Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
MADDE 1-(1) 1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye
İşletme Kanunu Muvakkatının;
a) 32 nci
maddesinin dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Mecra dahilinde
her ne suretle olursa olsun balık sayhgahı tesis edenler ef'ali mezkûreden
tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden maada mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
b) 33 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden
maada mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen zarar
ve ziyandan az olamaz.”
(2)14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı
Limanlar Kanununun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- İşbu Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif
hareket edenlere liman başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
(3)
2/1/1924
tarihli ve 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanunun;
a) 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve mağaza ve müessese
sahip veya müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
b) 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil
edilen miktarın tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(4)
10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe
Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Bu
Kanunhükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak
üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
(5) 19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı
Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları
Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları
arasında kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz
taşıtlarının sahiplerine bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait
sair deniz taşıtları, idarî para cezası tahsil edilinceye kadar elverişli
bir limanda masrafları kendisine ait olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3
üncü maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan hakları
kullanan yabancılara beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir ve gemi ve sair deniz taşıtları seferden alıkonulur.
Birinci fıkrada yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer
idarî tedbirlere liman başkanı tarafından karar verilir.”
(6) 26/5/1926 tarihli ve 859 sayılı
İpek Böceği ve Tohumu Yetiştirilmesi ve Muayene ve Satılması Hakkında
Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak tohum üreten, satışa arz eden
veya satan kişiye bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, üretilen, satışa arz edilen veya satılan tohumlara
elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu madde
hükmüne göre, idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar
vermeye mahallî mülkî amir yetkilidir.”
(7) 10/6/1926 tarihli ve 927 sayılı
Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkında
Kanunun ek 2 nci maddesi aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 2- Bu
şişelere diğer ticaret ve sanat müesseseleri tarafından imal edilen maddeler
konup satılamaz. Bu yasağa aykırı hareket eden kişiye bin Türk Lirasından
beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, şişelere
içindekilerle birlikte elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir. Bu fıkra hükmüne göre, idarî para cezasına ve mülkiyetin kamuya
geçirilmesine belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye
sınırları dışında mahallî mülkî amir karar vermeye yetkilidir.
Bu Kanun
hükümlerine göre belediye encümenince verilen idarî para cezalarından tahsil
edilen miktarın tamamı ilgili belediyenin hesabına aktarılır.”
(8) 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza
Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir
Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanunun 21 inci maddesi
aşağıda şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere muhalif
hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve
ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı
yapanlara, mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı
bakımından tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar
geçici olarak işletme faaliyetten menedilir.”
(9) 19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri
Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli Teamüller Aranılan Umuma Mahsus
Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununun;
a) 9 uncu
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Uzman olup da
izinsiz lâboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul uyarınca
izin alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman olmayıp
da bu çeşit lâboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları
lâboratuvarlarını uzman olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar
kapatılır.”
b)
10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Fenne
uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen hükümlere
uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen yönetmeliğe
aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir tarafından bin Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca,
şartlar yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.”
(10)
18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun;
a) 36 ncı
maddesinin dört, beş ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Hâkimin reddi
isteğinin merci tarafından usul veya esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde
istekte bulunanlardan her birine yüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına
kadar disiplin para cezası hükmolunur. Birden çok hâkim bir arada
reddedilmişse para cezasının üst sınırı uygulanır.
Hâkim hakkında
aynı davada aynı tarafça ileri sürülen ret isteğinin reddi hâlinde verilecek
disiplin para cezası bir önceki para cezasının iki katından az olamaz.
Bu disiplin para
cezasının tahsili için davaya bakacak mahkeme dosyanın gelişi tarihinden
başlayarak onbeş gün içinde gereğini yapar. Merci kararının uygun
bulunmayarak kaldırılması veya bozulması hâlinde tahsil olunmuş disiplin
para cezası ilgilinin isteği üzerine geri verilir.”
b) 90 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 90- Islah
hakkının, mücerret hasmı izaç ve davayı sürüncemede bırakmak gibi fena bir
maksatla kullanıldığı karinei haliye ile anlaşılırsa, hâkim ıslah talebinde
bulunan kimseyi diğer tarafın bilümum zarar ve ziyanını tazmin ile mahküm
ettikten başka ikiyüzelli Türk lirası disiplin para cezası da verir.”
c) 113/A maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 113/A-
İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan veya
o yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse eylemi Türk Ceza
Kanununa göre daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, bir aydan altı
aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”
ç) 149 uncu
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kapalı yapılan
duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
d) 150 nci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kişi, dışarı
çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa
yakalanır; hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir
kararla derhal, dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Ancak,
çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.”
e) 253 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 253-
Yukarıdaki maddelerde gösterilen hükümler mahfuz kalmak şartıyla şahadet
için çağrılan herkes gelmeğe mecburdur.
Usulüne uygun
olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen şahitler zorla
getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu
alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen şahit
evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine
hükmedilen giderler kaldırılır.
Fiilî hizmette
bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar
aracılığıyla infaz olunur.”
f) 271 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 271-
Şahitliğin zorunlu olduğu hâllerde, geçerli bir sebep olmaksızın,
şahitlikten veya yeminden çekinen şahit hakkında bundan doğan giderlere
hükmedilmekle beraber ayrıca, on güne kadar disiplin hapsi verilir. Yeniden
dinlenmek üzere dava ertelenir ve bu oturum masrafına da mahkûm edilir.
Yine, şahitlikten ve yeminden sebepsiz olarak çekinilirse, bu hâlde
mahkemece onbeş güne kadar disiplin hapsine hükmolunur. Kişi, şahitliğe
ilişkin yükümlülüklere uygun davranması hâlinde derhal serbest bırakılır.”
g) 313 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 313- Hâkim
senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep vukuunda
davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı tazmine mahkûm
eder.”
ğ) 319 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 319-
Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın
maddi ve manevi zararları mahkemece takdir ve hükmolunur.”
h) 320 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 320-
Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul edip
etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319 uncu
madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi zararları
mahkemece takdir ve hükmolunur.”
ı) 576 ncı
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Dava sabit
olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar olduğu
maddi ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir tazminatın
tahsiline hükmolunur.”
(11) 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı
Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun;
a) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25-
Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile,
hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
b)
26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti
olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip sanatını icra ederse, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
c) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27- 5, 6,
10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet
etmeyen tabiplere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.”
ç) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- İcrayı
sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir
marazı aklı ile malul olduğu
bilmuayene tebeyyün eden tabipler Sıhhiye ve
Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Ali Divanı Haysiyet
kararıyla icrayı sanattan
menolunur ve diplomaları geri alınır.”
d) 41 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 41-
Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu
kimseler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.”
e) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata salahiyeti
olmayan veya her ne suretle olursa olsun icrayı sanattan memnu
bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut dişçi, dişçilik sanatını icra
ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
f) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- 29
uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden veya
33, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına riayet
etmeyen diş tabipleri veya dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk
Lirasına kadar idarî para cezasıverilir.”
g) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- İcrayı
sanata mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile
malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden
diş tabibi ve dişçiler Sıhhiye ve Muaveneti
İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Âli Divanı Haysiyet
kararıyla icrayı sanattan menolunur ve
diploma veya ruhsatnameleri geri alınır.”
ğ) 54 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54-
Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere, fiilleri
suç oluşturmadığı takdirde, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
h) 55 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Bu
Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan veya
muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı
sanat eden ebelere yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ı) 56 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 51
inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve 52
nci maddeler ahkamına riayet
etmeyen ebelere yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
i) 57 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 57- İcrayı
sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli
ile maluliyetibilmuayene
anlaşılan ebeler Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekaletinin teklifi ve Âli
Divanı Haysiyetin kararıyla icrayı sanattan
menolunur ve şahadetname veya vesikası geri
alınır.”
j) 61 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 61-
Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenlere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
k) 62 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 62- 60
ıncı madde hükmüne riayet
etmeyen sünnetçilere, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
l) 67 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67-
Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara yüz
Türk Lirası idarî para cezasıverilir.”
m) 68 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- 64
üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65 inci
madde hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz
Türk Lirası idarî para cezasıverilir.”
n) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70-
Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için
hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde
muvafakatını alırlar. Büyük
ameliyeicerrahiyeler için bu muvafakatin
tahriri olması lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya
üzerinde ameliye yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde
muvafakat şart değildir.) Hilafında
hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezasıverilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
o) 73 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 73-
Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat
derceylediği sabit olan tabipler, diş tabipleri,
dişçiler ve ebeler Türk Ceza Kanununun belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümlerine göre cezalandırılır.”
ö) Ek 7 nci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki fıkra
hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri, 41 inci madde
hükümlerine göre cezalandırılır.”
p) Ek 8 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 8-
Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği mesleğini
icra edenler hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezasına hükmolunur.”
(12)
14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar
Kanununun;
a) 18 inci
maddesi aşağıdaki şeklide değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 10
uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan
maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle
uymadığı veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek
surette imal edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde,
ruhsat sahibi ve müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan,
satışa arzeden veya sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
b) 19 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19-
Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar
imaline salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin
Türk Lirasına kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları
takdirde, binbeşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Bu müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını
haiz olmadığı veya bu vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf
olmayan maddelerden imal edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede
yazılı ceza tatbik olunur.
Memleket dışında
yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret kastıyla ithal etmek veya
bunları bilerek satmak veya satışa arz etmek veya sattırmak kaçakçılıktır.
Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında, 4926 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
c) 20 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- 18 ve
19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına muhalif
hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir
tarafından karar verilir.”
ç) Ek 4 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 4-
Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya
kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek surette
imal edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden
veya sattıranlar, Türk Ceza Kanunu ve sair kanun hükümlerine göre
cezalandırılır.”
d) Ek 6 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 6- Bu
Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin konusunu
oluşturan müstahzarlara elkonularak, bunların mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.”
(13)
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun;
a) 110 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
110- Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşü
nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu
hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı
bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur mücazat tatbik
olunur. Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir
süt anneye emzirtmek memnudur.”
b) 282 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 282- Bu
Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara
uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
c) 283 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 283- Bu
Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede gösterilen
sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket edenlerle
mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanunla
değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince cezalandırılır.”
ç) 284 üncü
maddesinde yer alan “Ceza Kanununun 263 üncü” ibaresi, “Türk Ceza Kanununun
195 inci maddesi” şeklinde değiştirilmiştir.
d) 285 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 285- 78
inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve veba ve
ruam kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır.”
e) 287 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 287- 101
inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye icabet
etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
f) 288 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 288- 103
üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
g) 289 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 289- 109
uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
ğ) 290 ıncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 290- 110
uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre cezalandırılır.”
h) 291 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 291- 112
nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
ı) 292 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 292- 137
nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
i) 294 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
294- Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141
inci maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit edilen nizamnamede
mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların selamet ve
emniyetini temin eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip veya
süvarilerine dörtyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım
ikmal edilinceye kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat olunur.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
j) 295 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 295- 179
uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve İktisat
Vekaletlerince müştereken tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş
sahiplerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu yüzden şahsî
veya umumi zarar hasıl olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı
kanuniye ifa edilir.”
k) 296 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 296- 185
inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
l) 297 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 297- 186
ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
m) 298 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 298- 205
inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli yükümlülükler
yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından faaliyetten men
edilir.”
n) 299 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 299- 215
inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden mezar
bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
o) 301 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
301- Müsaadesiz bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
ö) 302 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE
302- Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik
edilmeden sahip oldukları binaları iskan ettirenler veya icara verenlere yüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(14)
15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye
Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini
Muaddil Kanunun;
a) 1 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 1-
Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve
talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri
kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve
talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara
belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî
para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili
kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye encümeni
kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.
Bu madde
hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”
b) 2 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2-
Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata
uygun olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine
uymayan kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin
Türk Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
c) 3 üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 3- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezalarından tahsil edilen
miktarın tamamı ilgili belediye hesabına aktarılır.”
(15)
10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın
Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun;
a) 6 ncı maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- Bu
Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere aykırı
hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca, sınai
veya ticari tesiste, bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan karar ve
düzenlemelere uygunluk sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması hâlinde, bu
eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin durdurulmasına
karar verilebilir.
Ürünlerin, ikinci
fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere uygun
hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
b) 9 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Bu
Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler
tarafından verilir.”
(16)
24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun;
a) 35 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 35- 34
üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin olunan zamanda yapmayan hususi
hastanelerin işletenlerine ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası
verilmekle birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar, hastaların tedavi ve
istirahatine müessir olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde hükmü de tatbik
olunur.”
b) 40 ıncı
maddesinde yer alan “müdürler seksenyedimilyon lira idarî para cezasıyla
cezalandırılır.” ibaresi “müdürlere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
c) 41 inci
maddesinde yer alan “müdürlerinden yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para
cezası alınır” ibaresi, “müdürlerine ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
ç) 42 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Yatan
hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan hususi
hastanelerin işletenlerine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade edilir.”
d) 43 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 43- 29
uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde, beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle
cerrahi ameliye yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel
yapılması lazım ve mümkün olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği
meydana çıkarsa cerrahi ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza
Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında
yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel ifa edilmeyen şartlardan ve bunların
neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.”
e) 44 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44-
Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak
kendi arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan,
11 inci maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak
hasta kişinin hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes'ul mütehassıs
tabip hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.”
f) 45 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Bu
Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan mecburiyetleri
yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde bulunanlara ikiyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(17)
12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında
Kanunun;
a) 23 üncü
maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bu fıkradan
sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İzin belgesi
almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen
alandan fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir
ekimi yapan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
“Münhasıran esrar
elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden,
tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.”
b) 24 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24-
Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan ecza
ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan satan
eczane sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri
uyarınca cezalandırılır.”
c) 25 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- 17 nci
maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda
zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul
müdürlerine mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
ç) Ek 1 inci
maddesinin üç ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci fıkrada
belirtilen maddelerden herhangi birini izinsiz imal, ithal ve ihraç edenler,
nakledenler veya bulunduranlar, satın alanlar veya satanlara, mahallî mülkî
amir tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir. Ayrıca, bu maddelerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.
Birinci fıkrada
belirtilen maddelerden herhangi birini, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
imalatında kullanılmak amacıyla imal, ithal veya ihraç edenler, nakledenler
veya bulunduranlar, satın alan veya satanlar, Türk Ceza Kanununun 188 inci
maddesindeki suça teşebbüsten dolayı cezalandırılır.”
(18)
14/6/1934 tarihli ve 2510 sayılı İskan Kanununun 46 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 46-
43, 44 ve 45 inci maddelerdeki mecburiyetleri yapmayan, bu maddelere muhalif
hareket eden ve iskan işlerinde gevşeklikgösteren kamu görevlilerine mahallî mülkî amir
tarafından yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(19)
21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun
10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10-
Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimleri müddeti içinde vermeyenlere
mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, basma yazı ve resimlere elkonularak Milli Eğitim Bakanlığına
devredilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
(20)
5/6/1935 tarihli ve 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 35 inci maddesinin ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Mütevelli,
göreviyle bağlantılı olarak işlediği suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.”
(21)
7/6/1935 tarihli ve 2767 sayılı Sıtma ve Frengi İlaçları İçin Kanunun 2 nci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci maddeye
göre monopol altına alınan ilaç ve filmlerden
Türkiye Kızılay Cemiyetinden başka şahıslar namına gelenler gümrükten
geçirilmez. Sahibi olmayan ilaç ve
filmlerle kaçak olarak yurda sokulmak istenilen
veya bu şekilde girmiş bulunanlar derhal müsadere edilerek Türkiye Kızılay
Cemiyetine devredilir. Muhbir ve müsadirlere
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerine göre ikramiye verilir.”
“Birinci maddede
yazılı ilaç ve filmleri kaçak olarak yurda ithal
eden veya ithale teşebbüs edenler, malların
miktarı ve değerine göre yüz günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
(22)
27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Pamuk Islahı Kanununun 7 nci maddesinin
birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından üçyüzelli
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(23)
11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun;
a) 11 inci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İzinsiz ve fakat
kanunun hükümlerine uygun olarak çeltik ekenlere ektikleri her dekar için
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz yapılan çeltik ekimi
aynı zamanda bu Kanunun ve bu Kanuna göre yapılacak idarî ve fenni
talimatların hükümlerine uygun olmazsa, ekilen her dekar için yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 21 inci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Sıhhi zararı
olduğu hâlde istenildiği zaman sularının tamamen ve az zamanda
boşaltılmasını temin edecek savakları olan bendlerin uzaklığı kesik sulama
usulünde olduğu gibidir. Bu bendlerin çeltik arkları gibi muayyen zamanlarda
açılıp sulara serbest akıntı verilmesi gerektir. Bu hükümlere aykırı hareket
edenlere, ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çeltik biçildikten
sonra ertesi yıl ekim hazırlıklarına başlanıncaya kadar çeltikliklerin yine
su altında bırakılması yasaktır. Ancak milleme, zararlı hayvanların
öldürülmesi gibi maksadlarla sıtma sürfelerinin yaşamayacağı kış ayları
içinde bu yerlerin su altında bırakılmasına komisyonca izin verilebilir.
Başka zamanlarda ise bir haftaya kadar izin verilebilir. Bunun aksini
yapanlara her dekar için on Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
c) 22 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22- Kesik
sulama tatbik olunan yerlerde çeltik komisyonunun tespit ettiği zamanlarda
çeltik tarlalarını tamamen susuz bırakmayanlara ve bu maksadlarla suyu kesik
ana arkların suyunu açmak teşebbüsünde bulunanlara yüzelli Türk lirası idarî
para cezası verilir ve tekrarında bunları yapanların suları büsbütün
kesilir.”
ç) 27 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27-
Çeltikliklerde çalıştırılan işçilerin sıhhatlerinin korunması için konulan
hükümlere aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yapmayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
d) 28 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Bu
Kanun hükümleri içinde çeltikliklerin yeniden yapılması, idare ve ıslahı,
suların sevk ve idaresi ve bunun gibi hususlar hakkında bu Kanunda yazılı
yasaklara aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri yerine
getirmeyenlere ve çeltik komisyonu kararlarını yapmayanlara yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
e) 30 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 30- Bu
Kanunda yazılı idarî para cezalarına çeltik komisyonlarınca karar verilir.”
f) 31 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu hükümlerine göre tahsil olunarak ilgili il özel idaresinin hesabına
aktarılır.
Hususi idareler,
buna karşı her yıl bütçelerine çeltik ekimi için, çeltik komisyonunca
yapılacak masrafa karşılık olmak üzere gelir kısmına koyduğu gelir kadar
masraf kısmına da aynı tahsisatı koymak mecburiyetindedir. Şu kadar ki,
hususi idareler, herhangi bir zamanda gelirden karşılığı olmadıkça sarfiyat
yapamazlar. Her yıl içinde kalan para hususi idarelerce çeltik komisyonu
emrine o yerin Ziraat Bankasına yatırılır. Bu para çeltik komisyonunun
teklifi ve Ziraat Vekilliğinin imzasıyla mahallî çeltik işlerinin ileri
götürülmesi hususlarında kullanılır ve yıl sonunda bu sarfiyatın hesabı
Ziraat Vekilliğine verilir.
Çeltik komisyonlarının masrafları için komisyon nam ve hesabına hususi
idarelerce tahsil edilmiş para bulunmadığı takdirde bu işler için
icab eden tahsisat Ziraat Vekilliğince hususi idarelere verilir. Şu kadar
ki; masraf geliri aşarsa karşılığı Ziraat Vekilliği bütçesinde Çeltik Ekimi
Kanununun tatbiki masrafı adı ile açılacak fasıldan hususi muhasebeler
emrine tediye olunur.
g) 33 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33- Çeltik
komisyonunun memur olmayan üyeleri ve mutemet heyetleri üyeleriyle su
korucularına karşı, vazifelerini yaptıkları sırada, suç işleyenler hakkında,
Türk Ceza Kanununun kamu görevlileri aleyhine suç işleyenlere dair olan
hükümleri tatbik olunur.”
(24)
10/2/1937 tarihli ve 3122 sayılı Öğretici ve Teknik Filimler Hakkında
Kanununun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 4- Üçüncü
maddede yazılı mecburiyete riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir tarafından
ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
(25)
19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve
Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun;
a) 11 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11-
Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan
kişiye beşyüz Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise,
bin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
b) 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- 3 üncü
maddede adı geçen nizamnamedeki vasıf ve şartlara uygun olmayan cihazları
kullananlara ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(26)
17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı
Çıkarılmasının Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 7 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7-
Yasaklanmış olmasına rağmen, 1 inci maddede yazılı hurdaları;
a) Yurt dışına
çıkarmaya teşebbüs edenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,
b)Yurt dışına
çıkaranlara hurdanın piyasa değerinin iki katı,
idarî para cezası
verilir.
Ayrıca, birinci
fıkranın (a) bendinde sayılı kabahat konusu eşyaya elkonulur ve mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilir.
Bu maddede yazılı
olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından verilir.
Mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilen hurda, askerî fabrikalara teslim edilir.”
(27)
17/6/1938 tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 8
inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki madde
hükümlerine aykırı harekette bulunanlar, üç aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezası ile cezalandırılır.”
(28)
20/6/1938 tarihli ve 3467 sayılı Yüksek Mühendis ve Teknik Okulları
Mezunlarının Mecburi Hizmetlerine Dair Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6-
Yukarıdaki madde hükmüne göre diploma veya ruhsatnameyi hamil olmadıkları
hâlde sanatlarını yapanlar üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bunları istihdam eden hakiki veya hükmi şahıslar dahi 4 üncü
maddede yazılı tazminatı bir misil fazlasıyla kendi üzerlerine almış
olurlar.”
(29)
20/6/1938 tarihli ve 3468 sayılı Pul ve Kıymetli Kağıtların Bayiler ve
Memurlar Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı Verilmesine Dair
Kanunun;
a) 5 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Pul ve
kıymetli kâğıt bayiliği yapabilmek için mahallin en büyük maliye memurundan
ruhsat tezkeresi almak şarttır. Noterler ve kendilerine izin verilen
memurlar bu kayidden müstesnadır.
Ruhsat tezkeresi
almaksızın pul ve kıymetli kağıt satanlara, almakla yükümlü oldukları ruhsat
tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
İzin almaksızın
pul ve kıymetli kâğıt satan memurlara, bulundukları mahalle mahsus bayi
ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
Pul ve kıymetli
kağıtları kıymetinden fazla bedelle satanlara fazla bedelle sattığı pul ve
kıymetli kâğıt bedellerinin beş misli idarî para cezası verilir. Ancak,
verilecek idarî para cezasının miktarı yüz Türk Lirasından az olamaz.
Tekrarı hâlinde bayilerin ruhsat tezkeresi iptal edilir ve bir daha
kendilerine ruhsat tezkeresi verilmez.”
b)6 ncı
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- 5 inci
maddede yazılı idarî yaptırımlara karar vermeye mal müdürü yetkilidir.”
(30)
26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin
Aşılattırılması Hakkında Kanunun;
a) 14 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu hükme aykırı
hareket ederek zeytinliğe hayvan sokanlara şikâyet üzerine beher kıl keçi
için yirmi Türk Lirası, diğer hayvanların beheri için on Türk Lirası idarî
para cezası verilir. Ancak, bu suretle verilecek idarî para cezası ikiyüz
Türk Lirasından fazla olamaz.”
b) 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki fıkra
gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile
zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre
zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
c) 20 nci
maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Zeytincilik
sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik
sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal
tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10'unu geçemez. Bu
sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve
Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa
ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen
zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç
başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 21 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir.”
(31)
7/6/1939 tarihli ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun;
a) 64 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 64- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan, mallarını mevcut olmasına rağmen
vermeyenlerden bu mallar zorla alınır ve haklarında üç aya kadar hapis
cezasına hükmolunur.”
b) 65 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 65- Bu
kanun mucibince salahiyettar makamlara bildirmeğe mecbur oldukları hususatı
suiniyetle yanlış olarak bildirenler haklarında üç aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.”
c) 67 nci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67- 27 nci
maddede yazılı mecburiyetlere riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
ç) 68 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Kanunun 1 inci
maddesinde yazılı hâllerde milli müdafaa mükellefiyetine tabi tutulduğu
sahiplerine tebliğ edilen her türlü nakil ve cer vasıtalarını, kabul
edilebilir bir sebebe dayanmaksızın milli müdafaa mükellefiyeti komisyonunun
tayin ettiği müddet zarfında bildirdiği yerde bulundurmayanlar, yirmi günden
az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
d) 69 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 69- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan madenleri işletenler mükellefiyet
emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra çıkarmış oldukları madenleri ciheti
askeriyenin müsaadesi olmaksızın başkalarına vermiş olanlar, birinci fıkra
hükmüne göre verilen hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı
suçun konusunu oluşturan madenlerin piyasa değerinden az olamaz.”
e) 70 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70- Milli
Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan sınai müesseselerin sahipleri veya
işletenleri mükellefiyet emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra ciheti askeriyenin müsaadesi olmaksızın
başkalarına mamul veya mahsul verenler, birinci fıkra hükmüne göre verilen
hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı suçun konusunu
oluşturan mamul ve mahsullerin piyasa değerinden az olamaz.”
f) 71 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 71-
Manevralarda atış yapılan ve hususi işaret ve alametlerle girilmesi yasak
edilen yerlere girenler ve bu mahallere hayvan sokanlara mahallî mülkî amir
tarafından elli Türk Lirası kadar idarî para cezası verilir.”
(32)
5/7/1939 tarihli ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13-
Biletlerin, üzerinde yazılı kıymetlerden daha yüksek fiyatla satılması
memnudur. Hilafına hareket eden bayiler yüksek fiyatla sattıkları beher
bilet için ikiyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılacakları gibi
bayilik ruhsatnameleri de o yerin en büyük mülkî amiri tarafından geri
alınır.
Bu Kanunda yazılı
olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
(33)
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında
Kanunun;
a) 10 uncu
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu
Kanunda yazılı istisnalar ile idarî para cezaları dışında koruma ve ihtiyar
meclislerinin bu Kanun hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine
alakalılar tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren on gün
zarfında murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Müddeti zarfında
aleyhine itiraz edilmeyen kararlar katileşir. Bu suretle katileşen kararlar
derhal icra olunur.”
b) 14 üncü
maddesine “çıkarmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “disiplin” ibaresi
eklenmiştir.
c) 31 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31-
Murakabe heyetlerinin 8 inci maddenin beşinci bendine göre ittihaz
edecekleri tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyar
meclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelli Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
Sahip bulunduğu
hayvanları mahallî adetlere aykırı olarak başıboş bırakan kişiye, koruma
veya ihtiyar meclisi tarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanla ilgili
olarak on Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ancak her defasında
verilecek ceza ikiyüz Türk Lirasından fazla olamaz.
Bu Kanun
hükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın
tamamı köy sandığına irat kaydolunur.”
(34)
14/1/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı
Korunma Kanununun 15 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Davet anında köy
ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde ve başkaca
makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip
çalışmayanlar, kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanununun 32 nci
maddesi uyarınca cezalandırılır.
6 ncı maddede
yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu Kanunun
hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci
maddesininikinci fıkrasına göre cezalandırılır.”
(35)
16/7/1943 tarihli ve 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap veya Heyelan
Sebebiyle Mahkeme ve Adliye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında
Yapılacak Muamelelere Dair Kanunun;
a) 35 inci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 35- Bir
işe ait vesika kimin elinde ise o kimse yenilemeyi yapan merciin emriyle bu
vesikayı vermeğe mecburdur. Bu makamlarca vesika asıllarının alıkonulmasına
lüzum görülmezse suretleri alınarak aslı iade edilir. Asılları alıkonulan
vesikaların suretleri bedava tasdik olunur. Mahkeme veya büro veya tetkik
mercii tetkik ettiği maddeye müteallik olarak hakiki ve hükmi her şahıstan
lüzum gördüğü her suali sorabilir. Bu suallere doğru olarak ve tayin edilen
müddette cevap vermek mecburidir. Bu müddet beş günden aşağı ve yirmi beş
günden yukarı olamaz.
Bu Kanun
kapsamına giren belgeleri, açıkça istenmesine rağmen, kendisinde bulunduğu
hâlde yetkili kamu görevlisine vermeyen kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanun
kapsamına giren belgelerle ilgili bilgileri açıkça istenmesine rağmen,
yetkili kamu görevlisine vermeyen veya yanlış bilgi veren kişi üç aydan iki
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu madde
hükümleri bir doğal veya sosyal felaket dışında herhangi bir sebeple
belgelerin yok olması veya kaybedilmesi hâlinde de uygulanır.
Bu maddede yazılı
suçlar bir avukat tarafından yapılmışsa doğrudan doğruya veya yukarıda
belirtilen makamlardan verilecek müzekkere üzerine hakkında baro tarafından
ayrıca disiplin cezası dahi tayin olunur.