Kalkınmada Temiz Enerji

TÜRKİYE

LPG ENDÜSTRİ RAPORU

Ocak 2007


 

Tarih: Ocak 2007

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Dünya LPG Birliği (WLPGA) tarafından 2002 yılından itibaren 6 ülkede uygulanan ‘Likit Petrol Gazı’nın Kırsal Alanda Yaygınlaştırılması’ projesinin 2006 yılında başlayan Türkiye ayağı ‘Kalkınmada Temiz Enerji’ adıyla hayata geçirilmektedir. Bu kapsamda 15-17 Ocak 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek çalıştayda potansiyel projeler geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Hazırlayan : Kaan ESİN


 

2

İÇİNDEKİLER

 

1. KALKINMADA TEMİZ ENERJİ ..........................................................................4

2. TÜRKİYE ENERJİ GELİŞİMİ ..............................................................................5

2.1. Genel Bakış ....................................................................................................5

2.2. Enerji Gelişimine Genel Bakış ......................................................................5

3. TÜRKİYE LPG PAZARI ....................................................................................10

3.1 Pazar Hacmi/Talep .......................................................................................10

3.2 LPG Tedariği ................................................................................................13

3.3 Dağıtım Şirketleri / Pazar Payları ................................................................14

4 TEDARİK ve DAĞITIM / TÜPLER ....................................................................16

4.1 Yerel Tedarik ve Dağıtım Sistemi ...............................................................16

4.2 Tüpler ............................................................................................................16

5 YAPI /POLİTİKA/GÜVENLİK/STANDARTLAR ................................................18

5.1 Endüstri Yapısı .............................................................................................18

5.2 Yapısal Düzenleme ......................................................................................18

5.3 Devlet Politikası ...........................................................................................19

5.4 Güvenlik ........................................................................................................20

5.5 Standartlar ....................................................................................................21

6 LPG FİYATLANDIRMA/ DİĞER YAKITLAR/ EKİPMANLAR ..........................23

6.1 LPG Fiyatlandırması ....................................................................................23

6.2 Diğer Yakıtlar ................................................................................................23

6.3 LPG Alet ve Ekipmanları .............................................................................24

7 ELEŞTİRİLEN KONULAR/ENGELLER/STRATEJİLER ..................................26

7.1 LPG Fiyatlandırma .......................................................................................26

7.2 Rakip Yakıtlar ...............................................................................................26

7.3 Devlet Enerji Politikası ................................................................................26

7.4 LPG Tüpleri ..................................................................................................27

7.5 LPG Aletleri ..................................................................................................27

7.6 Kırsal Bölgelerde LPG’ye Ulaşım İmkanı ...................................................27

7.7 Güvenlik ........................................................................................................28

7.8 Güvenlik Standartlarının Uygulaması ........................................................28

8 TABLO LİSTESİ ...............................................................................................29

9 ŞEKİL LİSTESİ .................................................................................................30


 

3

1. KALKINMADA TEMİZ ENERJİ

 

WLPGA ve UNDP’nın işbirliği ile kırsal bölgelerde yaşamakta olan insanların daha çağdaş enerji ve yaşam koşullarına kavuşması amacıyla LPG kullanımının arttırılması öngörülmüştür. Daha önce 6 pilot ülkede (Gana, Honduras, Çin, Güney Afrika, Vietnam, Fas ) uygulanmış olan projenin 7. ‘sine Türkiye’de başlanmıştır.

Türkiye’de nüfusun çoğunluğu tarafından 1960 yılından beri kullanımı günden güne artarak çoğalan LPG günümüzde 13.5 milyon hanede yaklaşık 1.5 milyon araçta kullanılmaktadır. Dünya’nın en sağlıklı ve temiz yakıtlarından olan LPG geçmişteki hızlı yükselişinin yerini durağan bir sürece bırakmıştır. Bu sürecin durağan oluşu Dünyada büyüyen enerji piyasası ve artan enerji talebi gözönüne alındığında pazar kaybı anlamına geleceğinden sorunların hızla tesbiti ve çözümünü gerekli hale getirmiştir.

WLPGA VE UNDP işbirliğinin ürünü olan ”LP Gas Rural Energy Challenge Programme“ çatısı altında günümüzde LPG nin kırsal bölgelerde desteklenmesini sağlamak ve önündeki engellerin kaldırılarak kırsal bölgelerde yaşayan insanlarla buluşturmak amaçlanmıştır.

Raporda yer alacak olan bilgiler aşağıda belirtilen kaynaklardan elde edilmiş güncel bilgilerdir.

Kaynaklar : Türkiye LPG Derneği (TLPGD), PETDER (Shell, BP, Total ) Aygaz, İpragaz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü Kurumu (TSE), Elektrik işleri Etüt İdaresi (EİE), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)


 

4

2. TÜRKİYE ENERJİ GELİŞİMİ

2.1. Genel Bakış

 

Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarının birleştiren bir köprü konumundadır.Birbirinden farklı kültür ve medeniyetleri biraraya getiren Türkiye Cumhuriyeti gerek jeostratejik gerekse jeopolitik konumu nedeniyle bölgenin ekonomik ve stratejik değeri olan önemli bir ülkesidir. Doğusunda Gürcistan, Ermenistan,Azerbeycan/Nahcivan ,İran güneyinde Irak ve Suriye batısında ise Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur. Türkiye’nin karasal yüzölçümü 780.000km2 olup 2005 yılında yapılan istatistiklere göre nüfusu 73.5 milyon kişidir. Toplam nüfusun %49.8’i erkek, % 50.2’si kadınlardan oluşmaktadır. Nüfusun %53.4’ü 30 yaşın altında bir nüfus yoğunluğuna sahip olup Avrupa’nın en genç nüfuslarından birine sahiptir. Yıldan yıla hızla büyüyen ekonomisi ile Türkiye de 2006 yılı enflasyon oranı T.C. Merkez Bankası beklentilerine göre sene sonuna kadar %9.63 olacağı tahmin edilmektedir. En son istatistik ve değerlendirmelere göre kişi başına düşen milli gelir 2006 yılı için yıllık 5.202$ öngörülmektedir.

2.2. Enerji Gelişimine Genel Bakış

 

1935 yılında maden kaynaklarının araştırılması için kurulan Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü, elektrik ve enerji kaynaklarının araştırılması için EİE, bu üretim işletmelerin finansmanı içinde Etibank kurulmuştur. Türkiye’de birincil ve ikincil enerji kaynakları olarak ele alınan kaynaklardan birincil enerji kaynaklarına içinde petrol, doğalgaz ve kömürü sayabiliriz, bunlar yenilenmeyen enerji kaynaklarıdır. Hidrolojik enerji, rüzgar enerjisi ve güneş enerjisi vs. ise yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Türkiye’de enerji üretiminde üretim payındaki sırasıyla doğalgaz, linyit, akaryakıt,hidrolik ve taş kömürü kullanılmaktadır. Enerji üretimi büyük oranda kamu kuruluşları tarafından gerçekleştirilmektedir. Üretimin talebi karşılayamadığı yerdede ithalat yapılmakta olup bunlar içinde en büyük payı Petrol ve Doğalgaz almaktadır.

Mevcut Enerji Rezervleri-Üretim ve Tüketim Düzeyleri aşağıda belirtildiği gibidir.

Enerji Kaynakları

Toplam Rezerv

Taş kömürü (Milyon ton)

1.126

Linyit (Milyon ton)

8.075

Hidrolik (GWh)

125.000

Ham Petrol (Milyon ton)

41,8

Doğalgaz (Milyar m3)

8,7

 

Tablo 1. Türkiye Enerji Rezervleri 2002 1

Elektrik enerjisi üretiminde enerji kaynak girdileri ve üretilen elektrik 2006 yılı Kasım ayı rakamlarına göre yukarıdaki tabloda belirtildiği gibidir. Üretim 145.132.632 MWh iken tüketim 143.836.186 MWh olarak gerçekleşmiştir. Elektrik enerjisinin % 42,79'u sanayide, %25,34'ü meskenlerde, % 14,26’sı ticarethanelerde, % 4,34’ü resmi dairelerde, % 2,07’si sokak aydınlatmasında, % 1,69’u şantiyelerde % 1,66’sı tarımsal sulamada ve % 7,85’i ise diğer ve doğrudan satışlar olarak tüketilmiştir.

1  www.enerji.gov.tr


 

5

 

Enerji Kaynakları

Birim

Üretim

Tüketim

Fuel Oil

(MWh)

4.306.279

Motorin

(MWh)

12.268

Taş kömürü

(MWh)

2.377.462

Kömür(ithal)

(MWh)

8.997.271

Linyit

(MWh)

26.053.771

Doğalgaz

(MWh)

63.836.111

Jeotermal

(MWh)

85.125

LPG

(MWh)

376.776

Nafta

(MWh)

1.728.919

Biogaz

(MWh)

31.342

Hidrolik

(MWh)

37.161.493

Rüzgar

(MWh)

101.509

Diğer

(MWh)

64.306

Toplam

(MWh)

145.132.632

143.836.186

           

 

Tablo 2.Türkiye’deki Enerji Üretim ve Tüketimi 2006 2

Yukarıdaki tabloda yeralan ana enerji kaynakları incelendiğinde doğalgaz ın en büyük enerji kaynağı olduğu görülmektedir. Bunun geçmişine baktığımızda, Türkiye 70 ‘li yıllardaki petrol krizlerinden sonra enerji sektörü bağlantılarını gaz sektörü ile kademeli olarak genişletmeye başlamıştır. Bu gelişim doğalgazın önemini hızla arttırmıştır. Çevre politikalarında önem kazanmaya başlayan enerji kullanımının neden olduğu kirliliğin azaltılması veya ortadan kaldırılma düşüncesi, diğer fosil yakıtlara göre daha az kirlilik emisyonuna sahip olan doğalgazın tercih edilmesine neden olmuştur.

Türkiye 18 Eylül 1984 yılında SSCB ile bir sevkiyat anlaşması imzalamış ve yapılan Türkiye doğalgaz kullanım etüdü ile tüketim potansiyeli açısından Kuzeybatı Anadolu bölgesi uygun görülmüştür. 26 Ekim 1986 da başlayan ana iletim hattı bağlantısı ile 1988 yılında Ankara’da kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye’nin yıllık ihtiyacı olan doğalgaz 26.5 milyar m3‘tür. Bunun büyük kısmı ithalat ile karşılanmaktadır. Ayrıca 2006 yılı Eylül ayında TPAO tarafından yapılan sondajlar sonucunda Trakya bölgesi Lüleburgaz ili civarında 12 kuyu açılmış 9’unda doğalgaz bulunmuştur. Bununla birlikte yurtiçi toplam üretiminin 416 milyon metreküpe çıkması hedeflenmiştir.

Hidrojen Enerjisi; ile ilgili çalışmalar sürdürülmekte çevreci ve sürdürülebilir en ileri teknoloji ürünü olan Hidrojen yenilenebilir enerji kaynağı olarak Türkiye’nin gündemindedir. Hidrojen içten yanmalı motorlarda doğrudan kullanımının yanısıra katalitik yüzeylerde alevsiz yanmaya da uygun bir yakıttır. Dünya’daki gelişim hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı yakıt pili teknolojisi doğrultusundadır. Yakıt pilleri, taşınabilir bilgisayarlar, cep telofonları gibi mobil uygulamalar için kullanılabildiği gibi elektrik santralları için de uygun güç sağlayıcılardır. Yüksek verimlilikleri ve düşük emisyonları nedeniyle, ulaşım sektöründe de geniş kullanım alanı bulmuşlardır

Nükleer Enerji; üretimi 31 ülkede 439 Nükleer Reaktörde sürdürülürken dünya elektrik ihtiyacının %16’sını karşılamaktadır. 56 ülkede 284 araştırma reaktörü mevcuttur. Bu reaktörlerden 4 adedi Türkiye’de bulunmakta olup bunlardan 2 tanesi aktif, 1 tanesi çalışmaz halde, 1 tanesi ise proje lisanslanması aşamasındadır.

2  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,TÜİK


 

6

Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Rüzgar Enerjisi; ile ilgili etütler elverişli bölgelerde Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müd.lüğü tarafından yapılmaktadır. Kurulmuş olan Rüzgar Enerjisi Gözlem İstasyonları toplanan verileri periyodik aralıklarla veri toplama sistemleri yardımıyla değerlendirilmekte ve buna göre optimum bölgeler belirlenmektedir. 1970-80 yılları arasında alınan kayıtlar değerlendirilmiş ve ülke genelindeki doğal rüzgar enerjisi dağılımı genel hatları ile belirlenmiştir. Halen 2006 yılının bu günlerine kadar yap-işlet devret ve Serbest Üretim Şirketleri tarafından 101.509 MWh elektrik üretimi sağlanmıştır.

Güneş Enerjisi; potansiyeli açısındanda zengin imkanlara sahip Türkiye’nin yıllık ortalama toplam güneşlenme süresi 2640 saat (günde 7.2 saat) olup ortalama ışınım şiddeti ise 1311 kWh/m2-yıl (günlük toplam 3,6kWh/m2) dır. Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güney Doğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir. Ancak, bu değerlerin, Türkiye’nin gerçek potansiyelinden daha az olduğu, daha sonra yapılan çalışmalar ile anlaşılmıştır. 1992 yılından bu yana EİE ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü (DMİ), güneş enerjisi değerlerinin daha sağlıklı olarak ölçülmesi amacıyla enerji amaçlı güneş enerjisi ölçümleri almaktadırlar. Devam etmekte olan ölçüm çalışmalarının sonucunda, Türkiye güneş enerjisi potansiyelinin eski değerlerden %20-25 daha fazla çıkması beklenmektedir.

Türkiye’de güneş enerjisinin en yaygın kullanımı sıcak su ısıtma sistemleridir.Halen ülkemizde kurulu olan güneş kollektörü miktarı 2001 yılı için 7,5 milyon m2 civarındadır. Çoğu Akdeniz ve Ege Bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda yaklaşık 290 bin TEP ısı enerjisi üretilmektedir. Sektörde 100'den fazla üretici firmanın bulunduğu ve 2000 kişinin istihdam edildiği tahmin edilmektedir. Yıllık üretim hacmi 750 bin m² olup bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir güneş kollektörü üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş enerjisi araştırma ve geliştirme konularında EİE'nin yanında Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve üniversiteler (Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Araştırma Enstitüsü, Muğla Üniversitesi, ODTÜ, Kocaeli Üniversitesi, Fırat Üniversitesi) çalışmalar yapmaktadır. Güneş enerjisi verilerinin ölçülmesi konusunda Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü faaliyet göstermektedir. EİE de 1991 yılından bu yana kendi güneş enerjisi gözlem istasyonları kurmaktadır.

Güneş enerjisi ile ilgili standartlar hazırlanması konusunda Türk Standartları Enstitüsü;

- TS 3680-Güneş Enerjisi Toplayıcıları-Düz

- TS 3817-Güneş Enerjisi-Su Isıtma Sistemlerinin Yapım, Tesis ve İşletme Kuralları konulu standartları hazırlamıştır. EİE bu standartların hazırlanmasında görev aldığı gibi, ısıl performans testlerini de gerçekleştirmektedir.

Biogaz Enerjisi; hayvansal ve bitkisel atıkları çoğunlukta doğrudan yakılmakta veya toprağa gübre olarak verilmektedir. Biogaz teknolojisi ise organik kökenli atık/artık maddelerden hem enerji elde edilmesine hem de atıkların toprağa kazandırılmasına imkan vermektedir.

Fayda ve avantajları gözönününe alındığında oldukça verimli bir yakıt cinsi olan biogaz için Türkiye’de yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarına göre mevcut


 

7

potansiyel aşağıdaki tabloda yeralmıştır. Halihazırda biogaz enerjisi ile 31.342 MWh elektrik enerjisi sağlanmıştır (Kemerburgaz çöp sahaları ,İzmit).

 

Hayvan Cinsi

Hayvan Sayısı

(Adet)

Yaş Gübre Miktarı(Ton/Yıl)

Biyogaz Miktarı (M3/Yıl)

Taş Kömürü Eşdeğeri (Ton/Yıl)

Sığır

11.054.000

40.347.100

994.860.000

710.613

Koyun-Keçi

38.030.000

26.621.000

1.901.500.000

1.358.215

Tavuk-Hindi

243.510.453

5.357.207

487.020.906

347.871

Toplam

292.594.453

72.325.307

1.672.030.906

2.416.699

 

Tablo 3.Türkiye’nin Hayvansal Atık Potansiyeline Karşılık Gelen Üretilebilecek Biyogaz Miktarı ve Taşkömürü Eşdeğeri3

Toplam Biogaz Miktarı; 1,67 milyar m3/yıl Fermatör içi sıcaklığın 18 C olması halinde ve optimum fermantör sıcaklığında çalışılması durumunda bu potansiyelin 2,2 – 3,3 milyar m3/yıl arasında olması mümkün görünmektedir.

Hidroelektrik Enerji; elektrik enerjisi tüketiminin o ülke kalkınmışlığının göstergesi olduğu düşüncesi dünyaca kabul görmüş bir gerçektir. 2005 yılında Türkiye’de kişi başına yıllık elektrik tüketimi 2.150 kWh (kilovatsaat) iken ,dünya ortalaması 2.500 kWh, gelişmiş ülkelerde 8.900 kWh, Çin’de 827 kWh, ABD’de ise 12.322 kWh civarındadır. Kalkınma hedefinin anahtarının endüstri olduğunu düşünecek olursak enerjinin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu görebiliriz.

Türkiye’de 1950’lerde yılda 800 GWh (gigavatsaat) enerji üretimi yapılırken, bugün bu oran 200 misli artarak yılda 161.000 GWh’e ulaşmıştır. 36.679 MW (megavat)’a ulaşan kurulu güç ile yılda ortalama olarak 237.000 GWh enerji üretimi mümkün iken; arızalar, bakım-onarım, işletme program politikası ekonomik durgunluk, tüketimde talebin azlığı, kuraklık, randıman gibi sebeplerle ancak 161.000 GWh enerji üretilebilmiştir. Buna göre kapasite kullanımı %68 olmuştur.

Özellikle son yıllarda Türkiye’de doğal gaz kullanımının yaygınlaşması ile, gerek evlerde kullanımı artmış gerekse sanayinin enerji ihtiyacını karşılımak üzere “Doğal Gaz Çevirim Santralları“ kurulmuştur. Bu nedenle son yıllarda hidroelektrikten üretilen enerjinin payı azalmış termik enerji üretiminin payı artmıştır. Avrupa Birliği (AB) üyeliği yolunda olan Türkiye AB Topluluğu enerji politikası olan Yeşil enerjiyi (hidroelektrik, rüzgar, güneş, biyokütle) destekleme tezini benimsemiştir. Bu nedenle enerji politikaları tekrar değerlendirmeye alınmış ve hidroelektrik enerji payının arttırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Hidroelektrik enerji üretim çalışmalarında Devlet Su İşleri (DSİ) planlama ve projelerin hayata geçirilmesi, EİE ise Etüd ve planlama aşamalarını gerçekleştirmektedir.

Türkiye’de teorik hidroelektrik potansiyel 433 milyar kWh, teknik olarak değerlendirilebilir potansiyel 216 milyar kWh, teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilir potansiyel ise 130 milyar kWh olarak hesaplanmıştır. Avrupa Birliği’nin yeşil enerji için uyguladığı vergi indirimleri ve destekleme politikaları ekonomik olarak değerlendirilebilir potansiyelin artmasını sağlayacaktır.

Günümüz itibariyle Türkiye’de 138 adet hidroelektrik santral işletmede bulunmaktadır. Bu santrallar 12. 878 MW’lık bir kurulu güce ve toplam potansiyelin % 36’sına karşılık gelen 46.277 GWh’lık yıllık ortalama üretim kapasitesine sahiptir. 3.962 MW’lık bir kurulu güç ve toplam potansiyelin % 8’i olan 9.779 GWh’lık yıllık üretim kapasitesine

3  EİE Gn. Md.


 

8

sahip 38 hidroelektrik santral halen inşa halinde bulunmaktadır. Geriye kalan 73.877 GWh/yıl’lık potansiyeli kullanabilmek için ileride Türkiye’de 540 hidroelektrik santral yapılacak ve toplam 36 697 MW’lık kurulu güçle hidroelektrik santrallerin toplam sayısı 716 ’ya varacaktır.

Ekonomik durgunluklar dikkate alınmazsa, Türkiye’de elektrik tüketimi her yıl % 8-10 oranında artmaktadır. Bu talebi karşılamak için yeni enerji projeleri için her yıl 3-4 milyar ABD Doları bütçe ayırmak zorundadır. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de enerji yaşamsal bir konudur. Bu nedenlede kendine yeterli, sürekli, güvenilir ve ekonomik elektrik enerjisine sahip olmak için başta hidroelektrik enerji ve diğer dışa bağımlı olmayan alternatifler değerlendirilmektedir.


 

9

3. TÜRKİYE LPG PAZARI

3.1 Pazar Hacmi/Talep

 

LPG’nin Türkiye’deki ilk kullanımı 1960 yılından itibaren başlamış olup ilk LPG dolum tesisi 1961 yılında kurulmuştur. 2000 yılında İtalya’dan sonra Avrupa’nın en büyük 2. pazarı iken büyüme hızına göre Avrupa’nın en hızlı büyüyen pazarı haline gelmiştir. LPG kullanımı 2000 yılında yaklaşık 4.5 milyon tona erişmiş ve ülkedeki tüketimin birincil enerji tüketimi içindeki payıda % 6’ya ulaşmıştır. Ancak 2001 yılındaki ekonomik kriz ve sonrasında LPG’ye uygulanan yüksek vergi politikaları nedeniyle bu seviye 2005 yılında yaklaşık 3.7 milyon tona kadar gerilemiştir.

Bugün uygulanmakta olan politikalar nedeniyle tüplü gaz %3.9, dökmegaz %19.7 oranında pazar daralması göstermekte buna karşılık yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle Otogaz pazarı %8.3 oranında büyümüştür. Kümülatifte bakıldığında ise 2004 yılına göre %1.8 lik bir pazar daralması görülmektedir.

Tüplü ve dökmegaz pazarındaki daralmanın bir diğer sebebi de, uygulanan verginin yüksek oluşu ve bu nedenle doğalgazın girdiği bölgelerde çok avantajlı hale gelmesi dolayısıyla insanların doğalgaz kullanımına yönelmesidir. Doğalgazın ulaşmadığı yerlerde ise tüketiciler diğer yakıt çeşitlerini daha ucuz hatta bedava olması nedeniyle tercih etmektedirler. Yüksek fiyat uygulaması LPG’nin yerine katı yakıt veya kaçak elektriği kullanır hale getirmiştir. Bu nedenledir ki kırsal bölgelerdeki ticari amaçlı LPG kullanan tavuk çiftlikleri ve seralar katı yakıt ve kaçak elektrik kullanımına yönelmiştir. Bütün bunların sonucu olarak da halen Türkiye’de kaçak elektrik kullanımının yıllık 1.5 Milyar $ civarında olduğu bilinmektedir.

Son 3 yılda elektrik fiyatları devlet tarafından sabit tutulmuş, oysa dünya LPG fiyatları arttığı için fiyatları hemen hemen eşit olan bu 2 enerji türünde durum elektrik lehine %30 avantaj haline gelmiştir. Bu durum klima ve elektrikle ısınma pazarında hızla büyümeye yol açmıştır.

LPG halihazırda doğalgazın ulaşamadığı kırsal bölge ve taşrada yaşayan düşük gelir seviyesindeki insanların pişirme, ısınma ve sıcak su edinme amaçlı kullandıkları yakıt türüdür. Evlerde 2kg. - 12kg.lık ve küçük işletmelerde ise 24kg.-45kg. tüpler halinde tüketilmektedir .

Şekil 1.Türkiye LPG Talebi 2005 4

Otogaz

1.751.838

48%

Dökme

383.148

10%

Tüplü

1.557.212

42%

4  Turkiye LPG Derneği


 

10

LPG’nin tüketim segmenti gözönüne alındığında, 2005 yılı rakamlarına göre 1.557 milyon ton tüplü gaz tüketilmiştir. Toplam tüketim içindeki payı %42 dolayındadır. Yaklaşık 383 bin ton olan dökme LPG ise küçük sanayi, esnaf ve evlerde kullanılmakta, toplam tüketimin içinde %10’luk paya sahiptir. Otogaz ise 1.751 milyon ton tüketilmiş , toplam tüketim içinde %48 oranında paya sahiptir.

Türkiye’nin Yıllık LPG Talebi (1999 – 2005)

Pazarın 1999 yılından 2005 yılına kadar olan seyri aşağıdaki tabloda ürün çeşitlerine göre yeralmaktadır.

 

Ürün

1999

2000

2001

2002

2003

2004

2005

TÜPLÜ

2.114.255

2.133.831

1.810.341

1.724.805

1.801.825

1.665.167

1.557.212

DÖKME

893.004

1.067.348

794.052

713.354

646.552

454.066

383.148

OTOGAZ

355.373

1.280.331

1.230.330

1.136.025

1.147.374

1.640.766

1.751.838

TOPLAM(Ton)

3.362.632

4.481.510

3.834.723

3.574.183

3.595.751

3.759.999

3.692,198

 

Tablo 4.Yıllık LPG Talebi5

Devlet tarafından Otogaza uygulanmakta olan ÖTV oranının tüplü ve dökmegazdan daha yüksek olması sebebiyle ürünler arasında geçişler meydana gelmektedir. Bu ürün geçişlerinin tahmini olarak 2004 ve 2005 yılına tekabül eden satış rakamlarında yukarıdaki tabloda olduğu gibi değişiklik yaratacağı düşünülmektedir. Buna göre son iki yıl için tablodaki düzeltme yapılmıştır.Gerçekte tüketilen tüplü ve dökmegazın son iki yılda görüldüğü miktarlarda olduğu kabul edilmektedir.Nisan 2006 tarihinden önce Otogaza uygulanan ÖTV Tüplü ve Dökmegazdan 186$ fazla iken sonrasında bu miktar 88$ seviyesine ve en son uygulamalarla 46$ seviyesine çekilmiştir. Yukarıdaki ürün geçişmelerinin oluşmaması ve kaçakçılığı önlenmesi için bu farkın minimum seviyede tutulması öngörülmektedir. Gerçekleşen satışların bölgesel dağılımına bakıldığında aşağıdaki tablo tüplü gazın şehir merkezi ve kırsal bölgelerdeki satış oranlarını göstermektedir. Buna göre;

Şekil 2.Şehir Merkezi ve Kırsal Bölgelerdeki LPG Talebi

Toplam tüplü LPG tüketiminin %78’i şehirler ve merkez ilçelerde gerçekleşirken kırsal bölgelerin sadece toplam tüketimin %22’sini kullandıkları görülmektedir.

Aşağıdaki tabloda ise, kırsal bölgeler ile şehir ve merkez ilçelerinin nüfus oranlarına göre mukayesesi yeralmaktadır. LPG pazarındaki tüketimin nüfus ile aynı oranda olmadığı görülmekte olup kırsal bölgelerde yaşayan nufus toplam nüfusun %35 iken

78%

Merkezi

Şehir

22%

Kırsal Bölge

5  Türkiye LPG Derneği verileri baz alınarak belirtilmiş rakamlardır(2004-2005 yılı rakamları OTV miktarındaki farklılık nedeniyle ürün geçişleri gözönüne alınarak düzeltilmiştir).


 

11

toplam satış bu bölgelere sadece %22 oranında gerçekleşmiştir. Satın alma gücünün zayıf olması toplam bölgedeki nufusun LPG kullanmasına engel teşkil etmektedir.

 

Şekil 3.Türkiye'deki Şehir Merkezleri ve Kırsal Bölgelerin Nufus Oranı

Batı ve Orta Avrupa’daki LPG Talebi

Bölgedeki diğer ülkeler ve yıllık tüketim gözönüne alındığında ise Türkiye pazarı ve tüketim miktarları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.

Türkiye LPG pazarı 1995 yılında Batı ve Orta Avrupa bölgesinin 6. büyük pazarı iken 1999 yılında 4. , 2000 yılında 2. ve pazarı en hızlı büyüyen ülke oldu. 2005 yılında ise İngiltere’den ve Rusya’dan sonra 3. büyük LPG pazarı olmuştur.

 

1995

1996

1997

1998

1999

2000

2001

2002

2003

2004

2005

Avusturya

154

166

172

166

163

150

123

168

176

176

172

Azerbeycan

1

4

40

46

79

80

94

103

143

167

168

Beyaz Rusya

343

316

315

293

268

282

254

225

223

226

230

Belgi&Lux

587

599

687

682

645

594

612

523

432

343

330

Bulgaristan

71

68

85

74

103

217

287

328

354

331

339

Hırvatistan

206

179