zarara uğramasına sebebiyet
veren kişilere, fiilleri ayrıca bir suç oluşturmadığı takdirde, altı ay spor
müsabakalarını seyirden men kararı ile bin Türk Lirası, tekrarı halinde bir
yıl süreyle spor müsabakalarını seyirden men kararı ve ikibin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
(148) 18/5/2004
tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve
Borsalar Kanununun;
a) 74 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız
mal edinme suçlarından mahkûm olanlar.”
b) 76 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 76-
Odalar, borsalar ve birliklerin para, para hükmündeki evrak, senet ve sair
malları ile ilgili olarak işledikleri suçlar dolayısıyla bunların personeli
kamu görevlisi olarak cezalandırılır.”
c) 81 inci
maddesinin onüçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Oda, borsa ve
Birlik organlarının seçimlerinde siyasi partiler, sendikalar ve sendika üst
kuruluşları aday gösteremezler ve belirli adayların leh ve aleyhlerinde
faaliyette bulunamazlar ve propaganda yapamazlar. Bu hükme aykırı
davrananlar altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
ç) 83 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık. vergi kaçakçılığı ve haksız mal
edinme suçlarından mahkûm olmamak,”
(149)
27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve
Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü
Hakkında Kanunun;
a) Dokuzuncu
Bölüm başlığı “İdari Yaptırımlar ve Ceza Hükümleri” şeklinde ve 29 uncu
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî
yaptırımlar ve cezalar
MADDE 29- Bu
Kanuna uymayanlara uygulanacak cezai hükümler aşağıdaki şekilde
düzenlenmiştir:
a) 4 üncü maddede
belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptırmadan üretime geçen veya bu
ürünleri mübadele konusu yapan gerçek veya tüzel kişilere bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir ve işletme üretimden men edilir. Ayrıca, ürünlere
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu
işletmelerin, tescil ve izin işlemleri yapıldıktan sonra üretim yapmalarına
izin verilir.
Üretim izni
alınmamış gıdaları, bunlarla temasta bulunan madde ve malzemeleri veya miadı
dolmuş gıda maddeleri satan veya satışa arzeden gerçek veya tüzel kişilere
bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu ürünlere elkonularak
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
4 üncü maddede
belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptıran; ancak, asgarî teknik ve
hijyenik şartlarını muhafaza etmeden üretim yapan işyerleri, durumlarını
düzeltinceye kadar faaliyetten men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve
sahipleri gerçek veya tüzelkişilere bin Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Ayrıca, elkonulan ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir. Bu işletmelere, mevcut durumlarını düzelttikten sonra üretim yapma
izni verilir. İlgili mercilerce verilen otuz günlük süre içerisinde,
eksikliklerini gidermeyen işyerlerinin çalışmaya esas olan izinleri iptal
edilir.
b) 5 inci maddede
belirtilen, kuruluş veya faaliyet izni almadan faaliyete geçen özel gıda
kontrol laboratuvarı faaliyetten men edilir ve sahibi gerçek veya tüzel
kişiye onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
c) 6 ncı maddeye
göre sorumlu yöneticileri istihdam etmeyen işyerlerinin sahibi gerçek veya
tüzel kişiye, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Otuz gün içinde,
sorumlu yönetici görevlendirilmediği takdirde, bu işyerleri faaliyetten men
edilir.
Yöneticilik
görevini gereği gibi yerine getirmeyen sorumlu yöneticiye, üçyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki kat
artırılarak uygulanır. İkinci defa tekrarı halinde ise, kişi yöneticilikten
men edilir.
d) 18 inci
maddede belirtilen sağlığın korunması ile ilgili hükümler dışında, 7 nci
maddede belirtilen gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeyen gerçek ve tüzel
kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir Aykırılık, gıda
maddelerinin etiket bilgilerinden kaynaklanıyorsa, etiket bilgileri
düzeltilinceye kadar bu gıda maddelerinin satışına izin verilmez.
e) 10 uncu
maddede belirtilen tedbirlere uymayan gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk
Lirası idarî para cezası verilir ve faaliyetten men edilir.
f) 14 üncü
maddede belirtilen acil durumlarda alınacak tedbirlere uymayan gerçek ve
tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu kişilerce
ürün piyasadan toplattırılır, eylemin tekrarı halinde idarî para cezası iki
kat olarak uygulanır.
g) 16 ncı maddede
belirtilen izlenebilirlikle ilgili hükümlere uymayan gerçek ve tüzel
kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı
halinde idarî para cezası iki kat artırılarak uygulanır.
h) 17 nci maddede
belirtilen işyeri sorumluluğu ile ilgili hükümlere uymayan gerçek ve tüzel
kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin tekrarı
halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.
ı) Bu Kanunun 18
inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl
eden kişiler, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre
cezalandırılır.
i) 19 uncu
maddesinde belirtilen ithalat ve ihracatla ilgili yükümlülükleri yerine
getirmeyen gerçek ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir; ürün, ihracatçısı/ithalatçısı tarafından piyasadan toplattırılır.
eylemin bir yıl içinde tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak
uygulanır.
j) 21 inci
maddedeki reklam ve tanıtımlarla ilgili hükümlere aykırı hareket eden gerçek
ve tüzel kişilere, beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin
tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.
k) 22 nci maddede
belirtilen tüketici haklarının korunması ile ilgili hükümlere uymayan gerçek
ve tüzel kişilere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, eylemin
tekrarı halinde idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.
l) Bu Kanunun 26
ve 27 nci maddelerinde belirtilen sularla ilgili hükümler ve takviye edici
gıdalar, bebek mamaları, özel tıbbî amaçlı diyet gıdalar ve tıbbî amaçlı
bebek mamaları ile ilgili hükümlere aykırı hareket eden işyeri, bu şartları
yerine getirinceye kadar faaliyetten men edilir ve sahiplerine beşbin Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Eylemin bir yıl içinde tekrarı halinde,
idarî para cezası iki kat olarak uygulanır.
m) Bu Kanuna göre
yapılacak denetimleri engelleyenlere, beşbin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.
n) Üreticisi
tarafından piyasadan toplattırılmasına karar verilen ürünler, bir hafta
içinde toplanmak zorundadır. Ürünleri toplamayan üreticilere ayrıca beşbin
Türk Lirası idarî para cezası verilir, ürünler ilgili mercilerce
toplattırılır ve masraflar yasal faizi ile birlikte üreticisinden tahsil
edilir ve bu suretle toplattırılan ürünlerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.”
b) 30 uncu
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî
yaptırımlara karar verme yetkisi
MADDE 30- Bu
Kanunda yazılı olan idarî yaptırımlara karar vermeye, mahallî mülkî amir
yetkilidir.”
(150)10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel
Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun;
a) 7 nci
maddesinin (c), (d), (j) ve (k) bentleri sırasıyla aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“c) Ceza
Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama.
d) Görev
alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri
yakalama ve arama.
j) Olay yerini ve
delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine
göre yakalama.
k) Türk Medeni
Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 nci maddesine, Türk Ceza
Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma.”
b) 10 uncu
maddesinin (d) bendinde yer alan “ağır hapis veya” ve “affa uğramış olsa
bile” ibareleri madde metninden çıkartılmıştır.
c) 19 uncu
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Suçlar ve
cezalar
MADDE 19- Bu
Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır:
a) Bu Kanunun 3
üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini almadan özel güvenlik
görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri üç aydan bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
b) Bu Kanunun 5
inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik
faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu Kanunun 3 üncü
maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi oluşturan kurum ve
kuruluşların yöneticileri, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen izni
almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların yöneticileri, üç
aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik
şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici
olamazlar.
c) Bu Kanunun 11
inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi
olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yetkilileri, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silâhlı
olarak çalıştırılmış olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu
suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
d) Bu Kanunun 21
inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını
yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya
şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüzelli gün adlî
para cezası ile cezalandırılır.
e) Bu Kanunda
belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik hizmeti veya özel güvenlik
eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan kişi; kurum, kuruluş veya
şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
ç) 20 nci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezasını gerektiren fiiller
MADDE 20- Bu
Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) 17 nci maddede
belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını bu Kanuna aykırı veya
görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına
kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası idarî para cezası
verilir ve bu kişilerin çalışma izni valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir
daha özel güvenlik görevlisi olamazlar.
b) Diğer kişi,
kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5 inci maddede
belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen özel güvenlik
şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası,
c) 6 ncı madde
uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi;
kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,
d) 22 nci madde
gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi;
kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine ikibin Türk Lirası,
e) Özel güvenlik
görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran
kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası,
f) 11 inci
maddenin ikinci fıkrası ile 12 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen
bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası,
idarî para cezası
verilir.
Bu maddede
öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
d) 21 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Özel
hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel
güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini
amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Özel
güvenlik malî sorumluluk sigortasına ilişkin esas ve usuller Hazine
Müsteşarlığınca belirlenir.
Bu maddede
öngörülen özel güvenlik malî sorumluluk sigortası, Türkiye’de ilgili branşta
çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta
şirketleri özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler.
Bu yükümlülüğe uymayan sigorta şirketlerine Hazine Müsteşarlığınca sekizbin
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
e) 23 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 23- Özel
güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan
dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
Özel güvenlik
görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine
karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.”
f) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- Bu
Kanunun 24 üncü maddesinde belirtilen ruhsat harçlarına ilişkin miktarlar
her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme
oranına göre artırılır.”
(151)
22/6/2004 tarihli ve 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun;
a) 14 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 14-
Optisyen unvanını haiz olmadığı hâlde optisyenlik yapanlar veya optisyen
olduğunu ilân edenlere otuzbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve
müessesesi kapatılır.”
b) 15 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 15- 11
inci maddede belirtilen yasaklara uymayanlara yirmibin Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
6 ncı maddede
zikredilen yasaklar hilafına hareket eden optisyenlere altıbin Türk Lirası
idarî para cezası verilir ve üç ay süre ile optisyenlik mesleğini icra
etmekten men edilirler.
Bu Kanunun 7 nci
maddesinin ikinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı
şarta üst üste iki denetimde de uymadığı belirlenen optisyenler ile 9 uncu
maddenin ikinci fıkrası ile 8, 10, 12 ve 13 üncü madde hükümlerine
uymayanlara altıbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
6, 7, 8, 9, 10,
11, 12 ve 13 üncü maddelerdeki yasakların tekrarı hâlinde idarî para cezası
iki kat olarak uygulanır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(152)24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları
Koruma Kanununun;
a) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen
miktarın tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır. Bu para, tahsisi
mahiyette olup amacı dışında kullanılamaz.”
b) 28 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî para
cezaları
MADDE 28- Bu
Kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki cezalar verilir:
a) 4 üncü
maddenin (k) bendinin ikinci cümlesi hükmüne aykırı davrananlara, hayvan
başına üçyüz Türk Lirası idarî para cezası.
b) 5 inci
maddenin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen
hayvanların sahiplenilmesi ve bakımı ile ilgili yasaklara ve yükümlülüklere
uymayan ve alınması gereken önlemleri almayanlara hayvan başına altmış Türk
Lirası; yedinci fıkrasında öngörülen yükümlülük ve yasaklara uymayanlara
hayvan başına ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
c) 6 ncı maddenin
birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına altıyüz Türk Lirası
idarî para cezası.
d) 7 nci maddede
yazılan cerrahi amaçlı müdahaleler ile ilgili hükümlere aykırı davrananlara
hayvan başına ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
e) 8 inci
maddenin birinci fıkrasında yazılı, bir hayvan neslini yok edecek müdahalede
bulunanlara hayvan başına onbin Türk Lirası; ikinci, üçüncü ve dördüncü
fıkralarına uymayanlara hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para
cezası.
f) 9 uncu maddede
ve çıkarılacak yönetmeliklerinde belirtilen hususlara uymayanlara hayvan
başına üçyüz Türk Lirası; yetkisi olmadığı hâlde hayvan deneyi yapanlara
hayvan başına binikiyüz Türk Lirası idarî para cezası.
g) 10 uncu
maddede belirtilen hayvan ticareti izni almayanlara ve bu konudaki yasaklara
ve yönetmelik hükümlerine aykırı davrananlara üçbin Türk Lirası idarî para
cezası.
h) 11 inci
maddenin birinci fıkrasındaki eğitim ile ilgili yasaklara aykırı
davrananlara binbeşyüz Türk Lirası; ikinci fıkrasına aykırı davrananlara
hayvan başına binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.
ı) 12 nci
maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına altıyüz
Türk Lirası; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere hayvan başına
binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.
j) 13 üncü madde
hükümlerine aykırı davrananlara, öldürülen hayvan başına altıyüz Türk
Lirası; aykırı davranışların işletmelerce gösterilmesi hâlinde öldürülen
hayvan başına binbeşyüz Türk Lirası idarî para cezası.
k) 14 üncü
maddenin (a), (b), (c), (d), (e), (g), (h), (ı), (j) ve (k) bentlerine
aykırı davrananlara üçyüz Türk Lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı
davrananlara hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Kesilmiş ve canlı hayvanlara elkonulur ve bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
l) RTÜK’ün takibi
sonucunda 20 nci maddeye aykırı hareket ettiği tespit edilen ulusal radyo ve
televizyon kurum ve kuruluşlarına maddenin ihlal edildiği her ay için
altıbin Türk Lirası idarî para cezası.
m) 21 inci
maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına üçyüz Türk Lirası idarî para
cezası.
n) 22 nci maddeye
uymayanlara, hayvanat bahçelerinde kötü şartlarda barındırdıkları hayvan
başına yediyüz Türk Lirası idarî para cezası.
o) 23 üncü
maddeye aykırı hareket edenlere hayvan başına üçbin Türk Lirası idarî para
cezası.
Bu maddenin (b)
bendinde atıfta bulunulan 5 inci maddenin birinci, ikinci ve beşinci
fıkraları ile (o) bendi dışında kalan fiillerin, veteriner hekim, veteriner
sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri,
hayvan koruma vakfı üyeleri, hayvan toplama, gözetim altına alma, bakma,
koruma ile görevlendirilmiş olan kişilerce işlenmesi hâlinde verilecek ceza
iki kat artırılarak uygulanır.”
(153)
29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununun 17
nci maddesinde yer alan “Devlet memurları hakkındaki cezalar uygulanır.”
ibaresi “kamu görevlisi olarak cezaya hükmolunur.” şeklinde
değiştirilmiştir.
(154)
14/7/2004 tarihli
ve 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile
Desteklenmesi Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin iki ve üçüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine aykırı olarak;
a) Zorunlu
tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri taşımayan filmlerin dağıtım ve
gösterimini yapanlara onbin Türk Lirası,
b) Zorunlu
tutulduğu hâlde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan filmlerin
yapımcılarına ellibin Türk Lirası,
c) Üzerindeki
işaret ve ibarelere rağmen, bu işaret ve ibarelere uyulmaksızın dağıtım ve
gösterim yapanlara ellibin Türk Lirası,
idarî para cezası
verilir.
Bu maddede
öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. İdarî
para cezasının ödenmiş olması, yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.”
(155) 14/7/2004
tarihli ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununun
“DÖRDÜNCÜ BÖLÜM” başlığı, “Denetleme ve İdari Yaptırımlar” şeklinde, 12 nci
maddesi ise başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî yaptırımlar
MADDE 12- Bu Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenleyici
işlemlere aykırı hareket edenlere, diğer mevzuattaki ceza hükümleri saklı
kalmak kaydıyla, aşağıdaki bentlerde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde
idarî yaptırımlar uygulanır:
a)
Kültür yatırımı veya girişimlerinin yönetim veya işletilmelerinde görülecek
kusur, aksaklık ve eksiklikler için, belge sahibine denetim elemanlarının
tespitleri doğrultusunda ikibin Türk Lirası idarî para cezası verilir;
ayrıca, bunların giderilmesi için belirli bir süre verilerek uyarıda
bulunulur. Belirlenen sürede gerekli düzeltmelerin yapılmaması hâlinde, bu
Kanuna göre verilen belgelerin iptaline karar verilir.
b)
Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla;
1.
Bakanlığa bilgi verilmeksizin, girişim belgeli tesisin tamamının veya kültür
merkezlerinde kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü belgelendirmeye esas
bölümlerin, bir yıl içinde aralıksız olarak doksan günden fazla süreyle
kapalı tutulması,
2.
Yazı, reklâm, afiş, broşür ve benzeri araçlarla Bakanlığın veya üçüncü
kişilerin yanıltılması veya yanıltıcı unvan kullanılması veya taahhüt edilen
hizmetin verilmemesi veya eksik verilmesi,
3.
Belgeli tesiste bulunanların can veya mal güvenliğinin sağlanmasında, belge
sahibi veya tesis sahibi veya sorumlusu veya personelin kusuruyla işletmede
suç işlendiğinin tespiti,
Hâllerinde, her bir aykırılıkla ilgili olarak, belge sahibi yatırımcı veya
girişimciye beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
c)
Belge sahibi yatırımcı veya işletmeciye;
1.
Bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata göre yararlandıkları teşvik unsurlarını,
amacı dışında kullandıklarının tespiti,
2.
Genel sağlık açısından tesisin vasıflarını önemli ölçüde yitirmiş olduğunun
tespiti,
3.
Belgeli yatırım veya girişimin belgelendirmeye esas vasıflarını yitirmiş
olduğunun tespiti,
hâllerinde, her bir aykırılıkla ilgili olarak beşbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ayrıca, gerekli olması hâlinde belge sahibine belirli bir
süre verilerek uyarıda bulunulur. Belirlenen sürede istenen hususların
yerine getirilmemesi hâlinde, bu Kanuna göre verilen belgelerin iptaline
karar verilir.
Bu
maddedeki idarî para cezalarına karar vermeye denetim elemanları yetkilidir.
Birinci fıkranın (c) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca idarî para
cezası verilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tarhiyat
yapılmasına engel teşkil etmez.
Kültür yatırımı veya kültür girişimi belgelerinin iptaline Bakanlık
yetkilidir.
Bakanlık, ayrıca aşağıdaki hâllerde de bu belgeleri iptale yetkilidir:
1.
Belgeli tesisin faaliyetine son verilmesi,
2.
İşletmenin faaliyeti çerçevesinde ve yatırımcı veya işletmeci gerçek kişi ya
da tüzel kişinin yöneticilerinin de iştirakiyle bir suç işlenmesi,
3.
Tesisin açık kalmasının veya girişimin sürdürülmesinin kültür varlıkları
veya kültürel değerler açısından sakınca yaratması.”
(156)
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;
a) 61 inci
maddesine sekizinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş
ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
“(9) Adlî para
cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün
biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az;
üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.”
b) 73 üncü
maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.
c) 86 ncı
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Kasten
yaralama suçunun;
a) Üstsoya,
altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine
getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu
görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silâhla,
işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Ancak, bu
fıkradaki birden fazla nitelikli unsurun birlikte gerçekleşmesi halinde,
ceza yarısı oranında artırılır. Bu fıkra hükmünün uygulandığı hallerde, (a)
bendi hariç, şikâyet aranmaz.”
ç) 87 nci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Kasten
yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması hâlinde,
yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.”
d) 89 uncu
maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(5) Taksirle
yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak,
birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle
işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.”
e) 191 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 191- (1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya
bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan
dolayı açılan davada mahkeme, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi
hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla
birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul
eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar
verebilir.
(3) Hakkında
tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen kişi, belirlenen
kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine
uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine
hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uzman,
güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye
sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol
gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle
rapor düzenleyerek, hâkime verir.
(4) Tedavi
süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği
tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu
durumda süre üç yıldan fazla olamaz.
(5) Tedavinin ve
denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında
açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi takdirde, davaya devam
olunarak hüküm verilir.
(6) Uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya
hükmedildikten sonra da, iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye
ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulur. Ancak, bu durumda,
hükmolunan cezanın infazı ertelenir.
(7) Kişinin
mahkûm olduğu ceza, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine
uygun davranması halinde, infaz edilmiş sayılır; aksi takdirde, derhal infaz
edilir.”
f) 234 üncü
maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(3) Kanuni
temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da
olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında
tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
(157)
4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama
Şekli Hakkında Kanunun;
a) 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “alt ve üst sınırları veya bunlardan
birinin gösterildiği veya hiç gösterilmediği veya sabit bir rakam olarak”
ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.
b) 5 inci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “alt ve üst sınırlarından birisi veya
bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte,” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.
c) 6 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) 1 Haziran
2005 tarihinden önce yürürlüğe girmiş kanunlarda;
a) Ağır hapis
iken, birinci fıkra uyarınca hapse dönüştürülen cezalar, kanunlarında aksine
bir hüküm yoksa alt sınır bir yıl, üst sınır yirmidört yıl olarak,
b) Hapis
cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa alt sınır bir ay, üst sınır
beş yıl olarak,
uygulanır.”
(158)
4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun;
a) 27 nci
maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ağır hapis veya ağır para cezası”
ibaresi, “hapis cezası” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 32 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 32- Bu
Kanuna aykırı davranışlara uygulanacak cezalar aşağıda belirtilmiştir:
a) Dernek kurma
hakkına sahip olmadıkları halde dernek kuranlar veya derneklere üye olmaları
kanunlarla yasaklandığı halde dernek üyesi olanlar ile derneklere üye olması
kanunlarla yasaklanmış kişileri bilerek dernek üyeliğine kabul eden veya
kaydını silmeyen veya dernek üyesi iken derneklere üye olma hakkını kaybeden
kişileri dernek üyeliğinden silmeyen dernek yöneticileri beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası ile cezalandırılır.
b) Genel Kurul
toplantılarını kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak veya dernek
merkezinin bulunduğu veya tüzüğünde belirtilen yer dışında yapan dernek
yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Mahkemece,
kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının
iptaline de karar verilebilir.
c) Yurt dışı
yardımı bankalar aracılığıyla almayan dernek yöneticilerine, bu şekilde
alınan paranın yüzde beşi oranında idarî para cezası verilir.
d) Derneğe ait
tutulması gereken defter veya kayıtları tutmayan dernek yöneticilerine
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
e) Genel kurul ve
diğer dernek organlarında yapılan seçimler ve oylamalar ile oyların sayım ve
dökümüne hile karıştıranlar ve defter veya kayıtları tahrif veya yok edenler
veya gizleyenler, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde altı
aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
f) Her ne suretle
olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki
evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak
sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif
veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile
derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna
ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.
g) Yetkili
mercilerin izni olmaksızın yabancı derneklerin Türkiye'de temsilciliklerini
veya şubelerini açanlar, faaliyetlerini yürütenler, bu derneklerle
işbirliğinde bulunanlar veya bu dernekleri üye kabul edenlere bin Türk
Lirası idarî para cezası verilir. ve izinsiz açılan şube veya temsilciliğin
de kapatılmasına karar verilir.
h) 16 ncı maddede
belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen basımevi yöneticilerine
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
ı) 17 nci maddede
yer alan zorunluluğa uymayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
j) 19 uncu
maddede belirtilen beyannameyi bilerek gerçeğe aykırı olarak verenler yüz
günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.
k) 9 ve 19 uncu
maddelerin üçüncü fıkralarındaki zorunluluğa uymayanlara beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
l) 21, 22, 23 ve
24 üncü maddelerde belirtilen bildirim yükümlülüğünü, 19 uncu maddede
belirtilen beyanname verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen dernek
yöneticilerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
m) 26 ncı maddede
belirtilen tesisleri izinsiz açan dernek yöneticilerine beşyüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir ve tesisin kapatılmasına da karar verilebilir.
n) 29 uncu
maddede belirtilen yasaklara, yazılı olarak uyarılmalarına rağmen, aykırı
hareket eden dernek yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı
gerektirmediği takdirde, yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır ve derneğin feshine de karar verilir.
o) 30 uncu
maddenin (a) bendinde belirtilen yasağa aykırı hareket eden dernek
yöneticileri elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır. Aynı maddenin (c) bendine aykırı faaliyette bulunan dernek
yöneticileri, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir
yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır ve tesisin
kapatılmasına da karar verilir.
p) 30 uncu
maddenin (b) bendinde belirtilen kurulması yasak dernekleri kuranlar ile bu
bende aykırı harekette bulunan dernek yöneticileri fiilleri daha ağır bir
cezayı gerektirmediği takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden
az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır ve derneğin feshine de
karar verilir.
r) 31 inci
maddede öngörülen zorunluluğa uymayanlara bin Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
c) 33 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mülkî idare amiri tarafından verilir.”
(159)
1/12/2004 tarihli ve 5262 sayılı Organik Tarım Kanununun;
a) 12 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 12- Bu
Kanun hükümlerine uymayanlara uygulanacak cezaî hükümler aşağıda
belirtilmiştir:
a) 5 inci
maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbin Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
b) 5 inci
maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket ettiği tespit edilenlere, ellibin
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, yetki ve izin
belgeleri iptal edilir. Başka ad ve unvan altında olsa dahi, bu Kanun
kapsamında çalışmalarına izin verilmez.
c) 5 inci
maddenin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbeşbin Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, idarî para cezası iki
katı olarak uygulanır ve kendilerine bir daha çalışma izni verilmez.
d) 5 inci
maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, çalışma izinleri iptal
edilir.
e) 5 inci
maddenin altıncı fıkrasına aykırı hareket eden kuruluşlara, onbeşbin Türk
Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin tekrarı halinde, idarî para cezası
iki katı olarak uygulanır ve çalışma izinleri iptal edilir.
f) 5 inci
maddenin yedinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
g) 6 ncı maddenin
birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, onbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
h) 6 ncı maddenin
ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, yirmibin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
ı) 8 inci maddeye
aykırı hareket edenlere, onbeşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Aykırılık etiket bilgilerinden kaynaklanıyorsa, etiket bilgileri
düzeltilinceye kadar ürüne el konulur ve yukarıdaki para cezası uygulanıp
ürün piyasadan toplattırılır. Toplatma masrafları müteşebbisten tahsil
edilir.
j) 9 uncu
maddenin birinci fıkrası ile 10 uncu maddeye aykırı hareket edenlere,
otuzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
k) Bu Kanuna göre
denetimleri engelleyen kişi ve kuruluşlara, onbin Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
b) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- Bu
Kanunda yazılı olan idarî para cezaları, Bakanlık veya mahallî mülkî amir
tarafından verilir.”
(160)
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
a) 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- (1)
Duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı
verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.”
b) 100 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine, (5) numaralı alt bendinden sonra
gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent numaraları buna göre
teselsül ettirilmiştir.
c) 146 ncı
maddesinin başlığı “Zorla getirme” şeklinde; birinci, dördüncü ve beşinci
fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“(1) Hakkında
tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli
nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen
şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.”
“(4) Zorla
getirme kararı ile çağrılan şüpheli veya sanık derhâl, olanak bulunmadığında
yol süresi hariç en geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin
veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi
alınır.
(5) Zorla
getirme, bunun için haklı görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme
veya Cumhuriyet savcısı tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın
sonuna kadar devam eder.”
“(7) Çağrıya
rağmen gelmeyen tanık, bilirkişi, mağdur ve şikayetçi ile ilgili olarak da
zorla getirme kararı verilebilir.”
ç) 150 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 150- (1)
Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilmek için malî imkânlardan yoksun
bulunuyorsa, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii
bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, akıl hastası veya sağır ve dilsiz ise,
istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı
beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan
soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu
müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü
alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
d) 171 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 171- (1)
Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) Cumhuriyet
savcısı,
a) Uzlaşma
kapsamına giren,
b) Üst sınırı iki
yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren,
Suçlardan dolayı,
yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl
süreyle ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören, bu karara 173
üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu
davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, uzlaşmaya
ilişkin hükümler saklı kalmak üzere;
a) Şüphelinin
daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış
bulunması,
b) Yapılan
soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi hâlinde şüphelinin suç
işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası
açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası
açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun
işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan
önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi,
Koşullarının
birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme
süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi
hâlinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
(5) Kamu
davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir
sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla
bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından
istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) Bu maddenin
kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, Anayasanın 174
üncü maddesinde koruma altına alınan İnkılap Kanunlarında yer alan suçlarla
ilgili olarak uygulanmaz.”
e) 231 inci
maddesinin başlığı “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri
bırakılması” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir:
“(5) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl
veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin
hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün
sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir.
(6) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha
önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece,
sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde
bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun
işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan
önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7)
Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis
cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara
çevrilemez.
(8) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde, sanık, beş yıl
süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulur. Bu süre içinde,
sanığın;
a) Bir meslek
veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını
sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek
veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı
meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret
karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere
gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü
kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine
Karar
verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun
davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan
kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklerine aykırı
davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen
yükümlülükleri denetim süresi içinde yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine, hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine ya da seçenek
yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı
olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde,
bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) Bu maddenin
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174
üncü maddesinde koruma altına alınan İnkılap Kanunlarında yer alan suçlarla
ilgili olarak uygulanmaz.”
f) 253 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 253- (1)
Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin
uzlaştırılması yoluna gidilebilir:
a) Soruşturulması
ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,
b) Şikayete bağlı
olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Taksirle
öldürme (madde 85),
2. Kasten
yaralama (madde 86, 87, 88),
3. Taksirle
yaralama (madde 89),
4. Tehdit (madde
106, fıkra 1),
5. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde
116),
6. Haksız arama
(madde 120),
7. Kişisel
verilerin kaydedilmesi (madde 135, 137),
8. Verileri
hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (madde 136, 137),
9. Hakkı olmayan
yere tecavüz (madde 154),
10. Kötü muamele
(madde 232),
11. Aile
hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlâli (Madde 233),
12. Çocuğun
kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
13. Ticari sır,
bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin
açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
14. Bilişim
sistemine girme (madde 243),
15. Sistemi
engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (madde 244),
16. Kişilerin
malları üzerinde usulsüz tasarruf (madde 261),
suçları.
(2)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olanlar hariç olmak üzere;
diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Etkin
pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı
suçlarda, soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı olsa bile, uzlaştırma
yoluna gidilemez.
(4) Soruşturma
konusu suçun uzlaşmaya tabi olması halinde, Cumhuriyet savcısı, şüpheli ile
mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin,
mağdurun veya suçtan zarar görenin temyiz kudretine sahip olmaması halinde,
uzlaşma teklifi kanuni temsilcisine yapılır.
(5) Adresinin
belirlenememesi veya yurt dışında olması dolayısıyla ya da başka bir nedenle
mağdur veya suçtan zarar görene ya da bunların veya şüphelinin kanuni
temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin
soruşturma sonuçlandırılır.
(6) Uzlaşma
teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı
kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılır.
(7) Şüpheli,
mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan
itibaren en geç üç gün içinde kararını Cumhuriyet savcısına bildirmediği
takdirde, kendisinin teklifi reddettiği kabul edilir. Birden fazla kişinin
mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı
uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin
hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma
teklifinde bulunulması veya teklifinin kabul edilmesi, soruşturma konusu
suça ilişkin delillerin toplanmasına engel değildir.
(9) Şüpheli ile
mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde,
Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi,
uzlaştırmacı olarak avukat görevlendirilmesini barodan isteyebilir veya kamu
görevlileri ya da toplumda saygınlığı olan kişiler arasından uzlaştırmacı
görevlendirebilir.
(10) Bu Kanunda
belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri,
uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur.
(11)
Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet
savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Cumhuriyet savcısı
uzlaştırmacıya, kendisine soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla
yükümlü olduğunu hatırlatır.
(12)
Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten
itibaren en geç onbeş gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Cumhuriyet savcısı bir defaya mahsus olmak üzere bu süreyi beş gün daha
uzatabilir.
(13) Uzlaştırma
müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli,
mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanuni temsilcisi ya
da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul
etmemiş sayılır.
(14) Her bir
müzakereye ilişkin olarak bir tutanak düzenlenerek, müzakereye katılan
kişiler tarafından imzalanır. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi
gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet
savcısı, uzlaştırmacıya talimatlar verebilir.
(15) Uzlaştırma
müzakereleri sonucunda uzlaştırmacı bir rapor hazırlayarak, tutanaklar ve
kendisine verilen belge örnekleri ile birlikte Cumhuriyet savcısına verir.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, rapor içeriğinde, tarafların ne suretle
uzlaştığı ayrıntılı olarak açıklanır.
(16) Uzlaşma
sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında
kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri
tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde,
171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu
davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç
nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş
sayılır.
(18) Mağdur veya
suçtan zarar görenin uzlaşmayı kabul etmemesi halinde; 171 inci maddedeki
şartlar aranmaksızın, uzlaşmayı kabul eden şüpheli hakkında soruşturma
konusu suçla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilebilir.
(19) Mağdur veya
suçtan zarar görenin uzlaşmayı kabul etmesine rağmen şüphelinin kabul
etmemesi halinde; 171 inci maddedeki şartlar gerçekleşmiş olsa bile, şüpheli
hakkında soruşturma konusu suçla ilgili olarak kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararı verilmez.
(20) Uzlaştırma
müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, bu açıklamalara ilişkin
tutanaklar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil
olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli,
mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu
tarihten itibaren uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç,
uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet savcısına verdiği tarihe
kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) Uzlaştırma
giderleri, yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya
yer olmadığı kararının verilmiş olması halinde, bu giderlerin şüpheliden
tahsiline kararda yer verilir.
(23)
Uzlaştırmanın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar, yönetmelikle
düzenlenir.”
g) 254 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 254- (1)
Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında
olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede
belirtilen usule göre, mahkeme tarafından yapılır.
(2) Uzlaşma
gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten
yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine
getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik
arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın
gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci
maddenin onuncu fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.
(3) Uzlaşma
gerçekleşmediği takdirde, mahkeme; mağdur veya suçtan zarar görenin
uzlaşmayı kabul etmemesi halinde, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın,
uzlaşmayı kabul eden sanık hakkında kovuşturma konusu suçla ilgili olarak
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Mağdur veya suçtan
zarar görenin uzlaşmayı kabul etmesine rağmen sanığın kabul etmemesi
halinde, 231 inci maddedeki şartlar gerçekleşmiş olsa bile, sanık hakkında
kovuşturma konusu suçla ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilmez.”
(161)
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki “onsekiz” ibaresi,
“onbeş” olarak değiştirilmiştir.
(162)
10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk
Kanununun;
a) 7 nci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Türk Ceza
Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten
işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya
da devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin
işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına
karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye
fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı suçlarından
mahkûm olanlar lisanslı depo işletemezler, bunlara ortak olamazlar, yönetici
ve denetçi görevlerinde bulunamazlar.”
b) 34 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 34- Fon,
lisanslı depo işletmeleri, yetkili sınıflandırıcılar ve bu Kanun kapsamında
lisans alan diğer ilgililerin malikleri, yöneticileri, denetçileri ve
personeli kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan dolayı Fon, lisanslı
depo işletmeleri, yetkili sınıflandırıcılar ve bu Kanun kapsamında lisans
alan diğer ilgililerle birlikte sorumludur.
Fon, lisanslı
depo işletmeleri ve yetkili sınıflandırıcıların yöneticileri, denetçileri ve
personeli ile bu Kanun kapsamında lisans alan diğer ilgililer; bunların
işlem ve faaliyetlerine, ürün ve ürün senetlerine, para ve mallarına, evrak,
rapor, hesap, kayıt ve defterlerine ve diğer başka belgelere ilişkin
işledikleri suçlardan dolayı ceza sorumluluğu bakımından kamu görevlisi
sayılırlar. Bunlar tarafından düzenlenen evraklar, Türk Ceza Kanununun
tatbiki bakımından resmî evrak olarak kabul edilir.
Ayrıca aşağıdaki
fiil ve hareketlere ilişkin daha ağır bir ceza hükmü öngörülmemişse;
a) 23 üncü
maddede belirtilen ve tutmakla yükümlü olunan kayıt ve defterleri hiç veya
doğru ve düzgün şekilde tutmayan ya da noter tasdikini yaptırmayan veya
defter ve belgelerin saklama süresine uymayan lisanslı depo işletmesi
yöneticileri hakkında Türk Ticaret Kanununun 67 nci maddesinde öngörülen
cezalar tatbik olunur.
b) Lisanslı
depoculuk ücret tarifesinde belirlenenin üzerinde ücret talep ve tahsil
eden, 35 inci madde hükmüne aykırı hareket eden, ürün senedinin ilgili
yönetmeliğinde düzenlenen içerik, şekil ve muhafaza şartlarına uymayan
lisanslı depo işletmesinin yönetici ve personeli ile diğer ilgililerine
mahallî mülkî amir tarafından beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
c) 17 nci
maddenin birinci fıkrası, 21 inci maddenin birinci fıkrası, 27 nci maddenin
birinci fıkrasının (a) bendi ve son fıkrası, 32 nci madde hükümlerine aykırı
hareket eden lisanslı depo yönetici ve personeline mahallî mülkî amir
tarafından beşbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
d) Kasıtlı olarak
hatalı numune alan veya alınan numuneyi kasıtlı olarak tahrip eden veya
ürünü temsil etme niteliğini bozan veya bu Kanun kapsamında depolanan veya
depolanacak olan herhangi bir tarım ürününü kasten gerçeğe aykırı şekilde
tartan, derecelendiren, sınıflandıran ya da hukuken geçerli bir mazereti
olmadıkça lisanslı depo işletmesi ile borsa arasında imzalanan ve Bakanlıkça
onaylanan sözleşmeye uygun hareket etmeyen, 27 nci maddenin birinci
fıkrasının (f) ve (h) bentleri, 28 inci maddenin birinci fıkrası, 29 uncu
maddenin ikinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî
amir tarafından onbin Türk Lirasından ellibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
e) Bu Kanuna
uygun olarak verilen bir lisansı, tahrif, taklit veya yanlış olarak temsil
eden, üzerinde değişiklik veya sahtecilik yapan ya da Kanunen yetkisi
olmaksızın lisans veya ürün senedini kredi veya herhangi bir şekilde menfaat
temini amacıyla düzenleyen veya kullanan, kendine menfaat sağlamak amacıyla
depolama hizmetlerini Kanuna uygun olarak yerine getirmeyen, 8 inci maddenin
birinci fıkrası, 27 nci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve 33 üncü
madde hükümlerine aykırı davranan kişiler, Türk Ceza Kanununun ilgili
hükümlerine göre cezalandırılır.
Bu madde
kapsamında işlenen fiillerin neticesinde oluşan zararların herhangi bir
şekilde tazmin edilmemiş olması halinde genel hükümlere göre tazmin
ettirilir.”
(163)
22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun;
a) 51 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıda
belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak borçlanan il özel idaresi
sorumluları hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümleri
uygulanır.”
b) 55 inci
maddesinin başlığı “İdarî yaptırımlar” şeklinde ve bir ve ikinci fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İl özel
idaresinin görev ve yetki alanına giren konularda, kanunların verdiği
yetkiye dayanarak il genel meclisi tarafından alınan ve usulüne uygun olarak
ilân edilen kararlara aykırı davrananlara; fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, üçyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bu tüzel kişiye verilecek
idarî para cezası bir kat artırılır.
Birinci fıkrada
belirtilen fiillerin yeme, içme, eğlenme, dinlenme, yatma, bakım ve
temizlenme gibi ihtiyaçlarla ilgili ticaret, sanat ve meslekleri yapanlar
tarafından işlenmesi durumunda, ayrıca üç günden yedi güne kadar işyerinin
kapatılmasına karar verilir.”
c) 56 ncı maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İdarî yaptırım
kararı verme yetkisi
MADDE 56- 55 inci
maddede öngörülen idarî yaptırımlara il encümeni tarafından karar verilir.
Ancak vali veya kaymakam, fiilin işlendiğini tespit ettirdiğinde, yüz Türk
Lirası idarî para cezasına ve üç güne kadar işyerinin kapatılmasına karar
verebilir.”
ç) 60 ıncı
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İşyeri kapatma
yaptırımın uygulanması
MADDE 60- İşyeri
kapatma yaptırımı, yaptırım süresince işyerinin mühürlenmesi suretiyle
uygulanır.”
(164)
2/3/2005
tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu
ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;
a) 16 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 16- Bu
Kanuna göre idarî para cezalarının veya idarî yaptırımların uygulanması, bu
Kanunun diğer hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturmaz. Bu Kanuna göre
verilen ceza ve tedbirler diğer kanunlar gereği yapılacak işlemleri
engellemez.
Bu Kanuna göre;
a) Aşağıdaki
hâllerde sorumlulara beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir:
1) Lisans
almaksızın lisansa tâbi faaliyetlerin yapılması.
2) 4 üncü
maddenin son fıkrasının ihlâli.
3) 10 uncu madde
gereği Kurum tarafından yapılan uygulamaların dolaylı veya dolaysız olarak
engellenmesi veya engellenmeye teşebbüs edilmesi.
4) 12 ve 13 üncü
madde hükümlerinin ihlâli.
b) Aşağıdaki
hâllerde sorumlulara ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir:
1) 5, 6 ve 7
nci madde hükümlerinin ihlâli.
2) Lisans
almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına ve/veya işletimine
başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin
yapılması.
3) Sahip olunan
lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi.
4) Son fıkrası
hariç 4 üncü madde hükümlerinin ihlâli.
c) 9, 14 ve 15
inci madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ellibin Türk Lirası idarî
para cezası verilir.
ç) 8 inci
maddenin dördüncü fıkrasının (6) numaralı bendinin ihlâli hâlinde bayilere
yüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ancak tüpün
sisteme bağlantısının kullanıcı tarafından yapıldığının kanıtlanması
durumunda tüp bayii ve dağıtıcı şirketlere hukukî ve cezaî sorumluluk
yüklenmez.
Yukarıda
belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanunun getirdiği yükümlülüklere
uymayanlara Kurumca bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Cezalar tahsil
edilinceye kadar mahkeme kararı ile ilgililerin varlıklarına tedbir
konulabilir. Tesisler, lisans alınıncaya veya bu Kanuna göre lisans
gerektirmeyen faaliyet gösterecek hâle getirilinceye kadar mühürlenir.
Ceza uygulanan
bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından
tekrarı hâlinde, cezalar iki kat olarak uygulanır.
İdarî para
cezalarında tüzel kişilerin sorumluluğu 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
65 inci maddesine göre tayin olunur.”
b) 17 nci
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Lisans iptaline
veya mühürlemeye rağmen, faaliyetlerini sürdüren gerçek kişiler ile tüzel
kişilerin yetkilileri hakkında Türk Ceza Kanununun 203 üncü maddesi
hükümleri uygulanır.”
c) 18 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kurulun idarî
para cezası dışındaki kararlarına karşı açılacak davalar ilk derece
mahkemesi olarak Danıştay’da görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı
yapılan başvuruları acele işlerden sayar.”
(165)
23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve
Uygulama Şekli Hakkında Kanunun;
a) 8 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“(2) Bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce ilk derece mahkemelerince karar verilmiş olup,
temyiz edilmekle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş bulunan dava
dosyaları, yeni kanunların lehe hükümler içerip içermediği yönünde
değerlendirme yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili
mahkemesine iade edilemez. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
tarafından lehe kanun uygulaması bağlamında yeniden değerlendirilmek üzere
daha önce iade edilmiş olan dosyalarda, mahkemesince yapılan değerlendirmede
yeni kanunların lehe düzenleme içerdiği sonucuna varılması halinde; önceki
hüküm ortadan kaldırılarak, yeni bir hüküm kurulur. Yeni kanunların lehe
düzenleme içermediği sonucuna varılması halinde ise; dosya, ilgili ceza
dairesinde gerekli temyiz incelemesine tabi tutulmak üzere re’sen Yargıtaya
gönderilir.”
b) 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi “Bu ücret, yargılama
giderlerinden sayılır.” şeklinde ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“(3) Türkiye
Barolar Birliği tarafından barolar arasında yapılacak dağıtıma ve bu madde
hükümlerine göre yapılacak ödemelerin denetlenmesine ilişkin esas ve
usuller, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınmak suretiyle, Adalet ve
Maliye Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.”
(166)24/3/2005 tarihli ve 5324 sayılı
Kozmetik Kanununun 5
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu
Kanunun;
a) 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklerinden herhangi birini
ihlal eden üreticiye yirmibin Türk Lirası,
b) 4 üncü
maddesinin;
1) (a) bendinde
belirtilen yasaklardan herhangi birine uymayan üreticiye yirmibin Türk
Lirası,
2) (b) bendinde
belirtilen personeli istihdam etmeyen ve (c) bendi uyarınca bildirimde
bulunmayan üreticiye onbin Türk Lirası,
3) (d) bendine
aykırı hareket eden kozmetik ürünün üreticisine ellibin Türk Lirası,
4) (e) bendine
göre muhtevasında hiç bulunmaması gereken maddeler içeren kozmetik ürünleri
piyasaya arz eden üreticiye yirmibin Türk Lirası, muhtevasında belirli limit
ve şartların dışında maddeler içeren kozmetik ürünleri piyasaya arz eden
üreticiye onbeşbin Türk Lirası,
5) (g) bendinde
belirtilen yükümlülüğü ihlâl eden üreticiye yirmibin Türk Lirası,
idarî para cezası
Sağlık Bakanlığınca verilir.
Bu Kanuna göre
idarî para cezasını gerektiren fiilin tekrarı hâlinde idarî para cezaları
iki kat olarak uygulanır.
Bu maddeye göre
idarî para cezası verilmiş olması, ihlâl edilen yükümlülüğün niteliğine göre
gereken diğer idarî tedbirlerin ve müeyyidelerin uygulanmasına engel olmaz.”
(167)
30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun;
a) 3 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 3- (1) Bu
Kanunun;
a) İdarî yaptırım
kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine
hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel
hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını
gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.”
b) 17 nci
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) Kamu kurum
ve kuruluşları tarafından verilen idarî para cezası, Devlet Hazinesine;
belediyelerce verilen idarî para cezası ilgili belediye bütçesine tahsil
edilir. Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, nispî
nitelikteki idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla,
bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir.
Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının
kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) Kesinleşen
karar, derhal tahsil için mahallin en büyük mal memuruna veya belediyelerde
belediye saymanına verilir. İdarî para cezası, 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
tahsil edilir. Belediyeler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları tarafından
verilip de tahsil edilen idarî para cezasının kanunla belirlenen bir oranı,
ilgili kamu kurum ve kuruluşunun hesabına aktarılır.”
c) 27 nci
maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye
aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“(5) İdarî
yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı
ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) Soruşturma
konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım
kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edildiği
takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde
incelenir.
(7) Kovuşturma
konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım
kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat
kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına
karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
(8) İdarî
yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak
idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali
talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür.”
ç) 28 inci
maddesine sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve
fıkra numaraları buna göre teselsül ettirilmiştir.
“(9) İdarî para
cezasının alt ve üst sınırının kanunda gösterildiği kabahatler dolayısıyla
verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda bulunulması halinde, mahkeme
idarî para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne
karar verebilir.”
d) Geçici 1 inci
maddesinde yer alan “Bu Kanunda” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve 1
Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren diğer kanunlardaki idarî para
cezaları ile ilgili olarak” ibaresi eklenmiştir.
(168)
25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 13 üncü maddesinden
sonra gelmek üzere, aşağıdaki 13/A maddesi eklenmiştir.
“Yasaklanmış
hakların geri verilmesi
MADDE 13/A- (1)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı
veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının
giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna
gidilebilir. Bunun için;
a) Mahkûm olunan
cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıllık bir sürenin
geçmiş olması,
b) Kişinin bu
süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve dürüst bir insan olarak
hayatını sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,
gerekir.
(2) Mahkûm olunan
cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki
nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi
yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren mahkûm
olunan cezaya tekabül eden ceza zamanaşımı süresi kadar bir sürenin geçmesi
gerekir.
(3) Yasaklanmış
hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine,
hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgahının bulunduğu yerdeki aynı
derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.
(4) Mahkeme bu
husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet
savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.
(5) Yasaklanmış
hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı,
hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna
başvurulabilir.
(6) Yasaklanmış
hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil
arşivine kaydedilir.
(7) Yasaklanmış
hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar
hükümlü tarafından karşılanır.”
(169)
3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun;
a) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19- (1)
Çocuğun işlediği üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını
gerektiren suçlardan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki diğer koşulların
varlığı halinde; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir.
Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır. Ayrıca, Ceza
Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendindeki
koşul çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli
olmaması hâlinde aranmayabilir.”
b) 23 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 23- (1)
Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza üç
yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise, Ceza Muhakemesi
Kanunundaki diğer koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler
açısından denetim süresi üç yıldır. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanununun 231
inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendindeki koşul, çocuğun ailesinin
veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması hâlinde
aranmayabilir.”
c) 24 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 24- (1)
Suça sürüklenen çocuklara yüklenen suçlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi
Kanununun uzlaşmaya ilişkin hükümleri uygulanır.”
(170)
3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun
22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22- Bu Kanunda yazılı olan idarî cezalar mahallî mülkî amir
tarafından verilir.”
MADDE 2- (1)
Aşağıdaki kanun hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
a) 30 Mayıs 1283;
8 Sefer 1284 tarihli Demiryollarının Usulü Zabıtasına Dair Nizamname,
b) 1 Şubat 1329;
18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının 34
ve 36 ncı maddeleri,
c) 14/4/1341
tarihli ve 618 sayılı Kanunun 14, 15 ve 16 ncı maddeleri,
ç) 18/6/1927
tarihli ve 1086 sayılı Kanunun 422 ve 454 üncü maddeleri,
d) 11/4/1928
tarihli ve 1219 sayılı Kanunun 80 ve ek 9 uncu maddeleri,
e) 14/5/1928
tarihli ve 1262 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi,
f) 15/5/1930
tarihli ve 1608 sayılı Kanunun 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, ek 1 ve ek 2 nci
maddeleri,
g) 10/6/1930
tarihli ve 1705 sayılı Kanunun 7 nci maddesi,
ğ) 24/5/1933
tarihli ve 2219 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi,
h) 12/6/1933
tarihli ve 2313 sayılı Kanunun 27 ve 29 uncu maddeleri,
ı) 27/1/1936
tarihli ve 2903 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası,
i) 19/4/1937
tarihli ve 3153 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi,
j) 2/7/1941
tarihli ve 4081 sayılı Kanunun 17 ve 23 üncü maddeleri,
k) 16/7/1943
tarihli ve 4473 sayılı Kanunun 37 ve 42 nci maddeleri,
l) 7/8/1944
tarihli ve 4654 sayılı Kanunun 11 inci maddesi,
m) 10/6/1949
tarihli ve 5442 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (C) ve (E) fıkraları ile
14 ve 45 inci maddeleri,
n) 11/2/1950
tarihli ve 5539 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin iki ve beşinci fıkraları,
o) 2/3/1950
tarihli ve 5584 sayılı Kanunun 57 ve 58 inci maddeleri ile 61 inci
maddesinin üçüncü fıkrası,
ö) 15/7/1950
tarihli ve 5683 sayılı Kanunun 27 nci maddesi,
p) 5/12/1951
tarihli ve 5846 sayılı Kanunun 73, 74 ve 79 uncu maddeleri,
r) 10/7/1953
tarihli ve 6136 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi,
s) 21/7/1953
tarihli ve 6183 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrası,
ş) 9/3/1954
tarihli ve 6343 sayılı Kanunun 69 ve 73 üncü maddeleri,
t) 31/8/1956
tarihli ve 6831 sayılı Kanunun 80 ve ek 7 nci maddeleri,
u) 9/6/1958
tarihli ve 7126 sayılı Kanunun 58 inci maddesi,
ü) 11/2/1959
tarihli ve 7201 sayılı Kanunun 57 nci maddesi,
v) 15/5/1959
tarihli ve 7269 sayılı Kanunun 48 ve 49 uncu maddeleri,
y) 4/1/1960
tarihli ve 7402 sayılı Kanunun 21 inci maddesi,
z) 4/1/1961
tarihli ve 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinin ikinci fıkrası,
aa) 5/1/1961
tarihli ve 222 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası,
bb) 26/4/1961
tarihli ve 298 sayılı Kanunun 139 ve 178 inci maddeleri,
cc) 20/7/1966
tarihli ve 775 sayılı Kanunun 38 inci maddesi,
çç) 20/4/1967
tarihli ve 854 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası,
dd) 13/12/1968
tarihli ve 1072 sayılı Kanunun 3 ve 4 üncü maddeleri,
ee) 19/3/1969
tarihli 1136 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası,
ff) 18/1/1972
tarihli ve 1512 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin (III) numaralı fıkrası,
gg) 14/9/1972
tarihli ve 1618 sayılı Kanunun 31 inci maddesi,
ğğ) 12/3/1982
tarihli ve 2634 sayılı Kanunun 35 inci maddesi,
hh) 5/5/1983
tarihli ve 2822 sayılı Kanunun 81 inci maddesi,
ıı) 6/10/1983
tarihli ve 2911 sayılı Kanunun 35 inci maddesi,
ii) 14/10/1983
tarihli ve 2920 sayılı Kanunun 142, 144 ve 145 inci maddeleri,
jj) 4/12/1984
tarihli ve 3091 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi,
kk) 7/6/1985
tarihli ve 3224 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) ve
(d) bentleri,
ll) 4/4/1990
tarihli ve 3621 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin dört, beş ve altıncı
fıkraları,
mm) 13/4/1994
tarihli ve 3984 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile ek 2
nci maddesi,
nn) 7/12/1994
tarihli ve 4054 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi,
oo) 25/8/1999
tarihli ve 4447 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin ikinci fıkrası,
öö) 20/2/2001
tarihli ve 4628 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin yedi ilâ onikinci
fıkraları,
pp) 4/4/2001
tarihli ve 4634 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 11 inci
maddesinin dokuz ve onbirinci fıkraları,
rr) 3/1/2002
tarihli ve 4733 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi,
ss) 22/5/2003
tarihli ve 4857 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin ikinci fıkrası,
şş) 1/7/2003
tarihli ve 4915 sayılı Kanunun 27 ve 31 inci maddeleri ile 30 uncu
maddesinin iki ve üçüncü fıkraları,
tt) 10/7/2003
tarihli ve 4925 sayılı Kanunun 28 ve 29 uncu maddeleri,
uu) 8/1/2004
tarihli ve 5042 sayılı Kanunun 67 nci maddesi,
üü) 22/4/2004
tarihli ve 5147 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi,
vv) 28/4/2004
tarihli ve 5149 sayılı Kanunun 27, 28 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 29
uncu maddesi,
zz) 10/6/2004
tarihli ve 5188 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi,
aaa) 24/6/2004
tarihli ve 5199 sayılı Kanunun 26 ve 29 uncu maddeleri,
bbb) 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrası,
ccc) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 33 üncü
maddesinin dört ve beşinci fıkraları,
ççç) 22/2/2005
tarihli ve 5302 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi.
GEÇİCİ MADDE
1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay ilgili ceza dairesinde
bulunan dosyalar hakkında bu Kanunun lehe hükümlerinin derhal
uygulanabileceği hallerde dosya esastan incelenmek, acele işlerden sayılmak
ve Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karar
verilir.
Bu Kanun
yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan
mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak suretiyle dosya
üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi
bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını
gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda
lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla, yapılan yargılama
bakımından dava zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE
2- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kovuşturma evresinde bulunan
dava dosyaları hakkında:
a) Mahkemenin
görevli olmaması hâlinde, dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda
verilecek görevsizlik kararıyla dosya, görevli mahkemeye gönderilir.
b) Daha önce
soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yapılmış olan işlem ve kararlar hukukî
geçerliliklerini sürdürürler.
GEÇİCİ MADDE
3- Bu Kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı idarî
yaptırıma dönüşen fiiller nedeniyle;
a) Soruşturma
evresinde Cumhuriyet başsavcılığınca,
b) Kovuşturma
evresinde mahkemece,
idarî yaptırım
kararı verilir.
Birinci fıkra
kapsamına giren fiillerden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan
işlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtayın ilgili dairesinde
bulunan işlerde ise ilgili dairece, bu Kanuna göre işlem yapılmak üzere
gelişlerindeki usule uygun olarak dava dosyası hükmü veren mahkemeye
gönderilir.
MADDE 3-
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.