Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
8 Şubat 2008 CUMA
Resmî Gazete
Sayı : 26781
Kanun No. 5728
Kabul Tarihi: 23/1/2008
MADDE 1-
1 Şubat 1329; 18 Rebiülevvel 1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu
Muvakkatının 32 nci maddesinin birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Mecra
dahilinde her ne suretle olursa olsun balık saydgahı tesis edenler ef’ali
mezkûreden tahaddüs edecek zarar ve ziyanı tazminden maada mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE 2-
1332 tarihli Ameliyatı İskaiye İşletme Kanunu Muvakkatının 33 üncü maddesinin
birinci fıkrasının bağlama cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilamüsaade
mecraların tarafeyn süddelerinde fetha ve mehaz küşat edenler ile süddeler
üzerine tarik ihdas eyleyenler tahakkuk edecek zararuziyanın tazmininden maada
mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirası idarî para cezasıyla
cezalandırılır. Ancak, verilen para cezasının miktarı meydana gelen zarar ve
ziyandan az olamaz.”
MADDE 3-
14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununun 11 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11- İşbu
Kanun ile ikinci maddede mezkür nizamnamelere muhalif hareket edenlere liman
başkanı tarafından beşyüz Türk Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir.”
MADDE 4-
2/1/1924 tarihli ve 394
sayılı Hafta Tatili Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu
Kanunun ahkamına muhalefet eden dükkan ve mağaza ve müessese sahip veya
müdürlerine belediye encümeni tarafından yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE 5-
10/4/1926 tarihli ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe
Kullanılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7- Bu
Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kişi, yüz günden az olmamak üzere adlî
para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE 6-
19/4/1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj)
ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanunun 5
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Bu
Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında kabotaj
yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının sahiplerine
bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Donatanı yabancı olan gemilerle yabancılara ait sair deniz taşıtları, idarî para
cezası tahsil edilinceye kadar elverişli bir limanda masrafları kendisine ait
olmak üzere tutulur. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinde belirtilen yalnızca
Türk vatandaşlarına tanınan hakları kullanan yabancılara beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir ve gemi ve sair
deniz taşıtları seferden alıkonulur.
Birinci fıkrada
yazılı olan idarî para cezalarına o yerin mülkî amiri, diğer idarî tedbirlere
liman başkanı tarafından karar verilir.”
MADDE 7-
2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde
Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus
Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanunda tasrih edilen kaidelere riayet etmiyen veya memnuiyetlere muhalif
hareket eden ecza ticarethaneleri sahip veya müdiri mesulleri ile sanat ve
ziraat işlerinde kullanılan zehirli ve müessir maddeler satıcılığı yapanlara,
mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Bu maddelerin satışı kamu sağlığı bakımından
tehlikeli bir durum oluşturuyorsa, tehlike giderilinceye kadar geçici olarak
işletme faaliyetten menedilir.”
MADDE 8-
19/3/1927 tarihli ve 992 sayılı Seriri Taharriyat ve Tahlilat Yapılan ve Masli
Teamüller Aranılan Umuma Mahsus Bakteriyoloji ve Kimya Laboratuvarları Kanununun
9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Uzman olup da
izinsiz laboratuvar açanın lâboratuvarı, bu Kanunda yazılı usul uyarınca izin
alınıncaya kadar mahallî mülkî amir tarafından kapatılır. Uzman olmayıp da bu
çeşit laboratuvar açanlara veya izinle açmış oldukları laboratuvarlarını uzman
olmayanlara terk edenlere bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir ve ayrıca lâboratuvar kapatılır.”
MADDE 9-
992 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10-
Fenne uygun tahliller yerine getirilmediği ve beyannamesinde belirtilen
hükümlere uymadığı veya bu Kanunun 7 nci maddesi uyarınca düzenlenen yönetmeliğe
aykırı hareket ettiği belirlenenlere mahallî mülkî amir tarafından bin Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, şartlar
yerine getirilinceye kadar laboratuvar kapatılır.”
MADDE 10-
18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 36 ncı
maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ret talebinin,
kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde,
talepte bulunanların her birine mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hâkim hakkında
aynı davada aynı tarafça tekrar ileri sürülen ret talebinin reddi hâlinde
verilecek idarî para cezası, daha önce verilen idarî para cezasının iki katından
az olamaz.”
MADDE 11-
1086 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 90-
Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli
düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı
dikkate almadan karar verir. Ayrıca, mahkemece kötüniyetle ıslaha başvurana,
karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarının tazmininin yanı sıra ikiyüz
Türk Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 12-
1086 sayılı Kanunun 113/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 113/A-
İhtiyati tedbir kararının uygulanması dolayısıyla verilen emre uymayan veya o
yolda alınmış tedbire aykırı davranışta bulunan kimse fiili daha ağır cezayı
gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.”
MADDE 13-
1086 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kapalı yapılan
duruşmalar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.”
MADDE 14-
1086 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Bir kimse,
ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda münasip olmayan
bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl yakalanması
emredilerek hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Ancak, avukatlar
ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.”
“Mahkemenin
düzenini bozan fiilin veya mahkeme huzurunda söylenen sözün suç oluşturması
halinde, durum bir tutanakla Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve gerekiyorsa
fiili işleyenin yakalanması emredilerek Cumhuriyet başsavcılığında hazır
bulundurulması sağlanır. Ancak bu durum üçüncü fıkra hükmüne göre disiplin hapsi
uygulanmasını engellemez.”
MADDE 15-
1086 sayılı Kanunun 253 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 253-
Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar
zorla getirilir ve gelmemelerinin sebep olduğu giderler takdir edilerek, kamu
alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir. Zorla getirilen tanık evvelce
gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen
giderler kaldırılır.”
MADDE 16-
1086 sayılı Kanunun 271 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 271-
Tanık, kanuni bir sebep göstermeden veya göstermiş olduğu sebep mahkemece kabul
edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinir, kendisine sorulan sorulara cevap
vermekten kaçınır ya da yemin etmemekte direnirse, bu yüzden doğan giderler
takdir edilerek, hakkında kamu alacaklarının tahsili usulüne göre
ödettirilmesine karar verilir. Ayrıca, tanıklığının veya yemininin
gerçekleştirilmesi için, dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde
onbeş günü geçmemek üzere disiplin hapsine karar verilebilir. Kişi, tanıklığa ve
yemine ilişkin yükümlülüğüne uygun davranması halinde, derhâl serbest
bırakılır.”
MADDE 17-
1086 sayılı Kanunun 313 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 313-
Hâkim, senedin münkire aidiyetine karar verdiği takdirde münkiri talep vukuunda
davanın teahhuru sebebiyle diğer tarafın maruz kaldığı zararı tazmine mahkûm
eder.”
MADDE 18-
1086 sayılı Kanunun 319
uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 319-
Mahkemece sahtelik iddiasının reddi hâlinde talep vukuunda diğer tarafın maddi
ve manevi zararları mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.”
MADDE 19-
1086 sayılı Kanunun 320 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 320-
Sahtelik iddiasından feragat olunabilir ise de feragatı vakıayı kabul edip
etmemekte mahkeme muhtardır. Mahkeme feragatı kabul ettiği takdirde 319 uncu
madde hükmü uyarınca talep vukuunda diğer tarafın maddi ve manevi zararları
mahkemece takdir edilerek tazminine hükmolunur.”
MADDE 20-
1086 sayılı Kanunun 422 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 422-
Kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama
giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet
ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkum edilebilir. Vekâlet ücretinin
miktarı hakkında uyuşmazlık çıkması veya mahkemece miktarının fahiş bulunması
hâlinde, bu miktar doğrudan mahkemece takdir olunur.
Kötüniyet
sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan tarafa ayrıca mahkemece
beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu
hâllere vekil sebebiyet vermiş ise idarî para cezası vekil hakkında uygulanır.”
MADDE 21-
1086 sayılı Kanunun 576 ncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Dava sabit
olmadığı takdirde müddeiden, kendisinden dava olunan hâkimin duçar olduğu maddi
ve manevi zarar ve ziyan için takdir olunacak münasip bir tazminatın tahsiline
hükmolunur. Ayrıca davacıya, mahkemece beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 22-
11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına
Dair Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25-
Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta
tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 23-
1219 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 26- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanat salahiyeti olmayan veya her ne suretle
olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip sanatını icra ederse,
beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 24-
1219 sayılı Kanunun 27 nci
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27- 5,
6, 10, 12, 15, 23 ve 24 üncü maddeler ahkamına riayet etmeyen tabiplere yüz Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 25-
1219 sayılı Kanunun 28
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28-
Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl
veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene
ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet
sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma,
hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis
cezasına mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı sanat
etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu bilmuayene
tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek
Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diplomaları geri alınır.”
MADDE 26-
1219 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 41-
Kişisel çıkar amacı olmasa bile diplomasız olarak diş hekimliği mesleğine
ilişkin herhangi bir muayene veya müdahale yapan, diş hekimliği klinik
hizmetleri ile ilgili işyeri açanların meslek icraları durdurulur. Bu kimseler
hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.”
MADDE 27-
1219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42- Bu
Kanunun ahkamına tevfikan icrayı sanata salahiyeti olmayan veya her ne suretle
olursa olsun icrayı sanattan memnu bulunan bir tabip veya diş tabibi veyahut
dişçi, dişçilik sanatını icra ederse beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 28-
1219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44- 29
uncu maddede hududu gösterilen icrayı sanat salahiyetini tecavüz eden veya 33,
35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddeler ahkamına riayet etmeyen diş tabipleri veya
dişçilere yüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
verilir.”
MADDE 29-
1219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Diş
hekimliği mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde
belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl
veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene
ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet
sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet,
irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma,
hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis
cezasına mahkûm olmamak gerekir.
İcrayı sanata
mani ve gayri kabili şifa bir marazı akli ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün
eden diş tabibi ve dişçiler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı
Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diploma veya
ruhsatnameleri geri alınır.”
MADDE 30-
1219 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 54-
Diploma veya belgesi olmadığı hâlde ebeliği sanat ittihaz edenlere, fiilleri suç
oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 31-
1219 sayılı Kanunun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 55- Bu
Kanunun 47, 49, 50 ve 53 üncü maddelerindeki şeraiti ifa etmemiş olan veya
muvakkaten menedilmiş oldukları hâlde icrayı sanat eden ebelere yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
MADDE 32-
1219 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 56- 51
inci maddede zikredilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 51 ve 52 nci
maddeler ahkamına riayet etmeyen ebelere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE 33-
1219 sayılı Kanunun 57 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 57-
İcrayı sanata mani ve gayrikabili şifa bir marazı akli ile maluliyeti bilmuayene
anlaşılan ebeler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek
Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve şahadetname veya vesikası
geri alınır.”
MADDE 34-
1219 sayılı Kanunun 61 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 61-
Ruhsatsız ve izinsiz sünnetçilik edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.”
MADDE 35-
1219 sayılı Kanunun 62 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 62- 60
ıncı madde hükmüne riayet etmeyen sünnetçilere yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE 36-
1219 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67-
Salahiyeti olmadığı hâlde hastabakıcılık eden ve bu unvanı takınanlara yüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 37-1219
sayılı Kanunun 68 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 68- 64
üncü maddede gösterilen icrayı sanat hududunu tecavüz eden veya 65 inci madde
hükmüne riayet etmeyen hastabakıcılara yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE 38-
1219 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70-
Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın,
hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını
alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması
lazımdır. (Veli veya vasisi olmadığı veya bulunmadığı veya üzerinde ameliye
yapılacak şahıs ifadeye muktedir olmadığı takdirde muvafakat şart değildir.)
Hilafında hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
MADDE 39-
1219 sayılı Kanunun 73 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 73-
Protokol defterlerinde tahrifat yapan ve mugayiri hakikat malumat derceylediği
sabit olan tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler Türk Ceza Kanununun
belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE 40-
1219 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
fıkra hükmüne aykırı hareket eden diş protez teknisyenleri, 41 inci madde
hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE 41-
1219 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 8-
Diploması veya meslek belgesi olmaksızın diş protez teknisyenliği mesleğini icra
edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.”
MADDE 42-
14/5/1928 tarihli ve 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununun 18
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 18- 10
uncu maddede yazılı tahlil neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan
maddelerin saf olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı
veya müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imal
edilmiş olduğu anlaşılırsa, fiil suç oluşturmadığı takdirde, ruhsat sahibi ve
müstahzarların bu şekilde imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya
sattıranlara bin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir; ayrıca, ruhsatname geri alınır.”
MADDE 43-
1262 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 19-
Ruhsatsız olarak müstahzar imal edenler veya bu suretle imal edilen
müstahzarları bilerek satan, satışa arzeden veya sattıranlara, müstahzar imaline
salahiyet sahibi oldukları takdirde, beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına
kadar; müstahzar imaline salahiyet sahibi olmadıkları takdirde, binbeşyüz Türk
Lirasından yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu
müstahzarlar kendilerine atfedilen tedavi vasıflarını haiz olmadığı veya bu
vasıfları azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imal
edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza tatbik olunur.
Memleket
dışında yapılmış müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret amacıyla ithal etmek
veya bunların özelliklerini bilerek satmak veya satışa arz etmek veya sattırmak
kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu hükümleri tatbik olunur.”
MADDE 44-1262
sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 20- 18
ve 19 uncu maddelerde mezkûr ahval hariç olmak üzere bu Kanun ahkamına muhalif
hareket edenlere ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezalarına ve diğer idarî yaptırımlara mahallî mülkî amir
tarafından karar verilir.”
MADDE 45-
1262 sayılı Kanunun ek 4
üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 4-
Müstahzarları taklit ederek bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya
kaybedecek ya da kullananların sıhhatine az veya çok zarar verecek surette imal
edenler veya bu suretle imal edildiğini bilerek satan, satışa arzeden veya
sattıranlar, Türk Ceza Kanunu veya diğer ilgili kanun hükümlerine göre
cezalandırılır.”
MADDE 46-
1262 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 6- Bu
Kanunun 18 ve 19 uncu maddelerinde tanımlanan kabahatlerin konusunu oluşturan
müstahzarlara elkonularak, bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir.”
MADDE 47-
24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 110 uncu maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 110-
Zührevi hastalıklardan birine düçar olduğunu bildiği veya görünüşe nazaran
veyahut tedavisi altında bulunduğu tabiplerinin izahatıyla bu hastalıklardan
birine müptela olduğunu bilmesi lazım geldiği halde hastalığı bir diğerine
sirayet ettirenler hakkında bu Kanunda mezkur mücazat tatbik olunur. Frengili
bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir süt anneye emzirtmek
memnudur.”
MADDE 48-
1593 sayılı Kanunun 282 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 282- Bu
Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara
uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk
Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.”
MADDE 49-
1593 sayılı Kanunun 283 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 283- Bu
Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede gösterilen
sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket edenlerle
mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanunla
değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince cezalandırılır.”
MADDE 50-1593
sayılı Kanunun 284 üncü maddesinde yer alan “Ceza Kanununun 263 üncü” ibaresi
“Türk Ceza Kanununun 195 inci” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 51-
1593 sayılı Kanunun 285 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 285- 78
inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve veba ve ruam
kültürleri bulunduranlar elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.”
MADDE 52-
1593 sayılı Kanunun 287 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 287- 101
inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye icabet
etmeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE 53-
1593 sayılı Kanunun 288 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 288- 103
üncü maddedeki mecburiyete riayet etmeyenlere, yüz Türk Lirası idarî para cezası
verilir.”
MADDE 54-
1593 sayılı Kanunun 289 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 289- 109
uncu maddedeki mecburiyete riayet etmeyen tabiplere yüzelli Türk Lirası idarî
para cezası verilir.”
MADDE 55-
1593 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 290- 110
uncu maddede yazılı yasaklara aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanunu
hükümlerine göre cezalandırılır.”
MADDE 56-
1593 sayılı Kanunun 291 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 291- 112
nci maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet
eylemeyenler, Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE 57-
1593 sayılı Kanunun 292 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 292- 137
nci maddede gösterilen mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarilerine ikiyüzelli
Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 58-
1593 sayılı Kanunun 294 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 294-
Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141 inci
maddede gösterildiği veçhile müştereken tespit edilen nizamnamede mündemiç
levazım ve saireyi bulundurmayan ve yolcuların selamet ve emniyetini temin
eyleyecek tedbirlere riayet etmeyen gemi sahip veya süvarilerine dörtyüz Türk
Lirası idarî para cezası verilir ve bu levazım ikmal edilinceye kadar gemilerin
seyrüseferlerine mümanaat olunur.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
MADDE 59-
1593 sayılı Kanunun 295 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 295- 179
uncu maddede zikredilen nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve İktisat
Vekaletlerince müştereken tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş sahiplerine
beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu yüzden şahsî veya umumi zarar
hasıl olduğu takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı kanuniye ifa edilir.”
MADDE 60-
1593 sayılı Kanunun 296 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 296- 185
inci maddedeki memnuiyet hilafına hareket edenler altı aya kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.”
MADDE 61-
1593 sayılı Kanunun 297 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 297- 186
ve 187 nci maddelerdeki fiilleri işleyenler, üç aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 62-
1593 sayılı Kanunun 298 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 298- 205
inci maddedeki mecburiyete riayet edilmeyen mahaller, gerekli yükümlülükler
yerine getirilinceye kadar mahallî mülkî amir tarafından faaliyetten men
edilir.”
MADDE 63-
1593 sayılı Kanunun 299
uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 299- 215
inci maddede zikredilen defin ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden mezar
bekçileri veya ölü sahipleri Kabahatler Kanununun 32 nci maddesine göre
cezalandırılır.”
MADDE 64-
1593 sayılı Kanunun 301 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 301-
Müsaadesiz olarak bir şehir ve kasabadan diğerine ölü nakledenler Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesine göre cezalandırılır.”
MADDE 65-
1593 sayılı Kanunun 302 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 302-
Belediyelerce 252 nci maddeye tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik edilmeden
sahip oldukları binaları iskan ettirenler veya icara verenlere yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir.”
MADDE 66-
15/5/1930 tarihli ve 1608
sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkâmı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve
486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 1-
Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin
verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif
hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya
emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler
Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin
menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.
Belediye
encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da
emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması hâlinde,
masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye
tarafından yerine getirilir.”
Bu madde
hükümleri ilgili kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde uygulanır.”
MADDE 67-
1608 sayılı Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 2-
Belediyelerin karar organları veya ilgili komisyonlar tarafından mevzuata uygun
olarak belirlenen yolcu nakil araçlarına ilişkin ücret tarifelerine uymayan
kişi, belediye encümeni tarafından ikiyüzelli Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî para cezasıyla cezalandırılır.”
MADDE 68-
10/6/1930 tarihli ve 1705 sayılı Ticarette Tağşişin Men’i ve İhracatın
Murakabesi ve Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 6- Bu
Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan kararlara ve düzenlemelere aykırı
hareket edenlere, tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, beşyüz Türk Lirasından
yirmibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ayrıca, sınai
veya ticari tesiste ya da ürünlerde, bu Kanun uyarınca ilgili Bakanlıkça alınan
karar ve düzenlemelere uygunluk sağlanması için zamana ihtiyaç bulunması
hâlinde, bu eksiklikler giderilinceye kadar sınai ve ticari faaliyetin
durdurulmasına karar verilebilir.
Ürünlerin,
ikinci fıkra uyarınca verilen süre içerisinde alınan karar veya düzenlemelere
uygun hâle getirilmemesi hâlinde bunların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.”
MADDE 69-
1705 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 9- Bu
Kanunun hükümlerine göre idarî yaptırım kararı mahallî mülkî amirler tarafından
verilir.”
MADDE 70-
24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanununun 35 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 35- 34
üncü maddede mezkur ihtar hükümlerini tayin olunan zamanda yapmayan hususi
hastanelerin işletenlerine beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilmekle
birlikte, ihtarı mucip olan noksanlar, hastaların tedavi ve istirahatine müessir
olduğu takdirde ayrıca 36 ncı madde hükmü de tatbik olunur.”
MADDE 71-
2219 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde yer alan “müdürler seksenyedimilyon lira
idarî para cezasıyla cezalandırılır.” ibaresi “müdürlere bin Türk Lirası idarî
para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 72-
2219 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan “müdürlerinden
yüzyetmişdörtmilyon lira idarî para cezası alınır.” ibaresi, “müdürlerine ikibin
Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 73-
2219 sayılı Kanunun 42 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 42-
Yatan hastalardan 26 ve 27 nci maddelere aykırı olarak fazla ücret alan hususi
hastanelerin işletenlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca,
fazla tahsil edilen ücret geri alınarak ilgililere iade edilir.”
MADDE 74-
2219 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 43- 29
uncu maddede yazılan cerrahi ameliyeleri aynı maddede yazılı tetkik ve
tedavileri yapılmadan icra eden tabiplere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde,
beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Eğer bu suretle cerrahi ameliye
yapılan hasta vefat eder ve vefatın ameliyattan evvel yapılması lazım ve mümkün
olan şartların ifa edilmemesinden ileri geldiği meydana çıkarsa cerrahi
ameliyeyi icra eden tabip hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik
olunur. 29 uncu maddenin son fıkrasında yazılı zaruri sebeple ameliyattan evvel
ifa edilmeyen şartlardan ve bunların neticelerinden dolayı cezaya hükmolunmaz.”
MADDE 75-
2219 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 44-
Tedavisini üstüne aldığı hastaları, yerine vekil bırakmadan izinsiz olarak kendi
arzularıyla terkederek bu hastaların tedavisiz kalmalarına sebep olan, 11 inci
maddede yazılan mütehassıs tabiplere ikibin Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Eğer bu suretle tedavisiz bırakılmak neticesi olarak hasta kişinin
hastalığının ağırlaşması veya ölmesi halinde mes’ul mütehassıs tabip hakkında
Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri tatbik olunur.”
MADDE 76-
2219 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 45- Bu
Kanun ve 21 inci maddede yazılan nizamname ile tayin olunan mecburiyetleri
yapmayan veya memnuiyetlere aykırı hareketlerde bulunanlara bin Türk Lirası
idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
MADDE 77-
12/6/1933 tarihli ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında
Kanunun 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve
bu fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İzin belgesi
almadan ya da izin belgesi almasına rağmen bilerek belgesinde belirtilen alandan
fazla yerde veya izin belgesinde kayıtlı yerden başka yerde kenevir ekimi yapan
kişi, elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.”
“Münhasıran
esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapan kişi bir yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu madde kapsamında ekim yapma ibaresinden,
tohumun toprağa ekilmesinden ürünün hasadına kadarki süreç anlaşılır.”
MADDE 78-
2313 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 24-
Uyuşturucu maddeleri 15 inci maddede zikredilenlerden başkalarına satan ecza
ticarethaneleri sahip ve mesul müdürleri ile tabip reçetesi olmadan satan eczane
sahip veya mesul müdürleri Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri uyarınca
cezalandırılır.”
MADDE 79-
2313 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 25- 17
nci maddede yazılı vesikaları almayı ihmal eden veya saklamayan yahut bu Kanunda
zikredilen defterleri tutmayan ecza ticarethaneleri sahip ve mesul müdürlerine
mahallî mülkî amir tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.”
MADDE 80-
2313 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Birinci
fıkrada belirtilen maddelerden herhangi birini izinsiz imal, ithal ve ihraç
edenler, nakledenler veya bulunduranlar, satın alanlar veya satanlara, mahallî
mülkî amir tarafından onbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî
para cezası verilir. Ayrıca, bu maddelerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.
Birinci fıkrada
belirtilen maddelerden herhangi birini, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
imalatında kullanılmak amacıyla imal, ithal veya ihraç edenler, nakledenler veya
bulunduranlar, satın alan veya satanlar, Türk Ceza Kanununun 188 inci maddesine
göre cezalandırılır.”
MADDE 81-
21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun 10
uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10-
Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimleri müddeti içinde vermeyenlere
mahallî mülkî amir tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Ayrıca, verilmesi gereken basma yazı ve resimlere elkonularak Milli Eğitim
Bakanlığına devredilmek üzere mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.”
MADDE 82-
27/1/1936 tarihli ve 2903 sayılı Pamuk Islahı Kanununun 7 nci maddesinin birinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bu Kanun
hükümlerine aykırı hareket edenlere mahallî mülkî amir tarafından üçyüzelli Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 83-
11/6/1936 tarihli ve 3039 sayılı Çeltik Ekimi Kanununun 11 inci maddesinin
ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“İzinsiz ve
fakat kanunun hükümlerine uygun olarak çeltik ekenlere ektikleri her dekar için
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. İzinsiz yapılan çeltik ekimi aynı
zamanda bu Kanunun ve bu Kanuna göre yapılacak idarî ve fenni talimatların
hükümlerine uygun olmazsa, ekilen her dekar için yüz Türk Lirası idarî para
cezası verilir. Ayrıca, komisyonca gerek görülmesi ve karar verilmesi hâlinde
zabıta kuvvetleriyle bu gibi çeltikliklerin suyu da kesilir.”
MADDE 84-
3039 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Sıhhi zararı
olduğu hâlde istenildiği zaman sularının tamamen ve az zamanda boşaltılmasını
temin edecek savakları olan bendlerin uzaklığı kesik sulama usulünde olduğu
gibidir. Bu bendlerin çeltik arkları gibi muayyen zamanlarda açılıp sulara
serbest akıntı verilmesi gerekir. Bu hükümlere aykırı hareket edenlere, ikiyüz
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Çeltik biçildikten sonra ertesi yıl ekim
hazırlıklarına başlanıncaya kadar çeltikliklerin yine su altında bırakılması
yasaktır. Ancak milleme, zararlı hayvanların öldürülmesi gibi maksadlarla sıtma
sürfelerinin yaşamayacağı kış ayları içinde bu yerlerin su altında bırakılmasına
komisyonca izin verilebilir. Başka zamanlarda ise bir haftaya kadar izin
verilebilir. Bunun aksini yapanlara her dekar için on Türk Lirası idarî para
cezası verilir.”
MADDE 85-
3039 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 22-
Kesik sulama tatbik olunan yerlerde çeltik komisyonunun tespit ettiği zamanlarda
çeltik tarlalarını tamamen susuz bırakmayanlara ve bu maksadlarla suyu kesik ana
arkların suyunu açmak teşebbüsünde bulunanlara yüzelli Türk lirası idarî para
cezası verilir ve tekrarında bunları yapanların suları büsbütün kesilir.”
MADDE 86-
3039 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 27-
Çeltikliklerde çalıştırılan işçilerin sıhhatlerinin korunması için konulan
hükümlere aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri
yapmayanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Tekrarlayanlara bu ceza
verilmekle beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.”
MADDE 87-
3039 sayılı Kanunun 28 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 28- Bu
Kanun hükümleri içinde çeltikliklerin yeniden yapılması, idare ve ıslahı,
suların sevk ve idaresi ve bunun gibi hususlar hakkında bu Kanunda yazılı
yasaklara aykırı hareket edenlere veya mükellef oldukları vazifeleri yerine
getirmeyenlere ve çeltik komisyonu kararlarını yapmayanlara yüz Türk Lirası
idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu fiilin tekrarı hâlinde bu ceza verilmekle
beraber komisyonca bunlara çeltik ekimi yasak edilir.”
MADDE 88-
3039 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 30- Bu
Kanunda yazılı idarî para cezalarına çeltik komisyonlarınca karar verilir.”
MADDE 89-
3039 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31- Bu
Kanun hükümlerine göre verilen idarî para cezaları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu
hükümlerine göre tahsil olunarak ilgili il özel idaresinin hesabına aktarılır.
Hususi
idareler, buna karşı her yıl bütçelerine çeltik ekimi için, çeltik komisyonunca
yapılacak masrafa karşılık olmak üzere gelir kısmına koyduğu gelir kadar masraf
kısmına da aynı tahsisatı koymak mecburiyetindedir. Şu kadar ki, hususi
idareler, herhangi bir zamanda gelirden karşılığı olmadıkça sarfiyat yapamazlar.
Her yıl içinde kalan para hususi idarelerce çeltik komisyonu emrine o yerin
Ziraat Bankasına yatırılır. Bu para çeltik komisyonunun teklifi ve Ziraat
Vekilliğinin imzasıyla mahallî çeltik işlerinin ileri götürülmesi hususlarında
kullanılır ve yıl sonunda bu sarfiyatın hesabı Ziraat Vekilliğine verilir.
Çeltik
komisyonlarının masrafları için komisyon nam ve hesabına hususi idarelerce
tahsil edilmiş para bulunmadığı takdirde bu işler için icab eden tahsisat Ziraat
Vekilliğince hususi idarelere verilir. Şu kadar ki; masraf geliri aşarsa
karşılığı Ziraat Vekilliği bütçesinde Çeltik Ekimi Kanununun tatbiki masrafı adı
ile açılacak fasıldan hususi muhasebeler emrine tediye olunur.
MADDE 90-
3039 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 33-
Çeltik komisyonunun memur olmayan üyeleri ve mutemet heyetleri üyeleriyle su
korucularına karşı, vazifelerini yaptıkları sırada, suç işleyenler hakkında,
Türk Ceza Kanununun kamu görevlileri aleyhine suç işleyenlere dair olan
hükümleri tatbik olunur.”
MADDE 91-
19/4/1937 tarihli ve 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve
Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 11-
Mütehassıs olduğu hâlde bu Kanunda yazılı müesseseler için izin almayan kişiye
üçbin Türk Lirası; bu müesseseleri açan mütehassıs olmayanlara ise, beşbin Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 92-
3153 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13- 3
üncü maddede adı geçen nizamnamedeki vasıf ve şartlara uygun olmayan cihazları
kullananlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
MADDE 93-
17/12/1937 tarihli ve 3284 sayılı Bazı Maden Hurdalarının Dışarı Çıkarılmasının
Yasak Edilmesi ve Satın Alınması Hakkında Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 7-
Yasaklanmış olmasına rağmen, 1 inci maddede yazılı hurdaları;
a) Yurt dışına
çıkarmaya teşebbüs edenlere bin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar,
b)Yurt dışına
çıkaranlara hurdanın piyasa değerinin iki katı,
idarî para
cezası verilir.
Ayrıca, birinci
fıkranın (a) bendinde sayılı kabahat konusu eşyaya elkonulur ve mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilir.
Bu maddede
yazılı olan idarî yaptırım kararları mahallî mülkî amir tarafından verilir.
Mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine karar verilen hurda, askerî fabrikalara teslim edilir.”
MADDE 94-
17/6/1938 tarihli ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 8 inci
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
madde hükümlerine aykırı harekette bulunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 95-
20/6/1938 tarihli ve 3468 sayılı Pul ve Kıymetli Kağıtların Bayiler ve Memurlar
Vasıtasiyle Sattırılmasına ve Bunlara Satış Aidatı Verilmesine Dair Kanunun 5
inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5- Pul
ve kıymetli kâğıt bayiliği yapabilmek için mahallin en büyük maliye memurundan
ruhsat tezkeresi almak şarttır. Noterler ve kendilerine izin verilen memurlar bu
kayidden müstesnadır.
Ruhsat
tezkeresi almaksızın pul ve kıymetli kâğıt satanlara, almakla yükümlü oldukları
ruhsat tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
İzin almaksızın
pul ve kıymetli kâğıt satan memurlara, bulundukları mahalle mahsus bayi ruhsat
tezkeresi resminin beş misli idarî para cezası verilir.
Pul ve kıymetli
kâğıtları kıymetinden fazla bedelle satanlara fazla bedelle sattığı pul ve
kıymetli kâğıt bedellerinin beş misli idarî para cezası verilir. Ancak,
verilecek idarî para cezasının miktarı yüz Türk Lirasından az olamaz. Tekrarı
hâlinde bayilerin ruhsat tezkeresi iptal edilir ve bir daha kendilerine ruhsat
tezkeresi verilmez.”
MADDE 96-
3468 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6- 5
inci maddede yazılı idarî yaptırımlara karar vermeye defterdar veya mal müdürü
yetkilidir.”
MADDE 97-
26/1/1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin
Aşılattırılması Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Bu hükme
aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”
MADDE 98-
3573 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Yukarıdaki
fıkra gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile
zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde hazırlanacak
yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre zeytinliklerine bakmayan
üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 99-
3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Zeytincilik
sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik
sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal
tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez. Bu
sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni
gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri
Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının
uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı
kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk
Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 100-
3573 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 21- Bu
Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına karar vermeye mahallî mülkî amir
yetkilidir.”
MADDE 101-
7/6/1939 tarihli ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun 64 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 64-
Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan, mallarını mevcut olmasına rağmen
vermeyenlerden bu mallar zorla alınır ve haklarında üç aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.”
MADDE 102-
3634 sayılı Kanunun 65 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 65- Bu
Kanun mucibince salahiyettar makamlara bildirmeğe mecbur oldukları hususatı
suiniyetle yanlış olarak bildirenler haklarında üç aya kadar hapis cezasına
hükmolunur.”
MADDE 103-
3634 sayılı Kanunun 67 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 67- 27
nci maddede yazılı mecburiyetlere riayet etmeyenlere mahallî mülkî amir
tarafından ikiyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 104-
3634 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Kanunun 1 inci
maddesinde yazılı hâllerde milli müdafaa mükellefiyetine tabi tutulduğu
sahiplerine tebliğ edilen her türlü nakil ve cer vasıtalarını, kabul edilebilir
bir sebebe dayanmaksızın milli müdafaa mükellefiyeti komisyonunun tayin ettiği
müddet zarfında bildirdiği yerde bulundurmayanlar, yirmi günden az olmamak üzere
adlî para cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 105-
3634 sayılı Kanunun 69 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 69-
Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan madenleri işletenler mükellefiyet
emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra çıkarmış oldukları madenleri ciheti
askeriyenin müsaadesi olmaksızın başkalarına vermiş olanlar, birinci fıkra
hükmüne göre verilen hapis cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı suçun
konusunu oluşturan madenlerin piyasa değerinden az olamaz.”
MADDE 106-
3634 sayılı Kanunun 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 70-
Milli Müdafaa mükellefiyetine tabi tutulan sınai müesseselerin sahipleri veya
işletenleri mükellefiyet emrini suiniyetle yapmadıkları takdirde altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Milli Müdafaa
mükellefiyetinin tatbikinden sonra ciheti askeriyenin müsaadesi olmaksızın
başkalarına mamul veya mahsul verenler, birinci fıkra hükmüne göre verilen hapis
cezasının yanı sıra beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ancak, verilecek adlî para cezasının miktarı suçun konusunu oluşturan mamul ve
mahsullerin piyasa değerinden az olamaz.”
MADDE 107-
3634 sayılı Kanunun 71 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 71-
Manevralarda atış yapılan ve hususi işaret ve alametlerle girilmesi yasak edilen
yerlere girenler ve bu mahallere hayvan sokanlara mahallî mülkî amir tarafından
elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
MADDE 108-
5/7/1939 tarihli ve 3670 sayılı Milli Piyango Teşkiline Dair Kanunun 13 üncü
maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 13-
Biletlerin, üzerinde yazılı kıymetlerden daha yüksek fiyatla satılması memnudur.
Hilafına hareket eden bayiler yüksek fiyatla sattıkları beher bilet için ikiyüz
Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılacakları gibi bayilik
ruhsatnameleri de o yerin en büyük mülkî amiri tarafından geri alınır.
Bu Kanunda
yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”
MADDE 109-
2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun 10
uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10- Bu
Kanunda yazılı istisnalar ile idarî para cezaları dışında koruma veya ihtiyar
meclislerinin bu Kanun hükümlerine göre verecekleri kararlar aleyhine alakalılar
tarafından kararın kendilerine tebliği tarihinden itibaren on gün zarfında
murakabe heyetine müracaat ve itiraz olunabilir. Murakabe heyetinin verdiği;
a) İdarî para
cezasına ilişkin kararlarına karşı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre,
b) Diğer
kararlarına karşı bu Kanun hükümlerine göre,
kanun yoluna
başvurulabilir.”
MADDE 110-
4081 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine “çıkarmak” ibaresinden sonra gelmek üzere
“disiplin” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 111-
4081 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 23- Bu
Kanun ile vazifedar olanların vazifeleri dolayısıyla işledikleri suçlarla ilgili
olarak Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin hükümleri tatbik olunur.
Bu gibilerin
ifa ettikleri vazifeden dolayı kendilerine karşı görevleriyle bağlantılı olarak
işlenen suçlar kamu görevlileri aleyhine işlenmiş sayılır.”
MADDE 112-
4081 sayılı Kanunun 31 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 31-
Murakabe heyetlerinin 8 inci maddenin (V) numaralı bendine göre ittihaz
edecekleri tedbirlere aykırı harekette bulunanlara, koruma veya ihtiyar
meclislerince elli Türk Lirasından ikiyüzelli Türk Lirasına kadar idarî para
cezası verilir.
Sahip bulunduğu
hayvanları mahallî adetlere aykırı olarak başıboş bırakan kişiye, koruma veya
ihtiyar meclisi tarafından, başıboş bırakılan her bir hayvanla ilgili olarak on
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ancak her defasında verilecek ceza ikiyüz
Türk Lirasından fazla olamaz.
Bu Kanun
hükümleri uyarınca verilen idarî para cezalarından tahsil edilen miktarın tamamı
koruma sandığına irat kaydolunur.”
MADDE 113-
14/1/1943 tarihli ve 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma
Kanununun 15 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Davet anında
köy ve kasabalarında bulunup da sıhhi vaziyetleri müsait olduğu hâlde ve başkaca
makbul bir sebep olmaksızın bu davete icabet etmeyenler ile gidip çalışmayanlar,
kaymakam veya valinin kararıyla Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca
cezalandırılır.
6 ncı maddede
yazılı memurlardan hadise mahalline yardımcı göndermeyenlerle bu Kanunun
hükümlerini tatbikte ihmali görülenler Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesinin
ikinci fıkrasına göre cezalandırılır.”
MADDE 114-
16/7/1943 tarihli ve 4473 sayılı Yangın, Yersarsıntısı, Seylap veya Heyelan
Sebebiyle Mahkeme ve Adlîye Dairelerinde Ziyaa Uğrayan Dosyalar Hakkında
Yapılacak Muamelelere Dair Kanunun 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“MADDE 35- Bir
işe ait vesika kimin elinde ise o kimse yenilemeyi yapan merciin emriyle bu
vesikayı vermeğe mecburdur. Bu makamlarca vesika asıllarının alıkonulmasına
lüzum görülmezse suretleri alınarak aslı iade edilir. Asılları alıkonulan
vesikaların suretleri bedava tasdik olunur. Mahkeme veya büro veya tetkik mercii
tetkik ettiği maddeye müteallik olarak hakiki ve hükmi her şahıstan lüzum
gördüğü her suali sorabilir. Bu suallere doğru olarak ve tayin edilen müddette
cevap vermek mecburidir. Bu müddet beş günden aşağı ve yirmi beş günden yukarı
olamaz.
Bu Kanun
kapsamına giren belgeleri, açıkça istenmesine rağmen, kendisinde bulunduğu hâlde
yetkili kamu görevlisine vermeyen kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.
Bu Kanun
kapsamına giren belgelerle ilgili bilgileri açıkça istenmesine rağmen, yetkili
kamu görevlisine vermeyen veya yanlış bilgi veren kişi üç aydan iki yıla kadar
hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu madde
hükümleri bir doğal veya sosyal felaket dışında herhangi bir sebeple belgelerin
yok olması veya kaybedilmesi hâlinde de uygulanır.
Bu maddede
yazılı suçlar bir avukat tarafından yapılmışsa doğrudan doğruya veya yukarıda
belirtilen makamlardan verilecek müzekkere üzerine hakkında baro tarafından
ayrıca disiplin cezası dahi tayin olunur.