ZONGULDAK BÖLGE İDARE MAHKEMESİ - DANIŞTAY ALTINCI DAİRE KARARLARI - ALTINCI DAİRE KARARLARI :
ZONGULDAK BÖLGE İDARE MAHKEMESİ - DANIŞTAY ALTINCI DAİRE KARARLARI - ALTINCI DAİRE KARARLARI :
1- Çevre para
cezası hesaplanırken 98/11415 sayılı Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak
cezanın beş kat arttırılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
3- Gemilere
verilecek para cezasında tespitlerin, her ne kadar Gemi ve Deniz Araçlarına
Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri İle
Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmeliğin 24. maddesinde suçun tespiti için
tutanağın yeterli olduğu belirtilmiş ise de, geminin bağlı olduğu dikkate
alınarak aynı yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen usule uygun olması
gerektiği, bu usule uyulmaksızın yapılan tespite dayanılarak verilen para
cezasında mevzuata uyarlık bulunmadığı; ödenen para cezasının yasal faizi
ile birlikte iadesinin gerektiği; anılan yönetmeliğin 24. madde hükmünün ise
yasaya uygun olduğu hk.
6- İmar planı
yapımını yükümlenecek müellif gruplarının belirlenmesinde araştırma
görevlisi öğretim görevi yapamadığından bu görevde geçen sürenin dikkate
alınmaması gerektiği hk.
7- 4 ayrı
parseli ifraz ve tevhit amacını taşıyan işlem parselasyon işlemi niteliğini
taşımadığından parsel maliklerinin muvafakatinin alınması gerektiği hk.
8- İdareye
başvurudan itibaren 30 gün sonra yapı kullanma izni verilmiş sayılacağından
yapı kullanma izni verilmemesi nedeniyle zararın doğduğundan söz edilemez.
Bu nedenle, tazminat isteminin reddi gerektiği hk.
10- Her ne
kadar belediye hizmet alanı olarak kamulaştırma yapılmışsa da kamulaştırma
işlemi tamamlanmadan taşınmazın LPG istasyonu yapılması için ihaleye
çıkarılması karşısında kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
11- Planda
park alanında kalan taşınmazın kamulaştırılması isteminin reddine ilişkin
işlem dava konusu olduğundan, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından söz
edilerek idarelerin kamulaştırmaya zorlanamayacağı hk.
13- İmar
planının iptali üzerine davalı idarece yeniden plan yapılacağından,
yapılacak planla getirilecek kullanım kararlarına ve yapılaşma koşullarına
göre uyuşmazlık konusu yapının durumunun yeniden değerlendirilmesi
gerektiğinden yıkım kararı verilemeyeceği hk.
15- Plan
değişikliğinin iptalinin inşaat ruhsatının kendiliğinden iptali sonucunu
doğurmayacağı açık olduğundan, hukuken geçerli inşaat ruhsatına dayalı
olarak yapılan 4. katın yıkımına ilişkin işlemde mevzuata uyarlık
bulunmadığı hk.
16- 4562
sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu uyarınca organize sanayi bölgesi
ilan edilen yerlerde 3194 sayılı yasanın 32. ve 42. maddeleri uyarınca yıkım
kararı ve para cezası verme yetkisinin 3194 sayılı yasanın 5. maddesinde
belirtilen ilgili idarelere ait olduğu, organize sanayi bölgesi yönetim
kurulunun bu konuda işlem tesis etme yetkisinin bulunmadığı hk.
17- Koruma
kurulunun plan değişikliği istemi hakkında 1 ay içinde karar verilmezse
değişikliğin yapılmış sayılacağı, trafo yerinin enerji müştemilatı olduğu ve
TİP İmar Yönetmeliği’ne göre ruhsat gerekmediği, bildirilmesinin yeterli
olduğu hk.
18- Motorlu
kara taşıtlarının egzoz gazı emisyon ölçümünün de dahil olduğu teknik
muayenelerinin Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yapılması veya yaptırılması
gerektiği, bu konuda Çevre Bakanlığı’nın tebliğ ile düzenleme yapmasında
yetki yönünden mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
19- 1. derece
doğal sit alanı olarak ilan edilen taşınmazın, tescil tarihinden günümüze
kadar geçen sürede değişen hangi nedenlerle bu özelliğini yitirdiğine
ilişkin bir gerekçeye yer verilmeden, kesinleşen yargı kararının hukuki
sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar verilemeyeceği hk.
20- Geçici
inşaat ruhsatı verilmesi istemi hakkında 3194 sayılı Yasanın 33. maddesi
uyarınca belediye encümeni veya il idare kurulunca işlem tesis edilmesi
gerektiği hk.
21- Cami
binaları, kamunun ortak kullanımına ayrılmış olmakla birlikte resmi bina
değil, umumi bina tanımı içinde yer aldığından, dava konusu imar planının
3194 sayılı yasanın 9. maddesi uyarınca Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca
onaylanmasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
23-
Parselasyon işlemi imar planında okul alanı olarak ayrılan ve bu amaçlı
kullanımı devam eden taşınmazda değer artışı yaratmayacağından, düzenleme
ortaklık payı alınamayacağı hk.
24- Alt
ölçekli imar planlarının, üst ölçekli imar planlarına uygun olmaları
gerektiği, 1/1000 ölçekli planın 1/5000 ölçekli plana aykırı düzenlemeler
getiremeyeceği hk.
25- 1/25000
ölçekli planların iptal edilmesiyle 1/1000 ölçekli plan kendiliğinden
yürürlükten kalkmayacağından, davacının inşaat ruhsatı verilmesi isteminin
1/1000 ölçekli plana göre değerlendirilmesi gerektiği hk.
26- İlgili
belediyesince imar planlarının başka kurum, kuruluş ve kişilere
hazırlattırılabileceği; ancak, planın onaylama yetkisinin ilgili belediye
meclisine ait olduğu; 1/1000 ölçekli plan davasında başka kişi tarafından
nazım imar planına karşı açılan davada bozma kararından sonra verilecek
karar dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği; parselasyon işleminin
iptalinde bozma nedenlerinin bulunmadığı hk.
27- 2634
sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 34. maddesinin (c),(e) ve (f) bentleri
kapsamında turizm işletme belgesinin iptali için, tespit edilen
aykırılıkların giderilmesi yönünde ilgililere herhangi bir süre verilmesine
gerek olmadığı, anılan maddeler uyarınca doğrudan turizm işletme belgesinin
iptali yoluna gidilebileceği hk.
28- Kolluk
kuvveti olarak jandarmanın, güvenlik açısından tesislerde yapacağı denetime
dayanılarak Turizm Bakanlığı’nca 2634 sayılı yasa hükümleri uyarınca işlem
tesis edilebileceği hk.
29- Ruhsatsız
olarak yapılan ve mahkemece de yıkımına karar verilen yapının belediyece
yıkılması esnasında yapının bulunduğu bahçedeki narenciye ağaçlarına verilen
zararın tazmini gerektiği hk.
30- “Mera”
olarak tahsis amacı değiştirilmeyen ve halen “mera” vasfını koruyan bir
alanın, mevzi imar planı ile “spor tesisleri alanı” olarak belirlenmesinde
mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
(6.D.
19.06.2003 – E:2002/1843;K:2003/4061 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.188)
31- Özel
çevre koruma bölgesi olarak ilan edilen bir alanda imar planlarını onama
yetkisinin Özel Çevre Koruma Kurulu Başkanlığı’na ait olduğu, bu bölgenin
aynı zamanda sit alanı olması durumunda imar planları onaylanmadan önce
ilgili kuruldan görüş alınması gerektiği hk.
(6.D.
21.04.2003 – E:2002/3787;K:2003/2461 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.189)
32- GSM
şirketlerine ait baz istasyonlarının kaldırılması yolunda 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 40. maddesine göre işlem tesis edilemeyeceği hk.
(6.D.
22.09.2003 – E:2002/1357;K:2003/4407 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.192)
33- İptal
davalarında kabulün, dava konusu işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya
geri alınması biçiminde ortaya çıkması gerektiğinden, dava konusu işlemi
tesis eden ve bu işlemi geri almaya veya kaldırmaya yetkili olan belediye
meclisince bu konuda bir karar alınmamış olması nedeniyle, davalı idare
tarafından salt davanın kabul edildiğine ilişkin bir dilekçe verildiğinden
bahisle davanın bu yönde sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı hk.
(6.D.
18.06.2003 – E:2003/812;K:2003/4044 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.194)
34- İmar
planı değişikliği işlemine karşı, uyuşmazlık konusu taşınmazın yakınındaki
taşınmazın maliki olan kişinin dava açma ehliyetinin bulunduğu hk.
(6.D.
09.07.2003 – E:2003/1712;K:2003/4221 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.197)
35- Tapu
kaydındaki okul alanı şerhinin kaldırılabilmesi için mevcut planın
değiştirilmeye yetkili olan belediyeye başvurulması gerektiğinden, yetkili
olmayan valiliğe yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddi
yolundaki işlemle mevzuata aykırılık bulunmadığı hk.
(6.D.
05.06.2003 – E:2002/3200;K:2003/3476 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.198)
36- Davacının
yapısına enkaz bedeli yerine bina bedeli ödenmesi gerektiği iddiası dikkate
alındığında, bulunduğu yerde korunamayan gecekonduya enkaz bedeli ödenerek
kamulaştırılması yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve
çözümünün, enkaz bedeli ödenmesinin bir idari işlem olan belediye encümeni
kararına ve yapıya bina ya da enkaz bedeli mi ödeneceği konusuna
dayandığından idari yargının görev alanına girdiği hk.
(6.D.
22.09.2003 – E:2002/1715;K:2003/4409 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.199)
37- Davanın
konusunu, denizden dolgu suretiyle elde edilen ve mülkiyeti Hazine adına
kayıtlı taşınmazların irtifak hakkı kurulması suretiyle tahsisine ilişkin
işlem oluşturulduğundan, tahsis edilen taşınmazın kullanımından kaynaklanan
olumsuzluklar nedeniyle, mevzuatta öngörülen şekilde yapılan tahsis
işleminin iptaline karar verilmesinde isabet görülmediği hk.
(6.D.
13.06.2003 – E:2002/6451;K:2003/3684 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.201)
38- Davalı
idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan davacı zararının, yıkım işleminin
fiilen gerçekleştiği tarih itibariyle hesaplanması gerektiğinden, tazmine
konu zararın henüz ortaya çıkmadığı yıkıma ilişkin belediye encümeni
kararının davacıya tebliğ edildiği tarih esas alınarak maddi zararın
hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
(6.D.
02.06.2003 – E:2002/5832;K:2003/3421 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.204)
39- 1/50000
ve 1/25000 ölçekli planlarda üniversite alanı olarak belirlenen
taşınmazlarda yapılan kamu binası niteliğindeki vakıf üniversitesine ait
binaların yıktırılmasına ilişkin belediye encümeni kararının iptali
istemiyle açılan davada, 1/50000 ve 1/25000 ölçekli planlara uygun olarak
hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 9. maddesine göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca, daha
önceden belediyeye sunulan aynı doğrultudaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar
planlarının da ilgili belediyelerce onaylanıp onaylanmadığının araştırılması
suretiyle karar verilmesi gerektiği hk.
(6.D.
22.09.2003 – E:2002/946;K:2003/4410 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.207)
40- ...
köyünün .... belediyesi mücavir alanı sınırları içine alınması yönünde 3194
sayılı İmar Kanunu’nun 45. maddesine göre tesis edilmiş bir işlem
bulunmadığından, mücavir alan sınırları dışında kalan taşınmaz için ....
belediye başkanlığının yıkım işlemi tesis etme yetkisinin bulunmadığı hk.
(6.D.
22.09.2003 – E:2002/1915;K:2003/4413 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.209)
41- GSM baz
istasyonunun 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde tanımlanan yapı
niteliğinde olması nedeniyle ruhsata tabi olduğu hk.
(6.D.
21.05.2003 – E:2002/2298;K:2003/3204 – Danıştay Kararlar Dergisi sayı:3
s.211)
42-
Arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmiş bir yerde 2863 sayılı Yasa’da
öngörülen ilke ve kuralların geçerli olduğu, bu nitelikteki alanlarda 2981
sayılı Yasa uyarınca ıslah imar planı, parselasyon ve buna benzer gibi
uygulamalar yapılamayacağı hk.
43- 2981
sayılı Yasa uyarınca 1984 yılında başvuran davacının bugüne kadar konut
sahibi olmadığı, söz konusu temelin de yapılan tespitlerde yıkılmış-düzensiz
olduğu, dolayısıyla davacının konut sahibi olma yönünde ilgili yasa ve
yönetmelikte öngörülen işlemleri yerine getirmediği, bu durumda tapu tahsis
belgesinin iptaline ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı hk.
44- Kat
karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaat yaptıran kişiye müteahhidi
ruhsatsız yapı yaptığı gerekçesiyle noter kanalıyla ihtar etmesi nedeniyle
yapı sahibi sıfatıyla imar para cezası verilmesinde hukuka uyarlık
bulunmadığı hk.
45- 3184
sayılı Yasanın 40. maddesine göre, mahsurların giderilmesi gerektiği
bildirilip uygun süre tanınması ve bu süre sonunda mahsurların giderilmemesi
halinde para cezası verilmesi gerektiği hk.
46- 3194
Sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesine göre ceza verilirken, cezaların
şahsiliği ilkesi göz önünde tutularak projeye aykırı tadilatları yapan
kişilerin belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği hk.
47- Davacının
taşınmazından imar yolu geçirilmesine ilişkin uygulama imar planı
değişikliği işleminin iptali istemiyle açılan davanın, imar yolunun
güzergahının belirlenmesi sırasında yolun devamlılığı ve diğer yollarla
bağlantısının gözönünde bulundurulması ve üst ölçekli plana uygunluğunun da
araştırılması suretiyle karara bağlanması gerektiği hk.
48-
Davacıların yapımcısı ve müellifi oldukları imar planlarında değişiklik
yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açma ehliyetlerinin
bulunduğu hk.
49- 1/25.000
ölçekli plan yapma yetkisi bulunmayan büyükşehir belediye meclisince yapılan
planın esas alınması suretiyle bu planı yapma konusunda yetkili olan
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nca 1/25.000 ölçekli planda değişiklik
yapılamayacağı hk.
50- Bir
bölgede yapılan parselasyon işleminin mahkemece iptal edilmesi halinde,
düzenlemenin yapıldığı bölgede kadastral mülkiyete dönüş sağlanmış
olacağından, yeni yapılan düzenlemenin kadastral durum dikkate alınmak
suretiyle yapılması gerekirken, iptal edilen düzenlemede yer alan parseller
üzerinden yapılan düzenlemede mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
51-
Davacılara ait taşınmazlar yapı yapılamayacak kıyı ve sahil şeridinin ilk 50
metrelik bölümünde kaldığından ve parselasyon paftasında da buradaki
taşınmazlar park olarak gösterildiğinden, eski yerinin daha değerli
olmasının mümkün olmadığı ve bulunduğu yer dışında imar parseli verilmesinin
de mevzuata uygun olduğu hk.
52- Anayasa
Mahkemesi’nin 1.2.2001 gün ve 24305 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 6
ay sonra yürürlüğe giren 15.05.1997 gün ve E:1996/72, K:1997/51 sayılı
kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 5. fıkrasının iptal
edilmiş olması nedeniyle, bu madde uyarınca davalara bakan sulh ceza
mahkemelerinin görevleri ve söz konusu mahkemelerce verilen kararların
hukuken kesin olduğu yolundaki hüküm de kaldırıldığından, davanın süreaşımı
nedeniyle reddi yolundaki kararda isabet bulunmadığı hk.
53- İmar
planının yargı kararıyla iptal edilmesi bu plana uygun olarak alınmış
ruhsatları ortadan kaldırmayacağından, yapının mühürlenerek durdurulmasına
ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
54-
Uyuşmazlık konusu yapıda değişiklik yapıldığı konusunda bir tespitin
bulunmaması karşısında, belediye kurulmadan önce yapılan yapının ruhsatsız
olduğundan bahisle 3194/32 nci maddeye göre mühürlenmesinde hukuka uyarlık
olmadığı hk.
55- Yapının
çatısında ve bahçesinde bulunan reklam panoları 3194 sayılı Yasanın 40 ıncı
maddesi kapsamında olmadığından, anılan maddeye dayanılarak bu panoların
kaldırılması yolunda işlem tesis edilmesinde ve 3194 sayılı Yasanın 42 nci
maddesi uyarınca para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
56- Dava
konusu yapıların her türlü fenni mesuliyeti ... Üniversitesince üstlenilerek
ruhsat başvurusunda bulunulması ve yıkım işleminin iptali istemiyle açılan
davanın reddi yolundaki mahkeme kararının, yapıların 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 26 ncı maddesi kapsamında kaldığından bahisle temyiz incelenmesi
sonucunda bozulmuş olması karşısında, para cezası verilmesine ilişkin
işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
57- İmar
mevzuatına aykırı olarak yapılan yapı nedeniyle ayrı tespitlere dayalı
olarak ve her seferinde tespit edilen yeni aykırılıklar için birden çok kez
imar para cezası verilebileceği hk.
58- İmar
planı değişikliği istemiyle yapılan başvurunun yetkili organlarca reddi
üzerine, dava açma süresi içinde, hem imar planı değişikliği isteminin reddi
işlemine, hem de imar planı değişikliği istemine konu imar planına karşı
birlikte dava açılması durumunda, her iki işlemin birlikte incelenerek
karara bağlanabileceği, diğer taraftan imar planı değişikliği isteminin
yetkili organlarca görüşülerek karara bağlanmaması halinde ise ilk planın
açılan bu davada incelenemeyeceği hk.
59-
Parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına dayalı olarak
yapılacağı, ancak 1/1000 ölçekli uygulama işleminin dava konusu edilmemesi
halinde, parselasyon işleminin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi
ile ilgili yönetmelik hükümleri ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ve
parselasyon ilkelerine uygun yapılıp yapılmadığının irdelenmesi suretiyle
karar verilmesi gerektiği hk.
60- Ruhsat
tarihinden itibaren iki yıl içinde inşaasına başlanmayan veya başlanıp da
her ne sebeple olursa olsun başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde
bitirilemeyen ve süresi içinde ruhsat yenilemesi de yapılmayan yapılara
verilen ruhsatın hükümsüz sayılacağı, ruhsatsız sayılan yapılar hakkında
yeniden ruhsat alma tarihinde yürürlükte bulunan plan ve mevzuat
hükümlerinin uygulanacağı, ruhsat süresi içinde tamamlanması mümkün olmayan
yapılar için ruhsat yenilemesinin beşinci yıl içinde yapılacağı, bu yapılar
hakkında ise ruhsat alma tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin
uygulanması gerektiği hk.
61- Ruhsatlı
yapıdaki ruhsata aykırılığın ne olduğu hususuna açıklık getiren yapı tatil
tutanağının düzenlenmesi suretiyle bir tespitin yapılması, bu tespitin
tebliği suretiyle davacının yapısını mevzuata uygun hale getirmesi hususunda
uyarılması gerekirken, doğrudan yapının tamamının yıkılması sonucuna yol
açacak şekilde inşaat ruhsatının ve yapı kullanma izin belgesinin iptali
yönünde işlem tesis edilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
62-
Davacıların murisinin, askerlik görevinin ifası sırasında 17 Ağustos 1999
tarihinde meydana gelen Marmara depreminde göçük altında kalarak vefat
etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan davacılara maddi ve
manevi tazminat ödenmesi gereği, belirli bir miktar paraya ilişkin olarak
saptanan ve manevi zararın telafisi için hükmedilecek manevi tazminata
idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin 3095 sayılı Kanuni
Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun gereği olduğu ve avukatlık asgari
ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretine ayrıca katma değer vergisi
ekleme olanağı bulunmadığı hk.
63- Deprem
nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan davada
uğranıldığı belirtilen zarar, idarenin üzerine düşen görev ve yükümlülüğü
gereği gibi yerine getirmemesinden, dolayısıyla eylem ya da eylemsizliğinden
kaynaklandığından, mahkemece 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13
üncü maddesi uyarınca davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı hususunun
değerlendirilmesi gerekeceği hk.
64- Tarihi
sur duvarlarının yıkılması sonucu davacıların murisinin ölümünden, surların
bakım ve onarımından sorumlu olan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile 50 metrelik
koruma şeridine uyulmadan işyeri açma ruhsatı veren ve sur çevresindeki
yapılaşmayı önlemeyen belediyelerin sorumlu olduğu hk.
65- Yapılan
imar planı değişikliğine göre verilen inşaat ruhsatına dayanılarak inşaatın
yapımına başlanıldığı, ancak imar planı değişikliğinin mahkemece iptali
üzerine davalı idarece iptal kararının gereğinin yerine getirilmesi için
herhangi bir işlem tesis edilmediği, yeni planın yapılmasından yaklaşık 2
yıl sonra inşaat ruhsatının iptal edildiği ve yapının mühürlenerek yıkımına
ilişkin işlem tesis edildiği anlaşıldığından, inşaat ruhsatının iptaline
kadar geçen sürede yapımına devam edilen inşaatın, bu tarihe kadar
tamamlanan kısmının korunması gerektiği hk.
66- Yeminli
teknik özel büro tarafından 1984’de düzenlenen tespit formunda ve 12.06.1985
tarihli tapu tahsis belgesinde 1 kat işyeri+5 kat konut olarak belirtilen
yapının gecekondu olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı gibi,
sözkonusu yapının aftan yararlandırılmasının 2981 sayılı Yasanın dar gelirli
vatandaşların konut sahibi olabilmesinin sağlanması amacına da aykırılık
taşıdığı hk.
67- Henüz
tapuya dönüşmemiş tapu tahsis belgesi ile tasarruf edilen ve barınma amaçlı
kullanılması gereken gecekondunun, yasanın öngördüğü amaçlara aykırı olarak
yıkıldığının belirlenmesi üzerine, tapu verilmesi isteminin reddedilmesine
ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hk.
69- 3194
sayılı Yasanın 42. maddesinde “parsel” değil “imar mevzuatına aykırı yapı”
ifadesine yer verildiğinden, tek parsel üzerinde olsa bile imar mevzuatına
aykırı her yapı için ayrı ayrı para cezası verilebileceği hk.
71- Hibe
adıyla yeşil alan için yapılan terkin kamu alanı için yapılan bedelsiz
terkten ayrı düşünülemeyeceği ve bu miktarın düzenleme ortaklık payından
düşülmesi gerektiği hk.
72- 3194
sayılı Yasanın 26. maddesi ile Tip İmar Yönetmeliği’nin 59. maddesi uyarınca
doğal kaynakla ilgili tesis ve müştemilatı kapsamında kalan fabrikanın
doğrudan üretimiyle ilgili olan yapıların ruhsata tabi olmadığı, bildirimin
yeterli olduğu; fabrikanın doğrudan üretimiyle ilgili olmayan yardımcı
faaliyetlerine ilişkin bina ve tesislere Tip İmar Yönetmeliği’nin 59.
maddesi uyarınca avan projeye göre ruhsat verilebileceği; üretimle doğrudan
ilgili ya da yardımcı faaliyetlere ilişkin bina ve tesislerin dışında kalan
faaliyetlere yönelik bina ve tesislerin ise 3194 sayılı Yasanın genel
hükümlerine göre ruhsata tabi olduğu hk.
73- 3194
sayılı Yasanın 26. maddesi ile Tip İmar Yönetmeliği’nin 59. maddesi uyarınca
doğal kaynakla ilgili tesis ve müştemilat kapsamında kalan ve fabrikanın
üretimle doğrudan ilgili bina ve tesislere avan projeye göre ruhsat
verilebileceği ve davacının bu yolda talebi bulunduğundan, yapının ruhsatsız
olduğu gerekçesiyle para cezası verilemeyeceği hk.
74- 3194
sayılı Yasanın 26. maddesi ile Tip İmar Yönetmeliği’nin 59. maddesi uyarınca
doğal kaynakla ilgili tesis ve müştemilatı kapsamında kalan fabrikanın
doğrudan üretimiyle ilgili olan yapılar ruhsata tabi olmadığından, ruhsatsız
olduğu gerekçesiyle para cezası verilemeyeceği hk.
76- 3194
sayılı Yasanın 39. maddesi kapsamında yapılan masrafa, yasa maddesinde bu
konuda herhangi bir düzenleme bulunmadığı halde ek olarak ayrıca KDV hesap
edilerek istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hk.
78- Çevre
Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca tesis edilen faaliyetin durdurulmasına
ilişkin işleme karşı 2577 sayılı yasa'nın 7. maddesinde düzenlenen genel
hükümler uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması
gerektiği hk.
(6.D.
22.11.2004 - E:2003/1756; K:2004/5882 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.194)
79- Kiracı
olan davacının, eski eseri korumaktan çok aleyhine açılmış olan tahliye
davası sonucu tahliyesini önlemek ve 1981 yılından beri süregeldiği
belirtilen kiracılık ilişkisini devam ettirmek amacıyla bu davayı açtığı
kanaatine ulaşıldığından, asıl malik tarafından hazırlatılan ve koruma
kurulunca da düzeltilerek uygun bulunan restorasyon projesinin iptalini
isteme konusunda davacının meşru bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, idare
mahkemesince, davanın esası incelenmek suretiyle karar verilmesinde isabet
görülmediği hk.
(6.D.
30.11.2004 - E:2003/1464; K:2004/6125 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.196)
80- Kiracının
sit alanından çıkarma ile ilgili işlemin iptali istemiyle dava açma
ehliyetinin olmadığı hk.
(6.D.
10.12.2004 - E:2003/3450; K:2004/6401 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.198)
81- Davacıya
ait inşaatın bulunduğu bölgenin imar planının ve parselasyon işleminin yargı
kararı ile iptal edilmesi sonucunda plansız alan haline geldiği ve yeni
planın yapılmasından sonra taşınmazın durumunun değerlendirileceği açık
olduğundan, inşaatın devamına izin verilmemesi yolundaki işlemde hukuka
aykırılık bulunmadığı hk.
(6.D.
7.12.2004 - E:2003/2547; K:2004/6226 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.199)
82- Ruhsat
alınarak başlanan ve tamamlanan, ruhsatının iptal edildiğine ilişkin bir
bilgi ve belge de bulunmayan inşaatın, ruhsata aykırılığı tespit edilmeden
ya da ruhsatı iptal edilmeden, sadece dayanağı imar ve parselasyon planı
iptal edildiği gerekçesiyle durdurulmasında mevzuata uygunluk bulunmadığı
hk.
(6.D.
22.12.2004 - E:2003/3434; K:2004/6885 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.201)
83- Ruhsatsız
yapının bölgeye hitap eden ve çevreyi korumaya yönelik bir arıtma tesisi
olması nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca verilen
para cezası miktarının yapının nitelikleri dikkate aldığında yüksek olduğu
hk.
(6.D.
23.11.2004 - E:2004/2376; K:2004/5923 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.203)
84- Belediye
hizmet alanında taşınmazın hangi amaçla kullanılacağı belirtilmesi gerektiği
ve nazım imar planında parselasyon işleminin sonuçlarını yaratacak nitelikte
plan notu hükümleri öngörülmesinin mevzuata aykırı olduğu hk.
(6.D.
4.11.2004 - E:2003/1960; K:2004/5303 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.205)
85- Geçici
inşaat ruhsatı verilmesinde kadastral parselin bir imar parseli gibi kabul
edileceği ve dolayısıyla geçici inşaat ruhsatı verilirken imar parseli için
öngörülen koşullara uyulması gerektiği hk.
(6.D.
31.12.2004 - E:2003/2992; K:2004/7303 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.206)
86- Davacıya
2942 sayılı Kanunun 4650 sayılı Kanunla değişik 10. maddesi uyarınca İpsala
Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tebligat yapılmış ve davacı tarafından da
tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bu davanın açılmış olması
nedeniyle, idare mahkemesince davanın esasının incelenmesi suretiyle bir
karar verilmesi gerekirken, davanın esasının incelenmesi olanağı
bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesinde isabet
bulunmadığı hk.
(6.D.
13.1.2005 - E:2003/3698; K:2005/54 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.208)
87- Dava
konusu işlem, Tebligat Kanunu’nda öngörülen usule aykırı olarak davacıya
muhtar eliyle tebliğ edildiğinden, davacının, söz konusu işlemi muhtardan
öğrendiğini belirttiği 11.11.2002 tarihinin işlemi öğrenme tarihi olarak
kabulü gerektiği hk.
(6.D.
22.12.2004 - E:2003/2824; K:2004/6883 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.210)
88- Ruhsatsız
yapılara mülkiyet durumuna bakılmaksızın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve
42.maddeleri uygulanabileceğinden, Hazine’ye ait taşınmaz üzerindeki
ruhsatsız inşaata yönelik olarak 775 sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. maddesi
uyarınca işlem tesis edilmeyip, 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42. maddelerine
göre işlem tesis edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı hk.
(6.D.
10.11.2004 - E:2003/1984; K:2004/5538 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.213)
89- Gömme
balkonun kapatılması suretiyle taban alanı dışında yeni ve fazladan bir alan
kazanılmadığı, çekme mesafesinin ihlal edilmesinin söz konusu olmadığı,
tadilatın taşıyıcı unsurları etkilemediği, cephe görünümünde meydana gelen
değişikliğin ise ruhsat gerektirmediği anlaşıldığından, anılan tadilatın
yıktırılmasına ve para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık
bulunmadığı hk.
(6.D.
18.2.2005 - E:2003/4166; K:2005/977 - Danıştay Dergisi sayı:109 s.214)
90- Mera
olarak tescil edilen ve imar affı başvurusu tarihi itibariyle Devletin hüküm
ve tasarrufu altında bu niteliğini koruyan uyuşmazlık konusu taşınmaz, 2981
sayılı yasa kapsamında üzerindeki gecekonduların aftan yararlanabileceği
taşınmazlar arasında yer almadığından, anılan taşınmazın belediyeye
devredilemeyeceğine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı hk.
(6.D.
18.2.2005 - E:2004/3883; K:2005/971 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.187)
91- 3194
sayılı Yasanın 42. maddesinde aynı yasanın 28, 32, 33, 34, 39 ve 40.
maddeleri ile 36.maddenin 3. fıkrasının ihlali halinde para cezası
verileceğinin hükme bağlandığı; işlemde sözü edilen maddelerden hangisinin
ihlal edildiğinin belirtilmediği gibi Yasada belirtilen usullerin de
uygulanmadığı, bu nedenle 42. madde ve Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı
Yönergesi uyarınca para cezası verilemeyeceği hk.
(6.D.
14.2.2005 - E:2004/2848; K:2005/799 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.189)
92- 3194
sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca sit alanlarında kalan taşınmaz
için yasada öngörülen para cezasının iki misli uygulama yapılamayacağı hk.
(6.D.
21.2.2005 - E:2004/4692; K:2005/998 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.191)
93- Yıkım ve
para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, mahkemece
yıkım işleminin kısmen iptal edilmesi üzerine, para cezası miktarının
mahkeme kararının iptal gerekçeleri de göz önünde tutularak davalı idarece
yeniden takdir edilmesi gerektiğinden, bu durum dikkate alınmaksızın para
cezasının kısmen iptali ile davanın kısmen reddi yolunda verilen kararda
isabet görülmediği hk.
(6.D.
22.2.2005 - E:2004/786; K:2005/1092 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.192)
94- Bir
bölgede yapılaşmaya olanak veren imar planının mahkemece iptal edilmesi
halinde iptal tarihine kadar ilgilinin hilesi hatası yada kusuru olmadan
yapıya ruhsatına uygun olarak devam edildiğinin anlaşılması durumunda
mahkeme kararının verilmesini takiben davalı idarece inşaatın mühürlenmesi,
yapının bu tarihe kadar tamamlanmış kısmının ise kazınılmış hakkın varlığı
nedeniyle korunması gerektiği hk.
(6.D.
8.12.2004 - E:2003/3435; K:2004/6378 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.194)
95- İmar
planıyla belirlenmiş yapılaşma koşullarını açıklayıcı, belirleyici ve
bütünleyici nitelikte olduğu tartışmasız bulunan plan notlarını bazı yapılar
için uygulanıp bazıları için uygulanmamasının, planın bütünlüğünü ve
dengesini bozacağı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı
olacağı açık olduğundan, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında isabet
bulunmadığı hk.
(6.D.
13.4.2005 - E:2003/5866; K:2005/2170 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.195)
96- Tüm kat
malikleri tarafından kabul edilerek imzalanan yönetim planı, bağlayıcı
nitelikte olduğundan daha sonradan yeniden kat maliklerinin tamamının
muvafakatinin istenmesine gerek bulunmadığı hk.
(6.D.
15.2.2005 - E:2003/4450; K:2005/867 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.197)
97- Yapının
eski eser olarak tescilinin kısa süre içerisinde kamulaştırılmasını
gerektirmediği, bakanlığın program ve bütçesi uyarınca değerlendirme
yapacağı, bu durumda davalı idarenin taşınmazın kamulaştırılmaması nedeniyle
hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna varıldığından, tazminat ödenmesinin
koşullarının oluşmadığı hk.
(6.D.
5.4.2005 - E:2003/5427; K:2005/1929 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.199)
98- Dava
konusu taşınmazların bulunduğu alanın 2000 yılında sit alanı ilan edilmiş
olmasına karşın idarenin ruhsatlı inşaatı 2 yıl sonra durdurması ve aradan
geçen süre de yapımı sürdürülen inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı olduğu
yolunda bir saptamada bulunulmamış olması karşısında, inşaatın tamamlanan
kısmı hakkında müktesep hakkın tartışılması gerektiği hk.
(6.D.
15.3.2005 - E:2004/1556; K:2005/1541 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.201)
99- 3194
sayılı Yasa’nın 32. maddesi uyarınca tesis edilen yıkım işlemin belediye
tarafından gerçekleştirildiği takdirde sadece yapılan masrafın yapı
sahibinden istenmesi gerekirken, yapılan masrafın %20 fazlası ile davacıdan
tahsil edilmesine ilişkin işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı hk.
(6.D.
18.2.2005 - E:2003/4396; K:2005/947 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.202)
100-
Madencilik işiyle iştigal eden davacının faaliyetinin durdurulması yolundaki
işlemin davacının bütün ekonomik kazanç sağlayan faaliyetten men eden bir
karar olması nedeniyle kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu hk.
(6.D.
22.3.2005 - E:2003/7673; K:2004/1740 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.205)
101-
Taşınmazın maliki olmayan ve dava açma ehliyetini belde sakini sıfatına
değil, taşınmazın zilyedi olduklarından bahisle ileride doğması ihtimali
bulunan bir hak iddiasına dayandıran davacıların, beldenin arıtma tesisi yer
seçimi işlemine karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığı hk.
(6.D.
20.4.2005 - E:2004/6309; K:2005/2411 - Danıştay Dergisi sayı:110 s.206)